Kazakistan’ın Ankara Büyükelçisi: Birileri kızıyor ama dini radikalizm diye bir gerçek var

featured
service

Kazakistan’ın Ankara Büyükelçisi Abzal Saparbekuly, şiddet olaylarına karışanların yabancı uyruklu olduğuna dikkat çekti. Saparbekuly, aralık ayının sonunda bazı yabancıların uçakla Kazakistan’a geldiğini, 6 Ocak’ta 300 kişilik silahlı bir grubun ise sınırı geçmeye çalıştığını anlattı. Kazak elçi, ‘Dini radikalizm deyince birileri kızıyor ama ortada bir gerçek var’ dedi.

ERAY ÇELEBİ/VERYANSIN TV

Sahipkıran Stratejik Araştırmalar Merkezi(SASAM), Kazakistan’ın Ankara Büyükelçiliği, Küresel Gazeteciler Konseyi(KGK) ve Türkiye Kazakistan Dostluk Derneği ‘Kazakistan’da neler oluyor?’ konulu bir panel düzenledi.

KGK Genel Merkezi’nde düzenlenen panel, Türkiye Kazakistan Dostluk Derneği Başkanı Cesurhan Taş’ın konuşmacıları kürsüye davet etmesiyle başladı.

Açılış konuşmasını SASAM Başkanı Mesut Emre Karaköse’nin, moderatörlüğünü KGK Genel Başkanı Mehmet Ali Dim’in yaptığı panelde, Kazakistan’ın Ankara Büyükelçisi Abzal Saparbekuly ve Türkiye Kazakistan Dostluk Derneği Onursal Başkanı Feyzullah Budak Kazakistan’daki şiddet olaylarını değerlendirdi.

‘ARALIK SONLARINDA BAZI YABANCILAR UÇAKLA GELDİ’

Veryansın Tv’nin “Dışişleri Bakanı Muhtar Tleuberdi, ülkedeki şiddet olaylarına katılanların İslamcı radikal gruplar olduğunu, silahlı saldırganların Kazakça ve Rusça bilmediklerini ve ‘diğer Asya dillerinde’ konuştuğunu ifade etti. İslamcı gruplar nereden geliyor?” sorusuna yanıt veren Kazak elçi, aralık ve ocak aylarındaki sınır hareketliliğine ilişkin çarpıcı bilgiler verdi:

“Dışişleri Bakanı’nın açıklamasını gördüm. Benim elimde herhangi bir istihbarat bilgisi yok ama saldırıların arkasındaki gücün yabancılar olduğu bir gerçek. Oradaki görgü tanıkları Kazakça ya da Rusça konuşmadıklarını, anlamadıkları bir dilden konuştuklarını söylüyor.

Kırgızca ya da Özbekçe konuşulsa anlaşılabilirdi. Onun için tam olarak hangi ülkeden geldiklerini bilmiyoruz. Ancak yavaş yavaş detaylar geliyor. Aralık ayının sonlarında bazı yabancıların uçakla geldiği, söz konusu kişilerin 6 ve 7 Aralık tarihlerinde Kazakistan’dan karayolu ile çıkmaya çalıştığı belirtiliyor.  

‘6 OCAK’TA 300 KİŞİLİK GRUP SINIRI GEÇMEYE ÇALIŞTI’

6 Ocak’ta 300 kişilik silahlı bir grubun sınırı geçmeye çalıştığı da söylendi. Almatı’nın dışında toplu mezarlıkların bulunduğu, büyük ihtimal bunların teröristlerin mezarları olduğu, morglardan da daha önce cesetlerin çalınması gibi olayların yaşandığı yönünde bugün yeni açıklamalar da geldi. Bunların hepsi terörizmin yöntemleri… İz bırakmamak istiyorlar.”

Kazakistan’ın Ankara Büyükelçisi Abzal Saparbekuly, ülkesindeki radikal İslamcı gruplara dikkat çekti. Şiddet olayların ders çıkarmaları gerektiğini belirten Büyükelçi, “Birileri kızıyor ama dini radikalizm diye ortada bir gerçek var” dedi:

‘DIŞ İSTİHBARATTA NEDEN BU KADAR ZAFİYET VAR?’

“Olaylardan ders çıkarmamız gerekiyor. En büyük sorun, neden dış istihbaratta bu kadar zafiyet var?

