Halktan saklanan ‘Güvenli Bölge’ gerçeği!

Halktan saklanan ‘Güvenli Bölge’ gerçeği!

Kimse gerçeği açıklamıyor.

Ne yandaş, ne candaş… Hiçbir basın da gerçeği yazmıyor, söylemiyor.

Ne Dışişleri Bakanlığı, ne Genelkurmay Başkanlığı, ne Cumhurbaşkanlığı, ne Milli Savunma Bakanlığı… Hepsi sessiz, hiçbiri konuşmuyor.

Bu millete doğruyu söyleyin.

Önce hepinizin bildiği ABD’yi bir kez daha hatırlayalım:

ABD, 15 Temmuz hain darbe girişiminin gizli öznesi, PKK’nın hamisi, YPG’nin kurucusu, televizyonlara çıkan liberallerin yemleyicisi, İsrail’in sözcüsü, Müslümanların katili, vahşi kapitalizmin babası, sömürgecilerin başıdır.

Hedefi Türkiye’yi parçalamaktır.

Rakka operasyonu olacak denildi, Ankara, “Bizi oyalamayın” dedi.

Oyaladılar.

Menbiç operasyonunu yapmayın, gelin birlikte bu işi çözelim, bölgeyi YPG’den temizleyelim” dediler, Ankara, “Devriye atalım ama bizi oyalamayın” dedi.

Oyaladılar.

“Fırat’ın doğusundan PKK temizlenecek” dedi. “Kandırmayın” dedik.

Kandırdılar.

Şimdi “Güvenli Bölge kuralım, siz Fırat’ın doğusuna girmeyin”, dediler, Ankara “Tamam ama bizi oyalamayın” diyor.

Siz bu milleti oyalamayın, kandırmayın. Mustafa Önsel’in dediği gibi, ilkokul müsameresi gibi devriye atıp durmayın… Gereğini yapın!

Şimdi olan biten gerçekleri buraya yazıyoruz. Doğruluğundan eminiz, hepsi teyitli…

1) ABD ile bu mutabakatı Milli Savunma Bakanlığı (MSB) yaptı. O yürütüyor.

2) ABD askerleri geldi, Şanlıurfa’da Ortak Harekât Merkezi kuruldu.

3) Dışişleri Bakanlığı ABD askerlerinin gelmesinin doğru olmadığını söyledi. MSB direndi, “ABD’li askerler teknik elaman” diyerek Meclis’in onayının alınmasını engelledi. Coni postalları Türk topraklarına bastı ve şu an hala bu topraklara basıyorlar. Amerikan asker sayısını bilen yok! Açıklayan yok! “Bu yaptığınız yasal değil” diyen yok!

4) Anlaşma gereği ABD’den izinsiz Türkiye’nin gözü olan İnsansız Hava Araçları kalkamıyor. İHA’lar sadece ABD’nin bize gösterdiği küçücük alanı izleyebiliyor. Yani nereye izleyeceğimize ABD karar veriyor. Gözetlenen yerlere de önceden ABD askeri zaten istihbaratı veriyor, YPG’liler ortalarda görünmüyor. “Bakın gördünüz mü, YPG bölgeyi boşaltmış” diyorlar bize. Yani TSK’nin gözünü bağladılar bu anlaşmayla. Görebildiği yer, Amerika’nın izin verdiği yer kadar.

5) Yine anlaşma gereği Güvenli Bölge denilen bölgeye TSK’nın uçak kaldırması da yasak! Yasağı koyan ABDTSK tehlike mi gördü, sadece ve sadece ABD ve koalisyon uçakları o bölgeye girebilir. Yani sözde Türkiye ile ABD’nin birlikte kurduğu güvenli bölgede Türkiye’nin uçak kaldırma yetkisi yok!

6) Belki de en önemlisi… Anlaşma gereği, TSK ortak devriye sırasında, karşılaşacağı PKK/YPG‘li teröristleri yalnızca ‘meşru müdafaa’ durumunda, yani kendisine bir saldırı olduğunda vurabilecek. Asker kanadı bu maddeye karşı çıkıyor ama ne hikmetse MSB ısrarcı. Yani YPG’ye bir devletmiş gibi bir muamele yapmayı kabul ediyoruz.

7) ABD ile yapılan anlaşmanın sağlıklı sonuçlar doğurmayacağını söyleyen askerlere rağmen, Milli Savunma Bakanlığı bunun tam tersini savunuyor. Yani MSBABD ile anlaşmakta ısrarcı olacağını ifade etmiş durumda.

