Kılıçdaroğlu’nu yakan, şehitlerin ateşiydi

featured

Teber İkrari yazdı…

Kemal Kılıçdaroğlu, 14 Mayıs’ı “kazanamayıp” üstüne de 28 Mayıs’ı “kaybedince” yandı bitti kül oldu aslında.

İddiamız odur ki; 14 Mayıs kazanılacak bir seçimdi, oturtulduğu “Kürtçülük” şapı Kılıçdaroğlu’nun kazanmasını engelledi. 14 gün içinde de oturtulduğu “Kürtçülük” şapından kalkmak için çırpınsa da olmadı ve bu sefer kazanamadığı cumhurbaşkanlığı seçimini tam olarak kaybetmiş oldu.

En başında söyleyelim, “Kürtçülük” derken kimse bizi yanlış anlamasın. Kürtlerle bir derdimiz yok bizim, olamaz da. Kürtler bizim canımız ciğerimiz, eşimiz dostumuz, hısmımız akrabamız ve dahi kendimizdir. Bizde de Kürtlük vardır. Kürt olmak sorun değildir yani.

“Kürtçülük” yapacağım diye bu memleketin dört bir yanından asker polis olmuş yoksul gençlere kurşun sıkanlardan olmak, onlara yakın durmak can düşmanımızdır.

Tekrar dönelim KK’nın otur(tul)duğu “Kürtçülük” şapına… Kimin oturttuğuna, kalkmak için giriştiği çabalara ve varılan sonuca… Olayın göbeğinde Ümiz Özdağ protokolü var. Yani somut delil elimizde.

Herhangi bir metin tarihi güncelliğinde anlaşıldığı kadarıyla kavranabilir. Daha doğrusu metnin yazıldığı bağlam okuyan tarafından ne kadar iyi anlaşılırsa, metin de o kadar anlaşılmaya yakın durur okuyana. İşte bu bağlamın anlaşılmasına katkıda bulunmaktır derdimiz.

Ümit Özdağ’ın 23 Kasım 2023’te yayınladığı; Kemal Kılıçdaroğlu’na imzalattığı protokol metnini, aşağıdaki satırları okuduğunuzda çok daha iyi anlayacaksınız, inanın bana. Çünkü, herkes Zafer Partisi’ne verilen bakanlıklara, Anayasa’nın ilk 4 maddesi vurgusu vb. ayrıntılara takıldı ama, protokol metni özünde PKK-FETÖ-IŞİD üçlüsü ile aktif mücadeleyi dayatıyordu KK’ya.

Çok insan Ümit Özdağ’ın derdi ya da kastı neydi ki, Kemal Kılıçdaroğlu’na Anayasa’nın 66. maddesine (vatandaşlık tanımı) dokunmama sözü verdirtiyor diye sormuyor.

Daha da önemlisi KK böyle bir metne imza atarak kime neyi anlatmaya çalışıyordu, hangi “yanlış yoldan döndüm” diye garanti veriyordu?

Kemal Kılıçdaroğlu ve dönemindeki CHP’nin IŞİD ile bir münasebeti oldu mu o kadarını bilmiyoruz ama, bu 13 yılda CHP’nin adım adım FETÖ’nün beşiğine dönüştüğünü yazmayan, söylemeyen yok. Bu (CHP’deki FETÖ, FETÖ’deki CHP) başka bir yazının konusu. Hatta, değişim sürecinin arkasında ana dinamiklerden birisinin, bu kripto FETÖ işgalinden sıtkı sıyrılan tabanın tepkisi olduğu bile söylenebilir.

Eee… Kaldı geriye üçüncü ayak. Kemal Kılıçdaroğlu CHP’sine tasfiye etmesi şart koşulan PKK alakası neydi, bu alaka nasıl kuruldu ve hatta bu alakanın 14 Mayıs seçiminin kazanılamamasındaki ve 28 Mayıs’taki seçimin kaybedilmesindeki rolü neydi?

PKK alakasının seçimin sonucuna etkisine dikkat çekmektir derdimiz.

Kemal Kılıçdaroğlu’nu ve onun CHP’sini “Kürt şapı’na kim nasıl oturttu?” sorusunun cevabını Erdem Atay 25 Kasım 2023 tarihli yazısında gayet net bir biçimde yazdı.

Yazı şu adreste:

Kandil için rota yeniden oluşturuldu: CHP’nin alt ‘takımları’…

Bizim yazımız, Atay’ın yazısı ile birlikte okunduğunda daha anlaşılır olacaktır haliyle.

Gelelim 14 Mayıs’ın kazanılamaması ve 28 Mayıs’ın kaybedilmesi sürecine…

Anketler gösteriyordu ki had safhaya varmış ekonomik kriz, AKP’den ve Tayyip Erdoğan’dan bıkkınlık ile HDP seçmeni, Kürtlerin oy desteği ile seçim çantada keklikti. Ama öyle olmadı, seçimden sonra Kemal Kılıçdaroğlu “Kentlerde çok iyi oy aldık ama kırsalda başarısız olduk” serzenişinde bulundu hatırlarsanız. İşin aslı bu kadar basit değil. Asıl önemli faktör, dağın fare doğurması. Doğu illerinde seçime katılımın düşük kalması ve HDP’nin -seçimdeki adıyla YSP’nin- yüzde 15’lere kadar şişirilen oy oranının yüzde 8-9’lara gerilemesi (çünkü PKK’nın gölgesindeki YSP’nin de artık Kürt seçmeni bezdirmiş olması) ve üstüne bir de “Kürtçü” pozlar veren Kemal Kılıçdaroğlu’nun Orta ve Batı Anadolu kırsalından oy yerine nal toplamasıdır.

