Kılıçdaroğlu: Bizim de geçmişte hatalarımız oldu

Helalleşme açılımı kapsamında günah çıkarmaya devam eden Kemal Kılıçdaroğlu, "Bugüne kadar Cumhuriyet Halk Partisi olarak eksikliklerimiz oldu mu? Dünya kadar yanlış oldu mu? Dünya kadar eksiğimiz oldu, yanlışımız da oldu. Her şeyimiz oldu ama size rahatlıkla şunu söyleyebilirim. Son 10 yılda siyasal partiler arasında en büyük değişimi yaşayan parti Cumhuriyet Halk Partisi'dir." dedi.

featured

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, bir dizi programa katılmak üzere Bursa’ya geldi, ilk olarak TR Düşünce Kulübü’nün düzenlediği söyleşiye katıldı. Kılıçdaroğlu’na CHP Genel Başkan Yardımcısı Lale Karabıyık, CHP Bursa milletvekilleri, CHP’li belediye başkanları ve TR Düşünce Kulübü Başkanı Ercan Yakut eşlik etti. Konuşmasına, Irak’ın kuzeyindeki Pençe-Kilit Operasyonu bölgesinde şehit olan Piyade Astsubay Kıdemli Çavuş Emre Sevinç’e rahmet dileyerek başlayan Kılıçdaroğlu, şöyle açıkladı:

“Bursalı şehidimize Allah’tan rahmet diliyoruz. Bu ülkede her birimiz bayrağımız, vatanımız için canımızı feda etmeye hazırız. Bizler CHP olarak ifade edeyim iki kırmızı çizgimiz var. Vatan ve bayrağımız. Vatanı, bayrağı ile sorunu olmayan herkesin başımızın üstünde yeri var. Her düşünceye saygı duyarız. Düşünce farklılığının olmadığı bir yerde zaten büyüme, gelişme olmaz. Düşünce dünyasındaki büyüme ve gelişme farklı düşüncelerin birbiriyle rekabet ederek farklı bir geleceğe kapı aralamalarıdır. Bu anlamda TR Düşünce Kulübü’nün Bursa’da kurulması, yeşermesi ve Türkiye ve yurt dışına yayılması güzel bir olay. Bunu kuranlar yaşatanlar Bursa değil, Türkiye’ye hizmet veriyorlar.”

‘HERKESİN İNANCININ BAŞIMIN ÜSTÜNDE YERİ VAR’

“Ötekileştirme aslında insan haklarına aykırı davranıştır” diyen Kılıçdaroğlu, şöyle devem etti:

“Bir insanı düşüncelerinden ötürü, inancından, kimliğinden dolayı ötekileştirirseniz aslında o toplumu kutuplaştırır ve ayrıştırırsınız. İnanç üzerinden siyaset yapanların, bu ülkeye en büyük kötülüğü yaptığını hepinizin bilmesini isterim. Kimin inançlı olup olmadığını sadece Allah bilir. Birisinin bir başka kişiye ‘Sen inançlısın veya değilsin’ diyerek suçlaması şirktir. Benim inancımı kim sorgulayabilir? Peygambere bile verilmeyen yetkiyi nasıl bir başka kişi kullanabilir? Özellikle muhafazakar dünyadan gelen kardeşlerimin bu konuda çok duyarlı olmaları lazım. Herkesin inancının, kimliğinin benim başımın üstünde yeri vardır.

Hiçbirimiz anne ve babamızı seçme özgürlüğüne sahip değiliz. O zaman benim kimliğim neden siyaset konusu olsun? Neden benim kimliğim dolayısıyla ötekileştirilmiş olayım? Kimlikler herkesin şerefidir. İnanç, herkesin manevi dünyasının zenginliğidir. Böyle bakmamız gerekiyor. Böyle bakmayıp, inancı siyasette kullanırsak kimliği, yaşam tarzını siyasette kullanırsak toplumu asıl meşgul olması gereken alandan koparıp, kendi içinde kavga eden bir topluma dönüştürmüş oluruz.

