Koronayı ilan eden ekipten yeni pandemi: Spars ... Bu kez hedef medya ve iletişimin tam kontrolü

Hüseyin Vodinalı yazdı...

Koronayı ilan eden ekipten yeni pandemi: Spars ... Bu kez hedef medya ve iletişimin tam kontrolü

“EVENT201” tatbikatı, Bill ve Melinda Gates Vakfı ve Dünya Ekonomik Forumu'nun eş sponsorluğuyla düzenlenmiş, Johns Hopkins Sağlık Merkezi tarafından desteklenmişti.

Katılımcılar arasında Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Dünya Bankası, IMF, UNICEF, önde gelen BM kurumları ve pek çok ilaç firması yer aldı.

18 Ekim 2019’da düzenlenen Event 201, temelde 2002'den 2004'e kadar Çin'i vuran, ancak simülasyonda daha öldürücü olan SARS (Şiddetli Akut Solunum Sendromu) virüsünün bir bilgisayar simülasyonundan oluşuyordu.

Bilgisayar projeksiyonuna göre virüs 18 ayda 65 milyon ölüme neden oluyor, dünya ekonomisini mahvediyor ve 193 BM üye ülkesinin tamamını şiddetli bir borç ​​ve sosyal sefalete sürüklüyordu.

2002-2004 SARS salgını nispeten zararsızdı. Salgının ilk vakaları 16 Kasım 2002'de Çin'in Guangdong kentinde bildirildi. Salgın DSÖ tarafından Mayıs 2003'te rapor edildi ve 2004'te dünya çapında 8 bin 96 doğrulanmış vaka ve 774 ölümle sonuçlandı.

Salgın, çoğu Doğu Asya'da, büyük çoğunluğu da Çin'de olmak üzere 29 ülkeye yayıldı.

Çinli bilim adamları SARS virüsünün özellikle Çin genomuna yönlendirildiğinden şiddetle şüpheleniyorlardı.

Başka bir deyişle, Çin'e karşı bir biyo-savaş olasılığını düşünüyorlardı.

18 Ekim 2019’daki Event201 tatbikatından sadece birkaç hafta sonra, SARS-CoV-2 adı verilen ilk vakalar Çin'in Wuhan kentinde bildirildi.

Açıkçası Çin, 2002-2004 salgınına çok benzeyen bir virüs tespit etti ve yine Çin hedefli bir virüs olan biyolojik savaştan şüpheleniyordu.

Bu şüphelerini resmen açığa vurmadı ama kendisine yönelik suçlamalar yoğunlaştığı sıralarda, sadece bir kez Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü ABD’yi suçladı.

13 Mart 2020’de Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Cao Licien, Twitter'daki hesabından, ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC) Direktörü Robert Redfield'in görüntülerine yer verilen bir video paylaşarak, Redfield'in daha önce gripten ölen bazı ABD vatandaşlarında yeni tip koronavirüs saptandığı sözlerini aktardı.

Sözcü Cao, "Koronavirüs salgınını Wuhan'a (18 Ekim 2019’da Wuhan’da Dünya Ordu Olimpiyatları düzenlenmişti) getiren ABD ordusu olabilir. Şeffaf olun. Verilerinizi halka açıklayın. ABD bize bir açıklama borçlu" ifadelerini kullandı.

Batı basınındaki yoğun yarasa ve pangolin yenmesinden kaynaklı virüs iddiaları, çoğu bağımsız bilim insanı tarafından da geçerli bulunmadı.

Virüsün hayvanlardan insana bulaşacak kadar etkili bir evrimin bu kadar kısa zamanda gerçekleşmesini mümkün görmüyorlardı.    

Çin, salgını kontrol altına almak için acil ve sert önlemler aldı, önce Wuhan'ı, ardından 50 milyonluk Hubei Eyaletinin tamamını kapattı ve ardından virüsün ortaya çıktığı diğer alanları kilitledi.

Covid-19 olarak adlandırılan virüs daha sonra tüm dünyayı etkisi altına aldı ve 65 milyon kişi olmasa da 5 milyondan fazla insanın ölümüne yol açtı.

Ve hala da öldürmeye devam ediyor.

ABD’de eski Başkan Trump’ın “Çin Virüsü” diyerek başlattığı Çin karşıtı kampanya da, sokaklarda Asyalıların linç edilmesine varan boyutta sürüyor.

DSÖ Heyeti de bu süreç içinde Wuhan’daki laboratuarda virüs incelemesi yaptı ve Batı basını yine Çin’in bu virüsü yaydığı propagandasını sürdürdü.

ÇİN ABD’Yİ AÇIKÇA SUÇLADI: FORT DETRICK’TEN SIZDI 

Oysa gerçek tam tersiydi.

