İmamoğlu artık açıkça meydan okuyor

featured
service

ENGİN BALIM yazdı…

Hepimizin bildiği bir söz vardır; ‘Vakitsiz öten horozun başını keserler.’

Sonda söyleyeceğimi yazının başında söyleyerek giriş yapmak istedim..

Şu günlerde, kimse Cumhur İttifakı’nın hamlelerini tartışmıyor, konuşmuyor, merak dahi etmiyorl..

Herkes Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın aday olacağına kesin gözüyle bakıyor. Ancak, adı üstünde siyaset bu, yarının neler getireceği belli olmaz.

Bakıverirsiniz Erdoğan, kimsenin beklemediği sürpriz, genç, dinamik bir ismi kendi yerine aday çıkartır ve aynı eski ABD Başkanlarının, yeni aday için destek mitingleri yaptığı gibi yanında Anadolu’yu gezer..

Millet İttifakı veya yeni ismi ile 6’lı masa ise, önümüzdeki seçimler çantada keklikmiş gibi, ‘ben adayım, yok sen olma ben olayım, yok o olsun” diye kayıkçı kavgası içindeler..

Düne kadar her seçimde aday olmamak için, minderden kaçan; Ekmeleddin gibi bir adayı ‘tıpış tıpış oy vereceksiniz’ diye seçmenine dayatan, sonrasında ise Abdullah Gül’ü isteyip, tabanı ikna edemeyince, son dakika parti içindeki rakibi Muharrem İnce’yi ‘gel bakalım Muharrem’ diyerek, aday gösteren Kılıçdaroğlu 73 yaşında, birden bire Joe Biden olmaya hevesleniverdi iyi mi?!

Toplumun nabzını tuttuğunuzda ise, Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlu isimlerinin yükselişte olduğunu anlamak için anket firması sahibi olmaya gerek yok.

İkisi çok farklılar; İmamoğlu gündemde olmayı çok seviyor, birazcık gündemden düşünce adete huzursuz oluyor…

Bazen kar fırtınasında balıkçıda, depremde kayak tatilinde, selde Bodrum’da, bazen de olumlu hareketleri ile İmamoğlu ismi gündemden düşmek bilmiyor…

Mansur Yavaş ise biraz daha farklı bir profil çiziyor.

Yavaş kendisi geride kalıp, gazeteciler, Twitter fenomenleri ve özellikle fısıltı gazetesi ile ismini dolandırmayı seçiyor. Kılıçdaroğlu’nu kızdırmayı şimdilik göze almıyor. O nedenle son dakikaya kadar net biçimde adaylık çıkışında bulunacağını sanmıyorum. O daha çok kamuoyu ve halk baskısı ile CHP genel merkezini kuşatmayı yeğliyor.

İki potansiyel lider adayının, yine iki ayrı önemli danışmanı var.

Yavaş’ın basın danışmanı Volkan Menduh Gültekin‘in ulusal ana akım bir gazetede muhabirlik tecrübesi yok. Ufuk Üniversitesi’nin (vakıf üniversitesi) Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümünün ilk mezunlarından. Gültekin, Ankara’da yerel haberlerle ilgili bir internet sitesi kurmuş ve zaman zaman yerel ödüller vs de dağıtmış genç bir isim. Yavaş’ın başından beri Ankara adaylıklarında, kampanyasına açıktan destek vermiş biri.

Sosyal medyayı güzel yönlendiriyor. Murat Ongun’un tersine göz önünde olmayı çok sevmiyor.

Murat Ongun ise uzun dönem bir çok televizyonda haber muhabirliği yapmış, gazetecilik geçmişi olan birisi. İşsiz kalınca OdaTV’de yazılar kaleme alıyor, daha sonra İmamoğlu’nun Beylikdüzü Belediye Başkanı seçilmesi ile danışman olarak işe giriyor. Son yerel seçimlerdeki performansı ile dikkatleri üzerine çekti.

Ancak, Ongun da İmamoğlu gibi ön planda olmayı çok seven bir kişi. Bir basın danışmanından daha çok, İmamoğlu’nun sözcüsü, ikinci adamı gibi konumlanıyor. Gittiği pahalı tatiller ve yüksek maaşı nedeniyle gündeme gelip eleştirilmişti.

Ongun’un İmamoğlu üzerinde ciddi etkisi olduğu aşikar.

Geliyorum, yazımın asıl konusuna..

Tanıdığım Kılıçdaroğlu, eğer cidden Cumhurbaşkanı adayıysa ki öyle, pandoranın kutusu CHP’de açılıyor demektir..

İmamoğlu siyasette hızlı yükselen genç sayılabilecek bir isim. Gördüğüm kadarı ile daha önündeki kocaman İstanbul lokmasını yemeden gözünü en yükseğe, Beştepe’ye dikmiş. İhtiraslı bir isim.

Nasıl ki, Deniz Baykal’ın kaseti çıktığında, dönemin Grup Başkanvekili Kılıçdaroğlu, kendisine adaylık sorulduğunda ‘Partimizin bir genel Başkanı var, Deniz Beyle devam edilmeli, kesinlikle aday değilim’ benzeri açıklamalar yapıp sonrasında, Önder Sav’ın desteği ile kurultayda koltuğu tek aday olarak kaptıysa, bugün Karadeniz’de gazetecilere, ‘Genel Başkana haddim değil meydan okumam, aday değilim’ benzeri açıklamaların kimseye inandırıcı geldiğini sanmıyorum.

