Nagehan Alçı’da hem öfke hem yas… Mahir Ünal’a ‘Michael Jackson’ benzetmesi

Mahir Ünal'ın istifa ettirilmesini ilk günden beri eleştiren Nagehan Alçı, Ünal'a da sözlerinden geri adım attığı için tepki gösterdi. Gerçek fikirlerinin zıddı açıklamalar yapan AKP'lileri, zenci olduğu halde Michael Jackson tarzı ameliyatla beyaz görünmek isteyenlere benzeten Alçı, “Mahir Ünal’ın başına gelen tam kendi kendine suikast. Mahir Bey, aslen inanmadığı ideolojik yaklaşımları savuna savuna en sonunda bizzat o yaklaşımlar tarafından tasfiye edildi" dedi.

featured

AKP Grup Başkanvekili Mahir Ünal, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’ndan hemen önce katıldığı bir etkinlikte, “Bir kültür devrimi olarak Cumhuriyet, bizim lügatimizi, alfabemizi, dilimizi, hasılı bütün düşünme setlerimizi yok etmiştir” demişti.

Cumhuriyeti hedef alan sözleri büyük tepki çeken Ünal, birkaç gün sonra, Cumhuriyeti ve Türkçeyi savunan yeni bir açıklama yaptı. Ünal geri adım attığı o açıklamada şöyle demişti:

“Tarihte 16 devlet kurmuş bir millete mensubiyetim ve ses bayrağım Türkçemle gurur duyuyorum. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni yüceltme idealini kendisine ilke edinmiş bir kişi olarak kendimi, Cumhuriyetin fikri hür irfanı hür bir evladı olarak görüyorum.”

Ancak bu açıklama da görevinden olmayı engelleyemedi. Açıklamadan bir gün sonra AKP grup başkanvekilliğinden “affını istediğini” duyurdu. Ünal’ın affını istemediği, istifa ettirildiği ortadaydı. Ünal’ın yerine Özlem Zengin getirildi.

AKP içindeki radikallerin yanı sıra yetmez ama evetçi liberaller de Ünal’ın görevden alınmasına tepki gösterdi. Bunların başında Nagehan Alçı geldi. “Atatürkçü ideoloji” ve “Kemalizm” düşmanlığını her fırsatta açıktan ortaya koyan Alçı, ilk günden itibaren Ünal’ın istifa ettirilmesini eleştirdi.

Alçı sadece AKP’yi değil, açıklamalarından geri adım attığı için Ünal’ı da eleştirmeyi sürdürdü.

HaberTürk’teki “Mahir Ünal olayından tüm siyasetçilere ve aydınlara ibretlik dersler” başlıklı yazısında “Şayet inanmadıkları düşünceleri sırf politik faydacılıkla savunurlarsa, aslında tamamen zıt oldukları siyasi ideolojileri konjonktüre göre silah gibi kullanırlarsa bir gün o silah karşılarına gelir ve kendilerini vurur” dedi.

Alçı’nın yazısının satır başları şöyle:

“Mahir Ünal’ın tasfiyesi bence ideolojik oportünizm tuzağına düşen tüm siyasetçilere, akademisyenlere ve gazetecilere ders niteliğinde…

Bugün 3 Kasım 2022. Yani AK Parti’nin 3 Kasım 2002 büyük zaferinin, iktidara gelişinin 20. yıldönümü. Özellikle AK Partili siyasetçiler aşağıda yazdıklarım üzerine kafa yormalı bence.

Şayet inanmadıkları düşünceleri sırf politik faydacılıkla savunurlarsa, aslında tamamen zıt oldukları siyasi ideolojileri konjonktüre göre silah gibi kullanırlarsa bir gün o silah karşılarına gelir ve kendilerini vurur.

Ünal’ın başına gelen tam kendi kendine suikast. Mahir Bey, aslen inanmadığı ideolojik yaklaşımları savuna savuna en sonunda bizzat o yaklaşımlar tarafından tasfiye edildi.

Esasen siyasi görüş olarak Türk milliyetçiliğine ve Atatürkçülüğe ya da Kemalizme ve ulusalcılığa mesafeli bir siyasetçiydi. Hatta bu politik ideolojiler kesişiminin tam zıddı bir dünya görüşüne sahip olduğunu söylemek mümkündü.

Nitekim barış ve çözüm süreci döneminde samimiyetle ve inanarak en önde gelen politik aktörlerden biri oldu. Dolmabahçe mutabakatının fotoğrafında Yalçın Akdoğan ile beraber baş köşedeydi…

2015’te çözüm süreci çöktü. O sürecin aktörlerinden Yalçın Akdoğan AK Parti içinde kalmakla beraber bir köşeye çekildi. Dönüp bir anda Türk milliyetçisi tezleri savunmaya başlamadı.

Yalçın Bey her inandığını söyleyemedi belki ama inanmadıklarını da söylememeye gayret etti. Gözlerden uzak kaldı.

Mahir Ünal ise böyle yapmadı. Bir anda inanmadığı Türk milliyetçiliği ideolojisi uğruna AK Parti’de alanı olduğu medyaya dair aldı eline hızarı ve birçok medya organının üzerine o hızarla gitti.

Bizzat kendisi Atatürkçülük ve Türk milliyetçiliği ideolojisine mesafeli olduğu halde böyle yaptı Ünal.

Peki neticede ne oldu? Kendi memleketi Maraş’ta bir kitap fuarında küçüklüğünden beri çok sevdiği entelektüel Cemil Meriç’ten bahsederken gerçek düşünceleri ağzından dökülüverdi…

Sonradan geri adım atmaya ve tövbe etmeye çalıştı ama artık çok geçti. Bizzat kendisinin medyaya karşı silah gibi kullanmaya çalıştığı Türk milliyetçiliği ve Atatürkçülük ideolojisi tarafından tasfiye edildi…

Aynı yanılgıya düşen gazeteci arkadaşlarıma da bu yazıyla seslenmek istiyorum… Zenci olduğunuz halde Michael Jackson tarzı ameliyatla beyaz görünmek istemek gibi bir travmatik durum bu. Ne yaparsanız yapın sizin beyaz olmadığınızı bilirler. Belki konjonktürel menfaatleri gereği size “beyaz gibi” davranırlar ama vakti geldiğinde zenciliğinizi size hatırlatırlar.

Çünkü o siyasi ideolojilerin gerçek sahipleri aslında sizin ne olduğunuzu çok iyi bilirler. Samimiyetsiz hareketleriniz onları sadece bıyık altından gülümsetir. Oportunist olduğunuzu görürler ve vakti geldiğinde de sizin biletinizi bizzat onlar keserler.”

Nagehan Alçı’da hem öfke hem yas… Mahir Ünal’a ‘Michael Jackson’ benzetmesi

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Giriş Yap

VeryansınTV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!