Kutuyu açtılar... Çin 'Fort Detrick' dedi

Hüseyin Vodinalı yazdı...

Kutuyu açtılar... Çin 'Fort Detrick' dedi

Covid 19 Bir Virüsten Ötesi” kitabım ilk kez 2020 Temmuz ayında Pankuş Yayınları’ndan çıktı.

Kitabın özü şuydu: Bu virüs esasen Batı Kapitalizmi’nin ve onun elitlerinin bir virüsüdür. Ve büyük ihtimalle ABD’den kaynaklanmıştır. Pentagon, son 20 yılda biyolojik savaş çalışmalarına milyarlarca dolar kaynak aktarmış ve dünya üzerinde onlarca yeni biyosavaş laboratuarı açmıştır. Somut olarak söylersek, ilk çıktığı yer de muhtemelen 2019 yazında bir sızıntı yüzünden kapatılan ABD’nin en büyük biyolojik savaş üssü Fort Detrick’tir. Çünkü bu üssün kapatılması sonrası ABD’de ilk vakalar çıkmış ve fakat bunlar şiddetli grip veya zatürre teşhisleri altında gizlenmişti. Daha sonra olayı resmen bildiren Çin’in Wuhan kenti olağan şüpheli haline getirilmişti.

ABD ve dönemin Başkanı Trump Covid-19 için sürekli Çin’i suçlarken ve Çinlileri hedef gösterirken, Çin bu suçlamalardan kaçınmış ve enerjisini aşı, test kiti ve maske üretimine vermişti. Sadece bir kez Çin Dışişleri Sözcüsü sosyal medyadaki özel hesabından benim kitabımı destekleyen bir mesaj yayınlamıştı.

Tüm dünya bu virüsün ya Wuhan’daki laboratuardan, ya da yine Wuhan’daki hayvan pazarından çıktığına ikna edilmişti. Hatta Çinliler yarasa çorbası yiyen korkunç yaratıklar olarak resmedilmişti. Halbuki o yarasa çorbası videosu Pasfik’teki bir adada çekilmişti, ada ise ABD’ye aitti.

Lafı çok uzatmayacağım.

Çin, son günlerde ABD’deki suçlamaların giderek keskinleşmesi sonrası pandoranın kutusunu açtı.

Çin’in resmi yayın organı Global Times gazetesi dün yayımladığı bir editoryal yazı ile olağan şüphelinin Fort Detrick olduğunu açıkladı.

“ABD iftirasına karşı Fort Detrick biyolaboratuvarını inceleme zamanı” başlıklı yazıda şu ifadelere yer verildi:

“ABD Sağlık ve İnsan Hizmetleri Sekreteri Xavier Becerra, Salı günü Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ/WHO) üst organı, Dünya Sağlık Asamblesi'nin (WHA) yıllık bakanlar toplantısında bir video mesajı yayınladı. Becerra mesajında, ​​koronavirüsün kökenlerine ilişkin ikinci aşama soruşturması için çağrı yaptı.

Bazı Batı kamuoylarının görüşlerine göre, ikinci aşama soruşturması özellikle Çin'in Wuhan kentinde yapılacak daha ileri araştırmalara atıfta bulunuyor. Ayrıca, ABD istihbarat teşkilatları, Kasım 2019'da Çin'in Wuhan Viroloji Enstitüsü'nden üç araştırmacının COVID-19 semptomları nedeniyle hastalandığı konusunda yanlış bilgiler yayıyor. Becerra'nın Çin'i hedeflediği oldukça açık. Avustralya, Japonya ve AB'den temsilciler onun söylemini yineledi.

WHA toplantısından önce ABD, kamuoyunu laboratuvar sızıntı teorisini tekrar oynamaya hazırladı. Tesadüf olup olmadığı bilinmiyor. Yine de, geçen yıl teorinin bir komplo olduğuna inanan ABD'deki en iyi halk sağlığı uzmanı Dr. Anthony Fauci, geçtiğimiz günlerde fikrini değiştirdi.

COVID-19'un doğal olarak geliştiğine "ikna olmadığını" söyledi ve " Çin'de neler olup bittiğini araştırmak için soruşturmaya devam etmemiz gerektiğini düşünüyorum." dedi.

İkinci aşama DSÖ araştırması gereklidir, ancak yalnızca Çin'in Wuhan kentine odaklanan bir soruşturma yerine küresel bir araştırma olmalıdır.

Bu yılın başlarında Wuhan'ı ziyaret eden DSÖ uzman ekibi, virüsün bir Çin laboratuvarından sızma ihtimalinin son derece düşük olduğu sonucuna vardı.

ABD ise, bağımsız bilimsel araştırmaya dayalı DSÖ raporuna "bağımsız olmayan" ve "şeffaf olmama" etiketini yerleştirmek için müttefikleriyle bir araya geldiğinde, kendi siyasi hedefini DSÖ uzman ekibinin bilimsel ruhunun üzerine koyuyor.

Wuhan Viroloji Enstitüsü, COVID-19 salgınından bu yana hiç bir çalışanının hastalanmadığını, sıfır enfeksiyon vakası olduğunu belirtti.

