İstanbul Havalimanı’nda bir garip sıçan

featured

Nihat Genç yazdı…

BİR

İki gün önce, ilk defa Ankara’ya dönüşümde İstanbul Havalimanını kullandım.

Hayatımda gördüğüm en büyük bina.

Şahane, harika, devasa, inanılmaz, evet, hepsi var, ancak, biz yaya insanlar için hiç değil.

Büyüklüğü başa bela ve büyüklüğü sizi perişan ediyor!

Şöyle, giriş kapısından, (boarding) uçak kapısına tamı tamına 2000 adımda geliyorsunuz.

Geldiğimiz kapı: G9 numaralı ve kapı değişikliği yapılıp, F3 kapısına yönlendirdiler.

G9 kapısından F3 kapısına bilin bakalım kaç adım, tam 2000 adım!

Bir de check-in ve tuvalete ve kafe önüne gittik ve havaalanı içinde tam 5300 adım atarak bitap bir şekilde uçağa biniverdik.

Yaşlıların, hamilelerin, küçük çocuklu ailelerin, vs. bu kadar yolu yürümesi mümkün değil!

Şimdi uyarılar!

İstanbul Havalimanını ilk defa kullanacaklar yolları-kapıları-gişeleri uyarı levhaları ve tabelalarına rağmen görevlilere sorsunlar!

Çünkü alışık olmadığınız bir çok şey var, bir, anons sistemi yok, iki, uçak bilgilerini ekrandan takipte zorlanıyorsunuz çünkü yüzlerce uçak bilgisi ekranı boğuyor ve bir saniye aralıklarla yeniliyor, neden? Çünkü dış hatlar ve iç hatlar ikisi bir arada…

Özetle uçağa binebilmek için havalimanı içinde üç-beş bin adım yürümek, akıl alacak iş değil!

Tam bir delilik.

İnsan dediğiniz dev bulgur kazanında tek bir bulgur tanesi değil.

Ya da bütün insanlık sofrada yemek yerken yemek kaşığı boyutunda anlaşmıştır, hepimiz aynı boy kaşıklarla yeriz… Yani kimse büyük diye aşevi kazanlarının süzgecini karıştırıcı ve dev kaşıklarını sofraya getirip koymaz..

İnsanın ağız genişliği ortada, insanın adım atma yürüme kapasitesi ortada, insanın bir yerden bir yere yetişme gücü imkanı ortada…

Düşünün, bir kapıdan diğer kapıya yetişmeye çalışan yüzlerce yolcu, yüzlerce sıçan gibi, yüzlerce tavşan gibi, bir nevi, havalimanı içi ‘maraton’…

Bir kapıdan bir kapıya ya da girişten uçak kapısına mesafe, üçyüz metre olur, hadi bilemedin, dört yüz metre (bu da fazla), 2 km’lik mesafe nedir arkadaş!

Mühendisi müteahhitti uçmuş, ki, uçmuş…

Biz insanların da kapıdan gişeye uçarak gideceğimizi varsaymışlar!

Sayın Cumhurbaşkanımız, padişahların tebdili kıyafeti gibi, bir gün tek başınıza kapıdan girip gişelere kadar bir yürüyün de görelim.

İKİ

Neyse… Hışırımız çıkmış. Bir kafe önüne geldik. Böyle yerlerde pahalı ucuz demeyeceksin çünkü alternatif yok, boşuna kendini sinirlendirme, her şeyi göze alıp, iki tane kafe söyledik. Şöyle, küçük boy kafe dedik. Büfedeki abla, iki kafe, 120 lira deyince… Şaka mı ediyorsunuz… Şöyle küçük boy, iki kafe diye tekrarladım. Neyse, sinirlerime hakim olup, ucuzunu nereden buluruz, dedik.. Simit Dünyası’nı işaret etti..

Simit Dünyası önüne geldik, çay kaç lira, küçük boy karton bardak, 14 lira dedi, ve simit kaç lira, o da 14 lira… Sinirlenmeye gerek yok, çayımızı aldık, beklemeye koyulduk.

