Libya Mutabakatı’nı konuştular, mimarını çağırmadılar: Beştepe’de Cihat Yaycı’sız Doğu Akdeniz çalıştayı!

Beştepe'de Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu himayesinde 'Libya Mutabakatı Çerçevesinde Doğu Akdeniz'de Stratejik Denklem' çalıştayı yapıldı. Çok sayıda konuğun yer aldığı çalıştayda Libya Mutabakatı'nın mimarı Deniz Kuvvetleri Kurmay Başkanı Tümamiral Cihat Yaycı'nın bulunmaması ise dikkat çekti

Libya Mutabakatı’nı konuştular, mimarını çağırmadılar: Beştepe’de Cihat Yaycı’sız Doğu Akdeniz çalıştayı!

Veryansın Tv

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen çalıştayda, Doğu Akdeniz’deki yetki alanları, enerji mücadelesi, bölgesel ve uluslararası aktörlerin pozisyonları, enerji güvenliği ve uluslararası hukuk boyutları kapsamlı şekilde ele alındı.

Hukuki ve siyasi alanlarda atılması gereken adımların da değerlendirildiği çalıştaya, Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu üyelerinin yanı sıra, resmi kurum temsilcileri, akademisyenler ve düşünce kuruluşu temsilcileri katıldı. Ancak böyle bir çalıştayda Libya Mutabakatı’nın mimarı olan ve Doğu Akdeniz’deki etkin Türk satratejisinin en önemli ismi Deniz Kuvvetleri Kurmay Başkanı Tümamiral Cihat Yaycı’nın yer almaması ise dikkatlerden kaçmadı.

Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu himayesinde “Libya Mutabakatı Çerçevesinde Doğu Akdeniz’de Stratejik Denklem” çalıştayı yapıldı.

MUTABAKATIN MİMARI

Akdeniz’de dengeleri değiştiren ve Türk deniz sınırlarının milli çıkarlar doğrultusunda yeniden çizilmesini sağlayan büyük mücadelenin başında Tümamiral Cihat Yaycı ve Deniz Kuvvetleri’nin imzası vardı.

Türkiye ile Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti arasında imzalanan “Güvenlik ve Askeri İşbirliği Mutabakat Muhtırası” ile iki ülkenin uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarının muhafazasını hedefleyen “Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası” yeni bir Akdeniz jeopolitiği ortaya çıkarmıştı.

Yaycı, daha aylar önce Libya’daki Ulusal Mutabakat Hükümeti ile deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin imzalanacak anlaşmayla, Yunanistan’ın Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve Mısır ile bir Münhasır Ekonomik Bölge anlaşması yapmasının imkânsız hale geleceğine işaret etti. “Libya Türkiye’nin Denizden Komşusudur” başlıklı kitabıyla da Yaycı, izlenmesi gereken stratejileri tek tek anlattı.

Yunan televizyonlarında Cihat Yaycı sık sık hedef alındı.

YUNAN BASINININ HEDEFİNDE

Yaycı’nın çalışmaları o kadar etkili oldu ki Yunan basınında onunla ilgili onlarca haber ve yorum yapıldı. Bir televizyon programında Yaycı’nın kitabı gösterilerek, “Türk Tümamiralin Kitabı’na göre Atina üzerine fırtına bulutları geliyor. Çünkü Türkler planlarına uygun olacak şekilde Libya ile münhasır ekonomik bölge ilan etmek için hazırlanıyorlar” denildi.

‘SEVR’İ PARÇALADIK’

“Türkiye bu muhtıra ile denizdeki Sevr’i parçaladı” diyen emekli Amiral Cem Gürdeniz, Yaycı’nın süreçteki rolünü şu sözlerle özetlemişti:

“Türkiye bu muhtıra ile denizdeki Sevr’i parçaladı. Türkiye ilk defa KKTC haricinde bir ülke ile münhasır ekonomik bölgesinin batı sınırını çizmiş oldu. Libya ile anlaşma hukuki zemin ve meşruiyet açısından çok önemli. Diğer taraftan bu adım, gelecek açısından Türkiye’ye müktesep bir hak sağladı. Bölgede askeri üstünlük bizdeydi, ilk defa siyasi üstünlük de bize geçmiş oldu. Artık geri dönülmez bir süreç başlamıştır. Karşımızda içinde Filistin’in bile bulunduğu 7’ye yakın siyasi ittifak sistemi var. İki ülkenin kıyıdaşlığını 2010’da ortaya koyan tezin sahibi ve bu gelişmede en büyük rolü olan Amiral Cihat Yaycı’yı da tebrik ederim. Türkiye’nin Mısır’la özellikle 2010 sonrası başlayan, karşılıklı rekabete dayanan ve dostane olmayan dış politika pradigmasını terk etmesi de bölgenin istikrarı ve barışı için önemlidir.”

‘LİBYA TÜRKİYE’NİN DENİZDEN KOMŞUSUDUR’

Analist Mehmet A. Kancı, Yaycı’nın çalışmasını şöyle özetlemişti:

“Bu zorlu yolda Türkiye’nin haklarını savunmak için sondaj, araştırma, savaş gemileri ve insansız hava araçları yeterli mi? Şüphesiz ki Türkiye’nin karşısında birleşen dörtlü ittifak ve onları destekledikleri görülen ABD ve Fransa nezdinde, ulusal savunma sanayinin gelişmiş ürünlerinin sağladığı bu caydırıcılık bir oldubittiyi engellemekte. Peki, bu mücadelenin sürdürülebilir bir başarı getirmesi için başka hangi kaynaklara ihtiyaç var? Hukuk ve diplomasi alanında neler yapılmalı? Türkiye’nin hakları hem ülke kamuoyuna hem uluslararası camiaya nasıl anlatılmalı? Mavi Vatan’ı savunurken yürütülecek enformasyon savaşında bilmemiz gerekenler neler? Tüm bu soruların yanıtını Avrasya Stratejik Araştırmaları Merkezi’nin (ASAM) “Türkiye Jeopolitik Stratejisi Sayısı” alt başlığıyla Kasım 2019 tarihinde yayımladığı, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanı Tümamiral Cihat Yaycı’nın “Libya Türkiye’nin Denizden Komşusudur” başlıklı kitabında bulmak mümkün. Tümamiral Yaycı, eserinin başlığından da anlaşılabileceği şekilde, Türkiye’nin karşısına bugün Doğu Akdeniz’de dikilmek istenen engellerin tek bir hamleyle, yalnızca Libya ile Münhasır Ekonomik Bölgelerin (MEB) belirlenmesine yönelik imzalanacak anlaşma neticesinde çözülebileceğine işaret ediyor. ”