Kuklacılar

Yağız Aksakaloğlu yazdı...

featured

15 Temmuz’un altıncı yıl dönümünün hemen öncesinde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, darbe girişiminden yargılanan eski bir askeri öğrenci ve annesiyle boy boy kucaklaşan pozlar verdi. Olayın ardından öğrenci annesinin daha önce katıldığı bir yayında kullandığı ifadeler tekrar gündem oldu:

“Ben Fetullah Gülen’e teröristtir diyemiyorum ama bana bu cemaatin içindeki insanlardan komşularım oldu. Ben tertemiz insanlar olduklarını düşünüyorum. Bu insanlarla 3-4 sene komşuluk yaptım.”

Aynı kişiler CHP İstanbul Milletvekili ve TBMM Adalet Komisyonu Üyesi Turan Aydoğan, CHP’nin İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca, İYİ Parti Grup Başkanvekili Erhan Usta ve HDP’li Ömer Faruk Gergerlioğlu ile görüştü ve bu kişilerden destek mesajları aldı.

Müebbet hapis cezası alan yaklaşık altmış eski askeri öğrenci, Yargıtay’ın kararı ardından müebbet hapis cezaları bozularak tahliye edilmişti. Bu öğrencilerin FETÖ üyeliğinden aldığı cezalar ise henüz bozulmadı.

Siz de benim gibi merak ediyor musunuz?

Yukarıda zikredilen siyasiler, 2006-2014 yılları arasında Fetullahçı sözde subayların işkencelerine uğrayarak askeri okullardan ayrılmak zorunda kalan yaklaşık “dört bin” öğrenciden biriyle neden görüşmezler? Onların acılarını neden dinlemezler? FETÖ’nün askeri okullardan acımasızca tasfiye ettiği bu vatansever gençlerden biriyle neden boy boy fotoğraflar çektirmezler?

***

15 Temmuz 2016 sonrasında askeri okulların hepsi kapatıldı. Bu okullarda okuyan yaklaşık “on yedi bin” askeri öğrenci atıldı. Yapılan araştırmalar neticesinde özellikle 2012 yılı ve sonrasında “yüzde doksanı aşan oranda” Fetullahçıların bu okullara sızdığı öğrenildi. Bu durum, “soru çalma/soru hırsızlığı” grafikleriyle desteklendi. Bu yönde birçok FETÖ mensubu asker ve askeri öğrenci ile mahrem yöneticinin itirafı oldu. Bu öğrencilerin bir kısmı Avrupa ve Amerika’ya yasa dışı yolardan kaçtı ve bu yabancı ülkelerin güzide üniversitelerinde bir gün geri dönüp “intikamlarını” almak üzere yetiştiriliyorlar!

Bu bilgiler bir yana, bu yazıyı hazırlayan ben, 2006-2010 yılları arasında Kuleli Askeri Lisesi ve Kara Harp Okulunda FETÖ’nün nasıl en dibimize kadar girdiğine ve bizi işkencelerle nasıl bu okullardan attıklarına bizzat şahit oldum. 2006-2014 yılları arasında yaklaşık “dört bin” askeri öğrenci, Fetullahçı sözde subayların “işkenceleri ve türlü oyunları” sonucunda askeri okullardan ayrılmak zorunda kaldı.

Peki, bu Fetullahçı işkencelerle ayrılmak zorundan kalan askeri öğrencilerin yerlerine kimler alındı? Askeri okullardaki bu boşluk nasıl dolduruldu?

Bunun cevabını söylemeden önce, “Bu soruyu kimler sormuyor?”, onu bilelim.

Bu soruyu “Fetullahçı askeri öğrenciler” sormuyor!

Bu soruyu “Fetulahçı askeri öğrencileri savunan siyasiler” sormuyor!

Varsa yoksa hapis yatan altmış küsur eski askeri öğrenci ve 15 Temmuz gecesi İstanbul’da yaşadıkları dram! Hikâyenin gerisi yok. “Biz bu okullara nasıl girdik?” orasını tartışmayalım, öyle mi?

Ben lafı hiç uzatmadan kısaca gördüğümü-yaşadığımı söyleyeyim o zaman.

2010 yılında Kara Harp Okulu Sakarya Taburunda görevli Fetullahçı sözde subaylar bana ve arkadaşlarıma işkence ederken “Fetullahçı askeri öğrenciler” bir köşede dondurma yalıyor, kantin köşelerinde sürtüyor ve askeri liseden daha hafif eğitimler yapıyordu! Başlarındaki sözde subaylar onları el üstünde tutuyordu. Bizler “ayrılmak istiyoruz” deyince kendimizi bir anda kapıda bulurken, Fetullahçı öğrencilerden biri olur da tatlı canı sıkılırsa ve ayrılmak isterse başımızdaki Fetullahçı sözde subaylar “Hayır, sen bize lazımsın,” diyorlardı!

