Güldür Güldür’e övgü

Nihat Genç yazdı...

featured
service

Siyasi iktidarların basıncı ve ideolojik yönelimler ve holding medyası mizah kültürümüze çok uzun süren perişan ve umutsuz ve kara günler yaşattı.

Oysa, yakın tarihden hepimizin hayranlıkla şahit olduğu Aziz Nesinler, Haldun Tanerler, Metin Akpınarlar, Gırgır Dergisi, Kemal Sunallar, Ferhan Şensoy ve Levent Kırca, vs. halk mizahının kaleleri ve köşebaşlarıydı ve bu halk mizahının bir ruhu ve kitlesi vardı ancak ağır sansürler sonucu silinip gitti!

Dün akşam Show TV’de Güldür Güldür ekibi bize halk mizahının bitmediğini coşkulu gümbür gümbür skeçleriyle bir kez daha gösterdi. (Tuvalet Kağıdı ve Nebati ve Moda Paşası, skeçleri, efsane)

Muazzam, muhteşem, şahane, harikulade, olağanüstü, vs. dilimizde iltifatı övgüyü zekası ve emeğiyle hak edenleri göklere çıkartıp yücelttiğimiz ne kadar sıfat var, hepsini hak ettiler!

Mizah, açık havayı çok sever, zeka becerisi ister, yumuşak bir dil ister, kılıktan kılığa girebilen taklit edebilen, koşabilecek, sıçrayabilecek yükselebilecek ve dans edebilecek ve çılgınlığa ve absürdlüğe uzanan, mimik ve işaret ve usta bir dil ve çok alaycı bir meydan okuma ister!

Dün akşam Güldür Güldür’de dolu dolu doya doya hepsi vardı, oh be, nihayet nefes aldık, bir ‘Moda Paşası’ skeci vardı ki, vatansız tasasız liberallerin kurduğu özenti diline karşı gerçekten şahaneydi.

Halk mizahı şudur, 8 yaşında çocukla 80 yaşındaki dedesini aynı anda yanyana aynı esprilere güldürebilmeyi başarmaktır.

Düşünce ve duygularımızı yılgınlık ve çaresizlikten kurtarıp hepimizi tetikte ve diri ve canlı ve kanlı ve acayip keyifli tutar!

Mizah geleneğimiz, en mutlu sırrımızdır, bizi biz yapan değerlerin en başındadır ve hepimize bayram sevinci yaşatır ve sesimizi yükseltir, çünkü halk mizahımız ‘eyvallahsız’ konuşur ve halk mizahımız efendi, iktidar, ağa, patron, hiç tanımaz!

Çok uzun yıllar ‘mizahçı’ bir çevrede yaşadım, hakikaten çok zeki insanların arkadaşı ve hayranı oldum, ancak, bir saatten sonra, yine aynı çevreden arkadaşlarla halk mizahının nasıl yıkıldığına günbegün şahit oldum, cesareti gitmiş şeytaniliğin kurnazlığın hakim olduğu başka bir dil gelmiş! Evet, gençleri meşgul edici vakit geçirici rahatlatıcı gevşetici oyalayıcı bir mizaha da ihtiyaç vardır, ama, kendi varlığını ve kültürünü hiçe sayan bir insandan ne mizaha ne kültüre ne memlekete bir hayır gelir!

Mizahımızı çürüten bir özenti’nin kurbanı öznesi oluverdiler.

Oysa mizah ‘kendine güven’ ister!

Kendine Güven, ışık saçar!

Halk Mizahı, halkımız için ‘milli tören’ gibidir, sanatçıları kahramanlarımızdır, çünkü, bir pundunu bulup herşeye rağmen herşeye karşın bir şekilde karşı laf söyleyebilmek çok yüksek estetik bir sanattır!

Halk mizahı, hastaları diriltir, mutluluk ve iyimserlik aşılar, derdimizi kazıyıp yerine neşe katar!

Ve zamanla iktidarların baskısıyla ve yönelimiyle özenti liberal bir dil bir kimliksizlik inşa etti.

Ve anlaşılmaz, kapalı bir dil inşa etmekle kalmadılar, halkın kafasına sopayla vurur gibi, çok bilmiş, kendini çok beğenmiş halkı aşağılayan bir Hacivat dili kullanmaya başladılar.

Ve yüzyıllarca mizahımızla halk arasında o çok sıcak samimi çağlar sona eriverdi!

Halka yukardan bakan dışardan sipariş edilen bu kimliksiz vatansız dil liberal mizahçıların da ruh dengelerini okuyucularını bozuverdi!

