Milli Eğitim'de bir vukuat abidesi: Pervinatör!

Milli Eğitim'de bir vukuat abidesi: Pervinatör!

Yıkılmayan (!) kadını anlatacağım size.

Adı rüşvetle, yolsuzlukla, torpil yapma ve adam kayırmacılıkla, iftira atmakla ve en sonunda da bir insanın hayatını kaybetmesiyle sonuçlanabilecek tavrıyla anılan bu kadını tanıyınca neden yıkılmadığını siz de soracaksınız.

Kendisi Erzurumlu.

Kimya öğretmeni.

Yükseliş 2008 yılından sonra başlıyor.

Önce İzmir’in saygın okullarından İzmir Kız Lisesi müdür yardımcısı oluyor, ardından aynı okula müdür yapılıyor.

Öğrencileri sosyal medyadan yazmış, birkaçına ben ulaştım.

Hiçbir öğrencinin sevmediği bu öğretmen, öğrencilerin iddiasına göre, okulda zengin öğrenciler başta olmak üzere okula yardım adı altında herkesten makbuzsuz paralar almış ancak hizmet yapmamış. Öğrencilerine despot tavrıyla bilinen öğretmenin “rüşvetçi” olduğunu ileri süren öğrencilerin sayısı hiç de azımsanmayacak düzeyde.

Öğrencilerin diplomalarını bile bir karşılık almadan vermediğini, durumu olmayanlara da “Bari bir tepsi baklava getir, öyle vereyim diplomanı” bile dediği konuşuluyor.

Öğrenciler, kâbusları olan bu öğretmene lakap takıyor:

Pervinatör!”

Ancak zat-ı muhterem çok başarılı olmuş olacak ki, bu görevinin ardından 2012 yılında Aydın’a İl Milli Eğitim Müdürü olarak atanıyor.

Kendisini atayan kişi ise, "Cemaat devleti ele geçirmiş, devlete sızmış bunlar kargaları güldürür" diyen dönemin Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik.

Pervinatör’ Aydın’da birçok vukuata karışıyor. İldeki öğretmenler neredeyse illallah ediyor, ancak seslerini çok da çıkaramıyorlar.

Mesela 2015 yılında yaşanan bir örneği yazalım.

Pervinatör’, seçimler sırasında Tayyip Erdoğan’ın mitingine katılmaları için il içerisindeki öğrencileri ve öğretmenleri zorluyor, hatta okullardan mitinge otobüs kaldırıyor. Ve bunu bir kez yapmıyor.

Kendisinin talimatı ve isteğiyle görevden alınan müdürleri FETÖ’cü olmakla suçluyor. Defalarca soruşturma geçiriyor ama kimse ‘Pervinatör’ü yerinden kımıldatamıyor.

Yaptığı açıklamalarda ise, “Vicdanen en rahat ettiğim görev paralel yapıyla mücadele” sözlerini kullanıyor.

2017 yılında ise ilginç bir olay yaşanıyor. ‘Pervinatör’, işten çıktığı sırada, bir kişi tarafından silahlı saldırıya uğruyor.

Bir anda tüm ulusal basın bu saldırıyı yazıyor.

Haberlere göre, İl Milli Eğitim Müdürü kişi, FETÖ/PDY’den ihraç edilmiş bir öğretmen tarafından hedef alınıyor. Herkes de tabii ‘Pervinatör’ü kahraman gibi algılıyor.

Ancak gerçek daha sonra ortaya çıkıyor, haberleri yaptıran kişinin kendisi olduğu öğreniliyor.

Kuru sıkı tabancayla saldıran kişinin FETÖ’cü olmadığı, ‘Pervinatör’ün baskıları nedeniyle istifa eden bir öğretmen olduğu ortaya çıkıyor.

İddiaya göre, Suriye’nin Halep kentinde Suriyelilerin okuması için öğrencilerinden para toplayan ‘Pervinatör’, kendisinin bu paraları toplayıp yolsuzluk yaptığını iddia eden öğretmen hakkında soruşturma açtırıyor ve öğretmene çok ağır bir mobbing uyguluyor. Öğretmen de dayanamıyor ve istifa ediyor. Ardından da asla kabul edilemeyecek bir saldırı yapıyor.

