Korku toplumu

featured
service

Nisan ayı başlarında, sosyal medyada bir iddiaya göre;

WhatsApp gruplarındaki yazışmaların takip edilerek suç unsurlarının tespit edilmesine, suç niteliği taşıyan ifadeler nedeniyle işlem yapılmasına olanak sağlayan bir yasal düzenleme üzerinde çalışıldığı, infaz yasası paketine ekleneceği bekleniyordu.

İddia sahipleri, WhatsApp gruplarından çıkış yapılarak grupların yeniden oluşturulmasını öneriyordu.

CHP Milletvekili Özgür Özel, iktidarın düzenlemeyi salgın önlemleri ile ilgili yasa paketine dahil etme hazırlığında olduğunu açıkladı.

Arkasından, AKP Gaziantep Milletvekili Ali Şahin haberlerin asılsız olduğunu söyledi.

KAÇAN KAÇANA

Haber çıktı ya, yetti.

Doğruluğu, eğriliği, kaynağı; yasal olarak, teknik olarak uygulanma olasılığı değerlendirilmeden Watsapp gruplarında çözülme başladı.

Ya gruplar kapatıldı, ya da grup üyeleri gruplarından ayrıldı.

Özetle kaçan kaçana.

“Evrensel ifade özgürlüğü ve haberleşme hakkım…Anayasal hakkım… Temel hakkım …“ demek yerine tabanları yağlama kolaylığını seçen az değildi.

En çok kaçan da bizim askeri cepheden oldu.

İçinde olduğum sivil gruplarım aynen sürerken askerlerin oluşturduğu iki grubum hemen sonlandırıldı.

Daha ilginci, asker eşlerinin çay-çorba sohbetleri yaptığı gruplar bile boşaldı.

Yani en korkaklar en cesur olması gerekenlerdi.

Ergenekon, Balyoz, Casusluk, 28 Şubat gibi kumpas davalardaki davranış aynen buraya da yansıdı.

O dönemde FETÖ’cülere karşı silah arkadaşlarını yalnız bırakan askerler(en azından bir kısmı) hala ders almamış demek ki.

Ne Fenerbahçe’den, ne Çarşı’dan bir şey öğrenememişler.

İKTİDARIN İSTEDİĞİ

Ne acıdır ki ülkeyi yönetenlerin isteği olmuş.

Korku toplumu oluşmuş.

“Bana dokunmasın da… “ diyenler çoğalmış.

Çoğunluk olmuş.

Oysa hayat “Korkunun ecele faydası yok” dedirten derslerle dolu.

115 yıl önce Maksim Gorki diyor ki;

Zaten bu korku yüzünden değil mi ki hepimiz mahvolup gidiyoruz. Bize hükmedenler hem bu korkudan yararlanıyor, hem de bizi bir kat daha korkutuyorlar. İnsanlar korktukça bataklık içinde çürüyen ağaçlar gibi ölür giderler.”(1)

Aynen öyle olmuyor mu?

Daha açıklaması yapılmadan, bir fısıltı ile en temel hakkından vazgeçen insanlar  topluluğuna bu iktidar neler yapmaz ki?

İşte bu yüzden muhalif gazeteciler bir kulp takılıp atılıvermiyor mu içeriye?

Toplumun tepki göstereceğini bilseler böyle kolay at oynatabilirler mi?

HAK VERİLMEZ ALINIR

Tarihin değişmez gerçeklerinden biridir bu söz.

Kumpasla Silivrilere atılanlar direndi. Kazandı.

Şimdi onları yargılayanlar yargılanıyor. Çoğu cezasını aldı.

Ama kolay olmadı.

Canlar verildi. Murat Özenalp’i daha dün(1Mayıs)andık.

Ne demiş Nazım;

Deeeert çok, hemdert yok

Yüreklerin kulakları sağır…

Hava kurşun gibi ağır…

Ben diyorum ki ona:

– Kül olayım Kerem gibi yana yana.

Ben yanmasam,

sen yanmasan,

biz yanmasak,

nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa…

Evet. “Bana dokunmasın…Nasıl olsa birileri mücadele eder…” demekle olmuyor.

Yanmayı göze almak gerek.

İnsanca, özgür yaşamak için. Mürit-teba değil, birey olmak için.

İddia edilenler gerçekleşmeyince kaçanlar birer-ikişer dönmeye başladı.

Ama renkler bir kez daha belli oldu.

Gerçekleri savunmaktan yılmayanlara selam ve sevgiyle.

  • Maksim Gorki, ANA, May Yayınları 1972, Shf. 32

Korku toplumu

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Giriş Yap

1 Yorum

  1. İnsanlar korktukları ve haklarını ihlal ettiklerini düşündükleri istemedikleri yöneticilere neden oy verirler? Acı çekmekten ve korkmaktan zevkmi alıyorlar ? Soruyorum en Akplisi bile ben oy vermedim ülke perişan oldu diyor peki kim oy verdi ? Anketlerde ki oy oranı kime ait? Yoksul ve cahil kesime ait diyorlar gerçekten öylemi?

    Cevapla
Giriş Yap

VeryansınTV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!