Kılıçdaroğlu’na ‘ByLock’çu vekiller’ çağrısı: Gel tıpış tıpış savcıya ver, yoksa…

MHP lideri Bahçeli'nin FETÖ'nün siyasi ayağıyla ilgili Kılıçdaroğlu'na seslendi: 'Kılıçdaroğlu ‘AKP’de 120-180 arasında ByLock’çu vekil var’ diyor. Şu ByLock’çuları savcılığa götür ver, eğer vermiyorsan biz sana suç duyurusunda bulunacağız, gel tıpış tıpış ayaklarınla ver diyeceğiz.'

Kılıçdaroğlu’na ‘ByLock’çu vekiller’ çağrısı: Gel tıpış tıpış savcıya ver, yoksa…

MHP lideri Devlet Bahçeli, FETÖ’nün siyasi ayağının bulunması için CHP’nin Meclis’te verdiği öneriyle ilgili, “Kalkıp beş partiyi bir araya getirdik Meclis’te, ne yapacağız hepimiz savcılık mı yapacağız? Hakimlik mi yapacağız, kolluk kuvvetlerinin mensupları mı olacağız? Böyle şey olmaz” dedi.

Bahçeli “Çok basit suçlamalarla devleti ve yargıyı yıpratmamak lazım Yurtta Sulh konseyinin askeri kanadı belli, Silivri ve Sincan’da. Peki siyasi kanadı nerede? Bunları bulun diyoruz. Bulamıyorlarsa bize yetki versinler biz buluruz bunları” diye konuştu.

CHP lideri Kılıçdaroğlu’nu da eleştiren Bahçeli, “Kılıçdaroğlu ‘AKP’de 120-180 arasında ByLock’çu vekil var’ diyor. Şu ByLock’çuları savcılığa götür ver, eğer vermiyorsan biz sana suç duyurusunda bulunacağız, gel tıpış tıpış ayaklarınla ver diyeceğiz” ifadelerini kullandı.

FETÖ’nün siyasi ayağının ortaya çıkarılmasına vurgu yaptınız. CHP’den bir araştırma komisyonu kurulması önerisi geldi. Bunun yöntemi ne olmalı, nasıl ortaya çıkarılmalı?

“Araştırma komisyonunda ısrar etmek ve herkesi oraya da davet etmek, eğer çok kuşku verici davranışlarının üzerini örtmek gibi bir çabaları yoksa, bir anlamı olmaz. Kalkıp 5 partiyi bir araya getirdik Meclis’te, ne yapacağız hepimiz? Savcılık mı yapacağız, hakimlik mi? Kolluk kuvvetlerinin mensupları mı olacağız? Birtakım olayları yakından izleyecek tarzda, geçmişte olduğu gibi dinleme falan, bu tür işler mi yapacağız? Böyle şey olmaz. Bir de bunu çok saptırıyorlar. İşte zaten bizi düşündüren, CHP’ye olan güvenimizi sarsan nokta burasıdır. Bu konuyu televizyonlara çıkan değerli bilim insanları ve gazeteciler, CHP lehine saptırarak değerlendirmeye çalışıyorlar.

YÖNETİM KADROSU KİM?

Şimdi hep birlikte düşünelim: 15 Temmuz gecesi bir grup TRT’yi ele geçirmiş, orada görevli bir spiker hanımefendiyi zorla kameranın karşısına oturtmuş, Yurtta Sulh Konseyi’nin bildirisini okutuyorlar. Böyle bir düşünceye sahipseniz, demek ki 15 Temmuz’un arkasında bir Yurtta Sulh Konseyi var. Konsey kavramını ele aldığınızda, bu bir tek kişi anlamına gelmez. Konsey kavramının içine neyi dahil etmek istiyorsanız onlar oradadır. Bunların içerisinde darbeyi yapan askerler olduğu gibi darbecilerle hareket eden siviller, bürokratlar olabilir. Darbe başarılı hale gelirse de ülkeyi yönetecek bir yönetim kadrosunun bulunması lazım. Şimdi böyle bir durumu biz araştırıyoruz.

CUMHURBAŞKANI KİM OLACAKTI?

Silivri ve Sincan Cezaevinde bulunanlar başarılı olsaydı ne olurdu? Hükümeti kimle kuracaklardı, Cumhurbaşkanları kim olacaktı, Başbakanları kim olacaktı? Yurtta Sulh Konseyinin unsurları kimler olacaktı? ‘Bunlar hangi partide varsa ortaya çıkartın’ diyoruz. Diyoruz ki, kim bunlar kardeşim? CHP’nin içinde varsa çıkartın, MHP’nin içinde varsa çıkartın, bürokraside varsa çıkartın, sağdan soldan görevlendirilmişler varsa çıkartın. Bazılarını ABD görevlendirmiş adı bağımsız… Biz bunu soruyoruz. Yoksa CHP’nin kuracağı komisyonun üç üyesiyle bu iş olmaz. Ama bu 15 Temmuz’un ruhuna inmiş, onlarla geçmişte münasebetleri olan insanlar, Yurtta Sulh Konseyi’ni benden çok daha fazla tanıyor olsa gerektir. Biz de diyoruz ki bunu çıkartın, hangi partideyse çıkartın. Ama istismarından artık vazgeçin! Çorbacıyla tatlıcıyla artık uğraşmayın. Bunlarla uğraşın. Bunların hepsini geçmişteki olaylara bakarak söylüyoruz.”