İsveç’i terör örgütleri mi yönetiyor?

Dr. Barış Adıbelli yazdı...

featured

NATO’nun himayesinde üçlü muhtıranın imzalanmasından bugüne Türkiye-İsveç ilişkilerinde özellikle terörle mücadele kapsamında anlaşmaya varılan hususlar konusunda bir arpa boyu yol kat edilemedi.

İsveç’teki yeni hükümetten büyük beklentileri olan Türkiye maalesef bu beklentiler konusunda da hayal kırıklığına uğradı. Gelinen noktada terör örgütü PKK gösterilerinin şiddetini daha da artırdı ve maalesef İsveç hükümeti bu noktada etkili olamadı. Üstüne üstlük hafta sonu aşırı sağcı bir lider Kuran yakma eyleminde bulundu ve İsveç hükümeti de bir inancın kutsalına yönelik bu saldırgan eylemi insan hakları ve fikir özgürlüğü çerçevesinde değerlendirdi.

İsveç’in NATO’ya üyeliği meselesi adeta Türkiye’yle mücadele meselesine dönüşmüş durumda. Görünen fotoğrafa bakıldığında İsveç işi gücü bırakmış şu anda Türkiye’yi aleyhine kışkırtmak için elinden geleni yapıyor. Aslında, temel mesele İsveç’in NATO’ya üyelik konusunda aslında çok istekli olmaması yani gönülsüz olması, bir şekilde konjonktürel gelişmelerin ve özellikle kapalı kapılar arkasında ABD’nin telkini, yönlendirmesi; hatta baskısı sonucu bu üyeliğe yeşil ışık yakmasıdır.

Eğer İsveç canı gönülden NATO’ya üye olmak isteseydi göstermelik olsa da Türkiye’yle sorunları çözer veya o yönde atımlar atardı; ancak gelinen noktada bırakın sorunları göstermelik olarak çözmeyi aksine iki ülke arasındaki anlaşmazlıkları daha da derinleştirmeye hatta anlaşmazlıklar bağlamında yeni başlıklar açmaya dahi çalışılmaktadır. Bu haliyle sanki İsveç NATO’ya üyelik sürecini zamana yaymaya çalışıyor gibi bir izlenim de doğdu.

İlginçtir, ABD, Türkiye ile İsveç arasındaki bu meseleye taraf olmak istemiyor, arabuluculuk yapmak da istemiyor. Tamamen dışarıdan seyretmeyi tercih ediyor. Çünkü ABD daha başından İsveç’in NATO’ya gönülsüzce ve kerhen başvurduğunun farkında. İsveç’te siyasetçilerin büyük bir bölümü NATO üyeliğine sempati duymuyorlar. Buna rağmen geçtiğimiz hafta Davos’ta Fareed Zakaria’nın moderatörlüğünde yapılan bir oturumda konuşan NATO Genel Sekreteri, yöneltilen bir soruya cevabında İsveç’in 2023 yılı içerisinde NATO’ya üye olacağını ancak kesin tarihi vermeyeceğini söyledi. Benzer açıklamalar daha önce ABD tarafından da gelmişti ancak bu son Kur’an yakma girişimi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Türkiye’ye yönelik protesto eylemleri ve bunlara İsveç makamlarının adeta duyarsız kalması süreci yakından etkileyecektir.

Kuşkusuz geçtiğimiz aylarda Paris’te yaşanan silahlı saldırının ardından PKK terör örgütünün Paris’i yakıp yıkmalarının İsveç üzerinde etkisi büyük olmuştur. Benzer bir girişimin İsveç gibi suya sabuna dokunmayan ve kendisini hep tarafsız gören bir ülkede yaşanması felaket anlamına gelecektir. Bu nedenle Paris’teki olayların ardından terör örgütüne göz açtırmayacağını söyleyen yeni İsveç hükümetinin de tutumu değişti.

Sonuç olarak İsveç’in NATO üyeliğiyle ilgili süreç ve bu süreç bağlamında Türkiye’nin terör örgütlerine yönelik talepleri Avrupa’da yükselen aşırı sağın beraberinde getirdiği yabancı ve İslam düşmanlığı, bütün bunlar birlikte hareket etmeye başlamışlardır. Kuşkusuz, buna fikirsel altyapıyı da en son The Economist dergisinin Cumhurbaşkanına ve Türkiye’ye yönelik gerçekleri yansıtmayan tamamen kara propaganda unsuru olan analizi de tuz biber olmuştur.

Son tahlilde İsveç’in NATO’ya üye olması noktası NATO düzeyinde prensipte anlaşılmış bir konudur. Türkiye, her fırsatta NATO’nun açık kapı politikasını desteklediğini ifade ederek ilkesel olarak Finlandiya ve İsveç’e üyelik yolunu açan sürecin başlatılmasına onay vermiştir. Türkiye, İsveç’in NATO üyeliğini bir süre daha geciktirebilir ancak veto edemez çünkü Türkiye’nin yükümlülükleri var taahhütleri var ve bunların arkasında durmak zorundadır. Uluslararası hukukta bu duruş ahde vefa ilkesiyle tanımlanıyor; ancak aynı ahde vefa ilkesini üçlü muhtırada verdiği sözlerden dolayı İsveç’ten de beklemekteyiz.

İsveç’i terör örgütleri mi yönetiyor?

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

1 Yorum

  1. 1 hafta önce

    Siz bilirsiniz hocam İsveç’in natoya girmesine gerek var mı? Zaten natonun karakutusu. Özellikle devşirdikleri doğu kökenli ayrılıkçıları öz evladından üstte tutması çok demokrat ve iyilikseverliklerinden mi? Yoksa atlantik planlarından biri mi?

Giriş Yap

VeryansınTV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!