Yüzde doksanı itibariyle, mizahımız, alevi ve coşkusunu yitirip kimsenin dönüp bakmadığı bir moloz yığınına, yakışıksız biçimsiz şekilsiz tripler içinde kaybolup gitti.

Özenti dil, bıkkın insanları daha bıkkın, yalnız insanları daha yalnız, bilmiş insanları daha bilmiş, kompleksi ve hasta bir ‘entel’ kimlik inşa etti!

Halk onları hiç anlamıyor onlar halkı küçümsüyor, bu toprağa dair ne varsa, burun kıvırıp aşağılayan bir dil (yüzde doksan çoğunlukla) hepsinin mezarı oluverdi! Ne kimse yüzlerine bakıyor ne kimse merak edip dergilerine bakıyor!

Otuz yıldan fazla zamandır, arkadaşlarıma, bangır bangır yüzlerine karşı, siz halktan kopuyorsunuz, kolejli, neo-liberal, vs. elit bir kitleye hitap ettikçe daraldınız trajınız düştü ve kapana sıkıştınız! Kendini ifadeden yoksun bir çok mizahçı türettiniz ve psikolojinin konusu kendiniz oluverdiniz!

Ve gergin, kaygılı, anlaşılmaz ruh halinizle çok itici insanlara dönüşüyorsunuz!

Oysa mizahımızın çok aşırı kızgın ve meydan okuyan bir beyni vardı!

Neden, ‘herkesin anlayabileceği’ bir dil inşa etmiyorsunuz, neden dergileriniz ruh hastaları revirine dönüverdi?

Neden, ‘dışardan gelene, yabancı kültüre, yeni cinsliklere ve dile karşı’ anlaşılır açık seçik ve çok sert bir başkaldırıda bulunmuyorsunuz’!

Çünkü ‘özenti’ bir liberalliğin kapanına tuzağına düştüler, fareler gibi.

Güvensiz ve karmaşık ve ürkek bir dile mahküm oldular, sinekler gibi.

Çünkü yaşadıkları toplumla aralarına mesafe girmişti! Ve kendileriyle huysuzlukları, geçimsizlikleri, kasıntı dilleri, anlamsız yorgunlukları, bezginlikleri, ve uykuda bile dinlenemez ve kendilerine asla gelemez ve açık seçik olanı dahi göremez bir hale geldiler, (çoğunlukla).

Güldür Güldür, deneye sınaya uzun bir yoldan geldi, binlerce skeçle kendini tarttı halkı zamanla tanıdı ve inadla mizahlarına önce halkı kattılar!

Ve on yıllarca binlerce skeçle çok uzun bir deneme-yanılmadan sonra muazzam bir büyünün sırrını sonunda buluverip halkın neşesi haline geldiler!

Dünya çok değişti, artık korkuları da yok, iktidar istediği kadar kapatsın, artık Netflix var!

Güldür Güldür, günlük yorgunluğumuzu serinleten kendimizden geçercesine bizi yeniden canlandıran sade ve saf mizahı sahneye taşıyıp milyonların eski günlerdeki gibi bir daha halkın kalbine taht kurdular!

Çünkü, Güldür Güldür senaristleri ve oyuncularının her biri ölesiye heyecanlı sanatçılar, binlerce skeçten on yılların yorgunluğundan sonra dahi kıpır kıpırlar!

Güneş yüzlü ve havadar ve çok berrak çocuklar ve çok rahatlar ve gerçekten aralarında bir çok deha düzeyinde çok üstün yetenekler var!

Toplumumuzun mizah geleneğine, tarihine, kutsallarına, sosyolojisine ve psikolojimize ayar ve denge ölçüleriyle hakimler!

On-onbeş yıl birarada yüzlerce skeçte ustalaşıp hayranlıkla beğenilen çok neşeli bir rüzgarı sonunda buldular!

Ve her hafta, yüzlerce ayrı tip, psikoloji, kahraman, olay, toplumun her kesimine cümbüşlü rengarenk dilleriyle ışık tutuyor hepimizi hop kaldırıp hop oturtmayı her seferinde başarıyorlar!

Ülkemizin geçtiği bu çok gaddar süreçte mizahımızın hala şimşekler gibi parladığını ve asla yıkılmayacağını her Cumartesi gecesi bizlere derin mutluluklar içinde göstermeyi başarıyorlar!

Bir halkın sesi yüreği beyni neşesi eğlencesi mavrası meşgalesi olmak, hiçte kolay bir maraton değildir!

