Meclis’te namusunu masaya yatıracak var mı?

featured

Erdem Atay yazdı

Toprağı olan savaşır der bir İtalyan atasözü. Bir devlet ve içinde yaşayan bir millet için topraktan daha kutsalı yoktur.

Bir başka atasözü de ‘Toprak asla ölmeyen annedir’ der.

Bir insan için de anne toprak gibidir.

Nihat Genç çok güzel tarif eder, ‘İnsan annesini tartışır mı, annesinin namusunu tartışmaya açar mı, masaya yatırır mı?

Ve devam eder:Bir devlet toprak vermeyi tartışır mı? Aynı şey!

***

Evet, tartıştı. Hep beraber yaşadık, gördük.

Büyük bir ihanet süreciydi. Kimse bu ihaneti yaptı diye yargılanmadı. Ama bu yargılanmayacak anlamına gelmez.

***

Bazı şeyleri biliriz ama konuşmayınca unuturuz ya. Bu olay da tıpkı böyle.

PKK ne istiyor?

HDP nasıl bir çözüm talep ediyor?

Veryansın Tv’de okudunuz, HDP Milletvekili İmam Taşçıer, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘Kürt sorununu HDPyle Meclis’te çözebiliriz’ açıklamasına yanıt vermiş.

Aslında bildiğimiz fakat hatırlamadığımız şeyleri söylemiş.

Demiş ki İmam Taşçıer,Muhatap PKK lideri Abdullah Öcalan, çözüm yeri de Meclis. Bu durumu kriminalize etmeyin, tartışmayın.”

Ama çok daha önemli bir söz daha sarf etmiş:

Sayın Öcalan da Meclisi işaret ediyor.

***

Bu büyük bir itiraftır.

Kendimizi kandırmayalım, bugün Meclis’te çözüm isteyen sadece Kemal Kılıçdaroğlu ve diğer AKP bozması partilerin liderleri değil, Abdullah Öcalan’ın da bizzat kendisi.

Bilmiyor muyduk, biliyorduk. Ama unuttuk, unutmuş gibi yaptık.

Şimdi gelelim, HDPli Taşçıer’in net mesajına.

Diyor ki:

“Anayasa’nın ilk dört ile 41 ve 44’üncü maddesi değiştirilmezse, bazı kanunlardaki çekinceler kaldırılmazsa, Kürt sorunu tartışılamaz. Kürtlerin talepleri de bellidir.’”

İlk dört maddeyi artık biliyoruz. Bu maddeleri kaldırmayı zaten AKP de istiyor.

Cumhuriyet değişecek, Atatürk milliyetçiliği ifadesi kalkacak, Türkiye’nin üniter yapısı değiştirilecek, dilinin Türkçe olması ifadesi kalkacak, … vb.

HDP’nin masaya oturma şartı bu, yanlış anlaşılmasın. Önce bunlar düzeltilecekmiş, sonra çözüme geçilecekmiş, öyle diyor HDP.

Peki başka hangi maddeleri söylüyor: 41 ve 44. maddeler.

Neymiş bu maddeler bakalım.

***

Madde 41 – Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır. Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilatı kurar. Her çocuk, korunma ve bakımdan yararlanma, yüksek yararına açıkça aykırı olmadıkça, ana ve babasıyla kişisel ve doğrudan ilişki kurma ve sürdürme hakkına sahiptir. Devlet, her türlü istismara ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alır.

 

PKK ya da HDP sizce bu maddenin nesine karşı? Türk toplumu ifadesine mi?

O kadar madde arasında bu maddenin söylenmesi mantıklı mı sizce?

Aile yapısına karşı net bir savaş mı açmış yoksa devletin doğum kontrolü sağlamasına mı karşı çıkmış? Neden bu maddeyi özellikle istemiyor?

Bunu hukukçular yanıtlar.

***

Ama asıl önemli olan Anayasa’nın 44’üncü maddesi. Bu madde toprak mülkiyeti ile ilgili. Aynen şöyle:

Madde 44 – Devlet, toprağın verimli olarak işletilmesini korumak ve geliştirmek, erozyonla kaybedilmesini önlemek ve topraksız olan veya yeter toprağı bulunmayan çiftçilikle uğraşan köylüye toprak sağlamak amacıyla gerekli tedbirleri alır. Kanun, bu amaçla, değişik tarım bölgeleri ve çeşitlerine göre toprağın genişliğini tesbit edebilir. Topraksız olan veya yeter toprağı bulunmayan çiftçiye toprak sağlanması, üretimin düşürülmesi, ormanların küçülmesi ve diğer toprak ve yeraltı servetlerinin azalması sonucunu doğuramaz.

Bu amaçla dağıtılan topraklar bölünemez, miras hükümleri dışında başkalarına devredilemez ve ancak dağıtılan çiftçilerle mirasçıları tarafından işletilebilir. Bu şartların kaybı halinde, dağıtılan toprağın Devletçe geri alınmasına ilişkin esaslar kanunla düzenlenir.