Yeter mi!

Birinci maddede ne demiştik, anlaşmayı yapan MSB.

Soralım Hulusi Akar’a, “Güvenli Bölge sonunda YPG ile komşu olacağımızı, terör örgütünü meşrulaştıracağımızı görmüyor musunuz?”

Şimdi gelelim herkesin gözünden kaçırdığı, tartışmadığı çok ama çok önemli bir itirafa.

ABD ile anlaşan ve anlaşmanın devam etmesini isteyen Hulusi Akar, geçen gün şunları söyledi:

“Fırat’ın doğusunda daimi üs bölgeleri kurulacak. Bunlar Türkiye ile ABD’nin ortak üsleri olacak. Daimi olmasını istiyoruz. İhtiyaca göre sayıları belirlenecek. Devriye yaparken, arazi şartlarına göre sayı tespit edilecek. İdlib’dekiler gözlem noktası. Fırat’ın doğusundakiler üs bölgesi olacak. Kuzey Irak’takilere benzer olabilir. Yeri ve sayısı, görüşmeler ilerledikçe belli olacak.”

Yanlış okumadınız.

Suriye topraklarında, işgalci ABD ile “ortak üs” kuracakmışız!

Sayısı da belli olmayacakmış!

Kuzey Irak’takilere benzer olabilirmiş!

(Bu açıklamadan bir gün sonra ABD’nin YPG’ye İHA üssü kurduğu ortaya çıktı)

Bu açıklamadan şu anlamlar çıkıyor:

1) ABD ile uzun yıllar Suriye’de birlikte hareket edeceğiz.

2) Birinci Kürdistan’da (Kuzey Irak) ne yapıldıysa, ikincisinde de o yapılacak! Yani Suriye Kürdistan’ı kurulacak.

3) ABD ile işgalci olmaya hazırız!

4) ABD bizim müttefikimiz!

5) Suriye’nin bölünmesini kabul ettik.

Eğri oturup doğru konuşalım. Farz edelim üs kurduk.

Suriye ordusu, teröristleri temizledikten sonra o üslere geldiğinde, “çıkın” dediğinde, çıkmak zorundayız. Eğer Suriye devleti o bölgeyi kontrol edebilecek gücü sağlıyorsa veya sağlayacaksa, uluslararası hukuk bunu gerektirecek. Suriye tek bir şartta bize karışmaz. O da bu bölge otonom olur ya da başka bir yönetime geçerse…

Hayırdır, ikinci Kürdistan’a kesin gözüyle mi bakıyoruz?

Kandırmayın bu milleti artık!

***

VERYANSIN TV HABER SİTEMİZİN İLK AYI

Evet, veryansintv.com’da bir ayı geride bıraktık.

Bu siteyi yaratan sizlerin sayesinde büyük bir başarı sağladık.

İnanılmazı gerçekleştirdik.

Çok az kişiyle bir ayda 4 bin kadar haber sunduk sizlere. Günde 100 haberden fazla…

Bu bir ayda özel haberlerimizin sadece ucunu gösterdik. 20’den fazla özel haberimiz var. Ve her biri birbirinden önemli.

Yaptıklarımız yapacaklarımızın teminatı. İnanın daha yeni başladık.

Çok büyük dosyalarla karşınızda olacağız. Doğruları yazmaya devam edeceğiz.

Söz veriyoruz, gerçekleri sizden gizlersek bizlere de yazıklar olsun!

O’cu, bu’cu, şu’cu değiliz.

Türk milletinden, Türk vatanından, Türk bayrağından, Türk devletinden, Cumhuriyetten ve hukuktan yanayız.

Bir ayda milyon insan ziyaret etti sayfamızı, milyonlarca kez sayfalarımız görüntülendi.

En değerli haberleri, en değerli yazarları Veryansın Tv’de sizlerle buluşturmaya devam edeceğiz.

Dedik ya, daha yeni başladık.

Bazı siteler 10, bazıları 25, bazıları 105 kişiyle sizlere haber sunuyor. Biz 5-6 kişi başardık bunu… Hem de kimseye boyun eğmeden, kimseden korkmadan yazdık.

Yazmaya devam edeceğiz, doğruları söylemeyi sürdüreceğiz.

Siz yeter ki, bizden güveninizi ve desteğinizi esirgemeyin.