Gelin bugün insan olduğumuzu hatırlayalım

Gelin bugün insan olduğumuzu hatırlayalım

Gelin bu gün savaşların acılarını, stratejik oyunları, jeopolitik hamleleri bir tarafa bırakalım.

Gelin bugün insan olduğumuzu hatırlayalım,

Bizi insan yapan duygularımızı…

 

İnsan ürettikçe vardır.

İnsan ürettikçe yaşar.

Üretme yeteneği bitince insan ölmeye başlar…

 

İster beyninizle üretin, ister elinizle,

Üretimin komuta merkezi beyninizdir.

Yaşamak için üretmek, üretmek için sağlıklı bir beyin gerekir.

Sağlıklı bir beyin ise kalbin bu komuta merkezine yeterince kan göndermesine.

 

Sağlıklı bir kalp ise duygularla beslenir.

Yaşamak için üretmeye, üretmek için sağlıklı bir beyine ihtiyaç vardır,

Ona yeterince kan gönderen, duygularla beslenen bir kalbe,

Sevmeye sevilmeye…

 

Artık eski sevgiler kalmadı bu dijital dünyada,

Aşklar bile artık sanal bu alemde demeyin.

Aşklar, aşıklar bile hastalıklı artık, adam çok seviyor diye sevgilisini boğarak öldürebiliyor.

Adam çok seviyor diye sevgilisini öldürüp, bidon içinde betona gömebiliyor demeyin.

Artık gerçek sevdalar sadece Kırmızı Oda’da demeyin.

Yaşamak için üretmekten, üretmek için kalbinizi duygularla beslemekten vazgeçmeyin.

 

Sizi duyguların yaşattığını unutmayın.

Yeşertin paslanmış duygularınızı,

Gerçekten var olduğunuzu kanıtlamak için,

İnsan olduğunuzu hatırlamak için,

Sıyrılın bu makineleşmiş dünyadan,

Duygularınızı da yaşamınıza katın,

Sevmeyi, sevilmeyi yeniden öğrenin.

 

Sevdiğiniz hak etmese de

Siz sevmeye devam edin,

O sevgi dönüp dolaşıp,

Sizin kalbinizi besleyecektir.

 

Zaman zaman gözlerinizi kapatın,

Kendinizi ister masmavi bir denizin kıyısında, ister yeşil bir ormanın derinliğinde düşünün,

Havayı çeker gibi derin, derin,

Duygularınızı, sevginizi, sevdiğinizi içinize çekin.

 

Pişmanlıktır beyni zehirleyen,

Kalbinizi körelten,

Sizi hasta eden.

Acı verse de,

Duygularınızdan,

Yaşadıklarınızdan,

Yaşayamadıklarınızdan,

Asla pişmanlık duymayın.

 

Duygular, su ile beslenen renkli çiçekler gibidir,

Duygularınızın kaynağı, çiçekleri besleyen su görevini üstlenir,

Kaynaksız kalırsa duygularınız, susuz kalan renkli çiçekler gibi solar, tükenir,

Duygularınızın kaynağı işte bu nedenle değerlidir.

 

Aşağıdaki gibi bir olay yaşasanız da,

Acı verse de sevmekten asla vazgeçmeyin,

Unutmayın, duygular kalbinizi besler,

Kalbiniz beyninizi,

Siz, beyniniz ürettikçe yaşamaktasınız,

Siz, duygularınızla varsınız.

SEVDA BÖYLE BİR ŞEYMİŞ GALİBA DERSİN (1)

Ürkek, kaçamak bir bakış değer bir gün gözlerine

Çarpar yüreğine

O ürkek, kaçamak bakış

Yeniden değsin diye gözlerine

Saatlerce beklersin

Sevda böyle bir şeymiş galiba dersin

 

Sorarsın

Bu neyin nesi

Bu nasıl bir mevsim diye

Düşmüşken o bakışın derinliğine

Özlersin

O ürkek, kaçamak bakış

Bir daha değsin diye gözlerine

Beklersin

 

O ürkek, kaçamak bakış

Değdi ya bir kere gözlerine

Şaşırırsın

Dünyaya yeniden geldim sanırsın

Yine değsin gözlerine istersin

Saatlerce, günlerce beklersin

Sevda galiba böyle bir şeymiş dersin

 

Ve zaman geçer

Bir gün perdeler iner

Ve bir gün her şey tersine döner

Ve bir gün o ürkek, kaçamak bakış

Bir yabancı gibi geçer yanı başından

Büyük kalabalıklar içinde tek başına kalırsın

Artık yalnızsın

Ve sonra

Yürek yakan anılar

Acılar

 

Yine de o ürkek, kaçamak, bakış

Bir daha değsin diye gözlerine

Umutsuzca beklersin

Sevda galiba böyle bir şeymiş dersin

 

  1. Bu şiirin esin kaynağı Kırmızı Oda dizisinde anlatılan bir olaydır.