KKTC, Türk Devletleri Teşkilatı'na katılabilir

Vusal Hasanzadeh yazdı...

KKTC, Türk Devletleri Teşkilatı'na katılabilir

12 Kasım 2021 tarihinde yalnızca Türk Dünyası için değil, dünya konjonktürünün geleceği açısından önemli bir an yaşandı. 2009 yılında kurulan, fikir babasının Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev’in olduğu Türk Keneşi yine Nursultan Nazarbayev’in 2019 yılında önerisi ile Türk Devletler Teşkilatına dönüştü. Ek olarak, Türkmenistan’ın da Türk Devletler Teşkilatına gözlemci olmasıyla beraber üye ve gözlemci sayısı 7’ye ulaşmış durumdadır. Türk Devletler Teşkilatı’nın 12 Kasım 2021 tarihinde deklere ettiği 121 maddelik İstanbul Deklarasyonu Türk Dünyasının işbirliği açısından çok büyük önem taşımaktadır. Bu zirve görüşmesinde en önemli vurgu yapılan meselelerden biri Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olmuştur. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan zirve görüşmesindeki konuşmasında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin de gelecekte kurumda görmeyi arzu ettiğini ve Kıbrıs Türklerine karşı yürütülen ambargonun hafifletilmesine karşı Türk Devletlerinden destek beklediklerini belirtmiştir. Buna ek olarak, 121 maddelik İstanbul Deklarasyonunda Türkiye’nin, Kıbrıs Türk halkının Türk Devletleri Teşkilatı’nın ilgili faaliyetlerine katılmaya davet edilmesi talebinin üye ve gözlemci devletler tarafından tanındığı belirtilmiştir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin Türk Devletleri Teşkilatına katılması manevi açıdan olduğu kadar, jeopolitik, jeostratejik ve jeoekonomik boyutları da beraberinde getirmektedir.

15 Kasım 1983 tarihinde bağımsızlığını ilan eden Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti maalesef ki günümüze kadarki süreçte yalnızca Türkiye Cumhuriyeti tarafından resmen tanınmaktadır. Özellikle, Batı dünyası çifte standart uygulayarak hukuksuz bir şekilde Güney Kıbrıs Rum Yönetimini 1 Mayıs 2004 tarihinde AB’ye üye yaparak iyice KKTC’yi sıkıştırmaya çalışmıştır. Türkiye Cumhuriyeti KKTC’nin bağımsız devlet olarak tanınması için bazı çalışmalarda bulunmuştur. SSCB sonrası Azerbaycan, Kazakistan, Özbekistan ve Kırgızistan gibi 4 Türk Cumhuriyetinin bağımsızlığını kazanmasıyla Türkiye KKTC’nin tanınması için de bu devletlere destek beklemekteydi. KKTC’nin tanınması için en yakın devlet Azerbaycan olmakla beraber Azerbaycan’ın bağımsızlık sonrası Batı dünyası ve Rusya Federasyonu destekli Ermenistan tarafından Dağlık Karabağ ve etrafındaki 7 rayonu kaybetmesi Azerbaycan’ın dış politikada rahat adımlar atmasını engellemiştir. Özellikle, Azerbaycan KKTC’yi tanımak için hamleler attığı zaman özellikle AB üyeleri tarafından Ermenistan işgali altında bulunan Dağlık Karabağ’ın bağımsız bir devlet olarak tanınması tehdidi ile karşılaşmıştır. Kırgızistan ise Kültür Bakanı seviyesinde KKTC’yi 28 Nisan 1993 tarihinde ziyaret ederek iki devlet arasında “Kültür Alanında İşbirliği Protokolü” imzalamıştır. Ek olarak, 1998 yılında Kırgızistan Parlamenterinden bir heyet KKTC’yi ziyaret etmiştir.[1] Ancak zamanla Türkistan bölgesindeki diğer Türk Cumhuriyetleri ile de Türkiye’nin stratejik düzeyde ilişkilerinin olmaması onların da KKTC’nin tanınması meselesine mesafeli olmalarına sebep olmuştur.

Ancak özellikle 2020 yılında Türk dünyası açısından önemli gelişmeler yaşanmıştır. Azerbaycan’ın 27 Eylül-10 Kasım 2020 tarihinde kazandığı Karabağ zaferi ile topraklarını işgalden kurtarması ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde federasyon taraftarı Mustafa Akıncı yerine, adada iki bağımsız ve egemen devletli çözümü savunan ve Türkiye ile ilişkilere önem veren Ersin Tatar’ın 18 Ekim 2020 tarihinde KKTC Cumhurbaşkanı seçilmesi Türk Dünyasının geleceği için büyük önem taşımaktaydı. Türkiye ve KKTC’nin Karabağ savaşı sırasında Azerbaycan’ı destekleyen tutumu ile beraber Türk Keneşinin de 28 Eylül 2020 tarihinde Azerbaycan’ı destekleyen açıklama yapması Türk dünyasını bir birine yaklaştırmış ve iyice bağlamıştır. Bu yakınlaşma başta Ermeni ve Rum lobilerini iyice rahatsız etmiştir. Çünkü Azerbaycan’ın Karabağ zaferi ile beraber dış politikada artık daha rahat olmuştur. Temmuz ayında Azerbaycan Milli Meclisi Dışişleri ve Parlamentolar Arası İlişkiler Komitesi heyetinin ilk kez resmi olarak KKTC’yi ziyaret etmesi de buna örnek olarak gösterilebilir.[2] Azerbaycan ve Ermenistan arasında sınırların belirlenmesi antlaşması imzalandıktan sonra Azerbaycan’ın KKTC’yi bağımsız bir devlet olarak tanıması beklenmektedir. Bunun gerçekleşmesi takdirde ilk olarak, kurulacak Türkiye-Azerbaycan-KKTC işbirliğine zamanla Türkistan’da bulunan Türk Cumhuriyetlerinin de KKTC’yi tanıması ile daha da güçlenebilir ve KKTC Türk Devletler Teşkilatına katılabilir. Ancak burada yapılması gereken en önemli adım Türkiye’nin Türkistan’daki Türk Cumhuriyetleri ile ilişkilerini mümkün olduğu kadar stratejik düzeye taşımak ve Avrasya’da büyük güç sahibi Çin Halk Cumhuriyeti ve Rusya Federasyonu ile ilişkilerini dengede sağlamak olmalıdır.

TÜRKSOY kurumunda gözlemci üye olan KKTC’nin gelecekte Türk Devletler Teşkilatına katılması bağımsız Türk Devletlerini bir araya toplayacaktır. Ayrıca Doğu Akdeniz jeopolitiğinde arkasına ABD ve AB’yi alarak hukuksuz haklar ileri süren Yunanistan ve GKRY karşısında da güçlü bir Türk Devletleri Birliği olacaktır.

[1] Türkiye ile Türk Cumhuriyetleri ve Bölge Ülkeleri İlişkileri Özel İhtisas Komisyonu Raporu, Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı, (Ankara: DPT, 2000), 42

[2] “Azerbaycan Milli Meclisi'nden bir heyet ilk kez KKTC'de resmi temaslarda bulundu… Ersin Tatar: Bir millet üç devletiz”, Independent Türkçe, 17.07.2021, https://www.indyturk.com/node/388596/haber/azerbaycan-milli-meclisinden-bir-heyet-ilk-kez-kktcde-resmi-temaslarda-bulundu%E2%80%A6, erişim tarihi: 22.11.2021