ABD'nin sözde "istihbaratı" kısır bir siyasi söylemdir.

DSÖ, COVID-19'un kökenlerinin izini sürmek için gittiği her yerde, yerel bilim adamları ve idari kurumlarla samimi işbirliği yapıyor.

DSÖ uzman ekibi, Çin'in işbirliğinden duyduğu memnuniyeti ve takdiri de ifade etti.

ABD suçluluk varsayımı istiyor ve "Sherlock Holmes tarzı" bir soruşturma yürütmeyi planlıyor.

Bilimde bu tamamen olanaksızdır ve Çinli bilim adamlarına ve idari kurumlara yönelik siyasi bir hakarettir.

Araştırmanın yönlerinden biri olarak "laboratuar sızıntısı" teorisi ele alınacak olursa, Wuhan Viroloji Enstitüsü tek şüpheli yer olmamalıdır.

Fort Detrick biyosilah laboratuarı (ABD Maryland eyaletinde Pentagon’a bağlı, HV) 2019’dan beri dikkate alınması gereken birçok önemli işaret gösterdi ve araştırılması gereken ilk hedef grubuna dahil edilmelidir. Buna ek olarak, ABD Asya'da şaşırtıcı sayıda biyolab inşa etti ve bunları araştırmak, COVID-19'un kökenlerinin izlenmesine eklenmesi gereken acil bir proje.

Wuhan, COVID-19 salgınının erken aşamasında insandan insana bulaşmayı ilk kez doğruladığında ve ulusal alarmı çaldığında, tespit edilebilen sadece birkaç vaka vardı. Daha sonraki olaylar, Wuhan'daki gibi salgının ABD’de de yayıldığını ama neredeyse aynı derecede ilgi görmediğini gösterdi. ABD'de daha önce sözde şiddetli "grip" teşhislerinde COVID-19 vakaları var mıydı? Pek çok yeni bilgi, DSÖ uzmanlarının ABD ile ilgili yeni araştırmalar yapmalarını gerektiriyor.

Virüs kökenlerini izleme çabaları siyasetten çok bilime odaklanırsa, soruşturmanın kapsamını genişletmek tamamen mantıklı ve rasyoneldir. Ancak ABD, Wuhan'a, özellikle de oradaki laboratuvara dikkat çekmek için kendisinin ve müttefiklerinin fikir araçlarını fazlasıyla kullanıyor. Bu açıkça politik bir manevradır.

ABD, WHA'yı zorlamak için Tayvan adası ve yeni koronavirüsün kökeni gibi konuları kullanıyor. Ancak Dünya Sağlık Assamblesi, salgının mümkün olan en kısa sürede nasıl kontrol altına alınacağına ve COVID-19 aşılarının adil bir şekilde nasıl dağıtılacağına odaklanmalıdır.

Bunlar ABD'nin ve onun kilit müttefiklerinin yumuşak noktaları.

Şimdiye kadar, özellikle Washington, pandemiye karşı küresel mücadeleye çok az maddi destek sağlamıştır.

Bunun yerine, dünyanın en büyük anti-salgın ürün tedarikçisi olan Çin'e karşı bir kuşatma kışkırtmak için boş konuşuyor.

ABD, virüse karşı küresel işbirliğinde her zaman en büyük yıkıcı güç olmuştur.

Talihsiz olan, en güçlü ülke olarak ABD’nin küresel adaleti umursamaması veya pandemiyle birlikte mücadele etmenin en acil ihtiyacını önemsememesidir.

Tek umursadığı, "stratejik rakibi" Çin'i bastırmak için her fırsatı kullanmaktır.

Bu tutumuna, virüs kökenlerinin izini sürmek de dahil olduğunda, kökeni izlemenin yalnızca bilime dayalı nihai bir sonucu muhtemelen asla olmayacaktır.”

Evet yazı böyle ve pandoranın kutusu açılıyor.

Çin, ABD’nin özellikle 2002 (11 Eylül 2001 sonrası hız verildi) başlattığı biyolojik savaş programlarını masaya koydu ve en büyük şüpheli olan Fort Detrick’i telaffuz etti.

ABD Başkanı Biden da Trump’ın mirasını devraldı.

Becerra’nın ardından Joe Biden, COVID-19'a neden olan Corona virüsünün kökenini belirlenmesi için emri verdi.

Biden, ABD istihbarat kurumlarının potansiyel olarak Çin'de bir laboratuvar kazası olasılığı da dahil olmak üzere farklı teorileri değerlendirdiğini söyledi.

Virüs daha çok su kaldıracak ve Çin de elindeki bilgileri peyder pey açıklayacak.

Bu konuyu daha detaylı öğrenmek isteyenler, kitabımın yeni basımını edinip okuyabilirler.

KAYNAKLAR:

https://www.globaltimes.cn/page/202105/1224597.shtml

https://www.amerikaninsesi.com/a/biden-corona-virusunun-kokenlerinin-arastirilmasini/5905695.html