İlhan İrem… Başka dünyaların çocuğu

Nihat Genç yazdı...

featured

İlhan İrem‘in ölümü ve hatırası üzerine bir kaç duygulu satır yazabilmeliydim, ancak, bir tek rakı kadehi elli lira olmuş!

Bir tek rakı kadehine elli lira vermeyi onuruma yediremiyorum ve elli liralık bu lükse karşı yaşım 70’e dayandı hala sınıf savaşı veriyorum!

Oysa İlhan İrem’in insanı hafifleten içimizi serinleten ve yumuşatan romantik şarkıları bize ne çok şey anlatıyor!

Gençler hiç bilmez, 12 eylül öncesi anarşi ortamında her gün genç insanlar ölüyordu, şiddet ve korku sokaklara ve her yere hakimdi, ve herkes akşam hava kararmadan evine dönmek zorundaydı ve istisnasız herkes perdelerini kapatıyordu!

Tek kanal TV’ye mecburduk! Sokaktan silah ve bomba sesleri geliyor. Bu ‘bomba’ sesleri toplum üzerinde çok sert bir travma bıraktı ve onlarca yıl hiç birimizin yakasını bırakmadı! Öyle ki Evren iktidarında insanlar paniğe kapılmasın diye çocukların sokaklarda eğlence olsun diye attığı maytap-çatapat bile yasaklanmıştı!

Dışarda bomba sesleri, yine kim öldü, diye korkuyla TV başındayken, ekrana İlhan İrem çıkıyor! Yumuşacık hafifletici duygulu ve romantik sesi içinde kilitlendiğimiz şiddet ortamına ne kadar uzak! Pırıl pırıl ve inceden çok mutlu bu sesin dünyamıza beynimize girme ihtimali hiç yok! Bahar gibi okşayıcı yumuşacak ve neşeli sesinin hayatımızda hiç yeri yok!

Şiddet dış dünyaya kapılarımızı kapatmıştı ve bomba sesleriyle hafif İlhan İrem arasındaki zıtlık belki de savaşın asıl tarifiydi!

II.Dünya Savaşı’nda nazi cephelerinde Lili Marleen gibi Nazi sertliğine tamamen ters yumuşacık bir ses niçin çok dinleniyordu? Bugün dahi, Suriye Irak ve Ukrayna ve Tayvan vs. gibi büyük savaşların ve gerilimlerinin ortasındayız, buyrun, dünya top listesindeki şarkılara bir göz atın, hepsi, yumuşacık serin şarkılar! Dünya dalgalandıkça sertleştikçe insanoğlu içini kabartacak daha sakin şarkılar mı arıyor ve bağırıp çağıran gırtlağını yırtan şarkılara sert günlerde neden yüz vermiyor!

Benim yaşımda olup da İlhan İrem’in öldüğünü duyunca içimizde ağlamayan tek bir insan var mı? İstisnasız ağladık, çünkü, -boş ver boş ver arkadaş, -sazlıklardan havalanan, -anlasanaaaa anlasanaaa, -ko-nu-şa-mı-yo-ruuuumm, gibi nice şarkısı beynimizden fırlayıp çıkıverdi!

O şarkıları öğrenebilmek için oysa hiç irade göstermedik, şarkıların nasıl bir melodisi varsa bizden izinsiz bize rağmen gelip içimize sızmışlar! Ve bir çırpıda sihirli değnek gibi rengimizi atmosferimizi iklimimizi değiştirip bizi başka tür insan yapıvermişler!

Ve çoğumuz siyasi insanlarız, bir çok ünlü şarkı ve şarkıcısı çok övülse ve her radyoda çalınsa dahi etkilerine otomatikmen kapalıyız. Mesela, hiç kimse bana Sezen Aksu şarkısını dinletemez beğendiremez. Siyaseti ve sosyalitesi karanlık çirkin ve kirli ve sevimsiz ne çok şarkıcıya kafede sokakta ister istemez maruz kalırız ama neden beynimiz o şarkıları duymazdan gelir içeri almaz! Ama uzun yolculuğa çıkarken neşeli tempomuzu kırbaçlasın diye koy şuraya Kıraç’ı dinleyelim, deriz!

Mesela Tülay German Ruhi Su ya da bir Cengiz Özkan ve ne çok radyo sanatçımız ya da ne çok türkücümüz mucizevidir ve asla zihnimizde kirli değildir, set çekemez karşı koyamazsınız, hangi ruh halinde olsanız sesinin naifliği samimiliği ve dürüstlüğü karşısında savunmasız kalır, şarkılarına teslim oluruz!

Bu soylu şarkılar-türküler’in acı çektiğiniz çok gerilimli anlarda sizi önce suskunluğa derinliğe ve sonra bakışlarınızı uzaklara çevirten büyülü bir gücü var!

İşler iyi gitmese de sizi mutlu eden!

Etraf ve herşey kötü olsa da hayattan sizi hoşnut eden!

Öfkeli tahammülsüz mizacınızı yumuşatıp incelten!

Allak bullak bir hayat içinde bir kaç dakika olsun sizi düzene sokan!

