Okuyucumla sohbet

Nejat Eslen yazdı...

Okuyucumla sohbet

Yıllar önce idi.

Omuzundaki apolete mümkün olan en fazla sayıda yıldızı dizebilmiş, askeri bürokraside en yüksek makama kadar yükselebilmiş emekli generale sormuştum; (O zaman ki adı ile) ‘’Cemaat ordunun içine bu kadar sızmış, farkında olmadın mı?’’. ‘’Emin ol bilmiyordum…’’ şeklinde cevap vermişti.

Bana bu cevap, Çinli strateji ustası Sun Tzu’nun şu sözünü hatırlatmıştı o zaman;

‘’Eğer düşmanını ve kendini tanıyorsan, yüz kere de savaşsan sonucundan korkmamalısın.

Eğer kendini tanıyor, fakat düşmanını bilmiyorsan, kazandığın her zafere karşılık bir de yenilgiye uğrarsın.

Eğer kendini de düşmanını da tanımıyorsan her savaşta yenilirsin.’’

Düşman ordunun içine sızmış, omuzuna mümkün olan en fazla sayıda yıldızı dizebilmiş komutanın bundan haberi olmamış!

Komutan ne düşmanını tanımış ne kendi ordusunu, ne de ordusunun içini, bu nedenle de bildiğimiz yenilgi kaçınılmaz olmuş. Hem de hiç savaşmadan…

Bunu niye anlattın şimdi diyeceksiniz.

Yine iç cephe meselesine sözü getireceğim.

Görüşleriniz, yorumlarınız, katkılarınız, övgüleriniz ve hatta tenkitleriniz için teşekkürler.

Biz en azından önemli bir şey başardık.

İç cephenin önemini ve karşı karşıya olduğu tehlikeleri hatırladık en azından.

Kişiler aynı tehlike karşısında farklı düşünüyor olabilir, saygı duymak gerekir.

Ancak vurgulamak istediğim önemli bir konu var.

İç cephenin karşı karşıya olduğu riskler, aniden ortaya çıkan ve ani reflekslerle karşılanabilecek riskler değildir.

İç cephenin karşı karşıya olduğu riskler, bir süreç içinde gelişen açık veya sinsi risklerdir.

İşte bu nedenle de iç cephenin korunması tedbirlerinin de en sonunda yapılacak ani reflekslerle değil, demokratik düzende uzun vadeli bir süreçte uygulanması gerekmektedir.

İşte benim yapmak istediğim de çok kapsamlı bu risklerin ve tedbirlerin öncelikle tanımlanmasını yapmak ile ilgili idi.

Çünkü, iç cephenin sağlam tutulması meselesi, kesinlikle son çare meselesi değildir.

Çünkü, iç cephenin sağlam tutulması meselesi, hem kendimizi, hem de iç cepheye yönelmiş tehlikeleri tanımak, tanımlamak, tedbirler geliştirmek meselesidir.

Başlattığım projenin devam etmesini isteyenlere sesleniyorum: Bunun için Veryansın Tv yönetiminin desteğini sağlamanız gerekir. 

SON SÖZ:

Duygusallık, ayrılık yok.

Veryansın’da yazmaya devam edeceğim.

Çünkü, ’’ Aslolan İç Cephedir’’.