Kuzeydoğu Avustralya'nın vahşi yüzünde bir timsah çiftliği

Kuzeydoğu Avustralya'nın vahşi yüzünde bir timsah çiftliği

Avustralya, gezegenimizdeki en bakir kıta ve ülke. İnsanlar tarafından daha geç ulaşıldığından doğal olarak daha az kirletilmiş durumda. Bu ülkenin zorlu doğal şartlara sahip devasa bölgeleri var. Ortası çöllerle doluyken, kuzeyi ve kuzey doğusunu kaplayan koskoca timsahlara ev sahipliği yapan bölgeleriyle yaşam şartları zorlu alanlar. 7 büyük bölgeye, eyalete ayrılmış Avustralya’nın bu kuzeydoğusundaki vahşi ve geniş alana Queensland, Kraliçe’nin Ülkesi-Toprağı, adı verilmiş. Bu bölgede yaşamak zahmetli olduğundan buraya yönelik vergi indirimleri, yerleşme için teşvik ve çalışanlara daha yüksek ücretlerin ödendiği medeniyetten kısmen kopuk bir bölge. Vahşi hayvanların serbestçe dolaştığı yerlerle dolu.

Avustralya’nın bölgeleri.

Geçen haftaki yazımızda dalış gezisini yaptığımız Büyük Mercan Resifi için okyanusa açıldığımız yer olan Cairns, Queensland eyaletinde yer alıyor. Dünyanın denizlerdeki en önemli biyoçeşitlilik alanında yaptığımız dalışlar sonrasında bu hafta gözümüzü vahşi Queensland’e çevirip, biraz turistik de olsa vahşi hayattan örnekler görmeye gidiyoruz.

Dalışlardan geldikten sonra Cairns civarında görmek istediğim yerlere gitmek için bir tura katılacaktım. Gideceğimiz ilk durak bu bölgenin ve Avustralya’nın vahşi hayatının sergilendiği “Hartley’s Crocodile Adventure” isimli doğal yaşam parkı olacak. Ama daha önce de sohbetini yaptığımız Avustralyalıları ve Avustralya’nın hayvanlarını biraz hatırlayalım istiyorum.

Avustralya hayvanlarına devam...

Avustralya farklı bir ülke. Bize çok uzak öncelikle. 12,500 km öyle böyle bir uzaklık değil. Uçuşlar uç uca gelse bile bir gün sürüyor ulaşmak. Dünyaya da uzak şu an. Bu uzaklıklar nedeniyle el değmemişlik açısından dünyanın diğer yerlerinde bulunmayan farklı hayvan ve bitki türleri barındırıyor içinde. Bu platformda Avustralya’nın Farklı Hayvanları başlıklı bir yazımızda bunların bazılarından söz etmiştik.

O yazıda timsahlar yoktu. İngilizcesiyle alligator ve crocodile Türkçede timsah diye geçse de farklılıklar var. Avustralya’dakilere crocodile diyorlar. Avustralya’nın vahşi yaşamında yer alan önemli bir hayvan türü timsahlar. Denizde yaşayan ve daha büyük olan bu timsahlara tuzlu su timsahı anlamına gelecek biçimde argo Avutralyacasıyla Salty diyor Oziler (Aussies). Burunları daha ince ve yapıları daha küçük olanlara da, tatlı suda yaşadıkları için Freshy diyorlar. Timsah harici daha başka hayvanlar da var elbette. Bu yazıda bu doğal yırtıcıyla biraz daha yakın temasta olacağımız bir parka gideceğiz.

Avustralya insanlarının vahşi yaşam merakı ve hayvan sevgisi…

Avustralyalıları üç gruba ayırıyorum ben. Yerli Avustralyalılar yani Aborjinler birinci grup. Hapishane kolonisi kurmak için gönderilenler ikinci ve sonradan tüm dünyadan gelen göçmenler de benim sıralamamda üçüncü grup oluyor.

Buranın en eski ve yerli insanları Aborjinler. Bu yerli insanlar modern denilen dünyanın nimetlerinden istifade etmeden, doğa ile iç içe ve uyum halinde, kendi mistik ve mitolojik öyküleri içinde kendilerince yaşamışlar yüzyıllar boyu. Her şey 1770 sonrası kolonileşme denilen işgalin başlamasıyla tamamen değişmiş. Parça parça işgal edilen kendi topraklarında köle haline gelmeleri çok uzun sürmemiş. Onlara çok kötü muamele etmiş yeni gelenler. İnsan olarak kabulleri ise kanun önünde 1970’lerin ortasında olmuş. Bu iki yüzyıllık travmanın etkileri halen sürmekte. Oysaki doğa ve yaşadıkları çevre ile öylesine uyumlu bir topluluk ki Aborjinler; kopardıları bitkiye, her türlü doğal yiyeceğe, kesmeden önce ağaca, avladığı hayvana şükredip, özür dileyip, teşekkür eden bir kültür. Aborjinler kendilerini bu hayvanlardan üstün veya başka bir ekip olarak görmemiş. Doğaya ve hayvana saygı bu uyumlarıyla özdeş. Bu noktada daha fazla bilgi edinmek isteyenler kişisel blogumda bulunan Aborjin Kültürüne Giriş yazımı okuyabilirler. http://www.gurcanelbek.com/avustralyanin-gercek-yerlileri-aborijinler/