‘İSLAMCI RADİKAL GRUPLAR NEDEN GÖZARDI EDİLDİ?’

Dini radikalizm neden bu kadar Milli İstihbarat Teşkilatı tarafından göz ardı edildi?

Daha önce bireysel bazda radikal İslamcı grupların saldırıları vardı. 1,5 sene önce 2 terörist Almatı’yı ayağa kaldırdı. Karakollar basılmıştı.

3, 4 yıl önce 15 kişilik grup silah mağazasını bastı. Sonrasında oradaki silahlarla beraber askeri birliği basmaya çalıştılar.

‘BAZILARI KIZIYOR AMA DİNİ RADİKALİZM VAR’

Dini radikalizm deyince birileri kızıyor ama ortada bir gerçek var. Suriye’de savaşan bin Kazakistanlı savaşçı nereden gitti? Tabii ki Kazakistan. Komşu ülkelerden, Rusya’dan daha çok gidenler var. Bu Kazakistan için bir gerçeklik. Kazakistan’ı ziyaret edenler bilir. Kazakistan başkenti Nursultan’da Vahabilerin, Selefilerin camisi vardı. Bunu herkes biliyordu. Bazen Vahabilerin camileri bastığı, kendi sözlerini dinlemeyen imamları kovduğu oluyordu. Terörün nasıl çıktığını anlamak açısında bu bilgiler önemli. “

‘KGAÖ’NÜN GELMESİ DÖNÜM NOKTASIYDI’

Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü’ne yönelik eleştirilere değinen Büyükelçi, bu talebin Kazakistan’ın meşru hakkı olduğunu, barış güçlerinin gelmesinin dönüm noktası olduğunu söyledi.

Bu Kazakistan’ın meşru hakkı. Anlaşma boşuna imzalanmadı. KGAÖ’yü davet etti Cumhurbaşkanı. Bu bir dönüm noktasıydı. Böylece Almatı’yı kontrol altına almaya başladık. Bu güçler terör operasyonlarında yer almadı. Barış güçleri yalnızca stratejik noktaları korudu.

‘NE RUSYA, ÇİN, TÜRKİYE NE DE BATI’NIN MÜDAHALESİ VAR’

Saparbekuly; Rusya, Çin, Türkiye ve Batı’nın müdahalesinin olmadığı yönündeki kanaatini paylaştı:

Benim şahsi kanaatim burada ne Rusya’nın ne Çin’in ne Türkiye’nin ne de Batı’nın bir müdahalesi var. Bazı kişiler Rusya’nın müdahalesinin olduğunu söylüyor. Rusya’da da Türkiye’nin müdahalesi olduğu yazılıp çiziliyor. Sedat Peker’le bağlantısı kuruluyor…

‘COĞRAFYA BİZİM KADERİMİZ’

Analizi doğru yapmamız gerekiyor. Kazakistan hem Çin hem de Rusya açısından yatırım ve sanayi konusunda dengelerin oluşturan bir bölge. Bir ülke neden kendi şirketine zarar verebilecek bir şey oluşturmak ister ki?

Coğrafya bizim kaderimiz, komşularımız kaderimiz. Bizim her zaman komşularımızla iyi ilişkiler kurmamız gerekiyor.  Ticaretimizin yüzde 50’si komşularımızla yapılıyor. Çin, Rusya ve Orta Asya…

TÜRK DEVLETİ TEŞKİLATI’NDA ASKERİ İŞ BİRLİĞİ MÜMKÜN MÜ?

Türk Devletleri Teşkilatı’na(TDT) yönelik de önemli mesajlar veren Kazakistan’ın Ankara Büyükelçisi, “Teşkilatta ve Türkiye ile ilişkilerde askeri iş birliği mümkün mü?” sorusuna şu yanıtı verdi:

Türkiye ile ikili bir anlaşmamız yok. Bu sonra yapılabilir mi? İki devletin bu kararı vermesi gerekiyor. Askeri iş birliğinin Türk Devletleri Teşkilatı bünyesinde yapılması konusunda da böyle bir ihtiyaç olursa karar alınır. Ama bildiğim kadarıyla bu konu son zirvede gündeme gelmedi. Demek ki şu anda bir çalışma yok.

‘BİZ TDT OLARAK NEDEN AŞI ÜRETEMEDİK?’

