Gaziler Günü’nde gazilerimiz ne dedi? Sorunlar… Sorunlar…

featured

Gaziler Günü’nün toplum olarak gazilerimize karşı nasıl davranmamız gerektiğini bize öğreten bir gün olması dileğiyle gazilerimizle konuştuk. Onlar belki de kendilerini en iyi yine kendileri anlatıyor. 

Türkiye, yalnızca son 100 yıl içinde Balkan Savaşları, Kurtuluş Savaşı Kore ve Kıbrıs savaşları, PKK’yla mücadele, 15 Temmuz 2016 darbe girişimi günlerinde süren sokak savaşları gibi gündeminden hiç eksik olmayan savaş ortamında her ilde, her ilçede belki de her evde şehit/gazisi olan bir ülkedir.

Ancak gaziler günü 2002 tarihine kadar değişik sivil ve resmi kuruluşlarca kutlanıyordu.
Gaziler Günü maalesef ancak 27/06/2002 tarihinde 4768 sayılı 18 Mart Gününün Şehitler Günü ve 19 Eylül Gününün Gaziler Günü İlan Edilmesi Hakkında Kanunun’la resmi niteliğe büründü. Bir yasası, yönetmeliği oldu.
2019 yılı “Gaziler Günü“nde iki gazimizle konuştu:

(Gazi) KAAN ŞİMŞEK

(Türkiye Gaziler ve Şehit Aileleri Vakfı İkinci Başkanı)

Aziz milletimizin asırlardır Anadolu toprakları üzerinde verdiği var oluş mücadelesinin şifresi “Ölürsem şehit, kalırsam gazi” söyleminde saklıdır.

Anadolu toprağı, kan ve göz yaşı ile yoğrulduğundan, bağrından kahraman çıkarmakta her çağda verimli olmuştur. Gazilerin varlığı onların aziz hatırası, milletimizin şerefidir.

TBMM, 19 Eylül 1921 tarihinde Sakarya Meydan Muharebesinde düşmanı bozguna uğratan kahraman ordumuzun Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk’ü “Mareşal” ve “Gazi” unvanı ile onurlandırmıştır. Dolayısıyla her yıl 19 Eylül günü, “Gaziler Günü” olarak kutlanmaktadır.

19 Eylül, Sakarya ve Dumlupınar’da cepheden cepheye koşan kahraman ordumuzun mensuplarının şeref günüdür.

19 Eylül, dünya barışı ve insanlık uğrunda Kore’de özgürlük için savaşan, Türk’ün gücünü dünyaya bir kez daha ilan eden Kore gazilerimizin şeref günüdür.

19 Eylül, Kıbrıslı soydaşlarımıza özgürlük ve bağımsızlık kazandıran, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Devleti’ni kuran Kıbrıs gazilerimizin şeref günüdür.

19 Eylül, iç güvenlik ve terör operasyonlarında bin yıllık kardeşliğimizi bozmaya çalışan hainlere karşı mücadele ederken yaralanan kahraman gazilerimizin şeref günüdür.

19 Eylül, 15 Temmuz hain darbe girişimine karşı göğsünü siper ederek vatanımızı, milletimizi böldürmeyen gazilerimizin şeref günüdür.

Dünyanın bütün malına, mülküne, makamlarına değişilmeyecek şehitlerimizin emaneti olan bir unvana sahip olduğumuzun ve bu unvanı şanla, şerefle ve gururla taşıyıp vakarlı, onurlu duruşumuzla gelecek nesillere örnek olma gayreti içinde olacağız.

Vatan kahramanları olarak biz gazilerin hiçbir kimse ve makamdan maddi bir talebimiz ve beklentimiz yoktur.

Allah devletimizi payidar kılsın. Devletimiz biz gazilere tüm imkanları seferber etmiş durumda.

Yaralandığımız ilk andan itibaren bizleri şefkatli bir anne gibi sarmış, üzerimize titremiştir. Elbette aksaklıklar yaşanmaktadır.

Zamanla bu eksikliklerde tamamlanıp vatan uğruna bedel ödeyen gazilerimiz toplumuzda refah seviyesine ulaştırılacaklardır.

GAZİLERİMİZE SALDIRI

Son günlerde şehir eşkıyaları tarafından gazilerimize yönelik şiddet ve darp olaylarıyla karşılaşmaktayız. Toplumumuzun şehitlik ve gazilik gibi kutsal kavramların anlatılması konusunda tüm eğitim kurumlarında işlenen derslerin müfredatına eklenme çalışması biz gazileri memnun edecektir.

Sosyal medya ve ulusal medyada kamu spotları hazırlanarak yayınlanması da bu uygulamanın paralelinde gerçekleştirilebilir.

Bu vatanın tapusu şehitlerimiz ve gazilerimizdir. Bu sebeple hak ettiğimiz sevgi ve saygının yılda bir gün değil her gün gösterilmesi gerektiği inancındayız.

Bu duygu ve düşüncelerle başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, tüm şehitlerimizi ve ahirete irtihal etmiş gazilerimizi, saygı, minnet, şükran ve hayır dualarla yad ediyor hayatta olan gazilerimize sağlık, sıhhat, afiyet ve mutluluklar diliyorum.

(Gazi) ERTEN ACIR

Bugünün anısına duygularımı ifade etmek gerekirse, atamızın gaziler için söylemiş olduğu o çok önemli kelimeleri hatırlatarak başlamak isterim: “Gaziler birer canlı abidedir onlar için ne yapılsa azdır.”

Acaba Yüce Atatürk’ün bize miras bıraktığı “gazi” unvanına ve gazilere gerçekten değer veriliyor mu?

Bugün ülkemizde birçok olumsuzluk yaşayan şehit aileleri ve gazilerin sorunlarına gereken önemi verecek makam ve yetkili bulmak oldukça zordur.

Günümüzde şehit aileleri ve gaziler gün geliyor otobüslerden indiriliyor gün geliyor şiddetli darplara dayaklara maruz kalıyorlar, devlet bu konu hakkında sıkı önlemler almıyor.

“Gazilik” ve “Şehitlik” gibi kutsal değerler her gün biraz daha yok oluyor yıpratılıyor. Bugün unvanını taşımaktan gurur duyduğum Atamın huzuruna Anıtkabir’e gittim; Türk Silahlı Kuvvetleri, gaziler ve vatandaşlarımız tarafından yoğun ilgi vardı.

Şehit ve gaziler açısından maaş ve sosyal haklardan daha önemlisi ise şehit yakınları ve gazilere gösterilmesi gereken saygıdır. Şehit aileleri ve gazilerin protokoldeki yeri içler acısıdır.

Devlet Protokolü’nde askeri dernek başkanları protokolün en başında görünüyor olsa bile gaziler hep geri planda kendi adlarına belirtilmemiş sıralara konulmuştur.

İl ve ilçe protokolünde ise kamu yararına çalışan dernekler adı altında yine protokolün en sonuna konulmuştur.

Törenlerde herkes çelenklerini koyduktan sonra gazilerle kucaklaşma hal hatır sorma olmamıştır, eğer bugün kucaklamayacaksanız gazinizi ne zaman kucaklayacaksınız?

Başta gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm gazilerimizin kahramanlık ve onur gününü kutluyorum.

 

Gaziler Günü’nde gazilerimiz ne dedi? Sorunlar… Sorunlar…

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Giriş Yap

Giriş Yap

VeryansınTV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!