ÜÇ

Bir gecelik otelde kalıyoruz, Taksim’e yakın, hayatımda kaldığım en kullanışlı ve güzel otellerden biri. Aslında çok şeyi hikaye edip ayrıntılarıyla anlatmam lazım, vaktim yok..

Sabah kahvaltı büfesi şahane, her şey var, sadece, alışık olduğum haşlanmış yumurta yok.

Görevli garsonlara haşlanmış yumurta nerede diye sordum, garson, yüzüme baktı, ne dediğimi anlamamış gibi güldü..

Yüzüme bakıp gülen garson sonra diğer garsona bir şey söyleyip birlikte güldüler… Ne oldu anlayamadım. Meğer garsonlar Türkçe bilmiyor ve ben Türkçe konuştuğum için çok şaşırmışlar!

Ben tekrar, haşlanmış yumurta yok mu, dedim, nihayetinde çok uzakta şeflerini çağırdılar, şef geldi, nihayet Türkçe konuşmamı anlayacak biri çıktı, haşlanmış yumurta, derhal, dedi, mutfaktan getirdi.

Sonra öğrendik, garsonlar çoğunlukla Arapça ve İngilizce biliyor ama Türkçe bilmiyor!

AKP hangi sloganla iktidara gelmişti, Necip Fazıl’ın şu ünlü mısrasıyla:

Öz Yurdunda Garipsin, Öz Vatanında Parya!

DÖRT

Havalimanında herkesin dikkatini çeken şey, dış hatlar gişelerine yanaşan Afrikalı ve Arapların her birinin en az yedi-sekiz büyük bavulla ülkeden ayrılmaları.

Adam başına altı-yedi bavul!

Ülkemiz ucuz geldiği için her biri eşek ölüsü gibi en büyüğünden altı-yedi bavulla çıkış yapıyor!

Biz de bir çok ülke gördük ama bu kadarı insanı şaşırtıyor!

Ne güzel döviz geliyor diyoruz, iyi de, bu bavullarda ne gelip ne geliyor, malum, havalimanları bu kadar bavulu açıp incelemesi teknik olarak mümkün değil ve ancak ihbar üzerine çalışıyorlar, ve, ama, kafanızda bir fesatlık, yahu, bunu adı gümrüksüz serbest giriş çıkış, eroin mi kaçırılıyor elmas mı, nereden bileceksin!

Yani, tek bir havalimanına çok fazla uçuş konulması kontrolünüzü de zayıflatıyor!

Aklıma takıldı, bilen varsa, aşağı yorum yazıp bizi bilgilendirsin, bu kadar bavul, ihracat rakamlarına dahil mi? Değilse.. İhracat rakamları da gerçek değil. Yani kayıt dışı bir büyük ihracat girdisi çıktısı hesap dışı kalıyor, ki, ekonomi dediğin ‘rakamdır’…

Check-in kuyruğunda beklerken önümde sıra olmuş sekiz-on kişi vardı ve o can sıkıntısıyla hepsinin bavullarını tek tek saydım, sekiz kişide tam yetmiş üç bavul saydım…

Özetle, havalimanı çok büyük doğru, ama, giren çıkan belli değil!

BEŞ

ERLİK kimdir, kime denir?

Sosyal medyada bir ‘Erlik’ fırtınası esiyor!

Erlik, bir sosyal medya hesabının nick (gizli) adı!

En kısa şekilde şöyle özetleyebilirim. Yetmez Ama Evet Anayasası günlerini hatırlayın.

Twitter, Youtube ve Ekşi Sözlük’ü ele geçirmiş troller, HDP’li Y-CHP’li Fetö’cü ve liberal ve fonlanmış vs. hesaplar sosyal medyada istediği baskılamayı yapıyor istedikleri hesabı öne çıkarıyor istedikleri algıyı oluşturuyorlardı.

Ki, koskoca ülkeyi ordusu ve hukukuyla, bu troller sayesinde, Fetö’ye teslim ettiler.

