Kabil Havaalanı kaçış görüntüleri

Nihat Genç yazdı...

Kabil Havaalanı kaçış görüntüleri

Amerika çekilme kararı alınca Amerika'ya destek çıkmış Amerika'yla çalışmış Amerika'nın beslediği onbinlerce Afganlı Kabil Havaalanında kalkmakta olan uçağın önünden arkasından altından böcek sürüsü gibi koşuyorlar!

Beni de al, bizi de al, bizi bırakma, diye.

Bir an düşündüm.

Amerika Türkiye'den de çekilme kararı alsa.

Esenboğa Havalimanı'nın kalkmakta olan Amerikan uçağının altından-önünden-arkasından kimler uçakla yarışır gibi izdiham içinde koşacaktı.

Hasan Cemal, Binali Yıldırım, Cübbeli, Buğra Kavuncu, Murat Belge, Nurcu takımı, Süleymancılar, Menzilciler, Meral Akşener, Bahadır Erdem, Oğuz Kaan Salıcı, Kaftancıoğlu, Kılıçdaroğlu, Ruşen Çakır, Davutoğlu, Levent Gültekin, Ali Babacan, Tanıl Bora, T 24 ve Gazete Duvar Ekibi, Akitçiler... vs. vs.

Düşündüm de 'liste bayağı uzun'...

Ama çok şenlikli olurdu!

Ne yapacaksın düşmez kalkmaz bir Allah!

Amerika işte bu ilkel vahşi Taliban ve türevlerine Orta-Doğu'yu parçalattı.

Henüz 1950'li yıllar petrolü millileştiren Musaddık'ı çok sonra Cemal Nasır'ı çok sonra Arafat'ı ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni aynı ilkel islamcılarla bitmek bilmeyen iç savaş ve kaosa sürüklediler!

İstisnasız bizim kuşak Afgan iç savaşı konusunda birinci sınıf uzmanızdır!

Bernard Lewis adında ünlü yahudi tarihçi, Fundemalist İslam'ı keşfetti.

İki şey keşfetti ve Amerika ve İngiltere istihbaratının ana hedefine koydu.

Birincisi tarihteki haşhaşilerin gizlilikle Orta-Doğu İslam devletlerine bela oluşunu, ki, Fetö bu yüzden icad olundu.

İkincisi, Türkiye'de cumhuriyet, Orta-Doğu'da Baas ve İran'da petrolü ele geçirmek için yüzyıldır kendi halinde bir kenarda yaşayan geleneksel İslami okulların (Kur'an kursları, sibyan mektepleri, medreseler) cemaatleşmesi ve sonra siyasallaşması ve sonra ajanlaştırılması ve sonra silahlandırılması...

İşlem, tamam, İran yok, Suriye Irak yok, Cemal Nasır yok, Türkiye'de 'cumhuriyet' yok ve Cezayir'de iç savaşta yüzbinlerce ölü ve Afganistan'da kırk yıldır bitmeyen iç savaş!

Hepsinin ilk düşmanı 'laiklik', hepsi 'şeriat' düzeni istiyor, hatta, 60'lı yıllarda teknolojiye yani buzdolabına TV'ye dahi karşıydılar, yani, bu fundemalist İslam'ın kökenine 'selefileri', yani, İslam'ı yaşandığı o ilk günler gibi aynen-tıpkısı yaşayan bu iptidai ilkel hareketi koydular.

Kazananlar, sadece, başta İsrail, sonra krallıklarını petrol denizleri içinde milyar dolarlarıyla koruyan Suudlar ve Körfez ülkeleri ve ABD. Sonra bu kazananlarla eş  zamanlı ülkemizdeki Fetö ve Menzil ve Süleymancı ve nurcu tarikat ve cemaatler, tarihlerinin en kalabalık ve en zengin günlerini yaşıyorlar.

Ve ülkemizde Anayasa dışlanıp meclis iptal edilip siyasi islamcılar iktidar olunca, ilk işleri, Taliban mektepleri oldu.

Taliban'ın (talebeler) bütün gücü Peşavar sınırında ve aynı sınırın Pakistan içinde 70'li yıllarda sayıları üçyüz-beş yüz olan medreseleri onbine, hatta, ellibine çıkarttılar. Ve bu ilkel dini okullar Suudlar tarafından fonlandı, fonlanıyor.

