Maske izi... Atatürk'ün her daim genç askerleri 

Hüseyin Vodinalı yazdı...

Maske izi... Atatürk'ün her daim genç askerleri 

Hava Pilot Tümgeneral Beyazıt Karataş, Pulur-Erzurum Köy Enstitüsü mezunu Mahmut Karataş ile Balıkesir Ebe Okulu mezunu Vecide Aysel Karataş’ın ilk çocukları olarak 1956 yılında Tokat’ta dünyaya geldi.

1973’te İzmir Hava Lisesi’nden, 30 Ağustos 1976’da Hava Harp Okulu’ndan mezun Teğmen çıktı.

Karataş Paşa, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin efsane pilotlarından.

Pek çok çatışma ve savaş ortamında savaş jetleriyle tehlikeli görevler icra etti.

Diyarbakır 8. Ana Jet Üs Komutanlığı yaptı.

Askeri Ataşe olarak Yunanistan’da görev aldı.

Tam bir Türk askeri olarak Cumhuriyete ve Atatürk’e bağlılığı yüzünden 2012’de Amerikan uşağı hain FETÖ’nün Balyoz Kumpası’nda esir edildi.

İşgal kuvveti konumundaki hainlerce TSK’dan tasfiye edildi.

Beyazıt Karataş komutan emekli oldu ama vatan hizmetinden asla vazgeçmedi.

Dışarıdaki düşmanlar ve içimizdeki hainlerle mücadeleyi en ön safta sürdürdü.

Özellikle uzmanı olduğu hava savunması konularında Türkiye’nin başına örülmekte olan çorapları söktü attı.

Türkiye’yi havada sakatlama projesi olan F-35 tezgahını tüm teknik delilleri ile bozmakla kalmadı, hava savunmamız için elzem olan S400’lere karşı Atlantik cephesi tarafından kurulan tuzakları da kaldırdı attı.

Düşmanları da çoğaldı tabii.

Özellikle ABD cenahında sosyal medyada sansürlenmeye çalışıldı.

Hala da bu çabalar sürüyor.

Efsane Pilotumuz (Ben onu gençliğimdeki çizgi roman kahramanı Yüzbaşı Volkan’a benzetiyorum biraz) E. Tümgeneral Beyazıt Karataş sadece havacı uzman bir subay değil.

O aynı zamanda küresel jeopolitiği de çok iyi takip eden yurtsever bir aydın.

Türkiye’nin yeni ve pırıl pırıl yayınevlerinden olan Pankuş Yayınları, Karataş Paşa’nın çok değerli bir kitabını bastı.

Maske İzi” adı.

Karataş Paşa, pilotluğu zamanındaki uçuşlarda kullanılan o maskenin izi ile bugün boğuşmakta olduğumuz korona belasıyla mücadele eden sağlıkçıların yüzündeki o tıbbi maskelerin izini birleştirmiş vicdanlı bir tavırla.

Yurt savunması hep fedakarlık ister.

Bazen mikroskobik bir ölümcül virüse karşı, bazen de ülkenizi hedef alan Atlantik ve diğer düşman “virüslere” karşı baş koyarsınız.

Beyazıt Karataş da kitabında bu uzun mücadeleyi ve ülkemizin içinde bulunduğu durumu anlatıyor.

Kısa ve öz bir anlatı.

Ama çok önemli ve net mesajlar taşıyor.

Cem Gürdeniz Amiral’imizin “Mavi Vatan” doktrini gibi, Beyazıt Paşa da “Gökvatan” savunması için elzem olanları yazıyor.

Hain Fetö’nün hedefindeki bu komutanlar bizim milli servetlerimiz.

Karataş Paşa da onlardan biri.

Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’nde muhatap aldığı her daim genç kalan yurtseverlerden.

Yüreği hep vatan için atan ve Samsun’dan İzmir’e uzanan o kutlu destanın takipçilerinden.

Kalemi de o kadar net ve hassas ayarlı ki.

Hiçbir gelişigüzel ifade yok.

Çuval olayından tutun, Ergenekon Balyoz davalarına, F35’ten S400’lere, Yunanistan ve Suriye konularına kadar her şey belgeli ve berrak.

Beni özellikle NATO konusundaki şu değerlendirmesi çok etkiledi:

“Türkiye NATO şemsiyesi adı altında nükleer silahlara ev sahipliği yapmıştır ve halen İncirlik’te bulunan tahrip gücü artırılmış uçaklardan atılabilen 50 adet ABD nükleer bombasına ev sahipliği yaparak açıkça ‘nükleer hedef’ olmaktadır. NATO ve ABD; Türk Silahlı Kuvvetleri, diğer bir deyişle NATO’nun ikinci büyük ordusu Ergenekon ve Balyoz gibi kumpas davalarla zayıflatılırken hiç sesini çıkartmamış, 15 Temmuz 2016 ABD-CIA destekli darbe girişimi nedeniyle tutuklanan FETÖ/PDY üyeleri için ise ‘en yakın çalışma müttefiklerini kaybettiklerini’ söylemişlerdir.”

“Türkiye’nin komşularıyla ilişkilerini bozmak için çalışan NATO ve ABD; ikiyüzlü politikaları ile insanlık suçu işlemekte ve IŞİD ile mücadele adı altında PKK/PYD terör örgütüne yardım etmekte, Türkiye’nin güvenliğini ve bütünlüğünü açıkça tehdit etmektedir…NATO ve ABD artık, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve sonrasında Türkiye ve İran’ın toprak bütünlüğünü hedef almış, terör destekçisi potansiyel bir tehdit unsurudur.”

“NATO’dan ayrılıp ayrılmamayı tartışmakla birlikte, özellikle başta komşu ülkeler İran, Irak, Suriye’nin yanı sıra Rusya, Çin, Ürdün, Lübnan, Mısır dahil ilişkilerin geliştirilmesi, geleceğin Asya’da olduğunu dile getiren araştırmacıların önerilerinin dikkate alınması ve Batı Asya’da yeni ekonomik ve askeri ittifakların kurulması Türkiye’nin öncelikleri arasında olmalıdır.”

“NATO’dan ayrılmaya ilişkin, öncelikle askeri kanadından çıkmakla başlayan bir çok yöntem uygulanabilir. Bu konuda verilecek kararın ise Türk halkının isteğini yansıtan bir referandum ile yapılması daha uygun olacaktır.”

Çok açık ve net…

Bu ülke NATO düzeni mafya-tarikat-ticaret siyasetinden kurtulmak için Beyazıt Karataş gibi Atatürk askerlerine daha çok kulak vermelidir.

Maske İzi mutlaka okunması gereken bir kitap.

Karataş Paşa ile Pankuş Yayınları’nda emeği geçen herkesi yürekten kutlarım.