İçine doğru katılmış yalanlar

featured

Serkan Arslan yazdı…

1974 ile 1990 yılları arasında Türkiye’deki dizilerin yüzde doksanı ABD menşeli yayın programından oluşuyor. Kültürel yapının erozyona uğraması için sizce kaç kuşak geçmesi gerekir. 70’ler, 80’ler, 90’lar içinde yetişen bir birey arka sokakta kaç tane bakkal var bilmezken ABD ve İngilterenin bütün şehirlerinin ismini ezbere okuyabildi.

Şimdi ise alfa, beta, gama kuşakları diye isimlendirdiğimiz gençler üzerinde milletsizleştirme deneylerinin nasıl yapıldığını sessiz sedasız izlemeye devam ediyoruz. İthal bir eğitim sisteminin için de milli şuur yerle bir edilirken toplumsuz bir dünya içinde yumuşak bir toprak üzerine inşa edilen cinsiyetsiz ve medeniyetsizleştirme çalışmaları hızla devam ediyor. Bu dünyanın adil bir düzende yaşanabileceğini kim söylemiş ise insanlığın yok oluş ateşini o yaktı. Ve bu yeni dünya düzeninde düşmana ihtiyaç yok. Bize yalan söylemiyorlar. Bize içine doğru katılmış bir sürü yalan veriyorlar. Okuyoruz, ayrışıyoruz, bölünüyoruz, savaşıyoruz ve ötekileştiriyoruz.

Sadece George Orwell’i anlamak gerekirdi. Ama bize Cin Ali okumayı öğrettiler.

Minik Serçe; milliyetçilik, insanları tıpkı böcekler gibi farklı sınıflara ayırma ve bu sınıflara dayanarak kimlerin iyi, kimlerin kötü olduğuna karar verme alışkanlığıdır. Milliyetçiye göre, herhangi bir eylemin iyiliği ya da kötülüğünü o eylemin niteliği değil, kimin tarafından yapıldığı belirler. Bizim tarafımızdan yapıldığı sürece ahlaki açıdan hoş görülmeyecek hiçbir eylem yoktur. George Orwell.

***

Düşman değil öteki olmak; savaş kazanmak amacıyla yapılmaz, aksine savaşın sürekli olması istenir. Toplumdaki hiyerarşinin sürmesi ancak yoksulluk ve cehalet temeli üzerinde sağlanabilir. Savaş başlatma çabası her zaman için, asıl olarak, toplumu açlığın eşiğinde tutmak için planlanır. Savaş, egemen grup tarafından kendi vatandaşlarına karşı yürütülür ve bu savaşın amacı zafer kazanmak değildir. Aksine toplumun mevcut yapısını sağlam tutmaktır. George Orwell.

***Bazı insanlar daha eşit; Kuyruğun sonundaki ekmek.

2021 yılında yapılan bir araştırmaya göre Türkiye’deki gelirin yüzde elli dörtlük payını ülkenin nüfusunun sadece yüzde onu paylaşıyor. Gerisi kuyrukta.

Yalnız bugünkü hayatın acı ve yoksul olduğunu, aç kaldıklarını, soğuktan üşüdüklerini, uyudukları zamanın dışında boyuna çalıştıklarını biliyorlardı. Fakat şüphesiz geçmiş günler daha kötüydü. Böyle olduğuna inanmak onları memnun ediyordu. George Orwell-Hayvan Çiftliği kitabından bir söz.

***

Peki, bu durum doğanın bir yasası mıdır? Ülkemiz, topraklarında yaşayanlara düzgün bir hayat sunamayacak kadar yoksul mudur? Hayır, yoldaşlar, asla! İngiltere toprakları bereketlidir, havası suyu iyidir yurdumuz, bugün bu ülkede yaşayan hayvanlardan çok daha fazla bol yiyecek sağlayabilir. George Orwell.

***

Bütün hayvanlar eşittir ama bazı hayvanlar diğerlerinden daha eşittir.

Bilinçleninceye dek başkaldıramayacaklar, başkaldırmazlarsa da hiçbir zaman bilinçlenemeyecekler. Bu kısım kitapta proleterler için söylenmiştir.

***

Hayvan hakları; insanoğlu, kendinden başka hiçbir yaratığın çıkarını gözetmez.

Yalnız bugünkü hayatın acı ve yoksul olduğunu, aç kaldıklarını, soğuktan üşüdüklerini, uyudukları zamanın dışında boyuna çalıştıklarını biliyorlardı. Fakat şüphesiz geçmiş günler daha kötüydü. Böyle olduğuna inanmak onları memnun ediyordu. George Orwell.

***

Hadi hep bir ağızdan: Ali ata bak, Ali topu tut.

İçine doğru katılmış yalanlar

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

VeryansınTV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!