Pavyona Müslümanlık öğretiyor

Nihat Genç yazdı...

Pavyona Müslümanlık öğretiyor

BİR

Emri maruf nehyi münker, iyilikleri ve kötülükleri anlatmak, farzdır.

Ancak!

İyi de siz hangi yüzle memlekete Müslümanlık anlatıyorsunuz!

Sarıklı şalvarlı medeniyet dışı tarikatçılar dayanmış pavyonun kapısına güya İslam dinini anlatıyor!

Hırs ihtiras şehvet menfaat kibir yağlı sakallarından patlak iri gözlerinden irin gibi akıyor, kalkmışlar memlekete Müslümanlık taslıyorlar!

Sen git on tane uçağı yüz tane transporter'i lüksten israftan şatafattan geçilmeyen Saray'a anlatsana şu Müslümanlığı.. Pavyon sarayın yanında melek kalır!

Sen Yalıkavak Marina'ya gidip 'Müslümanlığı' anlatsana, şu beş ton kokain kime geliyor kimi zehirliyor, parasını kim kırıştırıyor, diye. Pavyon marinanın yanında melek kalır!

Kitapta yazıyor leş hayvan yemek günahtır, diye, sen git, ölmüş hayvanları kesip halka yediren bakanlara Müslümanlığı anlat. Pavyon senin bakanlığın yanında melek kalır!

Sen git, 28 milyar serveti nasıl yapmış Binali Yıldırım'a Müslümanlığı anlatsana.. Pavyon sayın başbakanın yanında melek kalır!

Sen git, Melik Gökçek'e Müslümanlık anlatsana, sen git mercedeslerden inmeyen Diyanet'e Müslümanlığı anlatsana, sen git İsmailağa'ya Menzil'e bu değirmenin suyu nereden geliyor diye Müslümanlığı anlatsana. Pavyon senin İsmailağa'nın Menzil'inin Gökçek'in yanında melek kalır!

Sen git, ülkeyi işgale kalkışan üç yüz milyar dolar kaçıran Fetö'ye Müslümanlık anlatsana, on binlerce insanın kellesini kestiler sen git İşid'e Müslümanlık anlatsana, Suriye'de milyonlarca Müslümanı öldürttüler sen git Davutoğlu'na Müslümanlık anlatsana.. Pavyon Fetö'nün Davutoğlu'nun yanında melek kalır!

Pavyona kurban olun, küşat ruhsat hepsi izinli, sigortasız çalıştıramaz, vergisini öder, sen git milleti angaryadan şeyhlerinin boklarını temizlettirdiğiniz sigortasız vergisiz ruhsatsız hukuksuz tarikatlara Müslümanlığı anlatsana. Pavyon o tarikatların yanında melek kalır!

Sen git Cengiz Holding'e Müslümanlığı anlatsana, o kadar parayı ne yapıyor, sorsana! Pavyon Cengiz Holding'in yanında melek kalır!

Sen git, pudra şekeri çeken AKP'li danışmanlara Müslümanlığı anlatsana. Pavyon AKP'nin yanında melek kalır!

Hangi yüzle pavyona Müslümanlık öğretiyorsunuz!

Sen şu insanlık ve medeniyet dışı kisvelerini soyunup bir çıkartıp karşına al, önce kılık kıyafetine Müslümanlığı anlat. Pavyon senin şalvar ve sarığının yanında melek kalır!

Sen git Sabah Gazetesi'ne A Haber'e Yeni Şafak'a Müslümanlık anlatsana, ne dümenler dönüyor ne işler çevriliyor? Pavyon bunların yanında melek kalır!

Sen bir boy aynası al karşısına geç, önce şu meymenetsiz nursuz dinsiz kitapsız suratına Müslümanlığı anlat. Pavyon senin o şeytan görsün suratının yanında melek kalır!

Müslümanlık öğretmek için girdiğin mekanda milletin kafasına kafasına dar dar dar makineli tüfek gibi konuşacağına otur da iki dakika önce bir insan ol!

