İktidarın ‘sosyal konut’ hamlesi üzerine konuşulanlar, konuşulmayanlar

featured

Ahmet Müfit yazdı…

İktidarın ne yeri ne yurdu ne de gerçek fiyatı belli ucuz konut kampanyası, Tayyip Erdoğan’ın açıklamaları ile kamuoyuyla paylaşıldı. Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, kampanyaya ilgi müthiş. İlk günde yapılan başvurular, kampanya kapsamında yapılacak konut sayısını aşmış durumda.

Konu açıklandığı andan itibaren kamuoyunun ilgisini çekti. Ev fiyatları ve kiralardan mustarip vatandaşlar, henüz yeri, mimarisi ve dahi gerçek bedeli – “memur maaşlarındaki artış oranı dikkate alınarak idarece tespit edilen oranda” artırılacak denilerek, bizatihi idare tarafından yaratılan belirsizlik nedeniyle- tam olarak belli olmayan mutasavver konutlara büyük ilgi gösterince, konu siyasetin dolayısıyla da medyanın büyük ilgisini çekti.

Liberal cephenin önde gelen iki isminden biri olan Mehmet Barlas’a göre başvuru sayısındaki rekor, vatandaşın Erdoğan’a/hükümete desteğini gösterirken, iktidarın eski destekçisi liberal solcu Murat Belge’ye göre, bu konuda yaşananlar Hükümetin kontrolden çıkmışlığının göstergesi.

Televizyon açık oturumlarının müdavimleri, her şeyi bilir “uzmanlar” konut sorununun niteliğini/niceliğini ve dahi finansmanını-gerek kamu gerekse konut ihtiyacı olan vatandaşlar açısından -ilgilendiren bu konuda yüksek sesle ve doğrudan konunun içeriğe iddialı açıklamalarda bulunurken, konunun gerçek uzmanları sessiz kaldı. Her konuda her şeyi bilir kadrolu tartışmacılar -ceza hukukçuları, kamuoyu araştırmacıları- ve bu kakofoniyi “yöneten” cahil sunucular varken kimse gerçek durumu konuşmak ihtiyacı duymadı. Konu, yüksek fiyatlarla kiraya verilen çöp evlerin sansasyonelliği içerisinde, neden ve niçinlerinden bağımsız olarak tartışıldı.

Benzer durum siyaset kurumu için de söz konusu oldu. 20 yıldır ülkeyi yöneten, borç bataklığına sokan iktidar, niçin insanları böylesi bir barınma sorunu ile karşı karşıya bıraktıkları sorusuna yanıt vermeksizin, bu zihni sinir projesini savunurken, muhalefet, bu can alıcı soruna nasıl çözüm bulacağı konusunda hiçbir şey söylemeksizin, gündeme getirilen projenin siyasi bir manevra olduğu savıyla iktidarı suçladı.

Sonuç olarak, konuyla ilgili olarak çok şey konuşuldu ama asıl konuşulması gereken şeyler konuşulmaksızın kaldı.

Örneğin, söz konusu projenin, genel olarak son 40 küsur yılda, ama esas olarak AKP döneminde plansız bir şekilde, kentsel altyapı maliyetlerini, daha da önemlisi sıradan vatandaşın kentte yaşama maliyetini anormal ölçüde artıracak şekilde, plansız programsız şekilde büyütülen kentlerde neden olacağı ekstra sorunlar konuşulmadı. Hiç kimse, 2002 yılında, hane halkı tüketim harcamaları içerisindeki payı, yüzde 8,2 olan ulaşım harcamaları, 2017’de nasıl oldu da, yüzde 18,7’ye çıktı, servis sektörünü geliştirmek adına, kimler, hangi yandaşlar, vatandaşın ulaşım ihtiyacı üzerinden zengin edildi/halen edilmeye devam ediliyor diye sormadı/soramadı. Taksi, dolmuş, halk otobüsü plakaları üzerinden, İl Trafik Komisyonları ve Ulaşım Koordinasyon Merkezleri (UKOME) eliyle hukuk dışı olarak yaratılan plaka rantında gerçekleşen müthiş artış ne iktidar ne de muhalif politikacılar tarafından sorgulandı.

