S-400 tartışmaları ve son gelişmeler

S-400 tartışmaları ve son gelişmeler

2017 yılında Türkiye’nin S-400’leri almaya karar vermesinden sonraki gelişmeler iç kamuoyunun yanısıra ABD ve NATO başta olmak üzere dünyada yakından takip edilmeye başlanmıştır.

ABD’nin S-400’lere ilişkin uyguladığı baskı politikalarını bir egemenlik sorunu olarak gören Türk halkının büyük bölümünün tutumu ve düşüncesi, ABD’nin dış ve iç baskılarına rağmen S-400’lerin bir an önce Türkiye’ye getirilmesi şeklinde olmuş ve önemli bir kamuoyu desteği sağlanmıştır.

12 Temmuz 2019 tarihinde gelmedi, gelecek derken S-400 sistemine ait parçaları taşıyan nakliye uçakları Hava Meydan Komutanlığı-Mürted (Akıncı)/Ankara’ya inmeye başlamış, 25 Temmuz 2019 tarihine kadar 2 hafta süresince toplam 30 nakliye uçağı/sortisi ile S-400’lerin ilk bölümünün taşınması tamamlanmıştır. S-400’lere ait füzelerin havayoluyla patlayıcı madde taşınması tahditleri dikkate alındığında büyük olasılıkla önümüzdeki aylarda denizyolu ile Karadeniz’deki bir limana daha sonra Mürted/Ankara’ya getirileceği kıymetlendirilmektedir.

S-400’lerin Havayoluyla Mürted/Ankara’ya Nakliyesi (12 Temmuz 2019)

S-400 NEDİR NE DEĞİLDİR?

S-400’ler bir hava savunma sistemi olup, saldırı silahı değildir. Türkiye’nin özellikle 1990’lı yıllardan itibaren eksikliğini hissettiği uzun menzilli yüksek irtifa hava ve füze savunma sisteminde önemli bir boşluğu dolduracaktır. S-400 Uzun Menzilli Yüksek İrtifa Hava ve Füze Savunma Sistemi, Türkiye’nin gündemine giren diğer uzun menzilli yüksek irtifa hava ve füze savunma sistemlerinden imkan ve kabiliyetleri açısından mukayese tablosunda görüldüğü gibi genel olarak 2 ila 5 kat daha iyi özelliklere sahiptir.

Uzun menzilli Yüksek İrtifa Hava Füze Savunma Sistemleri Mukayese Tablosu

Kısa, orta ve uzun menzil füzelerin aynı anda karma olarak kullanılabildiği S-400’ler, radarı ile 600 kilometre uzaklıktaki hedefi algılama özelliğine sahiptirler.

S-400’ler:

–    Çok uzun menzilli 40N6 model füzeyle 400 kilometre,

–    Uzun menzilli 48N6 model füzeyle 250 kilometre,

–    Orta menzilli 9M96E2 model füzeyle 120 kilometre,

–    Kısa menzilli 9M96E model füzeyle de 40 kilometredeki hedefleri vurabilmektedir.

Türkiye’nin sahip olacağı füze adedi ve tipi veya tiplerinin hangi menzilleri kapsayacağı ve diğer ayrıntılar henüz açık kaynaklara yansımamakla beraber şu an “en iyi menzile sahip” füzelerin de içinde olduğu karma menzillere sahip füzelerden satın alınacağı değerlendirilmektedir.

Sovyetler Birliği içerisinde ve Varşova Paktı’nda yer alan daha sonra NATO üyesi olan Bulgaristan ve Slovakya ile NATO üyesi Yunanistan’ın bünyesinde Rus yapımı S-300’ler bulunduğu bilinmektedir.

İlk kez bir NATO üyesi ülke Türkiye, tüm baskılara karşılık Rusya’dan S-400’leri tedarik etmeye karar verince, ABD’nin S-400 rahatsızlığı bırakın diplomasi sınırını, terbiyesizlik sınırlarını bile aşmış tehdit ve şantajların dozu artmıştır.

NATO içerisinde sadece Rus hava savunma sistemleri değil, uçak ve diğer askeri teçhizata sahip ülkeler bulunmasına karşın, neden Türkiye Rus hava savunma sistemi almaya karar verince şiddetle engellenmeye çalışılmıştır?