Kılıçdaroğlu kendisini kafalayan anketçi takımının CHP’ye yaptığı yanıltıcı anketlere kanıp “Kürtçülük” yapmasına karşılık olarak hem Kürtlerden yeterli oyu alamadı, hem de Orta ve Batı Anadolu kırsalından alabileceği oyu alamayarak kazanılması kesin olan 14 Mayıs Seçimi’ni kazanamadı.

Gelelim Orta ve Batı Anadolu kırsalından KK’ya oy verilmesinin önüne geçen, şehitlerin onu yakan ateşine…

Aslında Kılıçdaroğlu neden kırsaldan oy alamadığını biliyor ama söylemiyor. Çünkü, bildiği için “Kürtçülükten” töybe niyetine Ümit Özdağ ile protokolü imzaladı. Aklı sıra bir imza ve Özdağ’ın yönlendirdiği bir takım garip tipleri başdanışman yaparak “Kürtçülükten” geri döndüğünü ispatlamaya çalıştı. Oturduğu “Kürtçülük” şapından bir imza ve üç beş atamayla kurtulabileceğini sandı, ama nafile…

Anadolu’nun ıssız köy, kasaba ve cılız ilçelerinin bakımsız mezarlıklarında; irili ufaklı yıpranmış Türk bayraklarının çekili olduğu direkler vardır, şehit mezarlarının başında…

İnce ince sızlar herkesin içi… Çünkü, çoğu yoksulluktan asker-polis olup şehit düşmüş eş-dost-akrabalarını tanırlar ve bilirler.

Oysa şehirlerde -birinci derece yakınların dışında- pek hatırlayan olmaz şehitleri; geçim derdi unutturur her şeyi.

Orta ve Batı Anadolu’nun kırsal kesimlerinden, Kemal Kılıçdaroğlu’nun aklı başına HDP-YSP ile yakın görüntü ve PKK ile masaya oturacağı imajını verdiği 14 Mayıs Seçimi’ni kazanamayınca geldi. Ama iş işten geçmişti. “Milliyetçi” görüntü vereceğim diye Hasan Cengiz gibi saçma sapan adamlarla muhatap olması, Ümit Özdağ’la protokol yapması vs. de Kemal Kılıçdaroğlu’nu oturduğu “Kürtçülük” şapından kaldırmaya yetmedi ve 28 Mayıs Seçimleri’ni kaybetti.

Yani, Kemal Kılıçdaroğlu’nu şehitlerin ateşi yaktı desek yanlış olmaz.

Hisse: İstanbul seçiminde Kürtlerin oyunu garantilemek için Ekrem İmamoğlu’nun Özgür Özel’e “Kürtçülük” zurnası üfletmesinin de sonucu hüsran olacaktır.

Erdem Atay’ın yukarıda anılan yazısından ve son günlerde olan bitenden, zamanında KK’ya üfletilen bu zurnanın aynı ekip tarafından Özgür Özel’e de üfletilmeye başlandığı da anlaşılmaktadır.

Yani aslında CHP’de zurnayı üfleyenden başka değişen yok.

Bu memlekette yaşayan adam gibi adam olan herkes gibi Kürtler de adam gibi adam olan belediye başkanları istemektedirler. Adam olun, “Kürtçü” olmayın.

Kılıçdaroğlu’nu yakan, şehitlerin ateşiydi

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

4 Yorum

  1. şimside o ateş özgue özel denılen adamı yakacak.

  2. 4 Aralık 2023, 05:43

    Nedense o sehit atesi Turkiye’deki hirsizlari vurmuyor

  3. Katilmiyorum, KK protokol ile yanlisindan donmedi. Cunku hicbir zaman yanlis yaptigini dusunmedi. Ozu itibari ile Tayyip ne kadar Cumhuriyet sevdalisi ise, o da o kadar Cumhuriyet sevdalisi bir kisiliktir. Sait Nursi yasasaydi, ikisi de dibinde ayagini yikardi ve muhtemelen baska seyler yapardi. Demek istedigim, fetocular darbe yaptiginda akp nasil Ataturk posterleri astiysa, KK da ayni naneyi yemistir protokol ile. Inanmayin, kanmayin, acimayin. Bunlar adam degil.

    • Bu yorum kk’ net bir biçimde özetlemiş. Kk hiç bir zaman masum değildi ve yaptığı her şeyi kendi istenci içerisinde planladı, uyguladı.
      Ve dahi pek başarılı oldu: CHP’ yi çürüttü, darmadağın etti

Giriş Yap

VeryansınTV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!