Ve ne çok şöhretli hatta sesi güzel şarkıcı bizi hayal kırıklığına sokuverdi. Kimi ideoloji peşinde kimi iktidara yaranmak uğruna kimi Fetöcülerle iş tutup, gururumuzu kırıp, adları çok zikredilse de hayatımızdan çıkıp gittiler!

Oysa İlhan İrem’in şarkılarında ne afra var ne tafra ne küstahlık var ne bilmişlik ne öfke var ne gerginlik ne dayatma var ne kafaya vurma!

İlhan İrem’in şarkılarında yaşayamadığımız sevgililer var!

Ayak basmaya imkan bulamadığımız soyut varlığımız ve dünyamız!

Soğutup buzluğa attığımız canlılığını yitirmiş romantizm var!

Sonra okudum, İlhan İrem’in inziva bir hayatı olmuş, 1980 sonrası askerlik dönüşü, depresyon mu diyelim, dışarı kapanmış! Kendi şarkılarının koruyucu bir meleği gibi sanki şarkıları ruhunu kaybetmesin kirlenmesin diye çok özenli ve kıskanç davranmış!

Şarkıları saflığını kaybetmesin diye hayatla ve dışarıyla ve başkalarıyla çok uzun süren muazzam bir kavga vermiş, çünkü şarkılarının gücünün farkındaydı, yıpransınlar istemedi!

Bugün hala içimize işleyen bu şarkılar zırh gibi kalkan gibi iradenizi çekip alır, sizi hayat ve dünya karşısında savunmasız ve açıkta bırakır!

Bu yüzden olmalı, aradan 50 yıl geçmesine rağmen, -sazlıklardan havalaaanannnn’ı duyduğumda o sazlıkların hışırtısını ve bir ördek gibi sesinin o sazlıklardan neden havalanıp uzaklaştığını da sanki hem yaşıyor hem anlıyorum!

Ayaklarımızı yerden ne kesebilir ve bizi başka ne havalandırabilir!

Ve nereye havalanıyoruz?

Daha önce hiç olmadığımız bir yere doğru, havalanıyoruz!

Sanat, sizi, daha önce duymadığınız görmediğiniz hissetmediğiniz ve hiç olmadığınız bir yere başka bir mekana sürükleyen şey’in adıdır!

İçinizi yakan bir yer!

Çok düşündüğünüz ama çözemediğiniz bilemediğiniz imkansız bir yer!

İlhan İrem’e çok ağlamamızın sebebi belki de budur, havalandık ama havalanamadık, havalandığımızı sandık ama içimizden havalanan şey’in peşinden gidemedik!

Çok teşekkürler, İlham İrem, yine de havalanmayı bir denemiş olduk!

Çok teşekkürler, incecik narin çocuk, aslında içimizde bir yerin havalanmaya hep hazır olduğunu!

O şiddet ortamında bize farklı dünyalar açıp, büyümemiz sevmemiz aşık olmamızın, başka tür renkli duygulara tedirginlikle olsun korkup çekinip girip çıkmamızda, emeğin büyüktür!

Ve daha şaşırtıcı olan!

2007-8’den sonra Fetö operasyonları başladı ve bir çok değme yazar ve sanatçı, operasyon korkusuyla kaçıp gitti, yazdığımız sitede bizi yalnız bıraktı!

Ve hiç ummadığım, adını şarkılarını çoktan unuttuğum İlhan İrem!

O günlerde çok öfkeli yazılar yazan korkudan selam verilmeyen savaşçı bir karakteri olan Nihat Genç’le aynı sitede omuz omuza vatansever Cumhuriyet yazıları yazmaya başladı!

O incecik tüy gibi hafif narin çocuk, bu öfkeli savaşçı delirmiş kalemin yanında ne arıyordu?

Çünkü, İlhan İrem, ülkenin işgalini gördü, çünkü, siyasetin zehirlendiğini ve Cumhuriyet’in yapayalnız kaldığını gördü!

Ve hiç beklemediğim bir şey, o saf ve incecik müziğimizin en naif sanatçısının içinden çok ama çok eyvallahsız cesur bir çocuk çıktı!

İçimizde en yumuşak şarkıları yazmış çocuk geldi ve Türk aydınlarını imha eden kıran kırana ölümcül kanlı ve tutuklamalı ve iftiralı ve kumpaslı dehşet dolu bir savaşın ön cephesinde olacak şey değil bizimle birlikte yanyana savaş verdi!

Sevgili İlhan İrem, ne kadar sarılsam boynuna, bu çok yüksek gözü kara cesaretini yine ödüllendirmiş olamam!

Sahiden şarkıların gibiymişsin! Hem Cumhuriyet’in ve hem de dışarda bir kaç kişi ancak kalmış biz yazarların YALNIZLIĞINA sahip çıktın…

Bizi çok gururlandırdın!

İlhan İrem… Başka dünyaların çocuğu

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Giriş Yap

21 Yorum

  1. 1 hafta önce

    Çok iyi bir cumhuriyetçi olan İlhan İrem nurlar içinde yatsın. ALLAH Nihat Genç’e sağlık,sihhat versin.