Çok kıvrak zekalarıyla bu çok ağır dehşetengiz siyasetin ortasında dahi coşkumuz neşemiz olabilmeyi başardıkları için, her bir sanatçısına hayranız ve şükran ve minnet borçluyuz!

Düşünün, milyonlarca gencimiz, bu denli fırtınalı bir mizahın sahnesinde hınzır zekalar tanıyıp bilgeleşiyor, kendilerine dayatılan baskı’dan kurtulup her biri tutku ve coşku dolu özgür bir insan kimliğine kavuşuyor…

Kendisiyle alay edebilen insanlar yetiştirmek kolay değildir, kendilerini eleştirebilen insanların sesi, dansı, müziği, dili, hikayesi, çılgınlıkları, ve hepsinin ustalıkla sahnelenmesi işte sanat ve kültür buna denir! Ve dillerimiz çözülüyor ve konuşmayan konuşuyor ve düşünmeyenler düşünüyor ve parçalanmış yalnız insanlar arınıp kendine geliyor, ve mizah sayesinde ‘biz’ oluveriyoruz!

Halkıyla kucaklaşabilen sanatçılar, ne mutlu onlara!

Güldür Güldür’e övgü

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Giriş Yap

13 Yorum

  1. 6 gün önce

    Gerçek mizaha giden kapı aralandı sanki.Umarız , kapı ardına kadar açılır! Esenlikler Nihat bey!

  2. 6 gün önce

    İktidar için %90 olan Türk halkına güvenmeyip de %10 PKK/hdp oyuna muhtacız diyen Moda paşaları dün de vardı bugün de var..

  3. 6 gün önce

    Hiç şüphem yok,benim gibi birçok vatandaş da beğeniyle izliyor.Sizin
    Emeğe saygı yazınız sanatçılarımız
    İçin hepimiz adına adeta Teşekkür
    Duygularımızın ifadesi olmuş.

  4. 6 gün önce

    Merhaba…Shov TV idare yonetci…de övgüyü hakediyor.Onu geçmeyin lütfen..

  5. 6 gün önce

    bu guldur gudurculerin bolucu tayfayla iliskilerine de ovgu olacak mi peki?

  6. 12 Eylül yönetiminde bile, Dünyada en fazla basılan mizah dergilerinden (sanırım 2. ydi) haftalık Gırgır dergisine sahiptik…zeka fışkıran bir dergiydi..kanıtlanmıştır, mizah zeka istiyor..
    Mizahın bile öldürüldüğü bir ortamda adeta tek program olarak var..
    Bir birine bağıran, silah çeken, aldatan, entrika yapan rollerle dolu Türk dizi dünyasında bu program çiçek gibi açıyor..

  7. 6 gün önce

    aziz nesin adının diğer saydığınız adlarla yan yana getirmenizi yanlış olmuş. Bari siz yapmayın. Biraz aklı çalışan bunların laf oyunlarıyla her defasında Turk devletine ve turklere hakaretvari sozler sarf ettiğini anlayacak kapasitedir.

    • 5 gün önce

      evet aynen katılıyorum. örneyin, Yaşar ne yaşamaz adlı eseri, Aziz Nesin’in çoğu eserlerinde olduğu gibi, devletimizle alay ettiği hep görülecektir.

  8. 6 gün önce

    Ufak bir sorun var burada. Gösterilen skeçlerde bir tek espiri yoktu. Ülkenin durumu aynı olduğu gibi yansıtıldı ve biz buna gülüyoruz…

  9. 6 gün önce

    Ciner medya dümeni kırdı giden ağam gelen paşam diyor.Kılıcdaroğlu imamınoğlu veya altılıyla ilgili mizah yapsınlar görelim.

  10. 6 gün önce

    bu guldur guldur ekibinin ne oldugunu gercek yuzlerini gormek istiyorsaniz sehit haberlerinin gazetelere tvlere adeta yagmur gibi dustugu anlarda hic duraksamadan absurd seviyesiz komiklikler yapmaya devam ettiklerine dikkat ediniz! 306. bolumlerinde de modali mesut pasa adinda sacma bir komiklikleri var ki kurtulus savasi ve milli mucadeleyle adeta alay ediyorlar! o komikliklerdeki paslaradan birinin adi da ne tahmin edin: Mustafa! BIR ULUSUN BAGIMSIZLIK VE KURTULUS MUCADELESI ASLA VE ASLA KOMEDI UNSURU YAPILAMAZ! YAPILIR DIYENLERIN BU VATANA BAGLILIGINDAN SUPHE EDERIM!

Giriş Yap

VeryansınTV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!