İkinci Sevr tehlikesi ve 'yeni' pandemi

Hüseyin Vodinalı yazdı...

İkinci Sevr tehlikesi ve 'yeni' pandemi

Mavi Vatan kavramının fikir ve isim babası, Stratej Amiral Cem Gürdeniz, son yıllarda uluslararası çapta düzenlenen dünyanın en büyük deniz politikaları konferansına katıldı. Rusya merkezli “Primakov Dünya Ekonomisi ve Uluslararası İlişkiler Enstitüsü”nün düzenlediği konferansta konuşma yapan Gürdeniz, Türkiye’nin içinde bulunduğu ikinci Sevr tehlikesini anlattı.

Buna göre Türkiye;  Kukla Kürdistan, Doğu Akdeniz ve KKTC üzerinden (bir asır sonra) yeniden parçalanmak ve baskılanmak isteniyordu.

Gerçekten de durumumuz hiç iç açıcı değil.

Ekonomi buzdağına çarpan Titanik gibi batışta.

Sarayda hala keman çalınıyor!

Siyaset desen mahalle kavgası veya çete savaşı tadında.

Atlantik sisteminden medet uman, şucu veya bucu partiler köhnemiş arenada at oynatıyor.

‘Atlantik sistemi bitsin, Türkiye kendi yolunu çizsin’ diyenler ise tribünden ağlayarak olanı biteni seyrediyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözünü ettiği “Çin böyle kalkındı” cümlesi ise daha da korkutucu elbette.

Çin 1950’lerde açlıktan ölüyordu, 1980’lerde bir kap pirinç ile karnını doyuruyordu.

Köyden kente göç eden 1.50 boyundaki aç ve kavruk köylüler, 90’larda çalıştıkları fabrikadaki karton kutularda yatıp kalkıyordu!

Yani Çin felaket bir fakirlikten gelip çok çalışarak bu noktaya, yani uzay çağına ulaştı.

Bizde ise Çinliler açlıktan ölürken eski Amerikan arabalarıyla geziyor, köylümüz sofrasına etini sütünü sebzesini koyabiliyordu.

Dünyada kendi kendine yeten 7 ülkeden biriydik.

İyi kötü bir sanayimiz, işleyen bir ekonomimiz vardı.

Bugün dünyayı dizileri ve pop müzikleriyle kasıp kavuran Güney Kore, 1960’larda bizim yanımızda gariban, sefalet içinde bir ülke idi.

Ama yanlış yoldan gidersen böyle olur.

Yani Atlantik düzeninde bile belki bir çıkış bulunabilirdi akıl ve yurtseverlik geçerli olsaydı.

Güney Kore de bizim gibi yarı Amerikan sömürgesiydi ama onlar teknolojiye sanayiye eğitime önem verdi ve bugün Çin ve Japonya’nın ardından üçüncü büyük Asya ekonomisi oldular.

Biz ise, neoliberal, dinci ve Atlantikçi siyaset içinde 1950’lerdeki Çin olmaya doğru düşüyoruz. (veyahut da dolar iyice artınca BAE ve Katar Varlık Fonu’na ucuza batan geminin malları gibi varlıklarımız satılacak. Para geldi, dolar düştü diye bir de seçime gidilecekmiş. Vah ki ne vah!)

Çin gibi olurken ekonomi kurmay ekibine eski Fetullahçıları, Katar’ı ve BAE’yi mi alacağız!? 9 milyon Suriyeli ve diğer yabancıları mı vatandaş yapıp seçimi kurtaracaklar? “Ensesinde ülkücü nefesi” veya “Mekan basma” gibi mafyatik jargonları kullananlar mı umut olacak!?

Geçiniz efendim...

Bakın, Cem Gürdeniz Amiral’in uluslararası konferansta dediği gibi, bugün Yunanistan, Suriye, Mısır, Irak, İran, Bulgaristan ve Ermenistan tarafından çevrilmiş durumdayız.

ABD bize karşı tarihin en büyük yığınağını Yunanistan’a ve Suriye’deki PKK bölgesine yapıyor.

Erdoğan Rusya’ya Donbas’ta arabuluculuk teklif ederken, onun Savunma Bakanı “Türkiye, NATO'yu kendi güvenliğinin merkezine koymakta ve aynı zamanda NATO'nun güvenliğinin merkezinde yer almaktadır" diyor.

