Her Türk, Kıbrıslıdır!..

featured

Yaşar Aksoy yazdı…

2024 yılının Temmuz ayına girdik..

Yani bundan tam 50 yıl önce..

Kıbrıs’ta darbe oldu ve adayı tümüyle Yunanistan’a bağlamak isteyen faşist askeri ve milis güçleri yönetime el koydu.

Bunun adı, “EOKA’cı Nikos Sampson” darbesiydi..

EOKA neydi?..

Adayı Yunanistan’a bağlamak isteyen faşist bir terör örgütü idi..

Bu darbeyi tüm dünyanın demokratik güçleri ve Türkiye’de iktidarda olan Bülent Ecevit – Necmettin Erbakan Hükümeti karşı çıktı ve direndi..

“Bülent Ecevit – Necmettin Erbakan Hükümeti”, 20 Temmuz 1974’te hem
Kıbrıs’ta, hem Yunanistan’daki Faşizme karşı çıktı ve her iki gerici yönetimi
devirdi..

Adada Türk halkı katliam tehdidi içindeydi..

Rauf Denktaş öndeliğinde adadakı Türk halkı, direnmek ve bu uğurda ölmek için mücadeleye hazırdı.

Böylece..

Yine tam 50 yıl önce..

20 Temmuz 1974 sabahı, Türk ordusu Barış Harekatı adı altında adaya çıkıp darbecilerle çarpışmaya başladı.

Bu eylem sonucunda adadaki faşist Nikos Sampson yönetimi devrildi.

Bitmedi.

Yunanistan’daki Amerikan Emperyalizmi güdümündeki faşist Albaylar Cuntası da devrildi, komşuya demokrasi geri döndü..

Bir taşla birçok faşist kuş vuruldu yani..

Kıbrıs’ın günümüzdeki bölünmüşlüğünün kısa hikayesi budur.

O günden beri Kıbrıs’ta iki ayrı devlet vardır. Kuzeyde, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC), güneyde Rum damgalı Kıbrıs Cumhuriyeti..

Biz Veryansın Tv’de bu gerçeğin bilinmedik sayfalarını yazacağız..

Kıbrıs Barış Harekatı esnasında Türkiye’de askerlik şubeleri önünde savaşmak için sıraya giren yüz binlerce Türk, Kürt, Arap, Çerkez, Boşnak, Arnavut, kökenli yurttaşlarımızın namusları adına, “Her Türk Kıbrıslıdır!..” diyoruz.

Çünkü tam 50 yıl önce tüm Anadolu, Kıbrıs Türk’ünün özgürlüğü için harekete geçmişti.

Bu hikaye, Faşizme karşı bir direniş ve namus hikayesidir..

Anlatacağız..

BEN KIBRISLI MIYIM?

Kıbrıslı mıyım?…

Hayatım boyunca hep Kıbrıslı olduğumu ve Kıbrıs’ta yaşadığımı sandım. Daima garip bir duygu içinde oldum, sanki ben hakiki Kıbrıslıydım!…Kıbrıs’ı ve derin tarihini çok sevdim…

Tanrı, “Seni bir daha nasıl yaratmamı istersin?” diye soracak olsa, “Beni 1950’lerde Kıbrıs’ta Dr.Fazıl Küçük’ün şanlı gazetesi “Halkın Sesi”nde mücahit elbiseli araştırmacı-köşe yazarı olarak yarat, başka şey istemem!..” derim.

Kıbrıs öteden beri, 1950’lerdeki çocukluğumdan beri hep benim içimdeydi; o hayalimdeki adada yaşadım daima. 40 yıl boyunca Türkiye’de Demokrat İzmir, Yeni Asır, Hürriyet gibi gazetelerde, çeşitli dergi ve internet gazetelerinde sanki Kıbrıs’ta “Halkın Sesi”nde çalışıyormuş gibi farz ettim kendimi sürekli…

Garip ama gerçek bu…

Çünkü ruhumda Mukavemetçilik ateşi yanıyordu..

TMT’nin, yani Türk Mukavemet Teşkilatı’nın bir fedaisi gibiydim daima..

Bu yüzden hayalimde hep Mucendra’, yani Kıbrıs’ın mercimekli pilavını kaşıkladım..

Kıbrıs papatyası Sümülükya’yı hep kokladım..

O yüzden.. Üniversite öğrencisi iken Erenköy Direnişi’ndeydim..

O yüzden, Asteğmen olarak Kıbrıs Barış Harekatı’ndaydım..

DİRENİŞLER ADASI

Kıbrıs’ın direnişi beni alevler içinde sarıp, hep içine çekti…

Önce Rumların, işgalci İngiltere’ye direnişi…

Sonra, Türklerin, Rum saldırganlığına direnişi…

Rum solcuların, EOKA ve Yunanistan Cuntası’na direnişleri…

Türkiye’nin Emperyalizme karşı direnişi ve 20 Temmuz 1974’te adaya çıkışı..

Sonra Türk Barış Harekatı’na Rumların topyekun direnişi..

Daha sonra Türkiye’nin ve Kıbrıslı Türklerin Emperyalizmin baskılarına ve ambargolara uzun yıllar boyunca direnişi..