Merak edilen bu sorunun cevabını net bir şekilde verelim, “Türkiye’nin jeostratejik konumu ile kendisi “farkında olmasa” bile mevcut “milli gücü” diğer ülkelerle kıyaslanmayacak kadar farklıdır”.

ABD NEDEN S-400’LERE KARŞI

ABD ve NATO’nun S-400’lerin alınmasına karşı çıkış nedenlerini üç ana başlıkta toplayabiliriz; Birincisi NATO’da çatlak oluşması, ikincisi Türkiye’nin daha fazla Avrasya’ya yakınlaşması, üçüncüsü Türkiye’nin bu tutumunun diğer ülkelere de örnek olmasıdır.

S-400’lerin alınmasına yönelik ABD/NATO destekli karşı propaganda başlıkları ve iddiaları özetle şu şekilde olmuş/olacaktır:

– S-400’leri alamazsınız.

-S-400’leri alırsanız yaptırım uygularım.

-S-400’leri alırsanız F-35 programından çıkartırım.

-S-400’leri alırsınız ama Türkiye’ye getiremezsiniz.

-S- 400’ler gelse bile sistem aktif edilmesin yani çalıştırılmasın.

-S-400’leri savunma ağına bağlayamadığınız için etkili olmayacaktır.

-S-400’ler geldi ama intikal yerlerine gitmesin/gidemezsiniz.

-S-400’ler ve Rus personel sırlarımızı çaldılar/çalacaklar.

-S-400’ler yüzünden artık Rusya’ya bağımlı olacaksınız.

-S-400’ler NATO’dan kopuşu hızlandıracak.

S-400 Tartışmalarındaki Konu Başlıkları

Geçmişte ABD ile yaşanan krizlerde Türkiye’yi yönetenlerin çok onurlu politikalarının yanı sıra genelde uyguladıkları yetersiz politikalar ile ABD’nin algı operasyonları dikkate alındığında S-400’lerin gelip/gelmemesi, gelse bile zaten hangarlarda aktif edilmeden yani çalıştırılmadan muhafaza edileceği iddiaları, Türk halkının düşüncelerinde soru işaretlerinin oluşmasına neden olmuştur. Hatta bu düşünceler o dereceye ulaşmıştır ki S-400’lere ilişkin Türk yetkililerinin açıklamaları yerine başta ABD ve Batı kaynaklı özellikle büyük bir kısmı “algı” içeren açıklamaların bilerek/bilmeyerek tercih edildiği görülmüştür.

Hava Meydan Komutanlığı-Mürted/Ankara S-400’leriçin elverişli bir yer konumundadır. Özellikle 15 Temmuz darbe girişimi sonrası ana üs konumundan yedek meydan durumuna getirilen Mürted, S-400’lerin ana komutanlığı olacaktır. Mürted, S-400’ler için personel eğitimleri, sistemlerin muhafaza ve bakımlarının yapılması, hava ve kara ulaşımı kolaylığının yanı sıra personel ve ailelerinin iskan edilmesi açılarından özetle her yönü ile uygun bir seçimdir.

Açık kaynaklarda yer aldığı şekliyle S-400 Grup Komutanlığı-Mürted, alay seviyesinde kurulmuştur. S-400 Grup Komutanı albaydır.Alay, tabur, bölük teşkilatına uygun personel atamaları yapılmıştır. Rusya’daki eğitimlere bu personelin bazıları ilk grup olarak katılmış, bundan sonra da eğitimlere katılım yenilerle birlikte devam edecektir. S-400’lerin ilk partisi Mürted’e getirildikten sonra zaten önceden yapılmış hazırlıklara uygun olarak üsse yerleştirilmiştir. Rusya’da eğitim gören ilk Türk personelin katılmasıyla Türkiye’deki eğitimlere başlanmıştır.

Şimdilik 2 sistem 4 batarya olarak açıklanan S-400’lerin tamamlanması ve sonrasında da Rusya’da ve Türkiye’deki eğitimlere ihtiyaç kadar devam edilecektir. Türkiye’deki eğitimler esnasında yeteri kadar Rus teknik ve askeri personeli eğitmen ve danışman olarak bulunacaktır. S-400’lerin tamamı Türkiye’ye getirilse bile anlaşmaya uygun ihtiyaç olduğunda Rusya’ya eğitim için Türk personel gönderilmesi mümkün olacaktır.