Fakat bu önemli yolsuzluk iddialarının arkası araştırılmıyor. “Paralar Halep’e mi gitti” diye de kimse sormuyor.

Kahramanımız 2017 yılında bir anda görevden alınıp Sakarya İl Milli Eğitim Müdürü yapılıyor. Hakkında torpil ve rüşvet iddialarının yanı sıra FETÖ’cü olduğu iddiaları da gırla gidiyor.

Fakat kendisiyle ilgili ne kadar şikâyet gelirse gelsin, hakkında ne kadar soruşturma açılırsa açılsın Millî Eğitim Bakanlığı bir türlü ‘Pervinatör’ ile ilgili net bir karar veremiyor.

Yıkılmıyor.

7 ay içerisinde Sakarya’da da öğretmenleri bezdiren ‘Pervinatör’, yine garip bir şekilde Zonguldak iline Milli Eğitim Müdürü olarak atanıyor.

Zonguldak’ta da vukuatlara karışıyor.

Göreve geldiği ilk hafta ilkokula giden çocukları imam hatibe veya hafızlık okullarına gitme yönünde telkinde bulunuyor ve velilerin ikna edilmesini istiyor.

Bununla da yetinmiyor, 23 Nisan törenlerinde okunan bir marştan “Atatürk çocuklarıyız” ifadesini kaldırıyor, yerine “Allah’ın çocuklarıyız” ifadesini ekletiyor.

Bu da yetmiyor ‘Pervinatör’e…

Antalya’ya okul gezisine gidecek olan öğrencilerin kız ve erkekler olarak ayrılmasının ve ayrı ayrı gitmesinin talimatını veriyor. Veliler ayağa kalkıyor, hatta Zonguldak milletvekillerini bile arıyorlar ama nafile…

O ara Aydın’daki bazı faaliyetlerinden dolayı hakkında bir yolsuzluk soruşturması açılıyor.

İddiaya göre, makam aracının şoförüyle ortak bir temizlik şirketi kuruyorlar ve Aydın ilindeki birçok okulun temizlik işlerini yapıyorlar. Fakat bu suç isnatlarının hepsi iddia olarak havada kalıyor.

Kendisine kumpas mı yapılıyor yoksa yaptığı suçları kapatıyor mu bilinmez fakat yıkılmıyor!

Bu olaylar yaşanınca, “Hasta olan babama yakın olmak istiyorum” diyerek tayin istiyor.

Nasıl oluyorsa tayin “şak” diye gerçekleşiyor!

Muğla’ya tayin oluyor.

Artık arkada kim varsa, haşa o “ol” diyor, oluyor.

Bu kadar ilde iz bırakan Pervinatör Muğla’da da defalarca gündem olmaya başlıyor.

Eğitim başarısı olarak üst sıralarda yer alan Muğla’nın başarısı düşüyor. Başarıyı yükseltmek için başarısız öğrencilerin sınava girmesini bile engellediği konuşuluyor.

Velilerin öğretmenleri şikâyet etmeleri için yapılan ALO 147 hattının Bakan’ın emriyle kapatılmasına rağmen, kendisi Muğla’daki 150 bin öğrencinin bilgilerini başka bir platforma geçiriyor ve birçok çalışanına velileri arattırıyor, öğretmenler hakkında eleştirilerini sorduruyor. Yani kanun ortadan kalmış olsa bile işgüzar İl Milli Eğitim Müdürü öğretmenleri hedef tahtasına oturtmayı başarıyor.

Pervinatör’ün olayları biter mi?

Yine kendisiyle ilgili bir iddia ortaya atılıyor…

Bir gazetede yer alan habere göre, ‘Pervinatör’, kızı ve damadının inşaat ve mimarlık şirketine 1,5 milyon TL’lik ihale verdiği iddia ediliyor. Ancak haber mahkeme tarafından kaldırılıyor. Bunun üzerine kahramanımız bir de açıklama yapıyor: “Başarılı ilerleyişimizi kirli kumpaslarla durduramayacaklar”.