Bu troller istediklerini yok sayıyor, istediklerini linçliyor, istediklerini manipüle ediyor ve istedikleri bomboş isimleri yağlayıp ballayıp öne çıkartıyordu…

Diyelim, İmamoğlu’nun PKK’lıları işe alması afişe oldu, bu hesaplar, hemen savunmaya geçiyor, ve ne var canım, deyip geçiştiriyor..

Diyelim, terörist destekçisi bir sanatçının İBB tarafından onure edilip sahne almasına, ne var canım, sanat, sanatçı evrenseldir, diye algı oluşturuyorlar ve kimse karşı laf edemiyor!

Diyelim, liberal hesapları övüyorlar öne çıkartıyorlar, diyelim, YCHP artı HDP eşittir kesin iktidara geliyor, hiç bir şekilde eleştirmeyelim, anlayışını hakim kılıyorlar. Ve muhalefetin afişe olan pisliklerini ya masum gösteriyorlar ya örtüyorlar ya da muhalefeti eleştirenlere AKP’li yaftası yapıştırıyorlar…

İşte, ne güzel dünya, HDP, Fetö’cü, liberal trollerin algısıyla dönerken, ortaya başka isimler çıktı.

Bunların başında Erlik geliyor!

Fonlanmış hesapları afişe ettiler, terörist hesapları affetmediler ve Youtube programları yapıp gençliği arkalarına aldılar ve korkusuzca kılıç sallamaya başladılar.

Ve, Erlik, Bizans’a karşı kılıç çekmeye başlayınca yer yerinden oynadı!

Bunun adı sosyal medya savaşı!

Sosyal medyaya kim hakim olacak savaşı!

Sosyal medyada uçurulan algılara karşı meydan savaşı!

Yani, Erlik, Jahrein, vb. bir çok hesap ortaya çıkıp onlarca yıl fonlanarak troller döşenerek inşa edilmiş sosyal medyadaki kumpasları açığa çıkarttı ve keyifleri bozdu.

Sosyal medyaya onlarca yıl hakim olan trol ordusu bozguna uğradı!

Söyledikleri ise çok basit, her tarafı eleştirebiliriz, iktidar uğruna PKK’yı görmezden gelemeyiz, yanlış yapan kim varsa, masaya yatırabilmeliyiz, bizim adamımız bizim tarafımız yoktur, ülkemizin bekasını PKK ve Fetö’cüler ve liberallerin algısına teslim edemeyiz!

Savaş henüz sıcak ve sürüyor!

Fonlanmış trol hesaplarıyla, HDP, CHP, İmamoğlu, liberali, alayı afişe oldu, rezil oldular, kumpasları çöktü ve hepsi yabancı fonlarla toplu grup seks yaparken suç üstü yakalandılar!

Yani, artık, dünkü gibi, istediklerine, yahu bırakın o deliyi, yahu, o kim ki manşete çıkarıyor önemsiyorsunuz, yahu o ırkçı, faşist, vs. etiketlemeleri artık eskisi gibi rahatlıkla yapamıyorlar!

Fonlanmış trollerin onlarca yıl sosyal medyada oluşturdukları BASKILAMA gücü düştü.

Fonlanmış trollerin BLOKAJLARI afişe oldu!

Velhasıl, Erlik, Jahrein, vs. sayesinde dünkü kadar kolay ALGI oluşturamıyor gençleri kek gibi avlayamıyorlar!

ALTI

Dünkü ‘kurşunlanma‘ olayına gelirsek…

Arkadaşlar, Bahriye Üçoklar Muammer Aksoylardan beri, dediğimiz budur, yağmacılar, bu ülkede ‘millici’ bir düşünce hareket gördüklerinde affetmezler.

Hablemitoğulları, Uğur Mumcular, bu yüzden öldürülüp ortadan kaldırıldı.

Altın madenlerinden uyuşturucu sevkiyatına kara paracı holdinglerine kadar, tarikatlar, siyaset, sağı solu, liberaller, hepsi aynı şebekedir, kimi sessiz kalarak destek verir, kimi ortak olup nemalanarak.

Bu karanlık eller ülkeyi kıskaca almış ve siyasetini dizayn etmiştir ve halen yağma ve talan ve işgallerini sürdürmektedir!