Bugün Türkiye’nin geldiği nokta budur. Türkiye’yi bu noktadan çekip çıkartmamız gerekiyor. Sadece siyasetçi olarak ben değil, ülkesini seven herkesin bu konuda duyarlı olması lazım. Eğer biz bu duyarlılığı sürdürebilirsek asıl Türkiye’nin büyümesi, kalkınması için var olan sorunları çözmek için düşünce oluşturabilirsek iyiliği bu ülkeye o zaman yapmış oluruz. İşsizlik var. Nasıl çözeceğimizi tartışacağımıza, karşımızdaki insanın kimliğini sorguluyoruz. Bunu neden yapıyoruz? İşsizlik sorununu gizlemek için. Bu siyaset değildir. Bu siyaset Türkiye’ye yarar getirmez. Buradan çıkmamız lazım.”

‘DEVLETİN DİNİ ADALETTİR’

Türkiye’nin temel sorunlarını tartışıp konuşacaklarını dile getiren Kılıçdaroğlu, “Devletin dini adalettir, diyoruz. Kainatın adalet üzerine inşa edildiğini biliyor muyuz? Yüce Yaradan’ın kainatı adalet üzerine inşa ettiğini biliyor muyuz? Bütün peygamberlerin adaleti ve ahlakı egemen kılmak için görevlendirildiğini biliyor muyuz? O zaman şunu sormak lazım; biz adalet konusunda ne yaptık? Adaleti inşa edemezseniz adaleti toplumda egemen kılamazsanız ülkeye huzur getiremezsiniz. Adalet aynı zamanda liyakat demektir. Liyakat işi ehline vermek demektir. Biz gerçekten devleti yönetiminde işi ehline veriyor muyuz? Eğer işini ehline vermiyorsak devlet adaletle ve iyi yönetilmiyor demektir. Örnek, siz bankanın yönetim kurulu üyeliğine bankacılıkla hiç ilgisi olmayan birini tayin ederseniz bir arkeolog getirirseniz olur mu? Arkeoloğun başımızın üstünde yeri var, o işini en iyi şekilde yapar ama taş yerinde ağır, diyoruz. Taş yerinde ağırsa arkeolog kendi alanında, finansçı kendi alanında, güreşçi kendi alanında görev yapmalıdır. Bu devlette liyakat demektir. Kabe’nin anahtarının sevgili Peygamber’imiz tarafından nasıl işin ehline verdiğini bilmemiz için o gerçeği bilmemiz lazım. Biz bunları yapmıyoruz” dedi.

‘SİYASETİN ÖZÜ HALKA HESAP VERMEKTİR’

Siyasetin zenginleşme aracı olmadığını söyleyen Kılıçdaroğlu, “Siyasetin özü halka hesap vermektir. Çocuk doğduğu andan itibaren vergi öder. Mama, süt, bez vergi. Şu an bir tek teneffüs ettiğimiz havada vergi yok. İleride olur mu, bilmem. Peki gelişmiş ülkelerle bizim aramızdaki temel fark nedir? O ülkelerde siyasetçi harcadığı her kuruşun hesabını vermek zorunda. Aksi takdirde siyaset yapamaz. Milletin arasına bile giremez. Demokrasiyi eğer geliştirmek istiyorsak her birimiz milletvekili geldiğinde sormalıyız. ‘Bunu kaça yaptık?’ diye. Hesap vermesi lazım. Devletin sırrı değil ki. Yapmışsın hastane başımın üstüne. Yapmışsın yol, köprü başımın üstüne. Zaten kimse ‘Niye yaptın’ demiyor. ‘Kaça yaptın’ diye, ‘Kaça mal ettin sen bunu?’ diye soruyorsun. Bunun cevabını almak zorundayım. Bunun cevabını siyasetçi olarak ben sorduğumda koro halinde diyorlar, ‘Vay bak bunlar yola karşı, köprüye karşı, hastaneye karşı’. Değiliz arkadaş. Kaça yapıldığını soruyoruz. Demokrasi adına, vatandaş adına soruyoruz bütün bunları” diye konuştu.

‘EN BÜYÜK DEĞİŞİMİ YAŞAYAN PARTİ, CUMHURİYET HALK PARTİSİ’DİR’

Türkiye’nin teknoloji çağını kaçırmaması gerektiğini aktaran Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