Hapishane kolonisi olarak kurulma aşamasında gelenlerin öyküsünü Hapishane Kolonisi Olarak Kurulan Ülke Avustralya yazımızda paylaşmıştık. Bu grup da Avustralya’da karşılaştıkları vahşi coğrafyaya zaman içinde uyum sağlamış. Onlar da zaman içinde doğaya ve hayvanlara saygı göstermişler ama Aborijinlerin gösterdikleri gibi değil. Kendi getirdikleri Avrupalı alışkanlıklarla harmanlamış bir yapı oluşmuş. Günümüzde Aborjinlerin özgün çizgisine yaklaşmış durumdalar. Fakat bu noktaya gelene kadar da epey bir timsah, balina, kanguru ve diğer hayvanlara yönelik katliamlar yapmışlar.

Göçmenler de bu grupların yarattıkları kültüre çaresizce uyum sağlamak zorunda kalmışlar.

Bütün bu gruplar ve yaşananlar sonunda bir genelleme yaparsam, Avustralyalıların dünyadaki diğer uluslardan daha hayvansever bir millet olduğunu söyleyebilirim.

Hayatını bu alana adayarak yaşayan birçok bilim insanı ve gönüllü var Avustralya’da. Hayvansever iseniz kendinizi Avustralya’da rahat hissedeceğinizden emin olabilirsiniz.

Biz tekrar, yoğunluklu olarak timsahlarla buluşacağımız o gezi günündeki ilk durak olan “Hartley’s Crocodile Adventure” doğal yaşam parkına dönelim.

“Hartley’s Crocodile Adventure” parkının tarihi…

1935’lerde Hartley’s çayının kenarına bir çay evi inşa eden Evans isimli bir kişi Cairns gazetesinde çıkan bir ilanda gördüğü bir timsahı satın almış. O sıralarda yeni inşa edilmiş olan “Captain Cook” otoyolunun kenarında kurduğu bu yerde, Charlie adını verdiği timsahını yoldan geçenlere besletmeye ve timsahlar üzerinde konuşmalar yapmaya başlamış. Daha sonra evcilleşmiş kanguru ve birçok hayvanın katılmasıyla kendiliğinden bir hayvanat bahçesi oluşmuş zaman içinde.

Derisi ve eti için avlanılmaya başlayan timsahların avlanmasının yasaklanması için yapılan propaganda kampanyalarının merkezi olmuş burası. 1980’lerde timsah çiftliği haline getirmeye karar veren bir aile tarafından satın alınmış. Hükümetle uzun süren müzakereler sonucunda bugünkü haliyle hizmet verebilecek bir hayvanat bahçesi ve doğal yaşam parkı oluşturulmuş. Timsahlar da bu kısmen doğal ve kontrollü ortamda muhafaza edilmeye başlanmış.

“Hartley’s Crocodile Adventure” tarihini anlatan panolar.

Timsahları izleyeceğiniz belirli parkurlar ve alanlar var burada. Bir de korunaklı tekne ile bu nehir uzantısında yapacağınız bir gösteri gezisi. Tüm bu faaliyetlerin zamanları belli olduğundan, ben etraftaki diğer hayvanların bulunduğu platform ve bahçeleri gezmeye başladım önce.

“Hartley’s Crocodile Adventure” güzergah panosu.

Tepeli Devekuşu (Cassowary) ...

Bu garip görünümlü hayvanı çok sevdim ben. Renkleri çok tatlı. Göz gibi duran ve asıl gözünü diğer vahşi hayvanlardan korumak için bulunan lekesi, parlak tüyleri ve devekuşuna benzer yapısıyla çok sevimli. Şımartılmış hayvanat bahçesi modunda insanların ellerinden meyve yiyorlar ama doğal ortamda tehlikeli olma durumları varmış. Tepelikli kısımla vurdukları canlılarda ölümcül yaralar oluşturabilen bir hayvan. Burada türün ne olduğunun ayrıntısına ve derinlikli konulara girmeyeceğim. Zaten görünümü kendini gösteriyor ve Türkçe tercümesi de size çok güzel bir fikir verecektir, Tepeli Devekuşu.