Çankaya Noteri, Abdullah Gül’e yakın isimler olan Fehmi Koru, Şirin Payzın, Nagehan Alçı, Levent Gültekin, Akif Beki vs gibi isimler de, şimdiden İmamoğlu’nun adaylığını kamuoyuna, İmamoğlu’nun aday değilim demesine rağmen, Ongun ile danışıklı dövüş, ilan ediverdiler.

Bilderberg toplantılarının bir dönem olmazsa olmaz konuğu Fehmi Koru, eski Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni, Aydın Doğan’ın karakutusu Ertuğrul Özkök’ü, otobüste İmamoğlu’nun yanıbaşında otururken görünce, “adaylığının kesin olduğunu anladım” diye yazdı.

Peki ne diyor ROK’un sevgili eşi Nagehan Hanım: “Vücudunun her hücresi ile Cumhurbaşkanlığı adaylığını istiyor.”

2006 senesinde dönemin Başbakanı Erdoğan bayılıp, Güven hastanesi aciline getirilip, zırhlı makam aracının kapısı açılmadığında, balyozla camları kırılırken, genç bir gazeteci adayı olarak, Milliyet binasından koşup olay yerine varan ilk iki isimden biriydim. Akif Beki de o vakit Erdoğan’ın basın işlerine bakıyordu.

Hastane önünde toplanan emekçi basın mensuplarını o dönem azarlayıp engellemekle meşguldü.

Bugün ne diyor, Karar gazetesi yazarı (Davutoğlu’na yakın) Akif Beki? “İmamoğlu, cumhurbaşkanlığını muhalefet kaybederse, görevden alınıp yerine kayyum atanacağını söylemeye getirdi” diyor…

Bir dönem Recep Tayyip Erdoğan’ın uçağından inmeyen kim varsa, şimdi hep birlikte, yeni koro kurmuşlar, İmamoğlu şarkısını dillendiriyorlar.

Her 23 Nisan’da ellerinde Atatürklü bayraklar, kafalarında bandanalar, ay yıldızlı balonlarla Anıtkabir’e koşan, ama ertesi günü 24 Nisan’da Atatürk ve silah arkadaşlarına, Ermeni Soykırımcısı ve katil yaftası yapıştırıldığında sessiz kalıp tepki vermeyen, çağdaş, laikçi teyze ve amcalar, bu liboş gazetecilerin attığı yeni manşetlere karşı ne yapıyorlar? Twitter’da, ‘Nagehan niye otobüsteydi’ diye Ekrem İmamoğlu’na fırça atıyorlar!

Yahu Nagehan, bu isimlerin arasındaki en masumu. Yarın işten kovulsa, yine Nagehan’a kapısını açacak ilk kanal Halk TV olur.

İki üç hafta kızdıktan sonra, kazandaki kurbağa misali, unutup, bugün her gece, uyku öncesi, Şirin Payzın ve Levent Gültekin’in masallarını dinleyenler, yarın da, Alçı’nınkileri dinleyip mışıl mışıl uykuya devam edecekler…

Son olarak, İmamoğlu ne kadar “Sayın Genel Başkan’a gezimi bildirdim, uygun gördü” dese de CHP Politbürosu, kesinlikle İmamoğlu’nun gövde gösterisinden oldukça rahatsız olmuş durumda.

Rahatsızlık o kadar ciddi boyutta ki, Rize’de vs karşılamaya kimler gitti, kimler nasıl davrandı, bütün bilgiler, fotoğraflar dosya halinde masada!

İmamoğlu 6’lı masaya çok güveniyor belki ama bugüne kadar sessiz ve sabırlılığı ile bilinen Kılıçdaroğlu’nun hesap soracağını da unutmamak lazım.

2018 seçimleri sonrası, ‘kral öldü yaşasın yeni kral’ diyerek Muharrem İnce’ye destek veren milletvekilleri ve belediye başkanlarının tamamına yakınının liste dışında kaldıklarını da unutmamak lazım..

Önümüzdeki günlerde CHP’de farklı senaryoların cereyan ettiğini birlikte göreceğiz…

İmamoğlu artık açıkça meydan okuyor

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Giriş Yap

2 Yorum

  1. 2 hafta önce

    Chatham House bastırıyor.İmamoğlu’nun başa gelmesini istiyor.Ankara Belediye Başkanı düz,kişilikli bir adam.Atatürk ilkelerine sımsıkı bağlı bir adam.Bu ilkeler İngilizlerin işine gelmiyor.CHP’de zaten Atatürk’ün hiçbir politikasından söz etmiyor.Sadece Atatürk’ün partiyiz kelimelerinden başka bir özelliği kalmadı.
    Kılıçdaroğlu aşırı baskı altında bırakılabilir.Halk partisinden sağda liberal parti dönüşümü tamamlanmıştı.Şimdi de Chatham House emri altına girdimi iş biter.

    • 2 hafta önce

      İmamoğlu gibi maalesef Mansur Yavaş da chatman house a gitti lütfen google yapın… ayrıca yavaş, engin aşan milletvekili yapılınca zaman gazetesinde mhp myk üyesi olarak manşet oldu Bahçeli çete ile snılsn (Ergenekon) kişileri mhpye alıyor kabul edilemez diye…

Giriş Yap

VeryansınTV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!