Güney Kore ABD’ye meydan okudu!

Barış Adıbelli yazdı...

Güney Kore ABD’ye meydan okudu!

ABD’nin Asya Pasifik bölgesinde yeni bir güvenlik paktı olarak sunduğu AUKUS’a bölgeden ilk meydan okuma Güney Kore’den geldi. BM yıllık olağan toplantısında Güney Kore cumhurbaşkanı yaptığı konuşmada Kuzey Kore’ye Kore Savaşını bitirme çağrısında bulunması, bu meydan okumanın ilk adımı olmuştur. Bu çağrıya Kuzey Kore lideri Kim Jong-un önce ABD’nin düşmanca politikalarını terk etmesi gerektiğini söyleyerek reddetti; ancak daha sonra Kim Jong-un’un kız kardeşi Kim Yo-jong Güney Kore cumhurbaşkanının yaptığı çağrıyı takdire şayan bir hareket olarak adlandırmasıyla Kuzey Kore ile Güney Kore arasında yeniden görüşmeler başladı ve iki ülke arasındaki kapatılan iletişim hattı pazartesi günü açıldı.

Hatırlanacağı üzere Trump döneminde ABD’nin Kuzey Kore açılımı bölgede Barış rüzgarlarının esmesine neden olmuştu. Öyle ki, Trump’ın Hint-Pasifik bölgesinin ve stratejisinin geleceği için attığı bu önemli hamle Çin’i dahi şaşırtmıştı. Gerçekten de Trump ile Kim Jong-un arasındaki tarihi zirveler Asya-Pasifik bölgesinde yeni bir süreci başlattı. Buna rağmen Kuzey Kore’nin yaptırımların gevşetilmesine yönelik talepleri Trump tarafından görmezden gelindi veya reddedildi. Sebebi ise Trump, yaptırım silahını bırakmamak istememesiydi.

Trump’ın Kuzey Kore hamlesi en azından Güne Kore ile Kuzey Kore arasındaki ilişkileri farklı bir boyuta taşıyarak aslında iki Kore arasında barışın mümkün olabileceğini de göstermiş oldu. Ancak Biden, başkanlık görevine daha gelmeden Kuzey Kore gibi ülkelerle doğrudan görüşmeyeceğini söyleyerek yönetime geldiğinde de benzer bir politika takip etti. Biden, Kuzey Kore’nin kendisinden istenenleri yani nükleer programını sona erdirmeden ABD’nin masaya oturmayacağını söyledi. Fakat sahadaki gelişmeler bir şekilde Kuzey Kore ile temasın devam etmesi gerektiğini dayatınca, özellikle de Güney Kore’nin bu yöndeki ısrarı da rol oynadı. Biden yönetimi arka kapı diplomasisi üzerinden Kuzey Kore ile dolaylı yollardan temasa geçmek istedi. Fakat Kuzey Kore ABD’nin girişimini reddettiği gibi bu gizli teşebbüsleri de ifşa etti.

Bugün gelinen noktada iki Kore de ABD’yi aradan çıkararak kendi kaderlerini ve geleceklerini beraber belirleyebileceklerinin mesajını verdi. Bu gelişme açıkça ABD’nin Hint-Pasifik bölgesine yönelik AUKUS ve QUAD üzerinden kurgulanacak politikalarını da sekteye uğratacak gibi görünüyor. Zira ABD, Güney Kore’yi Hint Pasifik bölgesinde QUAD’ın müstakbel üyesi olarak görüyordu. Şimdi Güney Kore’nin bu hamlesiyle ABD’nin Hint-Pasifik bölgesindeki güvenlik mimarisinde de önemli bir gedik açılmış oldu.

Şimdi, ABD, bir şekilde Kuzey Kore ile ilişkilerini Trump dönemindeki seviyesine getirmesi gerekiyor ki kendi kontrolü dışında kendisine karşı bir Kuzey-Güney Kore işbirliği oluşmasın. Eğer bir işbirliği oluşacaksa bunun üçüncü ortağı ABD olması gerekiyor. Aksi halde ABD bu işbirliğinin dışında kalırsa bu işbirliğinin üçüncü ortağı Çin olma ihtimali oldukça yüksek. Dolaysıyla, ABD, Güney Kore’yi Çin’e ve Kuzey Kore’ye kaptırmak istemiyor.

Endişesi olan sadece ABD değil. Güney Kore de Japonya’nın ABD tarafından giderek Doğu Asya’da bir güç haline getirilmesi ve Hint-Pasifik bölgesinin ve güvenliğinin önemli bir kutup başı olmasına da karşı çıkıyor. Güçlenen bir Japonya, Çin, Kuzey Kore ve Güney Kore için bir tehdit kaynağı haline gelecektir. ABD’nin Asya-Pasifik bölgesindeki her adımı bölgedeki ülkelerin birbirleriyle olan anlaşmazlıklarını gün yüzüne çıkarıyor. Şimdilerde Biden yönetimi bu açmazı nasıl aşabileceğini kara kara düşünüyor.