Koronavirüsü yayanları öğrenmek üzereyiz

Koronavirüsü yayanları öğrenmek üzereyiz

Geçtiğimiz 31 Mart’ta yayınlanan “Koronavirüs kimin ürünü ve kimi zengin edecek?” başlıklı yazımda, Almanya’nın, virüsün ortaya çıkacağından 2011 yılında haberdar olduğunu, çünkü konuya ilişkin bir raporun, Alman Meclisi ve Hükümetine 2011’de sunulduğunu anlatmıştım. Rapordaki bilgilerin, günümüzde yaşananlarla birebir örtüştüğünü aktarmıştım.

Belge olmadan yazmadığımı her defasında belirtirim. Şimdi gelelim Amerikan Askeri İstihbarat servisi DIA ile Ulusal Güvenlik İstihbarat Servisi NSA’nın ortaklaşa hazırladığı “Örtülü Savaş ve Yeni Virüs Salgını” başlıklı rapora.

Söz konusu rapor, söylendiği gibi Beyaz Saray’a 21 Kasım 2019’da değil, 2 ay önce 20 Eylül 2019’da sunulmuştur. Ama işin en dikkat çeken yanı ise raporun, 10 Eylül 2019’da istifa eden Trump’ın Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton’a daha önce verilmiş olmasıdır.

Başkan Trump’ın Çin, Rusya, İran ve Venezuela’ya karşı en sert politikalar izlemesini öneren ve bunu da yaptıran Bolton, özellikle Çin, Rusya ve İran’a yönelik her türlü gizli savaş yöntemine başvurulmasını savunan çok tehlikeli bir kişiliktir.

ABD derin devletinin adamı Bolton’un geçmişte, Amerikan ilaç devleri ve onların uluslararası ortaklarıyla çok yakın ilişkileri bulunduğu, FBI raporlarında, “Gizli savaşlar meraklısı” olarak tanımladığı, ülke medyasında birçok kez gündeme gelmiştir.

Tekrar rapora dönecek olursak, Bolton, Ulusal Güvenlik İstihbarat Servisi NSA tarafından 30 Ağustos 2019’da kendisine iletilen rapordan, Başkan Trump’ı hemen haberdar etmemiştir.

Trump’ın, John Bolton’u görevden almasının (aslında resmen kovdu) ardından Beyaz Saray’dan yapılan ikinci açıklamada, Bolton’un “Bazı bilgi ve belgeleri aktarma konusunda yeterli hassasiyeti göstermediği” ifadeleri yer almıştır. Burada işaret edilen belgelerden biri de sözünü ettiğimiz rapordur.

ABD ile Çin arasındaki ticaret savaşlarının kızışmaya başladığı dönemde, Bolton’un Aralık 2018’de yaptığı açıklamadaki, “Çin’in, Rusya’dan aldığı siyasi destekle de, dünyanın birinci ekonomisi olmasına asla izin vermeyiz. Bunun için her yolu deneriz. Çinlileri, gözle göremeyecekleri silahlarla da vurmaktan çekinmeyiz” sözleri nasıl tercüme edilmelidir?

Gözle görülemeyen silah bugün yaşananları anlatmıyor mu?

John Bolton’a yanıt veren Çin Dışişleri Bakanlığı’nın, “Gözle görülemeyen silah emin olun döner, sizi bizden daha fazla vurur” ifadeleri de, bugün virüsten en çok vaka ölümün olduğu ABD’nin içinde bulunduğu durumu anlatmıyor mu?

Bu karşılıklı açıklamalardan kısa bir süre sonra, 2 Ocak 2019’da, Çin, ülkenin Sağlık İşleri Konseyi Başkanı Jang Jintao’nun başkanlığındaki bir heyeti Dünya Sağlık Örgütü DSÖ’ye göndermiştir.

Heyet, DSÖ Başkanıyla yapılan toplantıda, Trump’ın ulusal güvenlik danışmanı Bolton’un Çin’i tehdit ettiği, “Gözle görülemeyen silah” tanımlamasına dikkati çekerek, bunun yeni tip bir virüs olabileceği ve Çinlilere bulaştırılmasının aslında dünya için kıyamet senaryosuna dönüşeceğini hatırlatmıştır.