 Cassowary, Tepeli Devekuşu.

Cassowary anlatımı esnasında.

Kuşlar, Wallaby, Kanguru, Koala, Yılanlar...

Çok değişik kuş türleri barındırıyor park. Güzel düzenlenmiş kafeslerde bunları incelemek mümkün. Bazı yerlerde temas edebileceğiniz ufak kanguru diyebileceğim Wallaby’ler dolaşıyor. Bu hayvanları sevebiliyorsunuz. Hatta bu hayvanlar o denli evcil bir hale gelmişler ki sereserpe güneşlenirken yanlarından geçtiğinizde kılı bile kıpırdamıyor. 

Kuşlar ve kangurular.

Sevimli Wallaby.

Koala’ları bakıcısının kucağında sevmek mümkün. Aslında oldukça kötü kokan bu hayvanlar çok sevimli görünüyorlar. Koala’ların sırtlarında her hayvana özel şekilde beyaz lekeler var. Bunlar ağaç üzerinde mükemmel bir gizlenme ve ortamla uyum sağlıyorlarmış. Koalaların gri tüyleri arasındaki bu beyaz özgün kısımlar aşağıdan bakınca neye benziyor dersiniz? Bulutlara. Bu nasıl bir gözlemdir ve nasıl genetiğe dönüşmüştür. Düşünmek gerek, hissetmek gerek.

Koala’lar.

Yılanlar ve diğer sürüngenler bakıcılarının ellerinde, güzel bir ses düzeni ile gölgelikler altında oturduğunuz tahta basamaklı küçük amfitiyatrolarda bir gösteri tarzında anlatılmakta. Mükemmel bir anlatımla bilgiler veren bu kişilerin hayvanlara sevgisi yanında izleyicilere ve özellikle de çocuklara verdikleri eğitim büyük. Bu hayvanlar hiç de insanlar gibi yok edici ve maksatlı zararcı değiller. Özellikle sizi yok etme amaçları bulunmadığı gibi ölüme sebep oldukları olay sayıları da oldukça düşük. Bir şekilde üzerine basılmadığında size saldırıp sokan yılan yokmuş. Zaten duyargaları sebebiyle sizi duyan bu yılanlar derhal ortamdan uzaklaşan hayvanlar. 

Yılanların tanıtımı.

Yılanların tanıtımı esnasında.

Avustralya Timsahları (Crocodiles) ...

Vaktimiz gelmeden evvel bir çiftlik mantığında burada üretilmekte olan timsahların anlatıldığı ufak bir tura katıldık. 15 metreye 15 metrelik bir havuzun içinde onlarca orta boy timsah vardı. Hatta işin suyu çıkarılmış vaziyette, ağzı bantlanmış bebek timsahları sevebiliyorsunuz bile burada.

Her şey çok masum anlatılıyordu ama timsahlar duyguları değil yaşama güdüleri olan canlılar. Nasıl oluyor da sirk hayvanına dönüştürülmüş duruma geliyorlar anlamakta güçlük çektim. Bu ziyaretimden sonra Kuzey ve Batı Avustralya’da da turlara katıldım ama orada kontrolü sınırlı hatta serbest vahşi ortamda gördüklerim çok daha etkileyiciydi. Zamanı gelirse timsahları tekrar yazarım ama, beyni bir golf topu büyüklüğünde olan ve tek amacı sadece yaşamda kalmak üzere programlanmış bir canlıdan bakıcısını tanıyıp şefkat göstermesini beklemenin anlamsız olduğunu düşünüyorum. Tabii ki bunlar bir uzman değil bir gezginin görüşleri. Neticede bir Türk Attenborough olursam daha boğucu ayrıntılarla bu öyküleri anlatmak isterim.

Yetiştirme ortamında timsahlar.

Korumalı tekne ile timsah peşinde…

Su alanı böyle korumalı bir park için öyle devasa nehirler gibi değil tabii. Ama bu ufak sayılacak ortamda su yataklarında veya yüzerlerken bu hayvanları izlemek mümkün oluyor. Tel kafesli, korunaklı oturma düzeninde tekneden bu hayvanları izliyor, anlatan kişiyi dinliyorsunuz. Anlatıcının elinde uzun bir bambu boru var. Kesilmiş tavukların büyük parçalarını bu bambu sopanın ucuna  bağlayıp hayvanları sıçratıp size fotoğraf ve video imkanı sunuyor. Bu sırada da bu yırtıcılar hakkında bilgiler veriyor sürekli. Biz de sıçrayan, yüzen ve dinlenen hayvanları izleyerek zamanımızı geçirdikten sonra tekne gezisinin başladığı yere döndük.

Nehirdeki timsah gezintisinde.

Nehirde timsah gezisinde.

.