Türk Hava Kuvvetleri teşkilat yapısı içerisinde soğuk savaş süresince ve sonrasında 1959-2000 yılları arasında kullandığımız uzun menzilli yüksek irtifa “Nike-Hercules” hava savunma füzeleri, sistem dışı kalana kadar 15’inci Füze Üs Komutanlığı-Alemdağ/İstanbul teşkilat yapısı içerisindeki Füze Üs Komutanlıkları bünyesinde kalmıştır. 2014 yılındaki teşkilat değişikliği ile Eskişehir ve Diyarbakır’da bulunan Hava Kuvveti Komutanlıklarından 2’inci Hava Kuvveti Komutanlığı-Diyarbakır kapatılmış, Eskişehir’de Muharip Hava Kuvveti ve Hava Savunma Komutanlığı olarak tek bir komutanlık kurulmuştur. Yine Eskişehir’de Muharip Hava Kuvveti Komutanlığına direkt bağlı Hava Savunma Komutanlığı teşkil edilmiştir. 15’inci Füze Üs Komutanlığı-Alemdağ/İstanbul yeni kurulan Hava Savunma Komutanlığı’na bağlanmıştır. Bu özet bilgiyi vermemin nedeni, S-400’ler15’inci Füze Üs Komutanlığı’na bağlı S-400 Grup Komutanlığı-Mürted/Ankara bünyesinde görev yapacaktır.

S-400 Grup Komutanlığı-Mürted/Ankara Teşkilat Bağlantısı (Temsili)

15 Temmuz darbe girişimi sonrası internette çok sorgulandığı için arama motoru Google, Akıncı Üssüne “özel bir önem” vermiş, genelde yıllık aralıklarla çekip yayımlanan bölge fotoğraflarında bir öncelik yaparak Temmuz-Ekim 2016 ayları arasında Akıncı Üssünün fotoğraflarını haftalık ve aylık olarak çekip yayımlamıştır. Örneğin 28 Temmuz 2016 tarihli uydu görüntüsünde darbe girişimine katılan uçak ve helikopterlerin bir kısmı rahatlıkla görülmektedir.

15 Temmuz 2016 Darbe Girişimi Sonrası Akıncı Üssü (28 Temmuz 2016)

12 Temmuz 2019 tarihinde S-400’lerin Mürted/Ankara’ya gelmeye başlamasıyla uydu takipleri de başlamış İsrail merkezli ImageSat International Şirketi Türkiye’ye nakledilen S-400’lere ait uydu görüntülerini yayımlamıştır. S-400’lerin gelişi öncesi ve sonrası başta ABD ve İsrail olmak üzere Mürted’i ve S-400’leri uydularla her gün özel olarak izleyecekler ve istihbarat raporlarını hazırlayacaklardır.

İsrail ImageSat International Şirketi S-400 Uydu Görüntüleri (12 Temmuz 2019)

S-400’lerin, sistem ve personel açısından harbe hazırlıkları için test atışlarının Şile veya Sinop’taki atış sahalarında yapılması beklenmektedir. Yeteri kadar personelin eğitim görmesi, sistem alt yapılarının hazır hale gelmesiyle S-400’ler asli veya yedek mevzilerine intikal edecek hale gelecektir.

2020’DE HARBE HAZIR OLACAK

Bu ne kadar süre alacaktır? Bu soruya cevabım, tecrübelerime göre sistemlerin gelişi ve “harbe hazırlık” eğitim sürecinin başlamasından sonra en az 6 ay sürecektir. Yani “S-400’ler Nisan 2020’de kurulacaktır” eksik bir açıklamadır ve yanlış anlamalara sebep olmuştur. S-400’ler Nisan 2020’de “harbe hazır” olacaktır daha doğru bir açıklamadır. Bu açıklamalarımdan anlaşıldığı şekilde “S-400’ler aktif/faal olarak” kullanılacaktır.