Ancak TDT’yi kurmamızın bir amacı var: Siyasi ve ekonomik… Bizim bu teşkilattan beklentimiz bu yönde. Biz niye TDT olarak hala ortak bir aşı üretemedik? Bunu ortak üretseydik şimdi aşımızı dünyaya satardık. Bunun gibi daha basit şeyleri gerçekleştirmemiz gerekir diye düşünüyorum. Diğerleri, yavaş yavaş, aşama aşama gelecektir.”

Kazakistan’ın Ankara Büyükelçisi Abzal Saparbekuly, protesto sürecini ve hükümetin yaptığı hataları da anlattı:

‘HÜKÜMET HATA YAPTI’

“Olaylar otogaz fiyatının 1,5 liradan 3 liraya artmasıyla birdenbire başladı. 

Cumhurbaşkanımız 3 Ocak’ta protestonun yaşandığı bölgeye özel bir komisyon gönderdi. Komisyon anlaştı ve gazın fiyatı tekrar 1,5 liraya, 50 Kazakistan Tengesi’ne indirildi. Burada hükümet tarafından hata yapıldı. İndirimin tüm bölgeye yapılması gerekiyordu ancak yalnızca protestonun yaşandığı bölgeye yapıldı. Sonra protestolar arttı ve hükümet istifa etti.

5 Ocak’a kadar tüm bölgelerde protestolar barışçıldı. Ama 5 Ocak’ta bazı grupların dahil olmasıyla valilik binalarına saldırılar başladı. Provokatörlerin araya girmesiyle şiddet başladı. 6 Ocak tarihinde 8 emniyet gücümüz şehit oldu. Protestoların barışçıl olmadığı anlaşıldı. 6 Ocak’ta Cumhurbaşkanımız ‘Gençlerimiz evlerine dönsün, bundan sonra sert bir müdahale yapılacaktır’ dedi. 

‘ELE GEÇİRİLSEYDİ…’

O gece Almatı’daki televizyon kulesine saldırı oldu. Ele geçirilseydi kendi yayınlarını yapabilirlerdi. 

‘TOPLAM ZARAR 2,5 MİLYAR DOLARI AŞTI’

Olayların Kazakistan ekonomisine zararı 2,5 milyar doları aştı. Sadece Almatı’da iş yerlerinin zararı 400 milyon dolara yaklaştı. 

‘OPERASYONEL VE TEÇHİZAT BAZINDA EKSİKLİK VAR’

Şu anda asayiş sağlandı. Yaralarımızı sarmaya çalışıyoruz. Cumhurbaşkanımız hem operasyonel hem de teçhizat bazında büyük bir eksiklik olduğunu söyledi. İkinci konu da dini radikalizm ile ilgili çalışma yapmamız gerekiyor. En önemli çalışmayı da sosyo-ekonomik anlamda yapmamız lazım.

‘BİRİSİ 1 MİLYAR DOLAR ALMIŞ, GİTMİŞ…’

Yolsuzlukla mücadele de çok önemli. Cumhurbaşkanımız, özellikle Kazakistan’da daha önce konuşulmayan büyük yolsuzluk dosyalarına değindi. Mesela Kazakistan-Çin sınırındaki yolsuzluk… Büyük bir vergi kaçırılıyor. 

İkincisi Nursultan’daki hafif raylı sistemi projesi. Neredeyse 1,5 milyar dolara mal oldu ama ray projesi yok. Yapılan iş yalnızca 250 milyonluk… Birisi 1 milyar doları almış, gitmiş.  

‘HALKIN KREDİSİ UZUN SÜRMEZ’

Ekonomi ve siyasi reformlar konusunda da adımlar atacağız. 

Toplum içinde Cumhurbaşkanına büyük bir güven oluştu. Bu güven yüzde yüz kredi olarak verildi. Şimdiki görevimiz bu yüzde yüz krediyi korumak için Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere hükümet ve bütün devlet kurumları olarak adım atmak. Ne yapılması gerekiyor? Bürokrasinin azaltılması, profesyonel bir devlet sistemi gerekiyor. Bunların hepsi önümüzdeki büyük imtihanlardır. Çünkü kredi uzun sürmez. Bu krediyi doğru kullanmamız gerekiyor. “

BRZEZİNSKİ’NİN KİTABINDA KAZAKİSTAN AYRINTISI

Panelde konuşan Türkiye Kazakistan Dostluk Derneği Onursal Başkanı Feyzullah Budak da Eski ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Zbigniew Brzezinski’nin “Büyük Satranç Tahtası” isimli kitabında Kazakistan’ın ‘Avrasya’nın kalkanı’ olarak nitelendirildiğine dikkat çekti. 
 