Kendini tam mükellef dört dörtlük bir Müslüman gören bu kibirle be cahil herif hangi Müslümanlığı anlatıyorsun!

Şurada bir iş var ucundan bir tutuver bir çalış dense erinir tembellik yapar ama kapı kapı dolaşıp millete Kur'an anlatır!

Ne tarla bilir ne atölye ne hayvancılık bilir ne tarlacılık ne yün eğirmesini bilir ne yazı yazmasını ama sırtına giymiş cübbeyi kapı kapı ahaliye Müslümanlık anlatır!

 

İKİ

Be cahil herif!

İyilikler ve güzellikler 'çiğ çiğ' anlatılmaz!

Allah'ın emirleri makineli tüfek mermisi gibi anlatılmaz.

Müslümanlığın güzellikleri çakıl taşı gibi insanlara yutturulmaz!

Estetik zarafet nezaket ve sanatla edeple, ar ve haya duygusuyla anlatılır!

Kırmadan dökmeden hikayeyle sinemayla edebiyatla şiirle incelip göğe buluta insanların içine işleyen incecik duman gibi bir dille ruhla anlatılır!

Mesela, Meksika'da her yıl uyuşturucu ve yolsuzluktan onbinlerce genç insan ölüyor!

Damian Alcazar adlı sinema sanatçısı, ülkesinde medyanın nasıl ele geçirildiğini komediyle kara mizahla bakıver ne güzel anlatıyor. Sonra saf temiz düşüncelerle belediye başkanı olup düpedüz katil bir soyguncu haline bakın ne güzel hikaye diliyle nasıl geliyor. Ve uyuşturucu çetelerine karşıyken nasıl onların adamı tetikçisi oluveriyor, hepsini şahane sinema diliyle herkesin anlayabileceği şekilde kırmadan dökmeden ürkütmeden bir güzel anlatıyor, ve bir dünya izliyor, google'e gir, La Dictadura Perfecta, El İnfiesno, Herod's Law, nicesini izleyiver!

Soruver!

Ve kendine benim ülkemde de Şener Şen gibi Levent Kırca gibi nice sanatçılar vardı, şimdi niye yoklar, ülkenin tarikat ve cemaat bataklığına düştüğünü niçin hiçbir sinemacı edebiyatçı anlatamıyor!

İyilikler ve kötülükler tatlı yumuşak bir sinema diliyle edebiyat diliyle rüya gibi anlatılır!

Cellat zebani suratla milletin kapısına dayanıp uğursuz hortlak gudubet suratla anlatılmaz!

Sinemanın edebiyatın önünü açın, çocuklarınız edebi dil geliştirsin, Allah'ın emirlerini kırmadan dökmeden güzellikler içinde yumuşak yumuşak anlatsın!

İslamcı iktidarın milyarlarca dolarlık eroin sevkiyatıyla ne işi olur, anlatsın! Bir başbakanın 28 milyar doları nasıl oluyormuş, anlatsın!

Ama yok, korkuyorsunuz, yasak ve sansür koyuyorsunuz.

Neden?

Çünkü tiyatro sinema insanı insanla anlatma sanatıdır!

Siz insan değil şeyhinizi anlatıyorsunuz!

Siz milletin önünü imkanlarını zihnini açmak için anlatmıyorsunuz, siz holdingleşen tarikatlarınızda şeyhlerin .ötünün ve .ikinin keyfi için anlatıyorsunuz!

Neden tarihteki bütün olayların kahramanlarını şeyhiniz evliyanız azizinizi baş role koyarak anlatıyorsunuz!

Sizin menkıbelerinizde-hikayelerinizde neden düz sıradan basit insanlar yok!

Hep şeyhleriniz hep evliya makamına koyduklarınız!

Yani Allah'ın emirlerini şeyhi başüstüne şeyhi başrole şeyhi aziz evliya yapmadan neden anlatamıyorsunuz!