Yahu birader, NATO resmen Rusya’ya karşı saldırı için Polonya, Ukrayna ve Baltık ülkelerinde yığınak yapıyor.  

Aynı NATO bize karşı da Yunanistan üzerinden yığınak yapıyor.

Ama biz Karadeniz’de NATO şemsiyesi altında Amerikan savaş gemileriyle birlikte seyir yapıyoruz.

Kırım üzerinden KKTC pazarlığı yapacağımız Rusya’yı, hem Suriye, hem Doğu Akdeniz ve Karadeniz’de karşımıza alıyoruz.

Akıl akıl gel başıma takıl. 

Falan filan ...

Türkiye’nin durumu çok karışık ve karamsar.

Bağıra bağıra gelen kriz ortalığı yakıp yıkarken bir de pandemi meselesi var.

Yine bir varyant filan çıkardılar, ortalığı korkuya veriyorlar.

OMİKRON VE FAUCI

Batı kapitalizminin yeşili ve karbonu dolara çevirme girişimi yeni değil ama gemi azıya aldı.

Great Reset denen düşük karlılık düzenini tersine çevirme operasyonu sürüyor küresel çapta da.

90’lardan beri yükselen küresel ısınma (iklim döngüleri hep vardı) propagandası yetmedi, üzerine Pandemi geldi Great Reset’in katalizörü oldu.

Pandemi bana göre doğal değil, ama öyle olsa bile pandemiye karşı alınan önlemlerin normal olmadığı kesin.

Bakınız tam bitiyor derken yeniden bir dalga daha geldi.

FETÖ’nün Ergenekon-Balyoz dalgalarının aklını nereden aldığı da bence belli oldu.

Adamlar bitmesine izin vermiyor, adeta Çin işkencesi yapıyor.

Şimdi de ta Güney Afrika’dan gelen bir Omicron varyantı çıkardılar.

Bu filmi daha önce görmüştük.

2020'nin başından bu yana, "yeni, tehlikeli, benzeri görülmemiş COVID türü" oyun kitabı aynı kaldı.

İlk “yeni türün” sahneye çıkmasından bu yana neredeyse iki yıl geçti.

Döngü şu şekilde çalışır:

“Rastgele bir ülke yeni bir koronavirüs türü tespit eder. Bu bilgiler daha sonra basın tarafından histerik yollarla kamuoyuna tanıtılır, küresel finans piyasalarında kaotik bir kaç gün ve ilgili yayınlara en fazla gözün kilitlenmesi için çılgın bir karmaşa yarışı başlar. Egemen sınıfın siyaset ve medya maymunları sorar; "Ufukta yeni bir veba mı var?". ‘Yetkili’ kuruluşlardaki ‘akademisyenler’, gerçeklikten tamamen kopuk, temelsiz bir veya iki istatistiksel model sunar ve yaklaşan “veba” konusunda daha fazla hükümet ve basın histerisini ateşler.”

Omikron varyantını ilk tespit eden Güney Afrikalı Doktor Angelique Coetzee (Nobel Edebiyat Ödülü kazan Güney Afrikalı yazar J. M. Coetzee’nin nesi oluyor acaba?), “hastalar bunu çok hafif atlattı, yoğun bakıma yatan bile yok” dese de kimse bunu umursamaz. Uçuş yasakları, karantinalar, aşı olmayanlara faşizan uygulamalar ve elbette ekonomik krize kılıf dalgaları yeniden başlar.

Onlara yeni bir panik ve terör dalgası lazım çünkü.

Savaş çıkartamıyorlar nükleer denge yüzünden pandemi ile idare ediyorlar.

Faucistler size maskelerin ve diğer itaatkâr erdem sinyallerinin “bilimine güvenmenizi” hatırlatacak.

Fauci gibi bürokratlar bilimdir ve en iyisini onlar bilir.

Onları sorgulamak, bilim kavramının kendisini sorgulamaya benzer.

Aynı Fauci Haziran 2021’de de “Kovid-19’un ortadan kalkmasının önündeki en büyük engel Delta varyantıdır” demişti.

Şimdi ortadan kalkmasın diye Omikron tedavülde.

KENNEDY FAUCI’NİN KİTABINI YAZDI

Adı, Robert Fitzgerald Kennedy Jr. (Kısaltması RFK Jr.)