Budak “Bu kitabında Brzezinski tek kutuplu dünyada ABD’nin kaçınılmaz ağabeyliğinden bahsediyor. Kitabın bir yerinde Kazakistan ismi geçiyor. Kazakistan için ‘Avrasya’nın kalkanı’ diye bir tabir kullanılıyor. Kitabı okuduğunuz zaman bu tabirin coğrafik bir tanımlama olduğunu anlıyorsunuz. Gerçekten de haritaya baktığınız zaman Kazakistan’ın kalkan kartalı gibi açılıp bütün coğrafyayı koruduğunu görüyorsunuz. Bölge bu açıdan önemli bir yer.” dedi.

‘TÜRK MEDYASI OLAYLARI SAĞDUYU İLE TAKİP ETTİ’

KGK Genel Başkanı Mehmet Ali Dim de yaptığı konuşmada “Türk medyası Kazakistan’daki cereyan eden tatsız olayları son derece sağduyu ile ve milli bir şuurla takip etti. Asla bir yanlış anlaşılmaya ya da çarpık bir düşünceye müsaade eden haberlere yer vermedi. KGK olarak büyükelçimizi de ziyaret ettik. Bu konuda duyarlı olduk.“ sözlerini kullandı.

‘NAZARBAYEV İLE TOKAYEV KAVGALI GÖSTERMEK İSTEYENLER VAR’

Nazarbayev ile Tokayev arasında kavga olduğuna yönelik yorumları eleştiren Dim şöyle devam etti:

“Hep dışarıdan bakınca olayı Nazarbayev ile Tokayev arasında bir güç kavgası olarak göstermek isteyenler var. Nazarbayev bence şu an dünyada yaşayan en büyük Türkçüdür. Kendisini yakından tanıyorum. Türk dünyası için canını feda edecek kadar önemli işler yapan ve kendini riske eden kişidir. Bugün yaşananlar da onun aldığı bu riskin bir sonucudur. Tokayev ile de bir sorunu yok. Arka planda bu işi kışkırtanları, iki lideri kavga eder gibi gösterenlerin kim olduğunu hepimiz çok iyi biliyoruz. “

‘FETÖ’NÜN PARMAĞI ARAŞTIRILACAKTIR’

Açılış konuşmasını yapan SASAM Başkanı Mesut Emre Karaköse de Kazakistan’daki olaylarda FETÖ’ye dikkat çekti:

Ülkemize yönelik hain tezgahların peşinde olan FETÖ’nün boş durmayacağı kanaatimdeyim.  Olaylarda FETÖ’nün ve radikal Selefi grupların payı mutlaka araştırılacaktır. Olayların arkasında kim ya da kimlerin olduğu konusunda Kazakistan’ın güvenlik birimleri ve istihbarat unsurları gereken saptamaları yapacaktır. “

“’ÜLKE İŞGAL EDİLİYOR’ YORUMLARI İFLAS ETTİ”

Karaköse “KGAÖ Kazakistan’ı işgal ediyor” yorumlarının da iflas ettiğini vurguladı:

“Bu bize şunu gösteriyor. Örgüt ilk davet edildiği zaman ‘Türk Devletleri Teşkilatı çöktü’ ya da ‘ülke işgal ediliyor’ gibi abes yorum yapanları gördük. Bu ciddi olmayan yorumların da iflas ettiğini tespit edebiliyoruz. Tam tersine olaylar, TDT’nin ortak tavır sergileyerek geleceğe emin adımlarla yürüyeceğini gösterdi. Ayrıca yaşananlar TDT’nin savunma ve iş birliği gibi başka alanlarda da ortak bir altyapı konusunda adımlar atılması gerektiğini göstermiş oldu. “

Panele İYİ Parti Mersin Milletvekili Behiç Çelik de katıldı. 

Kazakistan’ın Ankara Büyükelçisi: Birileri kızıyor ama dini radikalizm diye bir gerçek var

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Giriş Yap

Giriş Yap

VeryansınTV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!