Biri kalkıp, ucundan olsun birazcık bu karanlık elleri afişe ettiğinde, gladyo, bir takım kullanışlı adamlarını devreye sokar ve sizi susturup ortadan kaldırmaya çalışır!

İstanbul Havalimanı’nda bir garip sıçan

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

16 Yorum

  1. 8 ay önce

    Nihat Genç tanıdığım yiğit insanlardan birisin…Ama partin Yok…Partisiz örgütlü olmadan Öz yurdumuzda mücadele zor hatta imkansız…Sizi Vatan Partisine bekliyoruz…Sevgi ve saygılarımla.

    • 8 ay önce

      kardes, Nihat Genc’in durdugu yer dogru olan yer. Asil sen buraya gelmelisin, eger vatansever bir Cumhuriyetci isen.

    • 8 ay önce

      Parti var. Zafer Partisi

    • 8 ay önce

      Vatan Partisi’ne neyi bekliyorsun?Terkedeli epey süre geçti Vatan Partisi’ni.Silivri duvarını yıkan siyasi örgütten şanzıman,hidrolik,eksantirik mili,hararet müşiri,debriyaj,fren pedalı,rot balans,şasisi tümden dağılmış bizatihi başındakinin dağıttığı partiye kimi nasıl ne hakla davet edebildiniz şaşırdım!Nihat Genç engelli zihinli mi ki bir partiye üye olmayı düşünemesin?Zaar siyasetin üzerinde siyaset estirebilen biri olmasın?Düşünüre don biçip atlet ısmarlamak ayıptır.Düşünürüne kıymet verip koruyan kollayan toplum hayatını yaşar,sığır gibi dinleyip kahveye okeye seğirten toplum ise ömrünü tüketir.Demek ki düşünüre don biçmeyeceğiz.Hele Türk Çocuğu’ysa!Orada duracak ve kendisi dahil ne varsa kesecek dikecek olmadı diyecek yeniden kesip biçecek sarsacak.Vatan Partisi’nde ki cemil cümleyi akıl ve bilim ve barış ve Milli Devlet peşine düşenlerin yanına davet ederim naçizane.Sevgi ve saygılarımla!!!

    • 8 ay önce

      Ömer abi partinin ismini burada erkenden beyan etmen spoiler gibi olmuş. YOK ( Yurtsever Onurlu Kurtlar ) partisi.

  2. 8 ay önce

    Hak yiyen halkını soyan
    Yalana tapan çalan ve çırpan
    Sonunuz yakın geliyor vatan
    Vatan ile çıkacağız karanlıktan
    2015 seçim şarkısı son kullanma tarihi geçti galiba yenisi beraber yürüdük biz bu yollarda yakışır

    • 8 ay önce

      Havaalanı eleştirileriniz ile ilgili. Havaalaninin büyüklüğü sorun değil. Çok kötü planlanması ve soygun düzeni ile isletilmesi büyük sıkıntı. Eşim dizlerindeki problem nedeni ile zorlukla yürüyor. Ortada club car olmadığı için ve isteyeceğimiz kimse de görülmediği için sizin söylediğiniz mesafelerin fazlasını yürümek zorunda kaldik. Transfer yolcuları için bir kabus. En az İstanbul Havalimani büyüklüğünde Suvarnapumi ve Hamad Havalimanlar’indan gelerek İstanbul Havalimani’nda pert olduk. Bir mimar olarak yapılandan utandim. Ellerindeki bu kadar imkan ile çok daha iyi planlananilirdi.
      Pistler ile ilgili birbilgim olmadığı için birşey söyleyemeyeceğim ama bir ucagin bu kadar taksi yaptığını ilk kez görüyorum. Her halde bizi eve goturuyor diye düşündüm.
      Bunları yazdığınız için teşekkürler.