S-400’ler, “nokta hava savunma” silahı değil, “bölge hava savunma” silah sistemi olup, Türkiye’nin öncelikle stratejik askeri ve sivil hedef olabilecek unsurların korunmasında kullanılacak şekilde konuşlandırılacaktır. Yani tehdit değerlendirilmesine uygun Türkiye’nin başkentine, doğu-batı, güney-kuzey her bölgesine konuşlandırılabilir. Sistemlerin hareketli (mobil) olması Türkiye’ye bu harekât elestikiyetini kazandıracaktır. S-400’lerin harekat planlarına göre asli ve yedek mevzileri, gerginlik durumuna ve bölgesel gelişmelere uygun intikal yerleri planlanması yapılmış/yapılmaktadır.

Türk Hava Kuvvetleri’ninmevcut tecrübesi yanında S-400 sistemlerinin hareketli (mobil) ve kurulumunun kolay olması dikkate alındığında büyük bir sorunla karşılaşılacağını düşünmüyorum. Türkiye’nin coğrafi özellikleri nedeniyle her sistemin yerleştirildiği yer ve coğrafi şartlar, S-400’lerin başlangıçta açıklanan fabrika teknik değerlerinin arazi şartlarına göre yeniden hesaplanmasını zorunlu kılmaktadır. S-400 mevzii seçiminde yani konuşlandırılmasında zaten bu işlemler yapılmak zorundadır.

Yalnız unutulmaması gereken bir diğer konu, S-400’lerinin kendi öz savunması için başka füze ve uçaksavarlara da ihtiyaç vardır. Yani bu şu demektir; S-400’lerle uyumlu onların orta ve alçak irtifa hava savunma ihtiyacını karşılayacak ilave hava savunma radar ve füze sistemlerinin tedarik edilmesi ve milli olarak üretilmesi hedef olarak öncelikli olmalıdır. Bu arada S-400’lerin yanı sıra Milli Havadan İhbar Kontrol Uçaklarımız (HİK) önemli bir kuvvet çarpanıdır.

Hiç bir zaman S-400 gibi bir hava savunma sistemi tek başına çözüm olmayacaktır. Çünkü hava savunma sistemlerinin etkili olabilmesi için alçak, orta ve uzun menzilli hava savunma unsurlarından katmanlardan oluşmasına ihtiyaç vardır. Caydırıcılık unsuru olarak öne çıkacak S-400’ler, hava sahamızın korunmasına yönelik önemli bir adım olup, bu konudaki eksikliklerin ve mimarinin tamamlanmasına yönelik faaliyetlere dinamiklik kazandıracaktır.

2019 yılından itibaren envantere girecek S-400’ler, yapılacak anlaşmaya uygun olarak Türkiye için gelecekte uzun menzilli yüksek irtifa milli hava savunma sistemimizin üretilmesi tecrübesine önemli bir katkı sağlayacak ve Türkiye-Rusya ilişkilerinin siyasi, askeri, ekonomik boyutunun yanı sıra savunma sanayi yönüyle de gelişmesine katkı sağlayacaktır.

ABD’nin özetle, 2020 Başkanlık seçimlerini göz önüne alarak S-400’ler konusunu sindirmekte zorlanacağı, Türkiye-Rusya-İran ilişkilerinin özellikle Suriye üzerinden bozulması için yeni politikalar geliştireceği, PKK ve türevlerine desteği artıracağı, NATO ve AB ülkelerinin desteği ile Türkiye’ye politik, ekonomik ve askeri baskıyı sürdüreceği, Türkiye iç politikasında daha önceden FETÖ örneğinde olduğu gibi yeni ortaklar arayacağı beklenmektedir.

Sonuç olarak;Rusya’dan S-400 tedariğinden sonra ABD’nin kendi menfaatlerine göre hazırladığı  yasalarından ve yaptırımlarından hangisini Türkiye’ye karşı uygulayacağını tartışmak ve beklemek uygun değildir. Türkiye zaten S-400’ler ile “ABD’nin başına çuvalı geçirmiştir”. ABD başındaki çuvalı çıkarmak ve sarsılan otoritesini yeniden tesis etmek için kararlar alırken Türkiye Rusya, İran, Çin, Mısır, Irak, Lübnan, Ürdün ile işbirliği olanaklarını daha da geliştirmeli, tekrar tekrar bıkmadan usanmadan vurgulamak istiyorum Suriye ile diplomatik ilişkilerini başlatmalıdır.

Beyazıt Karataş

Emekli Hava Pilot Tümgeneral