“Covid 19-Bir Virüsten Ötesi” isimli kitabımda bu virüsün büyük ihtimalle ABD’nin biyo savaş laboratuarlarında geliştirilerek, sızma veya sızdırılma sonucu yayıldığı görüşünü destekleyen bir teze yer verdim.  

Bu tezime göre, virüsün asıl yayıldığı yer, 2019 Temmuz ve Ağustos aylarında NY Times gazetesindeki habere göre “ölümcül bir virüs sızıntısı” yüzünden kapatılan ABD Fort Detrick Biyo Savaş üssü idi.

Fort Detrick, Pentagon’un ABD toprakları ve onlarca yabancı ülkede yer alan 800 civarındaki biyolojik (savaş) araştırma laboratuarlarının en büyüğü ve en eskisi idi.   

İşte bugün 13 Mart 2021’de Çin Hükümeti tezimi doğrulayan bir açıklama yaptı.

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Liu Pengyu attığı twitte:

“ABD'nin biyo-savaş faaliyetleri şeffaf, güvenli veya haklı değildir. Yalnızca Ukrayna'da, ABD 16 biyo-savaş laboratuvarı kurdu. ABD neden tüm dünyada bu kadar çok laboratuvara ihtiyaç duyuyor? Bu laboratuarlarda Fort Detrick de dahil olmak üzere hangi faaliyetler gerçekleştiriliyor?” diye sordu.

Sözcü Liu, Fort Detrick’i ilk kez zikreden bir resmi yetkili olarak kayıtlara geçti.

Liu ayrıca, halen Rusya ile savaş aşamasında olan ABD sömürgesi Ukraynayı da işaret etti.

Amerikan ordusunun kurduğu 16 biyo savaş laboratuarı da gelecek savaşların bir parçası mıydı?

Şu iç karartıcı pandemi günlerinde biraz daha bunaltıcı bir haberi burada vermek durumundayım.

2025-2028 ARASINDA SPARS

Bill Gates’in 2015’te covid19’u haber veren “kahinliği” yine tuttu.

Geçen yıl demişti ya hani!

“Bundan sonra gelecek olan virüs daha ölümcül olacak” diye.

Şimdi onu doğrularcasına, birdenbire yeni bir rapor, yeni bir senaryo ortaya çıktı: SPARS Salgını.

Neden SPARS? - Çünkü bu fantastik “varsayımsal” hikaye, Minnesota'daki St. Paul kentinden başlayan SARS tipi yeni bir virüs salgınına dayanıyor. Ancak anlatıda virüsten çok dünyadaki yeni bilgi teknolojilerinin nasıl sansür veya manipüle edileceği yer alıyor.  

SPARS adını böylece, Saint Paul Akut Respiratory Syndrom (Saint Paul Akut Solunum Sendromu) kelimelerinin kısaltmasından alıyor. Salgın tabii ki, St. Paul'da kalmıyor, ancak uygun bir şekilde her yere yayılıyor - önce yoğun bir şekilde ABD'de, sonra da tüm dünyaya ulaşıyor.

Senaryo/raporda SARS-CoV-2 ya da "Covid-19 - Büyük Sıfırlama" ya hiç atıfta bulunulmuyor. 89 sayfalık rapor, SARS-CoV-2 salgınının başlamasından yaklaşık 2 yıl önce 2017’de yazılmış. Tatbikat  kitapçığı, EVENT201’e ev sahipliği yapan Johns Hopkins Sağlık Merkezi tarafından hazırlanmış.

Johns Hopkins kendi sözleriyle,

"Johns Hopkins Sağlık Güvenliği Merkezi (JHCHS), insanları salgın hastalıklardan ve felaketlerden korumak ve halk sağlığını önlemek ve bunlara yanıt vermek için gerekli olan organizasyonları, sistemleri, politikaları ve programları güçlendiren yenilikçi burs, katılım ve araştırma yoluyla dirençli topluluklar oluşturmak için çalışıyor. krizler. Merkez, Johns Hopkins Bloomberg Halk Sağlığı Okulu'nun bir parçasıdır ve Baltimore, Maryland'de bulunmaktadır. ”

Raporda, hem JHCHS'yi hem de Bloomberg Halk Sağlığı Okulu'nu kuran ve finanse eden Rockefeller Vakfı veya Bill Gates'ten ise söz edilmiyor.

İnsanlığın 2020-2030 döneminde katlanmak zorunda olduğu çeşitli sağlık / hastalık / korku ve zorbalık senaryolarını ayrıntılı bir şekilde özetleyen 2010 Rockefeller Lockstep (Kapatma/Sıkıyönetim) raporuna da  değinilmiyor.

İşin daha da ilginç yanı, Ekim 2017'de yazdığı iddia edilen bu raporun ancak şimdi ortaya çıkması.

Bazı gözlemcilere göre bu rapor, 2017’den sonra da yazılmış olabilir.  