  3. 8 ay önce

    Hatt-ı müdafaa yok, sath-ı müdafaa var! O satıh tüm vatandır ( sanal alem dahil)

  4. 8 ay önce

    Erlik, sosyal medyanin akinci beyidir! Bire karsi alayi gelsin, dogrulari yazan herzaman kazanir…

  5. 8 ay önce

    7-Tabi siz yazmamışsınız.Halka hissettiğiniz nezaketiniz ve asaletiniz engel.Okuyucu-anlayıcı yurttaş olarak ben isyan edeyim izninizle.Türk Halkı (ben dahil),önüne düşeni her daim yalnız bırakmışdır.Küçük çıkarı ve büzük korkusu milli spordur (ben dahil).Mesaj yağar (ben dahil) ama akşam herkes rahat yatağına ilişir hayatına kastedilen öncü-akıncı-fedai-Türk sevdalısı geçimi-ölüm endişesi-çoluğu çocuğu-ideali ile başbaşa bırakılır.Sabah erken kalkan tirit meşaşa devam eder ama eline kalem alıp “Kimsiniz lan siz?Alçak köpekler!Canınız Cehenneme cümlenizin!Gel vatandaş burada bir de bana sık bakıyım göreyim büzüğünü!İşini yap devlet görevlisi sana mı kaldı laklak yapmak al ifadeyi gönder haddini bil” demez diyemez (ben dahil).Konforu bozulmadan bekler ki dur bakalım ne olcak kurtarır bizi biri bir gün.Alçak köpek bunu bildiği için arapçı dinsizi-bölücü köpeği-işbirlikçi tetikçi soysuzu durmadan Türk Çocuğu öldürür katleder işgal eder inancımı tahrik etti diye kıyar derisini soyar tecavüz eder.Böyledir bizim hikayemiz.Acaba ne zaman “Bir Daha Asla” diyerek Türk Yurdu’nu kurup,ama nostaljiye gerek yok diyen aptal sürüsünden kurtulup kamucu ekonomisini yeniden kuran,Batı ile Doğu arasında köprü b.k püsür yok Türk var,kuralları da bu uyarsan geçersin uymazsan geçiririm diyen kurum kural kanununu varlık sebebine gömebilmiş bir Türk Devleti yapacağız?Demek ki Ya İstiklal Ya Ölüm!

  6. 8 ay önce

    MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
    gençliğe hitabesi gerçekleşmiştir.
    Türk Milleti vatanına devletine hazinesine adaletine sahip çıkmalıdır.

  7. 8 ay önce

    Yerli firmalar in bazıları ihracat desteklerinden yararlanmak için örnegin kdv iadesi ,eximbank kredi fonundan yararlanmak için ihracatı şişiriyor, ithalatçi firmalar ise yurddisinda özellik çin gibi kapalı ülkelerden ithalat yaparken vergiden kaçınmak için karşı yabancı firma ile anlaşarak ürününün fiyatı düşük gösteriyor böylelikle vergiden kaçınmiş oluyor böylelikle açıklanan ihracat rakamlar 10 ise aslında 8, ithalat 10 ise gerçekte 12 yani %20 şişirme var buda dolar transferini hızlandırıyor,Ayrıca Gümrük Birliği anlaşması ile anlamsız bir ithalat Pazarı olduk AB nin

  8. 8 ay önce

    👍👏👏👏👏👏

  9. 8 ay önce

    Nihat Abi, bavul ticaretidir, gümrükten geçmezse dahil olmaz.

  10. 8 ay önce

    Ne yapacağını nereden saldıracağınızı şaşırmışsınız adam yapıyor siz kuduruyorsunuz siz kimin ……siniz

  11. 8 ay önce

    Herseyi anladık da O kadar valizlerin içinde ne götürüyorlar belli degil demişsiniz. Kapilarda içeri girerken guvenlik kontrolunden geçtiğinizi ve ne kadar teferruatli şekilde aramalara tabi tutulduğunuzu yazmayi unuttunuz sanırım. O bavullar hepsi tek tek kontrolden geçerek alınıyor ve check in işlemlerinden sonra tekrar yolcu müdahalesiz alanda bir kez daha kontrol ediliyor. Bu şekilde güvenli bi yerde bu yokmus gibi yazmamalisiniz. Bilen varsa yoruma yazsin demişsiniz. Bu kontrolleri en iyi bilenlerdenim…

Giriş Yap

VeryansınTV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!