 

Evet, HDP Kılıçdaroğlu’na veya kim kendileriyle muhatap olacaksa ona ön şartını söylüyor ve diyor ki, Devlet topraktan elini çeksin, devlet toprak üzerinde egemenlik haklarından vazgeçsin!

Devlet üç sacayağı üzerinde yaşar: Toprak, millet ve egemenlik.

HDP, milleti bölmek, devletin egemenlik hakkını elinden almak istiyor ve toprak talep ediyor.

Unuttuğumuz ve bildiğimiz şeyi hatırladık mı?

PKK ve HDP çözüm için senden toprağını istiyor? Hem de Gazi Meclis’te!

Ve sen de bu kutsal toprakları kurtaran iradenin karargahında toprağını tartıştıracaksın öyle mi?

Bir daha soralım, PKK/HDP ne istiyor?

TOPRAK!

Hanginiz annenizin namusunu tartışırsınız, adamlar ırzınızı istiyor, siz ‘gel yuvamızda konuşarak çözelim’ mi diyorsunuz?

HDP’li vekilin bu sözleri sonrası bunlarla Gazi Meclis’te ya da başka yerde masaya oturan, o masaya önce kutsalını da koysun, ondan sonra konuşalım!

İlgili haber: HDP’den CHP’ye skandal öneri…

Meclis’te namusunu masaya yatıracak var mı?

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Giriş Yap

9 Yorum

  1. 9 ay önce

    isgal altindayiz. akeke, ckeke, ikeke, hkeke, pkeke, hepsi piranhalar gibi coktu memlekete.

    Cevapla
  2. 9 ay önce

    Namus, namusun ne anlama geldigini bilenler icin birsey ifade eder. Amiyane tabir ile bir kerecikten birsey olmaz diyerek kendi degerlerini ayaklar altina almis, omurgasiz bir yiginin, bunu tekrar tekrar yapacagindan süphe duymam. Yasadigi ülkeyi haketmeyen böcekler sürüleri gibi davraniyoruz. Ne 1071‘de baslattigimiz tarihi ne de yüz yil önce kurulan Cumhuriyeti hakeden bir nesil degil bu nesil. Bu asagilik nesil, evet, tam anlamiyla namusu pazara cikarilmaya layik bir nesil. Tek umudum, gelecegini hasretle bekledigim o dehsetli yikim ve Iskal altindaki Vatan topraklari üzerindeki 84 milyonluk böcek sürülerinin sayisinin faydali azinliga kadar indirgenip yeniden bir dirilisin atesinin yakilmasi.

    Cevapla
  3. 9 ay önce

    Tekrar bir açılım peşinde koşup da seçim kazanıp iktidara geleceğini sanan,dış güçlere piyon olmuş partilere açık açık ne güzel anlatmışsın Erdem Kardeşim. Atatürkçü görünen, fakat sırf koltukları, maddi imkanları gitmesin diye susan, Ülkemizin bölünmesine sebep olacak, böyle bir dayatmaya ses çıkarmayanlara, Türk Milleti olarak haklarımızı helal etmiyoruz!
    Kuvay-ı Milliyeciler kendi menfaatlerini düşünselerdi bugün Türkiye Cumhuriyeti olmazdı! Hem de o zamanın koşullarında ne büyük fedakarlıklarla, Allah Hepsinden Razı Olsun…

    Cevapla
  4. 9 ay önce

    Tertemiz açıklamış Sayın Yazar.Kemal Kılıçdaroğlu budur görevi budur ve bugün ki cemil cümle siyasi figürlerin en tehlikelisi ve en sinsisidir.

    Cevapla
  5. 9 ay önce

    Yine tam isabet tespitler, yine esas ve hayati gündemi belirleyecek müthiş bir yazı.

    Cevapla
  6. 9 ay önce

    Varolunuz degerli gazetecimiz. Evet biliyoruz AKP ve Y-CHP nin neyin, kimin ortak projeleri oldugunu, kendileri surekli ortaya koydu koyuyor.

    Cevapla
  7. 9 ay önce

    Doğruları açıkça yazdığınız için teşekkür ederim.

    Cevapla
  8. Yazı başlığında çok net bir resim kullanmışsınız…Tesevcinin tam yeri işte burası….Yanındaki Ahmet’ e bir fısıldasa ya, “madem hep bu kürt sorunu (o da neyse) konuşuyoruz ya, 1915′ de, deden Kanco’ nu Ermenilerden el koyduğu kale dahil malları ne yapacaz amedim” dese ya….Neyse, “Kürt soruncular” merak etmeyin, başaramayacağınız şeyi başarsanız bile bu kez siz “Ermeni sorunu” ile karşılaşacaksınız, emperyal işini sırasıyla yapar….haa, hele liboşları görün siz o zaman..

    Cevapla
  9. 9 ay önce

    dediginiz yerde namusu olan kac kisi var, once onu sormak gerek.

    Cevapla
Giriş Yap

VeryansınTV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!