Hacı hacıyı Mekke’de… Atatürk’e hakaret eden imam bakın nerede çıktı

Erdem Atay yazdı…

Hacı hacıyı Mekke’de…  Atatürk’e hakaret eden imam bakın nerede çıktı

Şimdi size ‘kimler kimlerle beraber’ hikayesi anlatacağım.

Kahramanlarımızdan biri KKTC Dinişleri Başkanı Prof. Dr. Talip Atalay.

Mersin Erdemlili.

Konya Selçuk Üniversitesinde okuyor, yüksek lisans ve doktorasını da bu üniversitede tamamlıyor. Diyarbakır Dicle Üniversitesinde de öğretim üyesi olarak görev yapıyor.

2010 yılında da aynı zamanda KKTC vatandaşı olduğundan Dinişleri Başkanlığına getiriliyor.

Yani 9 yıldır bu görevde.

2015’e kadar sorunsuz bu görevini yapıyor.

2015 yılının 7 Mayıs’ında Türkiye Cumhuriyeti, o dönemler Başbakanlığa bağlı Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından KKTC’deki TC Büyükelçiliğine bir yazı gönderiyor:

Yazının konusu: KKTC Dinişleri Başkanı Prof. Dr. Talip Atalay’ın görevinin sonlandırılması.

Bu yazıdan tam 5 gün sonra, 12 Mayıs’ta Lefkoşa Büyükelçiliği, KKTC Başbakanlığına bir yazı iletiyor.

Talep şu: Talip Atalay’ın 30 Nisan 2015 tarihi itibarıyla görevinin sonlandırılması…

Talep daha çiçeği burnunda dönemin Cumhurbaşkanının önüne geliyor.

Mustafa Akıncı, “Ne suçu varmış, ne yapmış da görevden alacakmışız, somut bir şey gösterin yoksa almıyorum” diyor.

Ve Atalay görevine devam ediyor.

***

1 yıl sonra malum 15 Temmuz darbe girişimi oluyor.

O gece KKTC’deki Türkiye Büyükelçiliği önünde de hareketlilik oluyor ve halk elçiliğin önünde eylem yaparak vatanına sahip çıkıyor. Dinişleri Başkanımız Atalay da orada.

O ne yapıyor dersiniz?

Tamam, hadi dağılın, artık yeter” diyerek insanları evlerine göndermeye çalışıyor.

***

Darbe başarısız oluyor.

Hain girişimden 1 ya da 2 gün sonra bir bakıyorlar ki ülkede müftü yok!

Talip Atalay kayıp!

Listelere bakılıyor…

KKTC’den çıkmış olduğu tespit ediliyor.

Nasıl gittiyse artık, izi yurtdışında bulunuyor.

Sonra yurtdışından Türkiye’ye, Diyarbakır’a geçiyor.

KKTC emniyet güçleri operasyon kararı veriyor ve taa Diyarbakır’a gidip Talip Atalay’ı yakalıyor, Mersin’e götürüyor. Sonra savcılığa teslim ediyor.

FETÖ listesinde Talip Atalay’ın ismi var. İddia o ki, ByLock kullanmış.

Atalay gözaltına alınınca ortalık da karışıyor.

Talip Atalay, nasıl oluyorsa oluyor savcı tarafından adli kontrol şartıyla serbest bırakılıyor.

Sonra ne mi oluyor?

Eminim şaşırmayacaksınız!

Ülkesinden herkesten habersiz çıkan Talip Atalay, ülkesi KKTC’ye dönüyor ve görevine devam ediyor.

Ankara baskı yapıyor, bu kişiyi görevden uzaklaştırın” diye. Dönemin Başbakanı Hüseyin Özgürgün bunun için hamle yapıyor ancak yine Akıncı engeline takılıyor.

Sonra müftümüz Atalay, ’AK’lanıyor!

***

Kim mi bu Talip Atalay?

Fetullah Gülen’in özel talebelerinden İbrahim Duman adlı Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçiliğinde Dinişleri Müşavirliği yapan biri vardı. Duman FETÖ’den tutuklu. KKTC’deki himmetler onun elinden geçmiş, Türkiye’den FETÖ’cüleri bu kişi getirmiş, Talip Atalay onaylamış.

Hatta bu Duman, Atalay’ın kendisini KKTC’ye getiren kişiymiş. Birlikte mesai yapmışlar.

