Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü yeni Varşova Paktı mı?

featured
service

Barış Adıbelli yazdı…

Kazakistan’da yaşanan olaylar 2022 yılının ilk günlerine damgasını vurdu. Masum bir protesto olayı gibi başlayan ama ardından devlet güvenliğine karşı bir tehdit haline dönüşen bu olaylar Kazakistan yönetiminin Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütünün  müdahale etmesini talep etmesi ile başka bir yöne döndü. Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü vakit kaybetmeden Kazakistan’a çok uluslu bir barış gücü gönderdi. Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütünün barış gücü doğrudan halkla temas etmek yerine stratejik tesislerin korunması ve özellikle terör tehdidinin kontrol edilmesi ve yönetilmesi meselelerinde Kazakistan yönetimine yardımcı oldu. Kuşkusuz Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütünün burada en önemli  parçası ve beyni Rusya’ydı. Kazakistan’daki stratejik tesislere gelince bunlar özellikle enerji sektöründeki tesisler ve uzay çalışmalarının yapıldığı merkezler olarak öne çıkmaktadır. Özellikle, uzay alanı önemli. Bilindiği üzere Kazakistan Rusya’nın uzaya açılan kapısıdır.

Kazakistan’da yaşanan Renkli Devrim girişimi ve beraberinde getirdiği gelişmeler bir anda Rusya’nın NATO’su olarak adlandırılan Kolektif Güvenlik Antlaşması örgütünü de dünya gündemine taşıdı. Başta ABD olmak üzere bütün dünya tüm dikkatlerini Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü üzerinde yoğunlaştırdı. Aslında, Kolektif Güvenlik Antlaşması örgütü daha önce de sesini duyurmuş, 2010 yılında Kırgızistan’daki olaylara da müdahale etmişti. Kolektif Güvenlik Antlaşması örgütü 2002 yılında daha önce Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından bir kısım özellikle Orta Asya’daki eski Sovyet ülkeleri ile Rusya arasında imzalanan Kolektif Güvenlik Antlaşmasının bir askeri pakta ve savunma örgütüne dönüşmüş halidir. Mevcut üyeleri Rusya, Belarus, Kazakistan, Kırgızistan ve Tacikistan’dır. Kolektif Güvenlik Antlaşması’nı imzalamış olmalarına rağmen Azerbaycan, Özbekistan ve Gürcistan, Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütüne katılmışlardır. Türkmenistan ise en başından zaten genel dış politikası açısından tarafsız olduğu için hem anlaşmasına hem de örgütüne katılmamıştır.

Kolektif Güvenlik Antlaşması örgütü de tıpkı NATO gibi meşruiyetini Birleşmiş Milletler Anlaşmasının 51 maddesinden almaktadır:

Madde 51– Bu Antlaşma’nın hiçbir hükmü, Birleşmiş Milletler üyelerinden birinin silahlı bir saldırıya hedef olması halinde, Güvenlik Konseyi uluslararası barış ve güvenliğin korunması için gerekli önlemleri alıncaya dek, bu üyenin doğal olan bireysel ya da ortak meşru savunma hakkına halel getirmez

Ayrıca tıpkı NATO’nun meşhur 5. maddesi gibi  Kolektif Güvenlik Antlaşması örgütünün de dördüncü maddesi vardır. 4 maddede şöyle denilmektedir:  

Taraf Devletlerden biri herhangi bir devlet veya devletler grubunun saldırısına maruz kalırsa, bu Antlaşma’ya Taraf olan tüm Devletlere karşı saldırı olarak kabul edilecektir. Katılımcı Devletlerden herhangi birine karşı bir saldırı eylemi olması durumunda, diğer tüm katılımcı Devletler ona askeri de dahil olmak üzere gerekli yardımı sağlayacaktır. 

Görüldüğü üzere NATO’nun muadili hep tartışıla geldiği şekilde Şangay İşbirliği Örgütü değil aksine Kolektif Güvenlik Antlaşması örgütüdür. Zira Şangay İşbirliği Örgütü’nün tüzüğüne baktığınız zaman bu örgütün bir savunma paktı veya savunma örgütü olmadığı anlaşılacaktır. Dolayısıyla Şangay İşbirliği Örgütü sivil bir örgüttür.

Kazakistan’da yaşanan bu kadar olaya rağmen ABD’nin tek yorumu bu sürecin tek kazanının Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü olduğu şeklindedir. Aslında, ABD’nin bu yaklaşımında başka endişeler rol oynamaktadır. Avrupa’nın göbeğindeki Belarus’un Kolektif Güvenlik Antlaşması örgütüne üye olması demek diğer Avrupa ülkeleri ve ABD ile yaşayacağı herhangi bir anlaşmazlıkta veya çatışmada Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütünün de taraf olacağı anlamına gelmektedir. Bir başka deyişle Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü sadece Orta Asya’da etkin değil aynı zamanda Belarus nedeniyle Avrupa’da da etkindir. Bu da bize göstermektedir ki Avrupa’da NATO’nun karşısında yeni Varşova Paktı olarak Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü bulunmaktadır. Bu nedenle ABD, Kazakistan olaylarında sürekli Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütüne işaret etmektedir.

Son bir not; Ukrayna, Rusya karşısında sıkışınca ABD ve NATO’dan yardım istedi. ABD ve NATO da yardıma geldi. Benzer şekilde, Kazakistan, Renkli Devrim girişimi karşısında Rusya ve Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütünden yardım istedi. Rusya ve Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü de yardımına geldi. Her iki güç bloku da Birleşmiş Milletler’in 51. maddesine dayanarak bu faaliyeti gerçekleştirdi. Dolayısıyla, artık durumlar eşitlendi. ABD ve NATO, Ukrayna’da ne yapıyorsa Rusya ve Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü de Kazakistan’da aynısını yapıyor. Bu da artık Ukrayna meselesinde Rusya’nın ABD-NATO meşruiyetini farklı değerlendireceğini gösteriyor.

8 saat süren Cenevre’deki ABD-Rusya görüşmesinde de bu konular masaya yatırıldı. Bugün NATO- Rusya görüşmelerinde de bu konuların tartışılacağı açık. Ama şu anda gelinen noktada NATO Rusya ile diyaloğa evet ancak tavize hayır diyor. Özellikle de ABD güçlü bir şekilde NATO’nun doğuya genişlemesi konusunda Rusya’ya karşı herhangi bir taviz verilmeyeceğini ısrarla vurguluyor.

Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü yeni Varşova Paktı mı?

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Giriş Yap

Giriş Yap

VeryansınTV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!