Adadaki Türk ve Rum solcuların topyekun her tarafa direnişi…

Ve her zaman pençesini Kıbrıs’ın üzerinde dolaştıran Emperyalizm olgusu…

Geçen 70 yıl içinde Kıbrıs’ta bunları yaşadık.. Çok çok ilginçti..

KIBRIS DİRENİŞİ KİTABIM

Ne kadar sıcak bir ada burası, değil mi?… İşte bunlar beni sarıp sarmaladı… Doğal olarak Kıbrıs’ta Türklerin ulusal direnişine öncelikle hayrandım.. Ama öteki direnişlerle de ilgiliyim… 2014’te, Adem – Hasan Kargı kardeşlerin sahibi olduğu Etki Yayınevi’nce basılan kitabımın ismini, onun için “Kıbrıs Direnişi” diye koydum.

Yaşar Aksoy’un 2014’te Etki Yayınevi’nce yayınlanan “Kıbrıs Direnişi” kitabı..

Üniversite öğrenimim boyunca, 1963 – 64’lerde Kıbrıs mitinglerinin en önündeydim… Öğrenci lideriydim, megafonla onbinlerce üniversiteliyi Kıbrıs mitinglerinde yönetirdim..

Defalarca Beyazıt’tan Taksim’e, on binlerle birlikte yürüdüm. Her yürüyüşümüzde Devrimci Öğrenci Birliği (DÖB) Başkanı Deniz Gezmiş tam Taksim Meydanı’na girdiğimizde bir Amerikan bayrağına benzin döker yakardı.. Saygılar sunuyorum ona..

Hep Kıbrıs üzerine çalıştığım gazetelerde yazılar, makaleler, seri araştırmalar yazdım. Kıbrıs Barış Harekatı’nda gazetemde arka arkaya yazılarım, analizlerim yayınlandı. Yine bu yüzden, içimdeki Kıbrıs sevdasına layık olabilmek için kitabımı uzun yıllar boyunca tasarladım ve ancak 1974 Kıbrıs Barış Harekatı’nın 40. Yılı’na (2014) yetiştirebildim.

Sözde Cumhurbaşkanı darbeci Faşist Nikos Sampson’un yasaklı anıları gibi Kıbrıs’la ilgili her şey, beni ilgilendiriyordu… Darbeci Sampson’un anılarını bir Ermeni gazeteci (!) olarak Paris’te saklandığı fare deliğinde kendi elinden alıp Türkiye’ye getirebildim.. Bir kısmını Star gazetesinde seri olarak yayınladım, sonra Kıbrıs’taki kardeşim Hüseyin Macit Yusuf’un Volkan gazetesi bunları tekrar yayınladı..

Sonra EOKA lideri Albay Grivas’ın Yunanistan’da yayınlanması yasak gizli anılarını elde ettim. Ama hala bunları topluca yayınlayamadım, vakit bulamadım..

Daima, Toros’la (Rauf Denktaş) ile beraberdim..

Kıbrıs Türk direnişinin önderi “Toros” (Rauf Denktaş) ve Yaşar Aksoy. Kıbrıs
Cumhurbaşkanlığı makamı (20 Temmuz 1984)

Sanki hep mücahitlerle, TMT üyesi fedakar mukavemetçilerle birlikteyim… Kıbrıs Türk halkının davasını hep şanlı bir direniş olarak algıladım. Hiçbir zaman Türkiye’nin toprak kazanması, askeri bir zaferi, klasik bir fetih olayı olarak görmedim. Bundan sonra da göremem. Kıbrıs’ta sonsuz barış yanlısıyım… Çünkü bu ada çok acı çekti, daima barışa mutlaka kavuşmalı… Kıbrıs Türklerinin hem sağcılarını, hem solcularını sevdim… Onları hep bir bütün olarak gördüm.

Sanki Kıbrıslı gibiyim.. Garip ama gerçek.. “Sana ne oğlum Kıbrıs’tan?” diyenler çıkabilir. Kıbrıs’ı Amerikan – AB Emperyalizmine satmak için kuyumu kazanlar çıkabilir.

Vız gelir..

“Hürriyet” için şehit olmuş Kıbrıslı mücahitleri ve Mehmetçik’lerimizi hiç unutmadım ki…

BARIŞ HAREKATININ 50.YILI

Kitabım bu duygularla yazıldı…

Orada, adada Emperyalizme karşı bir direniş oldu…

Ne mutlu onu yazabildim!

Bu direnişin şimdi 50.yılı..

Kıbrıs Barış Harekatı’nın 50.yılını yaşamaya başladık..

Oradaki halkım çeşitli binmezlikler içinde, ama Türk Ordusu’nun koruması içinde adada şimdilik özgür yaşamakta..

Ama düşman, pusuda, harekata geçeceği anı beklemekte..

Yeniden adada Emperyalizme karşı Türk halkının yeni bir savaşı, yeni bir direnişi olursa, yaşıyorsam Ada’dayım yine!…

Ölmüş isem, ruhum Mukavemetçilerle birlikte mevzilerde olacak..

Bana bu fırsatı veren Veryansıntv’ye, mukavemetçi şükranlarımı sunarım..

Yazılarım burada devam edecek..

Her Türk, Kıbrıslıdır!..

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

VeryansınTV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!