Taliban'a asker yetiştiren bu medreselerin ilk işi, Afganistan'ın 'ulus bütünlüğünü' parçalamak oldu.

Etnik ve mezhep savaşı iç savaşın ana konusu oldu.

Mesela bugüne kadar Taliban'a karşı en yiğit mücadeleyi vermiş Şah Mesut'a suikast yapılıp öldürüldü. Taliban hareketi gizli bir Peştun yani etnik milliyetçidirler!

80'li yıllardan beri ülkemizde de fundemalist İslam'ın önünün açılmasında önce Özal'ın sonra liberallerin ve beyin yıkamak için kurulmuş emirlerine amade ekranların rolü çok çok büyüktür!

Orduya 80 bin asker sokacak kadar işte Fetö.

Ve Fetö'den boşalan yerlere ve şimdi Menzil ve İsmailağa ve İyi Parti içinde örgütlenmiş Süleymancılar, en başlıları.

Menzil'in ve İsmailağa'nın ilkel islami mektepleri (sibyan mektebi, medreseler) an itibariyle siyasi islamcı iktidar ve Diyanet'i tarafından anayasaya aykırı şekilde izinli.

Okutulan sadece Kur'an ve hadis, yani hafızlık, coğrafya, tarih, bilim, kimya, edebiyat, hiç yok!

Tüm Osmanlı tarihçileri aralarında anlaşmış gibi, Osmanlı'nın çöküş sebebini, en şanlı 15, 16. yüzyıllarında bile eğitimde yenilik yapmadığı eski kitapları okuttuğunu ve medresenin de hızla para kazanmak için ilim için telif eser için yeni çalışmalar için zaman ayırmayı servetlerine 'zarar' gördüğü fikrini ileri sürerler.

An itibariyle sibyan mektebi ya da tarikat mekteplerinde resmi beşyüzbin deniyorsa da bir milyonun üzerinde cemaat talebeleri vardır ve hepsi tıpkı Taliban gibi Cumhuriyet ve Atatürk düşmanı yetiştiriyorlar!

Ve şu an Taliban'ın ülkesinde Taliban ordusu yanında uykuya geçmiş elli bin üyesi olduğu söylenen El Kaide hücreleri vardır.

Taliban'ın zaferi ve şahlanmasıyla El Kaide ve ya da yeni türevlerinin mesela yeniden Afrika'ya uzanacağı çok açıktır.

Türkiye'deki kolları, her yerdedir, ünlü bir popüler sosyal teoreme göre, dünyanın hangi ucunda olursanuz olun Bıden ya da şarkıcı Rihanna gibi ünlülere altı bağlantıyla ulaşmak mümkün. Mesela ben dahi altı bağlantıyla Yeni Zelanda Başkanı'na uzanabilirim. 

Taliban ve El Kaide'nin Türkiye'ye uzanması öyle çok çetrefil altı bağlantı değildir, ülkemizdeki dernek ve vakıf ve cemaat ve tarikat ve Suriye'den dönmüş askerlerine ulaşmaları 'tek bir telefona' bakar. 

Tek bir bağlantıyla bu ülkede istedikleri hücreleri uyandırır ya da yeniden kurar ya da canlandırır ya da istedikleri tehdit ve şantaj ya da istedikleri suikastları anında yapabilir ya da bu ülkede olabilecek kaos iç savaş ortamında anında mevzilenip silahlanabilecek güçtedirler!

Yani ülkemizde Cumhuriyetçi yani anayasaya ve yasalara bağlı okullarımız hiç yok, ama, Taliban medreseleri gibisinden yüzbinlercesi an itibariyle faal...

Başka sorum yok.

Allah da bize böyle bir bela verdi.

Anlatsan anlatılmıyor söylesen söylenmiyor yazıp çizsen nafile.

Belanın büyüklüğü Osmanlı'nın çöküş döneminde yaşadıklarının yüz katı!

Bu medreseler toplumun ortak değerlerini ayakta tutacak eğitim vermiyor!

Bu medreselerin ortak idealleri sadece kendi tarikatları kendi şeyhleri kendi liderleri!

Afganistan bu yüzden 'ulus' olamıyor, her cemaat etnik yapı, kendine çalışıyor, kendini koruyor, kendine silahlanıyor, kendi servetlerini katlıyor, kendi adamlarını besliyor!