“Türk vatandaşı, şimdi Almanlar. 2 kişi Covid-19 aşısını buldular. 2 kişinin Alman ekonomisine yaptıkları katkı ne kadar? 3 yılda 140 milyar doların üzerinde. Demek ki bir toplumu taşıyan nedir? O ‘zeki’ dediğimiz insanlardır, yeni buluşlardır. O yeni buluşları eğer sağlayamazsanız mümkün değil ilerleyemezsiniz. Osmanlı, Sanayi Devrimi’ni kaçırdığı için battı. Elin oğlu tüfeği icat etmiş, sen yalın kılıçla gidiyorsun. Ne yapıyor? 500 metreden seni indiriyorlar. İstediğin kadar güçlü ol. Kılıç, öbür tarafta tüfek var. Siz teknoloji çağını kaçırırsanız çok daha büyük bir felaketle Türkiye karşı karşıya kalacak. Teknoloji çağını kaçırırsak Türkiye nasıl yakalayacak bunu? Nasıl yakalıyor? Üniversite, bir toplumu ileriye taşıyan temel kurumlardır. Her türlü düşüncenin özgürce tartışıldığı mekanlardır. Üniversitede farklı düşündü diye üniversite hocasını üniversiteden attık. Ya Allah aşkına farklı düşünmek kadar değerli bir şey olabilir mi? Pek çok sorunumuz var. Bu sorunları aşabiliriz. Asla karamsar değilim, asla. Bu ülkede bu milletin ferasetine güveniyorum.”

‘SON 10 YILDA EN ÇOK DEĞİŞEN PARTİ CHP’DİR’

Kılıçdaroğlu, “Sonuçta bu millet gerçekten de kendi tarihine, kendi kültürüne, kendi ülkesine, kendi bayrağına saygılı ve sahip çıkan bir millettir. Bugüne kadar Cumhuriyet Halk Partisi olarak eksikliklerimiz oldu mu? Dünya kadar yanlış oldu mu? Dünya kadar eksiğimiz oldu, yanlışımız da oldu. Her şeyimiz oldu ama size rahatlıkla şunu söyleyebilirim. Son 10 yılda siyasal partiler arasında en büyük değişimi yaşayan parti Cumhuriyet Halk Partisi’dir. Halkın partisi olmuştur. Halkın partisi. Herkesin kimliği şerefidir. Herkesin yaşam tarzına saygı gösterilir. Herkesin inancı, onun manevi dünyasının zenginliğidir. Biz sadece ve sadece o insan inancını nerede yerine getirmek istiyorsa belediye başkanlarıma şunu söylerim. Bulunduğunuz beldede cami mi, kilise mi, havra mı, cemevi mi, insanlar nerede Allah’a ibadet etmek istiyorlarsa oraları tertemiz yapacaksınız. Gitsin ibadetini yapsın. Buna benzer pek çok şeyi hayata geçireceğiz. Allah nasip eder de Millet İttifakı olarak iktidar olursak Türkiye’nin 5 yıl içinde kararlılıkla azimle aşacağını hep birlikte göreceksiniz.” ifadelerini kullandı.

‘KAYBEDEN TÜRKİYE VE BİZİM İNSANIMIZ OLDU’

Konuşmasını ‘helalleşme’ ile sürdüren Kılıçdaroğlu, “Çok kutuplaştık. Birbirimize farklı gözlerle bakmaya başladık. Bizim de geçmişte hatalarımız oldu. Siyaset kurumunun da hataları oldu ama bu toplumun bir helalleşmeye ihtiyacı var. Bir kucaklaşmaya ihtiyacı var. Birbirimizi dinlemeye ihtiyacımız var. Bunu yapmadığımız takdirde Türkiye’yi büyütemeyiz. Yine o kısır tartışmalar içinde siyaset alır başını gider. Kaybeden Türkiye ve bizim insanımız oldu. Yurt dışına giden o hocalarımızı, büyük başarılara imza atan hocalarımızı ve gençlerimizi yine Türkiye’ye davet etmeliyiz. Türkiye’ye gelmeliler. Burada çalışmalılar. Üniversite olmalı ama güzel üniversitelerimiz. Üniversitelerimizin kültürü olmalı. Üniversitelerimizin geleceği, geleceği inşa etme gibi bir ruhu olmalı, bir yapısı olmalı, bir bilimsel altyapısı olmalı” dedi.

Kılıçdaroğlu, söyleşinin basına kapalı olan ikinci bölümünde dernek üyelerinin sorularını yanıtladı.

