İç cephe çökerse telafisi yoktur

Nejat Eslen yazdı...

İç cephe çökerse telafisi yoktur

Günümüzde Türkiye iki ciddi mesele ile karşı karşıyadır.

Birincisi, ‘’iç cephenin’’ durumudur.

İkincisi, Türkiye’nin bağımsız dış politika stratejileri uygulamasını engelleyen ‘’Atlantik boyunduruğu’’ sorunudur.

Aslında bu iki temel mesele birbiri ile ilişkilidir.

Çünkü, iç cephe güçlü olmadan bağımsız dış politika stratejileri uygulamak mümkün değildir.

Siz bakmayın Libya’dan Afganistan’a uzanan jeopolitik hikayelerine.

Eğer iç cepheniz zayıflamışsa, bu geniş coğrafyada, sizin değil, size boyunduruğu takanların istediği olur.

Ne demişti Mustafa Kemal Paşa İstiklal Savaşı’nda Büyük Taarruzdan önce bir daha hatırlayalım:’’Aslolan iç cephedir.’’

Aslolan iç cephedir. 

Çünkü, iç cephe çökerse telafisi yoktur.

Günümüzde Türkiye, bağışıklık sistemi zayıflamış bir insan vücudu gibidir.

Nasıl bağışıklık sistemi zayıflamış insan vücudu her türlü virüse, mikroba karşı dirençsizse, Türkiye’nin bağışıklık sistemi de o hale getirilmiştir.

Bu nedenle de bağışıklık sistemi zayıflamış Türkiye’nin iç cephesi tehlikededir.

Türkiye’nin bağışıklık sistemi giderek zayıflamaktadır…

İç cephenin direnci giderek azalmaktadır…

Türkiye’nin bağışıklık sistemini, iç cephesini çökertmek için yıllardır sinsi ve kapsamlı bir plan uygulanmaktadır.

Türkiye’de siyasi muhalefet iç cepheyi güçlendirmek değil, iktidar olmak istemektedir.

Türkiye’de siyasi muhalefet, iktidar olabilmek için Atlantik yapısına bakıp hizaya gelmektedir.

Aslolan iç cephedir.

İç cephe öncelikli meselemizdir.

İç cephe en önemli meselemizdir.

İç cephe tehlikededir.

İç cephe çökerse telafisi yoktur.

SON SÖZ:

Aslolan iç cephedir.

Sinsi ve kapsamlı bir saldırı iç cepheyi hedef yapmaktadır.

İç cephe çökerse telafisi yoktur.

Telafisi yoktur.

YOKTUR…