İddianamenin dış kodları

Hüseyin Vodinalı yazdı...

İddianamenin dış kodları

Türkiye yeniden NATO’nun ileri karakolu yapılmaya çalışılıyor.

Rusya – Ukrayna krizinin perde arkasında ABD’nin yeni soğuk savaş çabaları var.

ABD, hem Ukrayna üzerinden Rusya’ya karşı, hem de Tayvan üzerinden Çin’e karşı Demirperde kurmaya çalışıyor.

Bunun için gerilimi yükseltmekten asla çekinmiyor.

Doğu Avrupa, özellikle de Polonya, Ukrayna ve Baltık ülkeleri üzerinden son 2 senedir tatbikat ayağına militarize edildi.

Biden yönetimi yeni bir Demirperde kurup, Rusya’nın Almanya başta tüm Avrupa ile bağlantısını kesmek istiyor.

Ukrayna'nın NATO'ya katılması, Tayvan’ın bağımsızlığının tanınması savaş demektir.

İşte bu noktada Türkiye’nin batı kampından ayrılmaması için her türlü operasyon çekiliyor.

ABD özellikle de Karadeniz üzerinden Türkiye ile Rusya’yı karşı karşıya getirmeye çalışıyor.

Türkiye'nin katılacağı bir Karadeniz NATO deniz gücü oluşturmaya çalışan ABD, savaş gemilerini serbestçe sokabilmek için Montrö'nün delinmesini istiyor.

Bu yılın Nisan ayında ortak bildiri yayınlayarak Montrö antlaşmasına bağlı kalınması için kamuoyuna mesaj veren 103 amiral hakkındaki o iddianame de bu şartlar altında hazırlandı.

Emekli amirallerin 12 yıla kadar hapsi isteniyor...

Tam da Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın, "Türkiye, NATO'nun ikinci büyük ordusu olarak, İttifak'ın yükünü ve tüm değerlerini paylaşarak NATO'yu kendi güvenliğinin merkezine koymakta ve aynı zamanda NATO'nun güvenliğinin merkezinde yer almaktadır" dediği bir dönemde.

Hukuki tarafı zaten olmayan (hatta Balyoz kumpasıyla bile ilişkilendirilebilecek) bu iddianame, Amiraller üzerinden ABD'ye verilen bir mesaj adeta...

Türkiye’nin güvenli limanı olması gereken Karadeniz, tam tersine ABD tarafından bir savaş denizine çevrilmek isteniyor. Ve iktidar da buna karşı çıkan akil devlet adamları emekli Amiraller üzerinden NATO’yu güvenliğinin merkezine koyduğunu mu gösteriyor?

Aynı NATO, yani ABD, Yunanistan’da onlarca yeni üs kurdu. Dedeağaç’ı askeri bir bölge haline getirdi.

Sadece Rusya’ya mı karşı?

Hayır, Türkiye’ye karşı.

Zaten ABD Doğu Akdeniz’de Mavi Vatanı’na sahip çıkan Türkiye’ye karşı çeşit çeşit ittifaklar kurdu. Mısır’ından Fransa’sına, Katar’ından BAE’sine, İsrail’inden Güney Kıbrıs’ına kadar karşımıza çıkarmadığı ülke kalmadı.

Zor durumdaki AKP de “NATO’yu güvenliğinin merkezine aldığından” beridir başını Doğu Akdeniz’de çıkarmaz oldu.

İç gündemi dış gelişmeleri bilmeden okuyamazsınız.

SURİYE VE IRAK’TA DA DURUM KÖTÜ

Batı yörüngesindeki BAE ve Katar’da krize çözüm arayışları sürerken “güvenliğimizin merkezine oturttuğumuz” ABD, Suriye ve Irak’ta neler yapıyor bir de ona göz atalım isterseniz.

PKK’nın Suriye’deki uzantısı PYD/YPG'ye açık destek veren ABD, bölgedeki varlığını ve kuvvetlerini artırıyor. AFP Muhabiri Türk sınırına 5 kilometre mesafedeki Malikiye’de ağır teçhizatlı ABD ordusunun bölgedeki yeni devriye faaliyetlerini görüntüledi.

Anadolu Ajansı da, ABD'nin Suriye'nin kuzeydoğusunda faaliyet gösteren PYD/PKK terör örgütüne, 48 araç ve 250 askerden oluşan yeni bir destek konvoyu sevk ettiğini bildirdi.

Suriye-Irak sınırından Semalka sınır kapısından geçen ABD konvoyu, Haseke'nin doğusundaki Malikiye'ye ulaştı.

Ayrıca, AA muhabirinin yerel kaynaklardan edindiği bilgiye göre ABD, Türkiye'nin Suriye'nin Karaçok bölgesindeki PKK hedeflerini vurmasının hemen ardından terör örgütüne 22 tır silah, mühimmat ve araç gönderdi.

PKK terör örgütünün, sınır hattındaki Türk ordusunu hedef alan saldırılarında Amerikan yapımı TOW füzesi kullandığı ortaya çıkmıştı.

Irak’ta ise ABD koruması altındaki Peşmerge güçleri Kerkük’e ilerliyor. Ülkedeki siyasi krizi fırsata çevirmeye çalışan Barzani Peşmergeleri 2017’de çıkarıldıkları Kerkük’e dönmeye niyetli.

Kasım ayı sonunda yaptığı bir açıklamada, Irak Türkmen Cephesi Sözcüsü Mehmet Seman "Kerkük’ün Pence Ali, Şorca, Rahimava, Şorav ve İmam Kasım Mahallelerinde onlarca hücre evleri var" demişti.

Seman “Peşmergeye ek olarak Baruthane semtinde PKK’ya ait örgüt evleri var ve Kandil’den üst düzeyde isimler sahte kimliklerle Kerkük’e geliyor ve bu evlerde toplantılar düzenliyor” açıklamasını yapmıştı.

İşte o açıklamadan sadece 18 gün sonra Peşmerge harekete geçti.

Kerkük’ün bazı köylerinde kontrol sağlayan Barzani Peşmergeleri, Irak'ın Diyala vilayetine bağlı Türkmen kasabası Karatepe'ye saldırdı.

Saldırılar için IŞİD bahanesi kullanılıyor.

Yani özetle Türkiye, Karadeniz, Ege, Akdeniz ve güney sınırlarında ABD tehdidi altında.

Son gelişmeleri bu olgunun ışığında okumak lazım.