‘SARAYLARDA OTURMAK GİBİ MERAKIM YOK’

Kılıçdaroğlu, Yıldırım ilçesindeki düğün salonunda düzenlenen ‘Kanaat Önderleri, Muhtarlar ve STK Buluşmaları Toplantısı’na katıldı. Burada konuşan Kılıçdaroğlu, “Türkiye’yi iyi bilen, bölgeleri ve Türkiye’nin 7 bölgesini de iyi bilen, sorunlarını iyi bilen, sorunlarının çözümü için çaba harcayan bir kişi olduğunu unutmayın. Bir kardeşiniz olduğunu unutmayın. Benim saraylarda oturmak gibi bir merakım yoktur. Eğer saraylarda birisi oturacaksa bu millet saraylarda oturmalıdır. Eğer bu coğrafyada bir çocuk, yatağa aç giriyorsa bir anne, bir baba evladı işsizse o evde huzur olmaz. Huzur olmadığı yerde bereket olmaz. Herkesin işi olmalı. Herkesin aşı olmalı. Bu sizin hakkınız aslında ama hak talep etmeyi bilmek gerekiyor. Ne demek hakkınız? Anayasa madde 49; ‘Çalışmak herkesin hakkıdır’ diyor. Yani ben çalışıyorum ama bu benim hakkım. Siz hak talebinde bulunduğunuz zaman devleti yönetenlerin size o hakkı teslim etmesi lazım yani size iş bulması lazım. Size iş bulmuyorsa anayasal görevini yerine getirmiyor demektir. Üniversite bitiyor, ailelerin oğlu var, kızı var. Eğitim kolay değil. Üniversiteyi bitirmek kolay değil. Boğazından kesiyor, yemeğinden kesiyor. Evladım okusun, kızım, oğlum okusun, iyi yerlere gelsin, benden daha iyi bir hayat sürsün; diye bekliyor. Üniversiteyi bitiriyor, liseyi bitiriyor. İşsiz. Nereye kadar? Baba işsiz, evlat işsiz. Nereye kadar? Bu toplum, bu toplum bunları aşmak zorundadır. Beraber aşmak zorundayız” dedi.

‘HER BİRİMİZİN KİMLİĞİ, KENDİ ŞEREFİ’

Kimlik üzerinden siyaset yapıldığını söyleyen Kılıçdaroğlu, “Toplumun yönünü başka yerlere çekiyorlar. Sizin dikkatinizi başka yerlere çekiyorlar. Nasıl çekiyorlar? Onu da anlatayım. Kimlik üzerinden siyaset yapıyorlar. Yanlıştır. Kimlik üzerinden siyaset yapılmaz. Neden? Ben annemi, babamı seçme hakkına sahip miyim? Anne- babanızı seçme hakkına sahip misiniz? E değiliz. O zaman nedir? Her birimizin kimliği kendi şerefidir. Hepimiz ailemizle soyumuzla sopumuzla gurur duyarız. Siyaset konusu bu değildir. İnanç, herkesin bir inancı vardır. İnanca saygı göstermek gerekir. Her inanca saygı göstermekle gerekir dolayısıyla inanç da siyaset konusu olmaz. Yaşam tarzı da siyaset konusu olmalı. Siyaset konusu nedir? İş bulamıyorsanız siyasetin sorunudur bu. Bunu bulacak. Ev bulamıyorsanız siyasetin sorunudur” diye konuştu.

‘6 LİDER BİRLİKTE KAZANACAĞIZ’

Konuşmasında helalleşme vurgusu yapan CHP lideri Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

“Kutuplaştırıyorlar buradan çıkmak zorundayız. Kutuplaşmayacağız. Kavga etmeyeceğiz. ‘Helalleşme’ dedim. Niye ‘helalleşme’ dedim? Ya artık kavga etmeden bıkmadın mı? Ya bu millet bıkmadı mı? Kısır tartışmalardan bıkmadı. Birbirimizi ötekileştiriyor. ‘Vay senin kimliğin böyle şöylesin. Vay senin yaşam tarzın böyle, şöylesin’. Artık bunları bırakmak zorundayız. Bunları bırakacağız Allah’ın izniyle. Göreceksiniz, bu ülkede herkesin kazandığı; herkesin bu ülkenin caddelerinde, sokaklarında, parklarında özgürce gezdiği güzel bir Türkiye inşa edeceğiz. Beraberiz, 6 lider beraberiz, birlikte mücadele edeceğiz, birlikte kazanacağız, kaybetmek yok bizim kitabımızda. Kazanmak var, kazanmak. Yeniden kazanacağız ve Türkiye’yi yeniden inşa edeceğiz, yeniden. Adaleti, devlette liyakati yeniden getireceğiz. Çürüyen bir yapıyı mutlaka ama mutlaka kurtaracağız. Yapı çürümeyecek. Devletin yapısı çürümeyecek. Liyakati yaptığınız zaman devlet vatandaşına hizmetle görevlidir.

