Mayflower’ın izinden

Rüzgar esmeden deniz kıpırdamaz sloganıyla yola çıkan Yeni Deniz Mecmuası’nın 26. sayısı ‘Büyük Keşiflerin Sonuncusu: Severnaya Zemlıya’ temasıyla okurlarıyla buluştu. Melek Naz Karakul’un ‘Hayal’ şiiriyle açılışı yapılan bu sayıda birbirinden sürükleyici ve yazarların, tarihin karanlık dehlizlerinden denizlerin ışıltılı ufkuna doğru götüren yazılarını okuyabileceksiniz.

featured

Selim Özen’in ‘Gezi İzlenimleri: Kentler, Müzeler, Gemiler-1 Mayflower’ın İzinden’ yazısı Amerika kıtasının keşfi ve yeni dünyanın kuruluş hikayesine ışık tutuyor.

“Akdeniz dünyasının görkemli XVI. yüzyılı bittiğinde, bu bölgenin yarattığı iktisadi getirinin artık insanlara yetmediği, her yerde artan nüfusun yarattığı basınçla toplulukların yeni yerleşim yerleri aramaya yöneldiği, Avrupa’daki dinsel birliğin dağılıp merkezi otoritenin dışında yeni dinsel sınıfların oluştuğu ve yeni siyasal hedeflerin konduğu bir dünya ortaya çıkmıştı. Ne ki, bu yeni topraklar yalnızca İspanya ve Portekiz’e bırakılamayacak kadar büyüktü. Bu paylaşıma Fransa, Hollanda ve İngiltere de katıldı ve İngiltere en büyük payı almakta gecikmedi. Başlangıçta meraklı kâşiflerin, kıtanın ürünlerine ilgi duyan tüccarların ve sivil halkın çabasıyla başlayan göç, giderek ABD’nin kurulmasına değin sürecek bir gelişmeye yol açacaktı.”

“Aslında yeni kıtaya ilk kez yerleşme çabasında bulunan Vikingler olmuştu. X. ve XI. yüzyıllarda bugün Danimarka ve Kanada’ya ait olan Grönland ve Winland adını verdikleri Newfoundland’a yerleşmelerine karşın, Viking liderleri arasında süren anlaşmazlıklar ve şiddet eğilimleri nedeniyle yerliler ile iyi geçinememeleri yüzünden, kolonilerini sürdürmeyi başaramamışlardı.”

“Fransız kâşif Samuel De Champlain (1567- 1635) Amerika üzerinden Asya’ya giden bir yol aramak için 1603-1633 yılları arası kıtaya 12 sefer yaptı ve amacını gerçekleştiremediyse de, Quebec’i, Ottawa Nehri’ni, Ontario ve Huron Gölü’nü keşfetti. Fransa’nın Yeni Dünya’daki varlığını borçlu olduğu Champlain, Kanada’nın Fundy Körfezi’nden Cape Cod’a kadar olan bölgenin haritasını çıkardı. Hollandalılar ise, 1602’de Amesterdam’da tüccarlarca kurulan Doğu Hindistan Şirketi sayesinde, Portekizlilerin elinde bulunan baharat ticaretini ele geçirmiş, bir yandan da ticaret yaptığı Kuzey Amerika’da 1613’te Dalaware’den kuzeyde Albany’e kadar uzanan kıyıda Yeni Hollanda kolonisini kurmuştu. Hollandalılar koloni kurmayı başarmışlarsa da aynı ölçüde onu korumayı başaramamışlardır. New Netherland adını verdikleri kolonilerini ‘yönetmek için gerekli kurumları meydana getirmekte başarısız kalmışlardı.”

“Mayflower’ın, Amerikan tarihi için önemi yanında, en çok bilinen ve en yakınlık duyulan gemi olma özelliği de bulunmaktadır. Ondan çok önce kıtaya ilk göçmenleri taşıyan gemi Susan Constand olmasına karşın, Mayflower her zaman ön planda olmuştur. Ne ki, o dönemde bu adda birçok gemi olması yüzünden, gerçek kimliği kesin olarak aydınlatılamamıştır. Kimine göre üç direkli, kalyon cinsi, 27 metre boyunda, 7,5 metre eninde, 1588’de İngiltere’yi istila etmek isteyen İspanyol Armadası’na karşı savaşmış, 30 yaşını geçkin oldukça yaşlı bir gemiydi. Dönemin bu tip gemileri, üç direkli, pruva ve grandi direğinde ikişer yelkeni, mizanada latin yelkeni, başta henüz cıvadra görünümü almamış, dolayısıyla flok yelkeni yerine üzerinde sereni alta olan bir su yelkeni takılı bir arma düzeninde olurdu.”

“Tekneye girerken aldığımız broşüre göre, teknenin tam boyu 106 fit (32,31 metre), eni 25,5 fit (7, 77 metre) ve 256 tonluk bir deplasmana sahip . Bu ölçüler Mayflower’ın öngörülen ölçülerinden daha büyük. Ne ki, gerçeği bilmek de olanaksız. Bilinen tek doğru, William Bradford belirttiği 180 tonluk bir kapasiteye sahip olduğu gerçeğiydi. Bununla bir gemiyi yapmak, S. E. Morison’un belirttiği gibi, incik kemiğinden bir Mamut’un iskeletini yeniden canlandırmaya benzemektedir.”

“Gemiden ayrılıp kıyıdan abi-kardeş Mayflower II ve Mayflower400’ü birlikte resimlemeye çalışıyoruz. Burası Pilgrimlerin karaya çıktıkları nokta ve ilk yerleşim yerleri. Şimdi biraz ilerideki kentin beyaz kayasını görmeye yöneliyoruz. Dıştan görünen 12 sütunlu, kare planlı, üstü kapalı, mezar anıtı tarzı bir yapı. Yapının içinde, geçmişte ondan bir parçayı anı diye almak isteyen ziyaretçiler yüzünde ufalmış ve üzerinde 1620 yazılı beyaz kayayı aşağıdaki kumluk zeminde görüyoruz. Plymouth gezimizi burada sonlandırarak kente veda ediyor ve Massachusetts’in kuzey sahiline, Plymouth’dan daha canlı ve renkli Gloucester kentine ve bizi bekleyen uskunalara doğru yola çıkıyoruz.”

Mayflower’ın izinden

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Giriş Yap

VeryansınTV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!