NATO'nun yeni misyonu

Nejat Eslen yazdı...

NATO'nun yeni misyonu

Büyük İskender’den, İngiliz İmparatorluğu’ndan ve Sovyetler Birliği’nden sonra ABD ve NATO da Afganistan’da yenildi ve çekildi.

Ders alınmadığı için tarih Afganistan’da tekerrür etti.

ABD’nin liderliğini yaptığı Soğuk Savaş’ın galibi otuz üyeli NATO, Afganistan’da Taliban’a yenildi ve çekildi.

Afganistan yenilgisinden sonra, ilk NATO liderler zirvesi dün yapıldı.

Bu zirveden önce ve zirve sırasında çok şey yazıldı, konuşuldu.

Zirveden çıkan en önemli sonuç neydi diye sorarsanız, NATO’nun bu sefer açıkça ifade edilen yeni misyonu olduğunu söyleyebilirim.

Zirve bildirisinde, NATO’nun bu yeni misyonu şöyle ifade edildi:

"Bütün dünyada kurallara dayalı uluslararası düzene meydan okuyanlarla mücadele etmek…’’

Nedir bu kurallara dayalı uluslararası düzen?

ABD’nin kendi çıkarlarını geliştirmek ve hegemonyasını sürdürebilmek amacı ile İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra BM, NATO, Dünya Bankası, IMF, Dünya Ticaret Örgütü gibi kurumları ile beraber kurduğu, liberal ekonomiyi, serbest ticareti esas alan, doları dünya rezerv parası yapan, kurallarını ABD’nin koyduğu, kurallara dayalı düzen…

Görüleceği gibi, NATO zaten ABD’nin kurduğu dünya düzenini korumak, ABD’nin çıkarlarını geliştirmek için kurulmuştu. Aslında değişen bir şey yok…

Değişen, ABD’nin kurduğu bu dünya düzeninin liberal ekonomik imkanlarını kullanarak Çin’in ekonomik hamlelerle büyümesi, küresel liderliğe aday olmasıdır.

NATO kurulduğunda deklare edilen amacı, Sovyetler Birliği’nin ve Komünizmin yayılmasını önlemek, Avrupa-Atlantik coğrafyasının güvenliğini sağlamaktı.

Günümüzde, NATO’nun, kuruluş antlaşmasının aksine bir küresel örgüte dönüştürülmesi ve küresel çapta görevler üstlenmesi istenmektedir.

Yeni NATO’nun hedef yaptığı iki ülke Çin ve Rusya’dır.

ABD, Çin ve Rusya’ya karşı dünya düzenini korumak için NATO’yu kullanmak istemektedir.

Bir İtalyanın, İspanyolun hatta bir Almanın, Fransızın ABD’nin kurduğu bu dünya düzenini korumakla görevli NATO için savaşmasını beklemek gerçekçi değildir.

Rusya, bizim kuzey komşumuzdur.

ABD’nin NATO ile Rusya’yı Karadeniz havzasında çevreleme girişimleri, bizi, ABD, NATO-Rusya arasında sıkıştıracaktır.

Türkiye, ABD’nin kurduğu dünya düzenini korumak için Rusya’yı karşısına almamalıdır.

SON SÖZ:

MSB Akar’ın ‘’Türkiye, NATO’yu kendi güvenliğinin merkezine koymaktadır’’ sözü, eğer eyleme dönüştürülürse, tarihi hataların ve ödenecek bedellerin başlangıcı olacaktır.

Türkiye, güvenliğinin merkezine NATO’yu değil, milli tehdit algılamalarını, milli çıkarlarını, milli gücünü koymak zorundadır.

Türk Ordusu, ABD’nin dünya düzenini koruma aracı yapılmamalıdır.