Raporda aşağı yukarı benzer bir biçimde tasvir edilen “senaryolar” - tamamen varsayımsal olarak,  2025'ten 2028'e değin olabilecek durumları anlatıyor.

SPARS senaryosunun önsözünde şunlar yer alıyor:

“2025'TE MUHTEMEL GELECEK: ‘YANKI ODASI’

SOSYAL FRAGMANTASYON VE KENDİNİ ONAYLAYAN DÜNYA GÖRÜŞLERİ İLE BİRLEŞTİRİLEN BİLGİYE KÖPRÜSÜZ KÜRESEL ERİŞİM

Senaryo Amacı: Aşağıdaki anlatı, çok uzak olmayan bir gelecekte makul bir şekilde ortaya çıkabilecek tıbbi karşı önlemlerle (MCM) ilgili iletişim ikilemlerini gösteren fütüristik bir senaryoyu içermektedir. Amacı, kullanıcıları [tıbbi ve bilimsel personel, hükümet yetkilileri ve tabii ki medyayı kastederek] hem bireysel olarak hem de başkalarıyla tartışarak, acil durum MCM gelişimi, dağıtımı etrafındaki iletişimin dinamik ve çoğu zaman çatışmalı durumları hayal etmeye teşvik etmektir. 

Üretim Amacı: Önce senaryonun zaman çerçevesi (2025-2028 yılları) seçildi ve ardından o dönemde ortaya çıkması muhtemel temel sosyoekonomik, demografik, teknolojik ve çevresel trendler belirlendi. Spesifik olarak, gelecekteki halk sağlığı acil durumlarına düzenleyici ve halkın tepkilerini etkilemesi muhtemel iki baskın eğilim seçildi: biri, bilgi teknolojisine değişen derecelerde erişim; ve iki, sosyal, politik, dini, ideolojik ve kültürel çizgilerde nüfuslar arasında değişen seviyelerde parçalanma.

Daha sonra, hem sabit hem de öngörülemeyen itici güçler dikkate alınarak, bu eğilimler tarafından şekillendirilen dört olası dünyayı gösteren bir senaryo matrisi oluşturuldu. Nihayetinde, bilgi teknolojisine yaygın erişime sahip izole edilmiş ve oldukça parçalanmış topluluklardan oluşan - "yankı odası" olarak adlandırılan bir dünya, olası senaryonun gerçekleşeceği gelecek olarak seçildi.

Bu noktadan sonra, konu uzmanlığı, geçmiş tıbbi karşı önlem krizlerinin tarihsel hesapları, çağdaş medya raporları ve sosyoloji, acil durum hazırlığı, sağlık eğitimi ve risk ve kriz iletişimi alanındaki bilimsel literatürden yararlanılarak senaryoya özgü hikayeler geliştirildi.

Senaryo Ortamı: 2025 yılında, dünya eşzamanlı olarak daha bağlantılı, ancak daha bölünmüş hale geldi. Kablosuz internete neredeyse evrensel erişim var. Yeni teknoloji - internet erişim teknolojisi (IAT) dahil: geçici olarak evrak çantalarına, sırt çantalarına veya giysilere takılabilen ve internetten içerik akışı sağlamak için kullanılabilen ince, esnek ekranlar - kolayca paylaşım için araçlardan haber ve tüm bilgiler sağlanabiliyor.

Bununla birlikte, çoğu kişi bilgi için başvurdukları kaynakları kendi kendilerine sınırlandırmayı seçmiş ve genellikle yalnızca hemfikir oldukları kişilerle etkileşime girmeyi seçmiştir. Bu eğilim, klikleri birbirinden giderek daha fazla izole etti ve bu da gruplar arasında iletişimi gittikçe zorlaştırıyor. Hükümet açısından bakıldığında, mevcut yönetim, Ocak 2025'te göreve başlayan Başkan Randall Archer tarafından yönetiliyor. Archer, Başkan Jaclyn Bennett'in (2020-2024) başkan yardımcısı olarak görev yaptı, [bunlar hayali isimlerdir] ve ikinci bir döneminde sağlık endişeleri istemiyorlar. 

[…]

MCM iletişimiyle ilgili daha spesifik olarak, ABD Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanlığı (HHS), Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC), Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) ve diğer halk sağlığı kurumları, Facebook, Snapchat ve Twitter gibi uzun süredir var olan platformlar ve kullanıcıların diğer platformlardan seçilen medya içeriğini bir araya getirip arşivlemesini ve bulut tabanlı iletişim kurmasını sağlayan bir platform olan ZapQ gibi gelişmekte olan platformlar da var. 

