NATO Madrid zirvesine 1 gün kala

Dr. Barış Adıbelli yazdı...

featured

Merakla beklenen NATO Madrid zirvesine bir gün kalmışken Haziran ayı diplomasi açısından hem Türkiye için hem de dünya için 2022 yılının en sıcak ve hareketli ayı olarak geçiyor dersek yanılmış olmayız.

Geçtiğimiz hafta Çin’de online BRICS zirvesi düzenlendi. Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika ülkelerinin oluşturduğu BRICS’i küresel bir ekonomik işbirliği yapısı haline getirme çağrısında bulunarak Batı’ya ve G7 ülkelerine adeta  meydan okudu.

G7’den de yanıt gecikmedi. Hindistan, Güney Afrika, Endonezya, Senegal ve Arjantin bu yılki  zirveye davet edilen ülkeler oldu. Güney Afrika ve Hindistan ‘ın aynı zamanda BRICS üyeleri olduğu da düşünüldüğünde G7’nin daveti  Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in BRICS  üzerinden restine karşı rest olarak görüldü.

G7 zirvesi nedeniyle Biden bir kez daha Avrupa’yı ziyaret ediyor. Biden, en son geçtiğimiz nisan ayında NATO Liderler toplantısı için Avrupa’ya gelmişti. Herhalde son dönemde üst üste kısa zaman aralıkları içerisinde Avrupa’yı ziyaret eden ilk ABD Başkanı da oldu.

G7 zirvesinin iki ana önemli konusu vardı:  Birincisi Ukrayna Savaşı ve bu bağlamda Rusya’ya karşı yeni yaptırımlar. Özellikle, Rusya’nın altın satışına bir yasaklama getirilmesi konusunda karar alındı. Diğer bir konu da mevcut uluslararası düzene meydan okuduğu iddia edilen  ve bir bakıma tehdit oluşturduğu söylenen  Çin gerçeğiydi.

Tam G7 zirvesinin başladığı saatlerde Rusya’nın Belarus hava sahasından Ukrayna’nın başkenti Kiev’de bir apartmana  yönelik TU22M3 stratejik bombardıman uçaklarıyla yapmış olduğu füze saldırısı zirvenin gündemine oturdu. Savaşın başlamasından bu tarafa ilk defa Rusya başka bir ülkenin hava sahasından stratejik bombardıman uçaklarıyla böyle bir hava saldırısı düzenliyordu.

Geçtiğimiz hafta Çarşamba günü NATO Genel Sekreteri düzenlediği basın toplantısında herkesin merakla beklediği NATO Madrid zirvesinde gündeme gelecek olan yeni stratejik konseptin neler içerdiği konusunda bazı açıklamalarda bulundu. Avrupa güvenlik mimarisi ile ilgili önemli başlıkların olacağı beklenirken Madrid zirvesinin gündemini Çin’in oluşturacağını ve stratejik konseptin de ağırlıklı olarak Çin’e karşı önlemleri içereceğini açıkladı. Bu açıklama şaşkınlık yarattı. Zira beklenti Madrid zirvesinin ve stratejik konseptin ana gündemini Avrupa güvenlik mimarisi, Ukrayna Savaşı ve Rusya’nın oluşturmasıydı. Bunun yanında  Çin gibi diğer gündem başlıkları da yer alacaktı; ancak son gelen açıklamalar ve özellikle Japonya, Güney Kore, Avustralya ve Yeni Zelanda‘nın da ilk defa NATO zirvesinde diğer üyelerle birlikte katılacak olması, bu yönde davet edilmesi NATO Madrid zirvesinin tamamen Asya Pasifik odaklı bir gündeme sahip olacağını göstermiştir.

Tüm bunlar yaşanırken geçtiğimiz hafta İngiltere’nin yeni Genelkurmay Başkanı İngiliz ordusuna tüm Avrupa’da olası bir kara savaşı için hazır ol emri vermesi Avrupa’da kafa karışıklığı yarattı. İngiltere’nin adeta İkinci Dünya Savaşı’nda olduğu gibi Avrupa’daki müttefikleri derleyip toparlayıp onlara liderlik etme niyeti  İkinci Dünya Savaşını hatırlattığı gibi  ABD,  Avrupa’yı terk mi ediyor sorularını da gündeme getirmiştir.  Zira son dönemde

Biden’ın özellikle  Tayvan ve Çin üzerinden Asya Pasifik bölgesine odaklanması, burada Japonya’yla adeta yeni bir dünya inşa etmeye çalışması, Avrupa’da ABD’nin Ukrayna’yı ve Avrupa’yı terk ettiği yönünde bir takım kuşkulara neden oldu.  İngiltere’nin yeni Genelkurmay başkanının yaptığı açıklamayla birlikte ABD’nin Avrupa’da yerini İngiltere’ye bırakıyor söylentilerine neden oldu.

Şimdi AB liderleri kara kara düşünüyor. En geç üç ay sonra Avrupa’da havalar tekrar soğuyacak. Bu da Rus doğal gazına tekrar ihtiyacı gündeme getirecek. Şu ana kadar Rus doğal gazını ikame edecek alternatif ısınma kaynakları hala tedarik edilememiş durumda. ABD, Avrupa’ya enerji konusunda verdiği sözleri yerine getiremedi. Dolayısıyla, Asya Pasifik bölgesi nedeniyle dikkati dağılan ABD’nin bu aşamadan sonra Avrupa’nın temel ihtiyaçlarını ve taleplerini de çok fazla yerine getirebilecek gibi gözükmüyor.

Pazar gecesi, Salı günü Madrid’de liderler düzeyinde Türkiye, Finlandiya, İsveç ve NATO’nun  biraraya geleceği dörtlü bir toplantının yapılacağı duyuruldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da  toplantıya iştirak edecek olması bu toplantıdan Finlandiya ve İsveç’in NATO üyeliğine yönelik yeşil ışık yanabileceği ihtimalini artırmaktadır. Özellikle son günlerde bu konuda diplomasi trafiği oldukça yoğun.

NATO Madrid zirvesinde bizi bekleyen bir başka konu da Rusya’ya uygulanan yaptırımlar meselesi. Türkiye’yi ziyaret eden Amerikan Hazine Bakan yardımcısı Türkiye’nin bir an önce Rusya’ya uygulanan yaptırımlara katılması konusunda talebini dile getirdi. Muhtemelen Madrid zirvesinde Türkiye’ye yaptırımlar  konusunda bir baskı gelebilir. Türkiye’nin bu noktada duruşu gayet açık: BM yaptırımları dışındaki yaptırımlara uyma zorunluluğumuz yok.

Bu arada, Rusya Devlet Başkanı Putin ile Belarus Devlet Başkanı St Petersburg’da bir araya geldikleri görüşmede Putin’in Belarus‘a önümüzdeki aylarda İskander-m balistik füzelerini göndereceğini söylemesi, tam da Litvanya ile Kaliningrad’a yönelik lojistik krizinin patlak verdiği bir dönemde  bölgedeki güçler dengesini de önemli bir şekilde değiştireceğinin işareti oldu. NATO Genel Sekreteri‘nin savaşın yıllarca sürebileceği noktasındaki son açıklaması aslında Avrupa’nın yeni bir nükleer çatışmanın ana sahası olma potansiyeline de işaret etmektedir.

Bakalım yarın başlayacak NATO Madrid Zirvesi bizlere neler getirecek? İzleyip göreceğiz.

NATO Madrid zirvesine 1 gün kala

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Giriş Yap

Giriş Yap

VeryansınTV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!