Ve bunlara sahip çıkan işkenceci sözde subayların büyük bir çoğunluğu 15 Temmuz’da kilit noktalarda görev aldılar! Örneğin bana çeşitli işkencelerde bulunan Fetullahçı bir sözde subay, İstanbul’da 15 Temmuz kalkışmasına fiilen iştirak etti. Albay Sait Ertürk’ün şehit edilmesi olayına karıştı. Savcı mütalaasında hakkında ağırlaştırılmış müebbet cezası talep etti. TSK’dan ihraç edildi.

Ne oldu?

Bunları konuşmayalım, bilmesinler, öyle mi?

***

FETÖ ile mücadelede bir kısır döngü içerisindeyiz.

“Girdap – Askeri Okullarda Katliam” başlıklı kitabımda önceden uyardım: FETÖ meselesinde bir siyasi partinin veya siyasinin takınacağı olası tavırlar ne olabilir?

  • Meseleye bir “siyasi çıkar” olarak yaklaşabilirler. Hümanist bir tavır takınarak örgüt mensuplarına kucak açabilirler ve oy beklentisiyle türlü aymazlıklar içerisinde bulunabilirler.
  • “İktidar olma ya da iktidarda kalma hırsı” içerisinde örgütün ağına takılabilirler.
  • Olumlu anlamda meselenin bir siyasi parti değil, “devlet ve millet meselesi” olduğunun farkına varıp farklı ideolojik oluşumlarla ve kişilerle işbirliğine giderek ve kendi çıkarlarını değil, devlet ve millet çıkarını ön planda tutarak mücadeleye destek olabilirler.

Tahmin edeceğiniz üzere, gelişmeler olumsuz seyrediyor.

O zaman bunlara karşı daha uyanık olmak ve gerekeni yapmak zorundayız.

***

Hiç “Bunraku” isimli geleneksel Japon kukla tiyatrosuna gittiniz mi?

“Ne alaka kardeşim? İsmini yeni duyduk,” demeyin çünkü adım gibi biliyorum, hepiniz gittiniz, izlediniz hem de defalarca!

Bu gösteride kuklacılar da kuklalarıyla birlikte sahnede görünüyor. Çömezler sadece el ve ayak oynatıyor, ustalar ise yüz ifadelerini kontrol ediyor. Kuklacıların hepsi tepeden tırnağa siyah giyiniyor, çömezler “görünmez” oluyor ve sadece usta kuklacıların yüzü açık kalıyor. Oyunu izlerken kuklalara odaklanıyoruz fakat aynı zamanda hemen arkalarındaki usta kuklacıların yüz ifadelerini görebiliyoruz.

Şimdi “Biz bu gösteriyi defalarca izledik,” dediniz, değil mi?

Bile bile lades!

Karşımızda sürekli bir oyun dönüyor ve biz bu oyunda kuklacıları da kuklaları da görüyoruz. Her şey meydanda! Fakat kiminin yüzü açık, kimi gizliden yönlendiriyor.

Tam bir mizansen!

Şimdilik, seyrediyoruz.

 

Kuklacılar

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Giriş Yap

4 Yorum

  1. 2 ay önce

    2002-2006 Işıklar, 2006-2009 KHO bünyesinde öğrencilik yapmış biri olarak, kardeşim Yağız Aksakaloğlu’ nu çabalarından ötürü tebrik ederim. Selam olsun. Fakat ıskalanan bir nokta var. Ona dikkat çekmek istiyorum. Anılan süreler içerisinde askeri okullarda Fetoş tarafından maruz kaldığımız öğrenci kıyımının bir özelliği daha var. Ergenekon,Balyoz,Poyrazköy vs kumpaslarının çok öncesinde yaşanılan askeri öğrenci kıyımı, Fetoş namına senaryonun bir ön çalışması, denemesi, başarı oranının tespit edilmesi niteliği de vardı. Askeri okullarda şeytani bir zeka ile uyguladıkları teknik ve taktiklerin başarısı sınandı. Başarı tespit edilince de bütün TSK bünyesinde uygulama kararı aldılar. Ardından anılan kumpas süreçleri yaşadık. 2009 daki Savunma Bakanı’ nın her dönemin mağduru var çocuklar deyişini hatırlarız. Devletin bizlere yaklaşımı bu cümledeki değer kadardır.

    Saygılarımla.

  2. KUBILAY OZTURK
    2 ay önce

    Emeğinize sağlık.

  3. 2 ay önce

    Bir oyun oynuyorlar.Oynamıyormuş gibi yapma oyunu. Oyunlarını gördüğümü belli edersem onlara, kuralları bozmuş olurum, o zaman cezalandırırlar beni. Onların oyununu oynamam gerek, oyunu gördüğümü görmeme oyunu.

  4. 2 ay önce

    Seyretmeye devam edip bu hareketlere zaman içinde ağız dolusu sevmediğimiz için kimse ihanetinden utanmaz oldu..

  5. 2 ay önce

    Tayfun Ozcana’nin hakki emegi gecen herkesin uzerine ates olsun. Akp de, altili ganyanda ayni.

    Cevapla
Giriş Yap

VeryansınTV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!