Bunları okuduğunuzda aklınıza, Trump’ın Dünya Sağlık Örgütü’nü neden bugünlerde hedef aldığı geliyor mu?

Bir kez daha ABD istihbarat örgütlerinin raporuna dönelim. Raporda, “Dehşet verici bir virüs salgının, Çin’den başlayarak tüm dünyaya yayılmak üzere olduğu, Asya ve Avrupa’nın ardından ABD’nin de bu hastalıktan çok büyük boyutlarda etkileneceği” uyarısı yapılmaktadır.

Raporda ayrıca Alman istihbarat servislerinin uyardığı sağlık kuruluşlarının Almanya Hükümetine, biri 2011 yılında diğeri ise 2015 yılında (bundan haberim yoktu) olmak üzere 2 rapor vererek, yeni tip virüs konusu gündeme getirdiği belirtilmiştir. Alman istihbaratının söz konusu virüsten uluslararası ilaç devlerinde yürütülen çalışmalar nedeniyle haberdar olduğu kaydedilmiştir. Amerikan istihbaratının bu konuyu, o dönemden itibaren ciddiye alıp, sürekli izlediği vurgulanmıştır.

Buradaki soru şu: Amerikan Ulusal Güvenlik İstihbarat Servisi NSA, nasıl oluyor da Trump’ın Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton görevdeyken ve bu servisten sorumluyken söz konusu raporu Beyaz Saray’a ulaştırmaya çalıştı?

NSA’daki bazı kişiler, Bolton’u bitirmek mi istediler?

Başından beri yalnız olmayan Bolton’un arkasında Amerikan ilaç devi şirketler ve onların uluslararası ortakları mı vardı?

Rapordaki çarpıcı ifadelerden biri de, “Hastalık, Avrupa ve ABD’de, Çin’den daha fazla can alabilecek yönde gelişebilir. Bu gerçeği, devlet yönetimindeki bazı önemli isimler uzun yıllardır bilmektedir” şeklindedir.

Rapordaki daha da çarpıcı ifadeler ise “Virüsün ABD’ye vereceği olası zararların en düşük seviyede kalmasının sağlanması, Amerikan ilaç sanayisinin uzun süre önce öngördüğü bu tehlikeye karşı geliştirdiği ilaçları hızla devreye sokmasına bağlıdır” şeklindedir.

Bu son ifadeler, önceden yazılmış bir senaryonun itirafı mıdır?

Bu raporu dikkate alması gereken yöneticilerden biri de ABD Sağlık Bakanı Alex Azar’dır. Lübnan asıllı Azar, Eylül 2017’de istifa eden Sağlık Bakanı Tom Price’ın yerine Ocak 2018’da göreve gelmeden önce Amerika Birleşik Devletleri’nin dünya devi bir ilaç firması Lilly Us’un tepe yöneticisi olarak çalışmaktadır.

Bakan Alex Azar’ı Trump’a öneren kişi ise John Bolton’dur. Ayrıca Bolton, Trump’ın ulusal güvenlik danışmanı olmadan önce Azar’ın Genel Müdürlük yaptığı ilaç firması Liily Us’un büyük maaş alan danışman kadrosundadır.

Buraya kadar komplo teorisi dememiş olabilirsiniz. Demek ki neymiş, John Bolton ve Alex Azar, “Çin’e karşı gözle görülemeyen silah ve buna karşı İlaç geliştirme” planındaki önemli aktörlermiş. İşte bu sözlerim üzerine komplo teorisi diyebilirsiniz. Ama yapacak bir şey yok, çünkü belgelerin, bilgilerin, adı sanı ortada kişilerin ve kurumların yaptığı açıklamaların yalancısıyım.

Unutmayın ki, Trump, överek göreve getirdiği Bolton’u kovarken, onun için “Çok tehlikeli fikirleri olan adam” ifadesini kullanmıştı. Bolton, Koronavirüs belasını dünyanın başına saran çevrelerin önemli aktörlerinden biri, ama ortakları yok mu?

Yazı uzayacak, siz de sıkılacaksınız. Zaten benim de kafam karıştı. Neyse bu konu ‘Arkası yarın’ gibi. Elimde, ABD ve Avrupa’dan, uzmanların, araştırmacıların ve yabancı gazeteci arkadaşların gönderdiği belgeler, raporlar var.

Yani arkası yarın.