Oysa hikayeleri insanlar anlatır, önce insan olun.

Gidin o Müslümanlığı önce sizi sokaklara salan liberallere Amerikan ajanlarına siyasi islamcılara anlatın!

Densiz terbiyesiz adamlar, insanlık ve ahlakın lanetlenmiş adamları!

Sosyal ölçüsüzlük ve densizlikle güzelim Müslümanlığı da mundar ettiniz!

Oysa?

Allah'ın emirleri insanlaradır!

Güzellik ve kötülükleri 'insanlara' insanlar anlatır!

21. yüzyıldayız, bin yıldır bu millet bu yobazlardan ne çekti be.

Gulyabani suratlılar! İyilik ve güzellikler çiğ çiğ anlatılmaz!

Bu yüzden Müslüman kültür sizin adınızı: 'Ham Sofu' koymuş!

Yani 'şekilci'!

Yani 'pişmemiş'!

Bir sorun kendinize.

İyilikleri ve güzellikleri ve kötülükleri, neden bu toplumda hep yobaz vahşi HAM SOFU'lar anlatıyor?

Neden onbinlerce bilimadamları, binlerce sinemacılar, şairler, edebiyatçılar, eli yüzü düzgün sohbet ehli halk toplum cemiyet adamları anlatmıyor!

Sanatla değil yobazla anlatmak 'zorbalıktır'!

Halkı korkutmak sindirmek yıldırmak halka karşı zulümdür!

Çünkü 'yasak' var!

Dini sadece YOBAZ anlatacak, üç yüz üniversite on binlerce sanatçı kımıldamasın, ağzını açmasın!

Bir yanlış anlama var, Allah gökten kitabını indirdi.

Allah'ın kitabıyla senin meymenetsiz suratının ne alakası var!

Allah kitabını insanlara indirdi. Şeyhlerinin postuyla .ötüyle .ikiyle kitabın ne alakası var!

Allah kitabını holding tarikatlara, kafa kesen İşidçilere, Amerikan ajanı Fetöcüler'e ve devleti soyup talan eden cemaatlere indirmedi!

İnsanlara indirdi, o halde, insan olun, insanlarla edep sahibi insanlar gibi konuşun!

Sırtımızı semer vurulur gibi eşek yerine koyulur gibi kırbaçlanarak sopalanarak aşağılanarak dinimizi yobazlardan öğrenecek kadar bu toplumu aşağılamaya kimsenin hakkı yok!

Mahzuni Şerif'in 'adaletsiz hükümdarın canavar girer köşküne', 'adaletsiz hükümdarın cehennem ateşi düşer köşküne' dediği canavar ve cehennem, işte bu kılıksızlardır!

 Hem devleti soyuyor hem hazineleri talan ediyor hem çoluk çocuğa tecavüz ediliyor susuyor hem şeyhleri haşa Allah yerine koyuyor hem de gelmiş bize 'Müslümanlık' öğretiyor!

Dünya güzeli soylu şairimiz Mehmet Akif Ersoy, Safahat'tan:

'Sofuluk satıyorsun, elinde boy boy tespih!

Çevrende dalkavuklar, tapınır gibi, la-teşbih!

Sarık cübbe ve şalvar, hepsi istismar, riya.

Şekil yönünden sanki, Ömer'in devri, güya.

...

Ha bu din, iman, takva, inan ki, hepsi yalan.

Sen onları kendine, taptırırsın vesselam!

Derdin davan sadece, hep nefsi saltanatın

Şimdilik putu sensin, tapılan menfaatin!

Hey kukla kafalı adam, dinle sözümü tut!

Bunların dilinde Hak, ama kalbi dolu put!

...

Kardeşlerim! 30 Ağustos hepimize İngilizler'in ve sarayın dalkavuğu olmadan, kimseye muhtaç olmadan, kimsenin adamı olmadan, kendi kazandığını yiyen kendi bileklerine güvenen, onurlu bir müslüman olmanın kapılarını açtı! Kutlu olsun!