Konuşulmayan bir diğer konu, konutu temel bir insan hakkı olan barınmanın aracı olmaktan çıkararak, tüketim ve yatırım konusu haline getiren neoliberal politikalar oldu. İktidarın, plansız programsız ve dahi hesapsız açıklamasına tepki olarak, konutların, eşit taksitlerle ve faiz alınmaksızın satılmasını savunan kahramanlar, geçtiğimiz yirmi yılda, konutu barınma aracı olmaktan çıkarıp piyasa malı yapan, bankaların ve yandaş inşaat şirketlerinin kar alanı haline getiren neoliberal dönüşüm yasaları konusunu nedense ağızlarına almadılar. Bu yönde mevzuat değişikliklerinin yapıldığı dönemde, o dönem hükümetleri içerisinde etkin görev alanların şimdilerde muhalefet saflarında yer aldığından da bahsetmediler.

Konuşulmayanlar bununla da sınırlı kalmadı.

Konut ve kiralardaki yükselişin, dış borca ve ithalata dayalı politikalar olduğunu, dış borç girişinde yaşanan sorunlar nedeniyle değer kaybeden Türk Lirası’nın ve adı yerli kendisi ithalata bağımlı üretim yapısının ve bankaların, vatandaşın tasarrufuna enflasyonun altında faiz vererek tüketime zorluyor olmasının doğal sonucu olduğunu kimse söyleme gereği duymadı.

Sonuç olarak, son 20 yılda dış borç olarak ülkeye giren paralarla -yaklaşık 350 milyar ABD Doları- “yatırım için rezidans” isimli ucubeler yapılırken” AKP’nin ekonomik mucizesini alkışlayanların, sessiz kalanların -ki bu “mucize”, şimdilerde CHP Milletvekili Abdüllatif Şener’in, 6’lı masanın bir taneciği Ali Babacan’ın ekonomiden sorumlu olduğu dönemlerde gerçekleşti- şimdilerde barınma hakkı vurgulu açıklamalar yapıyor olmalarının, samimi olmadığını, olası bir iktidar değişimi senaryosunda, uygun bir rol kapmak dışında hiçbir anlam taşımadığını söylemek mümkün.

Ancak bu tespitlerin, geliri enflasyon, özellikle de ev ve kiralarda yaşanan artışlar kadar artmadığı için barınma sorunu yaşayan insanların karşı karşıya kaldığı içler acısı durumun, temel bir insan hakkı gaspı olduğu gerçeğini ortadan kaldırmadığı da açık.

Temel sorun, bu konuların geçtiğimiz 40 küsur ama özellikle son 20 yılda, muhalefetinde de, AB uyum yasaları adı altında desteklediği mevzuat değişiklikleri ile ekonomiye ilişkin birçok konuda olduğu gibi siyasetin sorumluluğu olmaktan çıkarılıp, piyasanın konusu/kar alanı haline getirilmiş olması.

Hal böyle olunca, gelinen bu noktada, siyaset kurumuna ve siyasetin şu ya da bu tarafının yandaşı haline gelmiş medya ya düşen rol de, nerede, nasıl ve kaç paraya yapılacağı belli olmayan projeleri “çözüm” olarak sunmak ya da çözüm üretmeksizin eleştirmekle sınırlı kalıyor. Bilinçli bir şekilde ortama hakim kılınan “kakofoni”, yaşanan derin sorunların, gerçekten tartışılmasını engelleyen bir işlev görüyor.

Kaynakça:

http://www.yayed.org/id154-incelemeler/konut-hamlesi-konut-vurgunu.php#.YylwZXZBzqA http://www.yayed.org/id10-incelemeler/a-mufit-bayram-konutta-durum.php#.Yylwf3ZBzqA

http://www.yayed.org/id104-incelemeler/mortgage-sizi-ev-sahibi-yapmak-icin-degil-mevcut-evinizi-elinizden-almak-uzere-geliyor.php#.Yylv5HZBzqA

http://www.mimarlarodasiankara.org/dosya/dosya20.pdf

 

İktidarın ‘sosyal konut’ hamlesi üzerine konuşulanlar, konuşulmayanlar

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Giriş Yap

1 Yorum

  1. 3 gün önce

    Konut sıkıntısıyla ilgili anca halkın kendi kendi arasında konuştuğu hiçbir siyasinin ortaya koymadığı gerçekleri yazmışsınız. Teşekkür ederim.

    Cevapla
Giriş Yap

VeryansınTV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!