Havadis gazetesi yazarı Hüseyin Ekmekçi, defalarca Duman ile Atalay ilişkisini ve birlikte yaptıkları işleri yazmış. Kimseden de ses çıkmamış!

KKTC’li biriyle konuştuğunuzda Talip Atalay’ın, ev toplantılarında Yalnızca Pensilvanyadan emir aldığını” övünerek anlattığını aktaran onlarca kişiye rastlarsınız. Hatta bu konuda yeminli ifade verecek din görevlilerin olduğunu ancak bu kişilerle görüşülmediğini de buradan aktaralım.

Birinci derece akrabalarının neler yaptığını anlatmıyoruz, devlet onlarla ilgilenir diye düşünüyoruz.

Diyarbakır’da görev yaptığı dönemlerde Talip Atalay bir çalışanına, PKK ile arasının çok iyi olduğunu, bir telefonla istediği kişiyi dağa çıkarıp, dağdan indirebileceğini” söylediği dahi konuşuluyor.

AKP’den milletvekilliği aday adayı da olan Atalay’ın 15 Temmuz öncesinde de AKP’nin bir daha iktidara gelemeyeceğini dahi söylediği biliniyor.

KKTC’de hala dinler arası diyalog” için çalışan Atalay’ın, Kiliselere karşı ilgisi de gözlerden kaçmıyor. Restorasyon işlerini yapıyor, Girne Kalesindeki ikonları Rumları vermeyi talep ediyor…

İlginçtir ki, Rum Başpiskopos Hrisostomos ile çok yakın bir ilişkisi var.

Hiçbir imama hürmet etmeyen ABD, Fransa ve AB Büyükelçileri sık sık kendilerini ziyarete gidiyor. Bu ziyaretlerde de KKTC’nin şanlı bayrağı müftümüz Atalay’ın talimatıyla ortadan kaldırılır.

İşte böyle vatan hassasiyeti yüksek (!) olan bu zat KKTC’de hala Dinişleri Başkanı. (Türkiye’deki Diyanet İşleri Başkanlığı gibi)

***

Şimdi gelelim ikinci kahramanımıza!

Mayıs 2018’de KKTC’de Bakanlar Kurulu toplanmış ve 175 kişinin Kıbrıs vatandaşlığını iptal etmişti.

İçlerinde biri vardı.

AKP torpiliyle KKTC vatandaşı yapılmıştı.

İşte o kişiyi de attılar vatandaşlıktan… Ama bir el girdi araya ve 4 kişinin iptal edilen vatandaşlığı tekrar iade edildi.

Onlardan biri de işte bu AKP torpillisi kişiydi.

Kim mi bu?

Atatürk’e ‘kafir’ diyen ve Ayasofya’da alenen Atatürk’ün manevi hatırasına hakaret eden Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın akıl hocası Mustafa Demirkan

Yani Demirkan, AKP torpiliyle KKTC vatandaşı yapıldı, Bakanlar Kurulu kararıyla vatandaşlığı iptal edildi, yine bir el onu tekrar vatandaşlığa aldı.

Ve vatansever Kıbrıs Türkü isyanda… Atatürk düşmanı Demirkan’ı kesinlikle ülkemizde istemiyoruz’ diyorlar.

***

Şimdi diyeceksiniz ki, bu adamın bu yazıda ne işi var?

Söylüyorum.

Kıbrıs Rum tarafında İslamiyet için kutsal olan Hala Sultan Tekkesi vardır. Türk tarafına da Hala Sultan Külliyesi yapıldı. Külliye’yi Ankara yaptı.

İşte tam orada, yani Hala Sultan Külliyesinde Atatürk düşmanı Mustafa Demirkan’a ofis verildi.

Kıbrıs’ta tarikatçı olan 30 kadar dinci derken ve vakıf kurdu. Bunları yönetiyor.

Türkiye’de hakkında soruşturma açılan Atatürk düşmanı imam KKTC’de cirit atıyor.

En büyük destekçisi kim dersiniz?

E tabii ki ‘Kankası’ da Talip Atalay

***

Atatürk düşmanı Mustafa Demirkan’ı koruyan Ankara’ya da…

Dinlerarası Diyalogcu Talip Atalay’ı koruyan Lefkoşa’ya da …

Yazıklar…

Pardon…

Selam olsun!