İşte sarıklı amiralin akıbeti

Erdem Atay yazdı...

İşte sarıklı amiralin akıbeti

21 Haziran 2021 tarihinde ajanslara Zonguldak’ın Karadeniz Ereğli ilçesinden bir haber düştü. Haberde oğlunun kaldığı yurdun inşaatında gönüllü olarak çalışan Yasef Çalışkan adında bir kişi kayan toprak altında kaldı ve kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

Yurdun ismi Uzun Mehmet Öğrenci Yurdu’ydu. Ve birileri orada gönüllü olarak yardıma geliyordu.

Neden bir inşaata gönüllü olarak yardıma gidilir ki?

Orası bir cemaat yurduysa neden gidilmesin!

Evet, inşaatı yapılan yurt Süleymancıların.

Peki birçok haber sitesinde yer alan ama kimsenin konuşmadığı konu neydi sizce?

O inşaatta yaşamını yitiren Yasef Çalışkan’ın bir asker oluşu…

Kendisi astsubaydı ve Karadeniz Ereğli Bölge Komutanlığında görev yapıyordu.

***

Zonguldak Valisi Mustafa Tutulmaz konuyla ilgili, “Yaşanan olayı anlamak mümkün değil” demiş ve hem savcılığın hem de komutanlığın soruşturma başlattığını söylemişti.

Soruşturma ne durumda bilmiyorum ama burada bir konuya işaret etmek zorundayım…

Cumhuriyeti korumak ve kollamak için ant içmiş bir Türk Silahlı Kuvvetleri mensubunun bir tarikat yurdunun inşaatına yardıma gitmesi…

Alıştık artık ve o nedenle bu konuları hiç tartışmıyor muyuz acaba?

***

Sanırım alıştık.

Geçen gün sarıklı ve cübbeli amiralin Veryansın Tv haberine erişim yasağı başvurusu yaptığını, bunun hakimlikçe kabul edildiğini, bir üst mahkemeye itirazımızın da hakimlikçe reddedildiğini yazmıştım.

Gündem yaratan haberin kaldırılması ‘gazete’ yöneticileri tarafından dikkate alınmamış olacak ki, hiçbir haber sitesi bu bilgiyi paylaşmadı.

Sarıklı Amiral’ ile ilgili ‘aaa’ dense haber yapanlar bile yanaşmadı habere…

İlginç…

Ama tabii bunu Veryansın Tv’ye olan doğal ambargoya da bağlıyorum. Bağımsızlığın bir bedeli var.

Neyse…

Gelelim konumuza…

Sarıklı ve cübbeli amiral ile ilgili çok fazla soru soruldu, her vatandaş da siyasetçi de “Ne oldu o amiral” diye sağı solu yokluyor.

Geçenlerde Milliyet’ten Zafer Şahin ‘Sarıklı Amiral’e ne oldu?’ başlığıyla bir yazı yazdı.

Zafer Şahin’e göre birileri kasıtlı olarak Sarıklı Amiral meselesi üzerinde tepiniyor, bir bardak suda fırtına kopartarak bir amaca hizmet ediyor. Amaç da içeride ve dışarıda etkinliğini artıran TSK’nın enerjisini tüketmek!

Öncelikle Zafer Şahin’in bizim böyle bir amacımızın olmadığını, Mehmetçik’e nifak tohumları ekmeyeceğimizi bildiğini farz ediyoruz. Sanırım bunu başkaları için söylüyor. Çünkü bu yorumu bize yapamaz.

Bunu söyledikten sonra gelelim olayın gerçeğine.

Şahin, Sarıklı Amiral ile ilgil idari tahkikat başlatıldığını, soruşturmanın devam ettiğini, amiralin de kızağa çekildiğini söylüyor.

Evet, haberi yayınladığımız tarihten Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın bu konuda yaptığı konuşmanın tarihine kadar kimseden çıt çıkmıyor. Ama Erdoğan konuşur konuşmaz Sarıklı ve Cübbeli Amiral olarak bilinen Mehmet Sarı görevden alınıyor. Kurmay başkanlığının emrine veriliyor.

Yani sorumluluğu olmayan bir makama gönderiliyor.

Konuyla ilgili soruşturma açılıyor ve soruşturmanın Milli Savunma Bakanlığında yapılması isteniyor.

Sarı’nın Yüksek Disiplin Kurulu’na giderek savunma yapması ve hakkında nihai kararın verilmesi bekleniyor.

Süreç şöyle işliyor:

Önce görevden alınıyor…

Sonra soruşturma başlıyor…

Hakkında dosya hazırlanıyor…

Bakanlığın ilgili birimlerine iletiliyor…

MSB, Yüksek Disiplin Kurulu için tarih belirliyor…

Dosyanın Kurul’a gelmesi bekleniyor…

Bir türlü o dosya Yüksek Disiplin Kurulu’na gönderilmiyor…

Zafer Şahin’in, ‘vazgeçin Sarıklı Amiral’le uğraşmaktan’ anlamına gelen yazısının yayımlandığı gün ya da hemen sonrasında ne oluyor biliyor musunuz?

Bakanlık Yüksek Disiplin Kurulu’nu iptal ediyor.

Evet, yanlış okumadınız!

Dolayısıyla Sarıklı Amiral dosyası da Kurul’a iletilmemiş oluyor.

Yani Mehmet Sarı sadece yargıda kazanmış olmuyor…

Disipline de gitmeyerek TSK’daki görevine devam etmiş oluyor.

Peki bu kişi hakkında hiçbir işlem yapılmayacak mı soruma ise herkes şu yanıtı veriyor:

YAŞ’ta emekli ederler!

***

Yüksek Askeri Şura yetkililerine buradan sesleniyorum:

Allah aşkına, yapmayın, ne gerek var(!)

Gerekirse YAŞ’ı iptal edin(!)