Anlayacağınız üzere meşhur Kennedy ailesinden.

ABD’yi doğru bildiği gibi yöneten ve bunu yaparken de, biri başkan, biri senatör olmak üzere çok sayıda kayıp veren ünlü İrlanda kökenli siyasetçi ailesi.

Babası eski Adalet Bakanı Bobby Kennedy ile amcası John F. Kennedy, derin Amerikan devletinin suikastine kurban gitmişti.   

RFK Jr., 40 yıldır çevre ve halk sağlığı avukatlığı yapıyor.

Müesses Nizam yani Şirketler Amerikası bu yüzden onu aşı ve bilim karşıtı olarak damgaladı.

ABD’de hiç bir TV veya gazete sayfasına çıkarılmıyor.

Kennedy, pandemi başladığından beri, bu işin ABD’deki kurulu düzenin yani egemen sınıfın bir işi olduğunu savunuyor.

En çok suçladığı isim ise, ABD Milli Alerji ve Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü Müdürü Dr. Anthony Fauci.

İşte RFK Jr. sonunda bu konuda bir kitap yazdı.

Kitabın ismi: “Gerçek Anthony Fauci; Bill Gates, Ticari İlaç Sektörü ve Demokrasi ve Halk Sağlığı’na karşı Küresel Savaş”. (Real Anthony Fauci; Bill Gates, Big Pharma, and the Global War on Democracy and Public Health)

Kitap çok satanlar listesinde en üst sıralarda şu an.

Gazeteci Pepe Escobar’ın, “Kovid Savaşlarının Darth Vader”i olarak tanımladığı Fauci’nin ipliğini resmen pazara çıkarmış RFK Jr.  

Kitabın girişinde şunları yazmış:

“Bu kitabı, Amerikalıların ve dünyanın dört bir yanındaki insanların 2020'de başlayan şaşırtıcı felaketin tarihsel temellerini anlamalarına yardımcı olmak için yazdım. Bu tek annus horribilis'te (korkunç yılda) özgürlükçü demokrasi dünya çapında fiilen çöktü. Toplumların sağlık, demokrasi, medeni haklar ve kanıta dayalı kamu politikasının savunucuları olarak güvendiği hükümete ait sağlık düzenleyicileri, sosyal medya elitleri ve medya, ifade özgürlüğü ve kişisel özgürlüklere karşı topluca  saldırıya geçti. Tüm kargaşanın ortasında, hakim bir figür vardı: Amerika Birleşik Devletleri hükümetinin COVID'e verdiği yanıtın güvenilir yüzü olarak, bu tehlikeli rotayı belirleyen Dr. Anthony Fauci.”

“Ailemin üyeleri, mesela amcam Ted Kennedy, bu adamların kullandığı tüzüklerin çoğunu yazdı, adil ve etkili halk sağlığı politikalarını savundu. Çevre ve halk sağlığı savunuculuğu yaptığım yıllarda bu bireyler ve kurumlarıyla ittifaklar kurdum. Ancak 1980'den başlayarak bu ajansların içi sistematik olarak boşaltıldı. Fauci ve benzerleri sonuçta sistemin kuklalarına dönüştü.

Kırk yılımı ABD Çevre Koruma Ajansı'na (EPA) ve diğer çevre kurumlarının endüstri ile yozlaşmış yatak ilişkilerini ortaya çıkarıp dava ederek geçirdim. 2005'te aşı tartışmasına isteksizce girdiğim andan itibaren, İlaç şirketleri ve devlet sağlık kurumları arasındaki ilişkileri fark ettim.

Bu kitapta, Fauci'nin genç bir halk sağlığı hekimi olarak başlangıcından, 2020'deki Batı demokrasisine karşı tarihi darbeyi düzenleyen güçlü teknokrata dönüşmesini anlattım.

Amerikan sağlığı ve demokrasisini paramparça eden tıbbın dikkatlice planlanmış militarizasyonunu ve kazanca çevrilmesini araştırdım. Kitapta yoz ana akım medyanın, Big Tech hırsız baronlarının, askeri ve istihbarat topluluklarının ve bunların Big Pharma (dev ilaç şirketleri) ve halk sağlığı kurumlarıyla olan kirli ilişkilerini anlattım. Ana karakter Anthony Fauci'dir.”

RFK Jr., Fauci’nin hikayesini anlatırken aslında çürümüş batı kapitalizmine ışık tutuyor.