Hep kendine yontan bu adamlar dinde de anlaşamadı mezhepde de anlaşamadı.

Galiba Amerika bir kaç yıl el kol kafa kesmeyin diye Taliban'la anlaşmış.

Sonra bu uyuşturucu deposu memleket.

Sonra aradan bir zaman geçsin bu terörist deposu memleketin ihraç mallarına iç savaşına çağdışı insanlıkdışı vahşetlerine gazetelerimiz videolarımız şahit olmaya başlar.

Haa, çok da üzülmeyin, Taliban okullarında veterinerlik doktorluk mühendislik mimarlık olmadığı için içimizdeki işsiz kardeşler Taliban rejimine saygı gösterdikten sonra akıl almaz maaşlarla Afganistan'da bol miktarda iş bulabilir!

Kardeşlerim, İslamcı siyasetin kendisi, İslamcı siyasetin pazarlayıcısı Amerika, İngiltere, İslamcı siyaseti coşturan koruyan iş adamları, İslamcı siyasetle fırsat bu fırsat işbirliğine girip kendilerini maaşlayan ve ekranlayan liberaller ve İslamcı siyasetle temas eden herkes, asırların bu en vahşi felaketinin şeytanları ve çağımızın en büyük felaketidir. 

Temas edenlerin hepsi suçludur!

İçlerinde olup da ses çıkartmayanlar da.

Ne olup bittiğinin farkında olup konuşmayanlar da.

Yahu öyle de nihayetinde müslümandırlar diyen gelenekçiler de..

Bunlara dünya hayatlarında bir kez selam veren selam alan, herkes, Suriye'de Irak'ta Türkiye'de Cezayir'de ve Afganistan'da son otuz yılda öldürülen on milyonun üstünde ölünün ve ülkeleri terk eden otuz milyona yakın göçmenin ve asırların ilerici mucizevi devrimci hareketlerle kurulmuş kurumların yıkılmasından sorumludur!

Zaten 'islamcı hareketlerin' beslenme sebebi 'ortak' ülküleri ortak amaçları ortak yasaları ortak kültürü ortak anayasaları... yıkmak'tır, yani 'ulus'u parçalamak ortadan kaldırmak ve Amerika ve İngiltere'nin işini kolaylaştırmak!

Kardeşlerim, vahşet, vahşeti çağırır, diyelim bir insan öldürmek aklınızda hiç yokken, böyle bir yapınız karakteriniz kültürünüz hiç yokken, bir İşidçinin kelle kesme görüntüsünü gördükten sonra aklınızdan şu geçer: Bu işidçileri öldüreceksin.

Vahşet, vahşetle mukabeleyi tetikler.

İç savaşların sebebi budur!

Cumhuriyet, anayasa, yasa, insan, kültür, gelenek tanımayan insanlar gördükçe, sizin de önce içiniz kararır sonra gözünüz kararır.

Zihninizdeki 'yargı' ölçüleri hızla sertleşir ve tavizsizleşerek değişir!

Karınca ezmez bir insan bir anda komşusunun boğazını gaddarca kesecek hale gelir! Oysa o komşusuyla kız alıp vermiştir ya da aileyi akrabalığı söz konusudur!

Örnek: Yugoslavya, örnek: Cezayir, örnek: Afganistan, örnek: Suriye, örnek: ?

Bir lafım da...

Kafayı kırmış ulusal kanal yorumcuları, Çin ve Rusya ve Türkiye'nin desteğinden dolayı  Taliban'a bir 'milli direniş' hareketi demeye başladı.

Taliban hareketi 'milli direniş' hareketi asla değildir, birincisi, etnik parçalardan sadece birini temsil eder, mezheplerden sadece birini temsil eder ve ülkenin diğer tüm etnik ve mezhepleri tarafından 'kabul görmez'.

Ve Taliban, liderlerinin topladığı şura'yla yönetilir.

Seçimle değil.

Meclisle değil!

Seçim ve meclisi rededen ve halk iradesinin olmadığı hiç bir rejim ülkedeki çeşitliliği birarada tutamaz, bugüne kadar tuttuğu da görülmedi. 

Gerçi Doğu Perinçek'in sonunda Taliban'ı dahi desteklemesi klinik bir semptomun sonucu, şaşırtıcı hiç değil!