Kime, neye düşmanım?

Kime, neye düşmanım?

Son yıllarda moda bir deyiş var, "Erdoğan düşmanlığı gözünüzü köreltiyor"

Biraz açarsak, “Erdoğan’a duyduğunuz nefretten dolayı ülke çıkarına doğru yapılanları bile görmüyor hatta muhalefet ediyorsunuz” deniyor.

Modanın öncüsü Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek.

Bilgi, birikim, deneyim açısından dolu dolu bir insan ve mücadele örneği olan Doğu Bey Silivri’den çıktığında “kınından çıkmış bir kılıç gibi” iken sürekli sağ yaparak “kozasından çıkmış pamuğa” döndü.

O kadar ki, RTE/AKP’nin toplumda tartışma yaratan her hamlesinde Bahçeli’yi geçen çıkışlarla, destek vermenin ötesine geçip kalkan oluyor.

Son iki olayı anımsarsak;

 Danıştay’ın Ayasofya kararını hukukçu olarak doğru buldu.

İstanbul Sözleşmesi'nden çıkılması çalışmasını haklı buldu.

Ama pek çok duayen hukukçu Danıştay’ın kararının yanlışlığını vurguladı.

İstanbul sözleşmesi'ni en çok sahiplenen de RTE'nin kızının başkan yardımcısı olduğu dernek (KADEM) oldu.

Bu iki konu, başkanın her dediğini doğru ve öngörü ürünü olarak gören partilileri bile zıvanadan çıkardı. Başkanın görüşüne aykırı yazılar, söylemler gırla gidiyor.

Aykırı düşünen ve açıklama yapan fazla olunca Oktay Yıldırım’a yaptığı gibi kapıyı gösteremiyor.

Bunlar Vatan Partisi’nin sorunları deyip geçiyorum esas konuya, Tayyip Erdoğan düşmanlığına.

KİME DÜŞMAN OLURUM?

Önce insan sonra emekli bir asker ve Türk vatandaşıyım.

İnsan olarak düşmanlık ifadesini sevmem, benimsemem.

Askerin kime düşman olacağı bellidir.

Vatandaş olarak ülke sorunlarıyla ilgilenirim.

Ülkemin ve milletimin çıkarına aykırı olan her konuda elimden geleni yaparım. Konuşurum, yazarım, ilgililere ulaşmaya çalışırım.

Siyasi iktidarlar her konuda benim gibi düşünmeyebilir, ülke çıkarını farklı değerlendirebilir. Beğenmediğim her siyasi karar ve işlemde siyasilere düşmanlık beslemem veya düşman gözüyle bakmam söz konusu olamaz.

Beğenmemek, doğru bulmamak, muhalefet etmek, eleştirmek düşmanlık değildir. Tam tersine çoğu kez en iyi dostluktur.

Ama dikensiz gül bahçesi isteniyor. İktidar ne yaparsa yapsın şakşaklayalım, övelim, tek kelime eleştirmeyelim.

Yok öyle bir dünya.

İKTİDAR KALKANI

Muhalefette olan iki partinin iktidara yanaşarak her yaptığını sorgusuz desteklemesi her şeyden önce muhalefet görevine aykırıdır.

İktidar doğru yapıyorsa onu zaten kendi anlatır. Döner döner över. Yağa, bala bular anlatır.

Muhalefet doğru işlerde bile ayrıntıdaki hataları, eksikleri bulup halk adına uyarı görevi yapmalıdır.

Aksi takdirde muhalefette kalmaya gerek yoktur. Tabela indirilir, desteklenen partiye katılınır, olur biter.

Muhalefet yapmayan partiler iktidara kalkan olarak yanlışlarına ortak olmakta, yanlış yapılmasını kolaylaştırmaktadır.

NEYE DÜŞMANIM?

Ben ülkemin insanına düşman olmam.

Yanlış da yapsa bir gün birbirimize omuz vereceğimizi bilirim.

Ben ülkemi yöneten insanlara düşman olmam.

Bir gün görevinin biteceğini bilirim.

Ben yanlışın düşmanıyım.

Nasıl mı?

Örnekleyeyim:

Benim milliyetimin, milliyetçiliğimin ayakaltına alınmasına düşmanım.

Bayrağıma, sancağıma, milli marşıma, TC ibaresine saygı duyulmamasına düşmanım.

Atatürk gibi milli değer olmuş kurtarıcı-kurucu önderime hakaret edilmesine düşmanım.

İnsanların dini duygularının sömürülmesine, dinin siyasete-ticarete alet edilmesine düşmanım.

İnsanların yaşam tarzına karışılmasına, kendi taraftarı olanların zorlamalarının, saldırılarının, yanlışlarının görülmemesine düşmanım.

Ülkenin bin bir zorlukla edinilmiş maddi varlıklarının eşe-dosta, yandaşa-yabancıya peşkeş çekilmesine düşmanım.

Milletin vergilerinin hesapsız-kitapsız çar çur edilmesine, birilerini zengin etmek için savrulmasına, paranın sahibine hesap verilmemesine düşmanım.

Ekonomide dünya devleri arasına girmesi gereken ülkemin yerlerde süründürülmesine düşmanım.

Milletin ve devletin itibarının sadece saraylarla, yollarla, çok katlı binalarla korunup yüceltildiğinin sanılmasına veya insanların bunlarla kandırılmasına, onurlu bir ülke olarak yaşamada geri götürülmesine düşmanım.

Emperyalist ülkelerle mücadele ediliyor görüntüsü verilerken işbirliği yapma yarışına girilmesine düşmanım.

Komşu ülkelerden ülkemize yönelik terörün önlenmesi için gereğinin yapılmasını desteklerim ama ülkelerin iç işlerine karışılmasına ve bunun din ekseninde yapılmasına düşmanım.

Hukuk devleti olmanın gereğini yapmak yerine, yargının siyasetin kırbacı haline getirilmesine düşmanım.

Terörle mücadelenin ülke bütünlüğü için değil de alınacak oylara göre yürütülmesine düşmanım.

Halkın desteklediği parti, verdiği oy ve inancına  göre bölünmesine, ayrıştırılmasına, kutuplaştırılıp düşmanım.

ERDOĞAN DÜŞMANLIĞI MI?

Benimkisi Erdoğan düşmanlığı mı?

Bu sıraladığım yanlışları kim yaparsa yapsın sevmem, saymam.

Karşısında olurum. Eleştiririm.

Hakaret etmeden verir veriştiririm.

Gitmesini isterim, ama düşman olmam.

Örneğin, başka bir ülkenin müdahalesi ile gitmesini asla istemem.

Benim ve benim gibi düşünenlerin bu davranışlarını düşmanlık olarak görüp dizginlemek isteyenler iktidara kalkan olma yarışındakilerdir.

Kimseye düşman değilim, yanlışın düşmanıyım.

Dostlukla, sağlıkla kalın.