2020’deki  COVID-19 salgını sırasında, o yıl 80 yaşına giren Dr. Fauci, insanlık tarihinde benzeri görülmemiş bir küresel dramanın merkezinde sahne aldı.

Anthony Fauci, yarım asrı Amerika'nın yetkili sağlık komiseri olarak geçirdi ve “küresel bir salgına karşı tarihin en büyük savaşının Komutanı” olarak son rolünü oynadı.

İlaç şirketleriyle sıkı fıkı olan Fauci, 1968'den başlayarak, Ulusal Alerji ve Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü'nde (NIAID) çeşitli görevlerde bulundu ve Kasım 1984'ten beri bu kurumun Direktörü.

417.608 dolarlık yıllık maaşı, onu Başkan da dahil olmak üzere dört milyon federal çalışanın en yüksek ücretlisi yapıyor. 7 milyar dolarlık araştırma bütçesi onun iki dudağı arasında. Altı Başkana, Pentagon'a, istihbarat teşkilatlarına, yabancı hükümetlere ve DSÖ'ye tavsiyelerde bulundu. Tarihte bu yetkilerle donatılmış her hangi bir sağlık yöneticisi yok.

Ve tüm bu yetkilerini halka karşı kullandı.

Fauci, Bill ve Melinda Gates Vakfı tarafından finanse edilen Londra'daki Imperial College'daki “imalatçı” Neil Ferguson tarafından hazırlanan, Covid ölümlerini %525 oranında fazla tahmin eden  özel modellemeyi sahiplendi.

Bu, daha sonra çürütülecek, tüm gezegendeki karantina histerisine yol açan modeldi.

Kennedy, Fauci'yi doğal bağışıklık kavramını ve D vitaminini bu histeride özel olarak hesaba katmamakla suçluyor.

Ki bu konuda çok haklı.

ABD, çok sıkı kapanma önlemleri almasına rağmen Covid ölümlerinde dünyada açık ara başı çekiyor. (bir milyonda 2107 ölüm)

Pandemi başından beri hiç kapanma ve yasak önlemi almayan İsveç’te bile bu oran, bir milyonda 1444. (aynı oran Türkiye için bir milyonda 923)

(https://www.statista.com/statistics/1104709/coronavirus-deaths-worldwide-per-million-inhabitants/)

Fauci, sadece Covid konusunda değil genel halk sağlığı açısından da felaket bir sicile sahip.

Onun döneminde çocuklarda şeker, alerji ve kanser patlaması yaşandı.

Çünkü Fauci ve saz arkadaşları, GDO ve tarım ilacına maruz kalmış, mısır şekerli ve her türden E-maddeli gıdalara, şirket karlarının hatırına göz yumdu.

RFK Jr.’ın kitap sunuşundan devam ederek yazıyı bitirelim:

“Fauci'nin COVID pandemisi sırasında halk sağlığı hedeflerine ulaşamaması anormal hatalar değil, ilaç şirketlerinin kârları ve kişisel çıkarlar sunağına halk sağlığını feda etme modeliyle tutarlıdır.

Fauci, ilaç endüstrisinin kârlarını halk sağlığının önüne koydu. Dr. Fauci patentli tıbbı yüceltirken, uzun kariyeri boyunca bilimi rutin olarak tahrif etti, halkı ve hekimleri aldattı, güvenlik ve etkinlik hakkında yalan söyledi. Dr. Fauci'nin bu kitapta ayrıntılı olarak açıklanan kötü muameleleri arasında, zalim ve ölümcül tıbbi deneylere maruz bıraktığı yüzlerce Siyahi ve Hispanik öksüz ve yetim çocuklara karşı işlediği suçlar ve Bill Gates ile birlikte yüz binlerce Afrikalıyı kobaylara dönüştürmedeki rolü yer alıyor. Dr. Fauci ve Bay Gates'in Afrika kıtasını, çoğu ABD ve Avrupa'da güvenlik nedeniyle üretimi durdurulan, süresi dolmuş, tehlikeli ve etkisiz ilaçlar için nasıl bir çöplük haline getirdiğini de öğreneceksiniz.”

KAYNAKLAR:

https://www.unz.com/article/introduction-to-the-real-anthony-fauci/

https://www.unz.com/pescobar/fauci-as-darth-vader-of-the-covid-wars/