Burada yaşayan timsahlara isimler verilmiş durumda; Sollie, Spartacus, Charlie, Zont ve öyküleri de kafeslerin önündeki tabelalarda yazıyor.

Çiftliğin meşhur timsahları.

Dünyanın oluşumu ve hareketleriyle ilgili panolar eşliğinde bir yürüyüş…

Özellikle çocuklar için dense de düşünmeyi unutan büyükler için de oldukça faydalı panolar yapılmış parkta. Bu panoları okurken dünya kabuğunun hareketlerinden tarih öncesi çağdaki hayvanlara ve yaşama kadar yüzlerce bilgiyi bulmak mümkün. Bu güzel yürüyüş parkı size diğer hayvanları da zaman zaman görme imkanı veriyor.

Gezi parkuru panoları

Timsah gösterisi için ayarlanmış alanlarda anlatımlar…

Sadece nehir içinde yapılan gezide değil, daha birçok alanda timsahlara özel gösteriler ve anlatımlar gerçekleştiriliyordu. Belirli saatleri olan bu gösterilerde bilgiler verilirken çılgın Avustralyalılar da genelde olduğu gibi cesaretlerini sergiliyorlar bu gösteri ve tanıtımlarda. Biz ziyaretçiler ise oturduğumuz güvenli sıralarımızda veya kafesli tellerin ardında bu anlatımları izliyor, fotoğraflar çekiyorduk.

Timsahlarla yapılan gösteriler.

Timsahlarla yapılan gösteriler.

Komodo Ejderi, Iguanalar, Emu ve diğer hayvanlar…

Gezdiğimiz parkurlarda başka hayvanlara da rastladık. Komodo Ejderi, iguana, emu, kuğular, sürüngenler, keseliler ve daha birçok tür burada insanlara sergileniyor. Avustralya’nın tümünde bu tip hayvanların sergilendiği mekan ve etkinlikleri görmek mümkün.

 Parktan görünümler.

Gezinin sonunda ironik bir yemek…

Uzun süredir et yemiyorum. Çok çok az yiyorum demek daha doğru. Ancak o gezide tüm gün kendimi etkinliklere kaptırmıştım ve günün sonunda çok acıkmıştım. O an için garip gelmedi ama şu an yazarken biraz garipsiyorum. Yollarda birçok şeyi tatmak adına oraya özgü yemekler yiyorum. Hartley’s’de de timsah etinden hazırlanmış bir yemek yedim. Et gayet güzeldi. Dediğim gibi bugün olsa yemezdim ya da birinden tadardım ama o gün bu tabağı afiyetle yedim ve timsah etinin oldukça lezzetli olduğunu söyleyebilirim.

Gezi sonunda yemek.

Hayvan sevgisi insan ve doğa sevgisinden ayrı değil...

Artık baharla vuslatın gün gün yaklaştığı ve kazma kürek yaktırmamasını umduğumuz Mart ayının ilk haftası geride kaldı. Bir süre daha uzak ve görece sıcak diyarlara olan gezimiz sürsün istiyorum. Sonra Balkanlar ve orta Avrupa gezimizde kaldığımız yere döneceğiz 

Bu hafta uzak bir diyardaki hayvanlara yer vermek istedim. Ben o kadar da hayvanlara yakın bir kişi değildim ama yaşadıklarım ve gezdiğim yerlerdeki bu tür deneyimlerim, bu güzel yaratılmış canlılara karşı yeni kapılar açtı bende. Hayvanlara yakınlığın, aile yaşantısında bir çocuğa verilecek en önemli özellik ve serbestiyetlerden biri olduğunu düşünüyorum. Korku veya anlamsız endişeleri yüklediğimizde, ömür boyu sürecek sıkıntıyı henüz daha hayatın başlangıcındayken, aile içinde dayatmış oluyoruz çocuklarımıza.

Kişiliğini çok beğendiğim biri, insana dair çoğu şeyi hayvanlardan öğrendiğini söylemişti. Bunu her geçen gün daha fazla gözlemliyorum. Avustralyalılar, saygıya ve anlayışa açılan bu kapıyı sonuna dek aralık tutmuşlar. Özünde varlığa iyi davranmak geçen bu hayat düsturunu benimsemek için doğaya ve onun önemli bir parçası olan hayvanlara bakmak bile yetebilir. Ne dersiniz?  

Sağlık ve huzurla dolu güzel ve umutlu bir hafta diliyorum. 

Sevgi ve saygılarımla.

NOTLAR:

Gitmek isteyenlere Hartley’s Crocodile Adventure internet adresi: https://www.crocodileadventures.com/

Hartley’s Corcodile Adventure’da nehirde bir timsah izleme turu videosu: https://youtu.be/-bEqnNroHz4