‘CİHAN KOLİVAR’ AÇIKLAMASI: ONUN HAKKINI DA BU KARDEŞİNİZ ARAYACAK

Devlet dediğiniz kurum elinde sopası vatandaşın kafasına vuran değildir. Devlet vatandaşını dinlemek zorundadır. Derdi nedir? Anlatmak zorundadır. Bir şey söyledim. Hemen saldır, ‘yakala’, at hapishaneye. E ne olacak? Kimse bir şey söylemeyecek mi? Bir sivil toplum örgütünün başkanı kalktı bir konuşma yaptı. Ekmekle ilgili bir konuşma yaptı. Vay efendim şimdi hapiste. Onun hakkını, hukukunu kim arayacak? Bu kardeşiniz arayacak. Siyasi düşüncesinden ötürü hapse atılanlar var. Ya bir insan düşüncesinden ötürü hapse atılır mı? Herkesin bir düşüncesi var. Yüce Yaradan demiyor mu; ‘Aklınızı kullanmıyor musunuz’ diye soruyor. Kur’an’da birden fazla yerde soruyor. İnsanoğlu aklını kullanacak. E şimdi aklını kullanan ve onu söyleyeni dokuz köyden kovacaklar. Alacaklar ‘Sen niye böyle yaptın’ diye. Bu kardeşinizin sözü var. Dokuz köyden kovsalar, onuncu köye gideceğim bu millete hizmet etmek için.”

‘5’Lİ ÇETELER ARAYA ADAM KOYUP GÖRÜŞMEK İSTEDİLER’

Kılıçdaroğlu, “Sadece siyasetçiler, iktidardakiler değil; 5’li çeteler var” diyerek, şöyle devam etti:

“Dünyanın parasını kazanıyorlar. Sizin ödediğiniz vergileri hortumluyorlar. Öyle 5’li çeteler var, araya adam koydular, benimle görüşecekler. Olur ya Kılıçdaroğlu gelirse, efendim bize hesap sorar mı, diye. Devlet zulmetmez. Devlet adaletle yönetilir. Birisinin hakkı yenmişse oradan alacaksınız. Adalet içinde haksızlığa uğrayana teslim edeceksiniz dolayısıyla çetelerden de hesap soracağız. 5’li çeteler, 10’lu çeteler. Bunlardan da hesap soracağım. Hiç kimse endişe etmesin. Adalet için ne gerekiyorsa tamamını yapacağız. Birileri alıyor buradan paraları, dolarları Amerika’ya gönderiyor. Amerika da öbür evladı da paraları alıyor. Kendisine 35 katlı gökdelenler yapıyor. E bay Kemal bunu seyredecek. Seyreder miyim? Seyretmem. O paraların tamamını alacağım, getireceğim Türkiye’ye ve bu millet için harcayacağım. Öyle parayı hortumla yurt dışına götür, kendi dünyalığını yap. Ben de bunu seyredeceğim. O zaman adalet nerede? O zaman ben niye ‘adalet’ diye bağırıyorum? Ben niye ‘haksızlık var’ diye bağırıyorum? Bunu yapacağız, gerçekleştireceğiz.”

‘OLAY BİR CUMHURBAŞKANI OLAYI DEĞİLDİR’

Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayının açıklanmaması ile ilgili eleştirilere yanıt veren Kılıçdaroğlu, “6 lider bir aradayız. Her birimiz ayrı partiyiz ama her birimiz bu ülkede demokrasi olsun istiyoruz. Bu ülkede güzellikler olsun istiyoruz. Birlikte yaşayalım istiyoruz. Görüşlerimiz farklı olabilir. Elbette buna saygı duyacağız. Demokrasi konusunda, adalet konusunda, hak hukuk konusunda beraberiz. Devlet liyakatle yönetilir, adaletle yönetilir. Bu konuda da birlikteyiz. Birlikte oturacağız ve birlikte karar vereceğiz. Belki şu soru gelebilir aklınıza; ‘Neden cumhurbaşkanı adayınızı hemen belirlemiyorsunuz’ diye. ‘Millet bunu bekliyor’ diye söylüyorlar. Hayır efendim. Önce bir hükümet programının ortaya çıkması lazım. Bizim neleri yapacağımızı millete anlatmamız lazım. Olay bir cumhurbaşkanı olayı değildir. Olay, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin yeniden ayağa kalkması olayıdır. Beraber inşa edilmesi olayıdır. Yeniden inşa edilmesi olayıdır.” dedi.