Dayanamadım araştırdım.

Kızı ve damadının iki şirketi var. Rubicon İnşaat ve Rubica Design

İlginçtir ki çok yeni kurulan bu iki şirket “okul mimarisi” üzerine uzmanlaşıyor. Okul binaları mimarisi ve inşaatı yapan bu firma bir iki yıl içerisinde bazı okulların da işini alıyor.

2017 yılında kızı konuk olduğu bir Youtube kanalında okul konusuna özellikle odaklandıklarını hatta Aydın’da Milli Eğitim Müdürü (Annesi oluyor) ile ortak bazı okullarda projeler yaptığını itiraf ediyor.

Aydın’daki başka projelerini de anlatıyor.

Fakat ne hikmetse, bu 1,5 milyon TL’lik ihale iddiaları ortaya çıkınca ve aile aklanınca bu başarılı(!) şirketler ortadan kayboluyor.

Çok aradım ama bu şirketlerin varlığını şu an bulamadım.

Kimse soruyor mu?

Hayır…

Peki kimdir bu ‘Pervinatör’?

3 gündür Türkiye’nin konuştuğu Muğla İl Milli Eğitim Müdürü Pervin Töre’dir kendisi.

Bir öğretmenin “adam kayırmacılığı” engellemek için verdiği mücadele ve Töre’nin baskıları sonrası kalbine yenik düşmesi haberini içiniz acıyarak okumuşsunuzdur.

Torpile direnen eğitimci canıyla ödedi!

Kendisi iddiaları kabul etmiyor ama hayatını kaybeden kıymetli öğretmenimizin eşi her şeyin gerçek olduğunu söylüyor.

Bir öğretmenimiz kazananların listesini değiştirmek isteyen Töre’ye karşı savaşıyor, direniyor ama hayat mücadelesini kaybediyor.

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’tan ise bu konuda bir adım atması bekleniyor.

Pervin Töre yıkılıyor mu?

Yıkılmıyor.

Şimdi gelelim Töre’nin bir “adam kayırmacılığına” daha…

Töre, erkek kardeşi Erkan Sönmez’i de çok önemli bir firmaya yönetici olarak aldırıyor.

2015 yıllarında Aydın Karacasu’da bir yurt yaptıran bir firmanın yöneticisiyle iyi ilişkiler geliştiriyor Töre.

Bir öğretmendir deyip geçmeyin, kardeşini bu firmaya aldırmayı başarıyor.

Nereden mi biliyorum? O dönemde şirket içerisinde çalışanlarla konuştum. Herkes de bu konuyu biliyor.

Kardeşi uzun yıllar bu şirkette genel müdür yardımcılığı yapıyor ama her işi eline yüzüne bulaştırıyor. En sonunda görevi bırakmak zorunda kalıyor. Şimdi sanırım ülke dışında.

Pervin Töre’nin işe alması için konuştuğu kişi Şevki Kavurmacı.

Şirket, Aydınlı Grubu

Yani FETÖ’cü TUSKON’un büyük firmalarından… Kadir Topbaş’ın damadı Ömer Faruk Kavurmacı’nın holding grubu…

2016 sonrasında yurt da kapanıyor, bu firmaya da kayyum atanıyor.

Ama kayyum herkesi işten çıkarırken ne gariptir ki Erkan Sönmez işine devam ediyor.

Liyakatsiz olduğu anlaşılıyor ve başarısız oluyor.

***

Konu çok ama artık bitirelim yazıyı.

Bu ülkede torpil artık bir ‘töre’ olmuş.

Kul hakkı yenmesin diyen öğretmenimiz olan Hüdayi Baş, günümüzün Mahmut Hocası’dır. Öğrencileri ve adalet için savaşıp, dayanamayıp kalbine yenilen Mahmut Hoca

Bir Milli Eğitim Müdürünün bu kadar tartışma yaratacak olayı varken görevde kalması neyle açıklanabilir?

Liyakat hep mi kaybedecek?

Söylesenize, kazanan hep sizin kokuşmuş ‘töre’niz mi olacak?

Yeter!

Batsın bu töre’niz ve ölmesin Mahmut Hocalar!