Federal ve eyalet halk sağlığı kuruluşları da kurumlara özgü uygulamalar geliştirdi ve kurum web sitelerini sürdürmek ve güncellemek için çabaları artırdı. Bununla birlikte, teknolojik pozisyonlarına  meydan okuyan şey, yeni bilgi ve medya platformlarının çeşitliliği ve sosyal medya topluluğunun gelişme hızıdır. Dahası, teknolojik açıdan anlayışlı ve yetenekli olsalar da, bu ajanslar “çok dilli” becerileri, kültürel yeterlilikleri ve her türlü sosyal medyada bulunma yetenekleri açısından hala geride kalıyorlar. 

Senaryo Düzenleme ve Kullanım: Bu senaryo, bir bulaşıcı hastalık pandemisi sırasında acil tıbbi karşı önlemlerin dağıtımıyla ilişkili halk sağlığı riski iletişim zorluklarını göstermek için tasarlanmıştır. Hikaye kronolojik olarak düzenlenmiştir ve her bölüm, temel iletişim ikilemlerinin ve bunlara karşılık gelen tartışma sorularının ele alınmasıyla sona ermektedir.

Bazı sorular federal kurumları temsil eden risk yöneticilerinin karşılaştığı zorlukları hedef alırken, diğerleri eyalet ve yerel risk yönetimcileriyle daha ilgili konuları ele alır. Bu nedenle, kullanıcılar senaryoyu bir masa üstü egzersizi olarak uygulamayı en yararlı bulabilirler.”

Bu uzun önsözden de anlaşılacağı gibi yazarlar, yeni virüsün ölümcüllüğünden çok yeni sosyal medya ve iletişim çağında, enformasyon kontrolü üzerinde kafa yoruyor.

Bu bir tür tıbbi diktatörlük planı gibi. Zaten içinde yaşamakta olduğumuz bir planın geliştirilmiş versiyonu.

Senaryo, “sağlık sağlayıcıları”, Hükümet yetkilileri ve politikacıların yanı sıra ve özellikle de halkı kontrol altında tutacak ve doğru anlatımla beyni yıkayacak olan medyaya yönelik.

Rapor, senaryoların her birine "dinamik" unsurları getirme fırsatını kaçırmıyor. Başka bir deyişle, hiç bir şey planlandığı gibi olmaz, o zaman ne yapmalı?

Bu makale son derece kafa karıştırıcı ve rahatsız edici.

Bizi kontrol edecek olanlar için gizli olması gerekiyorsa ve 2002-2004'te Çin'i etkilemiş olana çok benzeyen hayali bir corona virüsü hastalığı üzerine yazılmışsa, neden şimdi ortaya çıkıyor?

Prensipte herkesin görmesi için.

Ama neyi görmek için?

Event 201 kurgusunda da bahsi geçen sosyal medya ve iletişim kontrolünü bir dizi sansür ve yönlendirmeyle sağalamak için mi?

Artık Türkiye’de de çok meşhur bir terim olan “Algı Yönetimi” için mi?

Satanist bir ritüele göre - bu tür törenlerin arkasındaki ustalar, başarılı olabilmeleri için, planlarının ne olduğu konusunda halkı önceden bilgilendirmelidir.

Zaman ardışıklığına bakıldığında, aslında teoride SPARS 2025-2028, Event201’in devamı gibi.

Covid 19 pandemisinin temel hedefi olan Great Reset (Davos-Büyük Sıfırlama) ile BM Gündem 2030 planlarının, 2020-2030 on yılının ortalarına kadar yerine getirilmediği takdirde "daha iyi organize edilmiş" bir halkla ilişkiler ve siyasi manipülasyon stratejisini içeriyor.

Bu durumda, bu makale Ekim 2017'de yazılmadı.

Bu senaryo daha ziyade şu andaki durumu bir "yakalama" çalışması, orta vade senaryosu.

Bu, "akıllı" senaryo olarak yorumlanabilir - kişisel kayıtlardan beyin dalgası okumaya ve zihin kontrolüne, paraya - biyolojik insanı dijital insanla birleştirmeye - trans insan haline gelmeye kadar her şeyin tam olarak dijitalleştirilmesinin yayılması.

2010 Rockefeller Raporuna buradan bakın:

"Sonunda, 4. Sanayi Devrimi'nin yol açacağı şey fiziksel, dijital ve biyolojik kimliklerimizin bir füzyonudur."

İlerleme ve gelecekten anladığımız şeyin bu olmaması gerekiyor.

Hele de bu gelecek, biyo-savaş laboratuarlarından sızdırılan ölümcül virüslerle sağlanacaksa.

NOT: MAVİ VATAN, MONTRÖ VE AMİRALLERİMİZ ONURUMUZDUR

KAYNAKLAR: 

https://www.globalresearch.ca/spars-pandemic-repeat-rehearsal-event-201/5742172

https://twitter.com/MFA_China/status/1380157340217933827/photo/1