‘ÖNEMLİ OLAN VAR OLAN YAPIYI DEĞİŞTİRMEKTİR’

Kılıçdaroğlu, sözlerine şöyle devam etti:

“Siz ekonomide ne yapacağınızı anlatmazsanız, adaleti nasıl sağlayacağınızı söylemezseniz, işsizliği nasıl önleyeceğinizi söylemezseniz, teknoloji devrimini nasıl sağlayacağınızı söylemezseniz, o zaman neyi yapacaksınız. ‘İlla bir aday olsun’. E aday ne olacak ki? Ali olur, Veli olur ama sizin memleketi ayağa nasıl kaldıracağınızı söylemeniz lazım. Uzun yıllardır devam eden bir toplumsal barış sorunumuz var. Bu toplumsal barışı nasıl sağlayacağımızı söylemeniz lazım. Artık yeter değil mi? Kavgaya son vermek gerekmiyor mu? O zaman oturup konuşmamız lazım. Güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçerken yeni bir yol haritasını nasıl yapacağımızı millete anlatmamız lazım. Millet bütün bunların hepsini bilecek. Neyi, nasıl yapacağımızı bilecek. Vadettiklerimizi bilecek. Ondan sonra bir cumhurbaşkanı adayı belirleriz. Önemli olan neydi? Önemli olan, var olan yapıyı değiştirmektir. Darbe hukukundan arındırmaktır. Haksızlıklara karşı durmaktır. Eğer haksızlıklara karşı durmazsanız bu iş yürümez. Adaletsizliğin olduğu yerde devlet olmaz. Adaleti sağlamak zorundasınız. Bunu yapacağız ve bunun kavgasını veriyoruz.”

‘GENÇLER ÖZGÜRLÜK İSTİYOR’

2023 seçimlerinde yaklaşık 6,5 milyon gencin ilk kez oy kullanacağına dikkat çeken Kılıçdaroğlu, “Bu gençler özgürlük istiyorlar. Bu gençler rahatlıkla tweet atayım istiyorlar. Bu gençler, bu ülkenin caddelerinde, sokaklarında rahat gezmek istiyorlar. Bu gençler iş istiyorlar. Bu gençler çalışmak istiyorlar. Bu gençler demokrasi istiyorlar ve bu gençlere benim bir sözüm var. ‘Sizin hayalleriniz benim hedefim olacaktır’ dedim. Onların bütün hayallerini gerçekleştireceğiz. 6,5 milyon genç sandığa gittiğinde Türkiye’nin kaderini değiştirecek ve 6,5 milyon genç Türkiye Cumhuriyeti tarihine güzel bir demokrasi sayfası bırakacaklar. ‘Otoriter bir yönetimi, demokratik yöntemlerle demokratik yollarla biz değiştirdik’ diyecekler. Bu nedenle gençler bu ülkenin önünü açacaktır. Bu ülkenin yolunu açacaktır. Bu ülkenin ülküsünü gerçekleştirecektir. Gençlere hepimizin güvenmesi lazım. Onlar bizim evlatlarımız. Onlar daha iyi yetiştiler bizden” dedi.

 

Kılıçdaroğlu: Bizim de geçmişte hatalarımız oldu

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

4 Yorum

  1. 3 hafta önce

    Bu adamın ruh hali patolojik.

    Cevapla
  2. KUBILAY OZTURK
    3 hafta önce

    En büyük hata sizsiniz sayın Kılıçtaroğlu. Guguk kuşusunuz, pimi çekilmiş el bombasısınız. Komiksiniz…

  3. 3 hafta önce

    valla gecmise cok takilma, bugunun cok daha kotu.

    Cevapla
  4. 3 hafta önce

    papagan gıbı aynı seyı soyluyor. sen ne zaman ıktıdar oldun kı hatalarından bahsedıyorsun. sen kımsın kı baskalrı hakkında kendı fıkırlerını yamayarak konusuyorsun. daha fazlası hakjarete gırer yazmıyacagım.

Giriş Yap

VeryansınTV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!