  2. 1 hafta önce

    Yazık oldu çok yazık Işıklar içinde uyusun güzel insan

  3. 1 hafta önce

    Yazık oldu yarınlara, yarınlarımıza…

  4. 1 hafta önce

    İlhan İrem ancak bu denli güzel anlatılabilirdi.

  5. 1 hafta önce

    Merhaba
    Sazlıklardan havalanan ve konuşamıyorum aynı şarkı 🙂

    • 1 hafta önce

      Bravo hatayı buldun rahatladın mı? O yazıyı hepimiz okuduk ama yazının özüne baktık. Hata aramadık.

      Cevapla
  6. 1 hafta önce

    Biz ışıl ışıl Cumhuriyet gemisindeyiz!

    (Göçmeye hazırlanan narin ve dirayetli leyleklerin altında bir akşam vakti açık havada açık çaya karışan gözyaşlarıyla uğurladık onu İzmir Selçuk’tan…)

  7. 1 hafta önce

    Böyle değerli sanatçılarımızı kaybetmek çok üzücü… Ben de yazdıklarınıza katılıyorum.
    Onların, sizin gibi yazarların hakkınızı ödeyemeyiz. Sağ olun, var olun.

  8. 1 hafta önce

    Haklısın üstat ,2 damla yaş aktı gitti,meğer ne çok sevmişiz.

  9. 1 hafta önce

    Ağbim, kendi çok beğendiği ve ‘desteklediği’ şarkıcıyı (Kıraç) İYİ şarkıcı; beğenmediği ‘tiksindiği’ şarkıcıyı KÖTÜ şarkıcı (Sezen Aksu) ilan etmiş! Yazının siyasi kıvamını tutturmak adına, yine zorlama genellemeler. Yaşlanıyorsun ağbim 🙂 Bacaklar ve gözler gibi, Zihin de en çabuk yaşlanan yerlerdendir.

  10. 1 hafta önce

    Gençlik yıllarımızın şarkıcısıydı yumuşacık sesiyle bize sevmeyi,hayal etmeyi öğretti hayatımızdan bir İlhan irem geçti. Işıklar içinde uyuşun çok erken bir gidiş oldu.

  11. 1 hafta önce

    Bu içtenlikli sözleri, yazıları çoğaltmamız gerek! Kendi hayatımızdan örnekler vererek. Hele de yetmişli, seksenli yıllarda kurşunların ya da ölüm sessizliğinin önüne atılan gençliğini düşünerek.

  12. 1 hafta önce

    Yaprak kıpırdamıyor
    Yüreğim öyle susmuş
    Sana bana ülkemize
    OLANLAR OLMUUUUŞ OLANLAR OLMUUŞ

  13. 1 hafta önce

    Bazı insanlar pırlanta gibidir, değeri asla azalmaz, bazıları da paslanır, pul pul olur dökülür, yitip gider…Biz onları biliriz!

  14. 1 hafta önce

    Nurlar içinde yatsın. Çocukluğumuz gençliğimiz yazıyı okurken gözlerim doldu güzel insan ne çok sevmişiz.
    Ancak bu kadar güzel anlatılırdı. Yüreğinize ve kaleminize sağlık.

  15. 1 hafta önce

    ruhu sad ola
    Ancak degerini bilmedik
    Ancak cok utaniyorum!
    Egemiginiz icin minettarim!
    Saygilarimla

  16. 1 hafta önce

    Sevgili Nihat Genç bu güzel yazınız için teşekkürler. 1973 yılında 13 yaşımdaydım TRT’de İlhan İrem’i ilk gördüğümde. O gün bu gün onu hep sevdim. Görüyorum ki aslında tüm Türkiye sevmiş bu naif çocuğu. Ve dediğiniz gibi o naifliğin altından vatanını cansiperane savunan gözü pek bir vatan sevdalısı çıktı. Saygıyla anıyorum kendisini. Ruhu şad olsun. #IşıkveSevgiyle #İlhanİrem

  17. 1 hafta önce

    Sezen Aksu dışındaki yorumlarınıza katılıyorum. Bünyeniz niye onu reddediyor, onu da anlamıyorum. Aşağı yukarı aynı dönemih sanatçısı ikisi de. Çocukluğumuz, ilk gençliğimiz, ilk aşklarımız bu şarkılarla geçti. Sezeh de vazgeçilmezlerdendir bana göre. Bu ülkenin çok önemli bir değeridir siz sevin, sevmeyin bu değişmez.

  18. 7 gün önce

    Bambaşka dünyalara insanıdır ilhan İrem. Işıklar içinde uyu büyük üstad✨💛

    Cevapla
  19. 6 gün önce

    İlhan İrem’i anarken, sanatın hayatımızdaki temel yerini ne kadar güçlü ve incelikli anlatmışsınız. Hem de sizin gibi bir veryansıncı ! İçten teşekkürlerimi iletiyorum.

    Cevapla
Giriş Yap

VeryansınTV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!