Sait Faik, sevmekle başlayacak her şey

Mustafa Özgür Sancar yazdı...

featured

Sait Faik bana göre Türk edebiyatının en hikâyecisi… İnsanı ve insana ait özellikleri yalın ve fakat bir o kadar da derin anlatabilen pek az yazar vardır. İşte onların başında Sait Faik Abasıyanık geliyor.

Sevgi…

Hiç kuşku yok ki katıksız insan sevgisinden kaynaklanıyor bu başarısı. Kadın-erkek, Türk-Rum, çocuk-yaşlı farketmez, onun hikâyelerinde herkese yer var. ”Bir insanı sevmekle başlar her şey”… bu söz anıtsal bir manifesto gibi aydınlatır yaşamını, bir tarih dersidir aynı zamanda, büyük insanlığın tarihine ışık tutar; sevgidir yaşamı, derinlere kök salmış ulu bir ağacın filizleri gibi yeşerten… sevgidir yaşamı kuran.

Sevgisiz yapamaz ki insan… Yaşamak sevmek işidir, derin mavi sulara dalar gibi yaşar Sait Faik… hayatı, her ayrıntıyı betimler hikâyesinde; hikâyesi aslında onun dünyasıdır; göremediğimiz incelikleri görünür kılar, hayali arkadaşı Panko’dan bahseder, biz onunla İstanbul’un eski semtlerinin eski insanlarının sahnede olduğu bir panoramik gezintiye çıkarız gecenin yerli yersiz zamanlarında… Az rastlanır biçimde sanki o ve gerçekte varolmayan arkadaşı Panko’yla yaşarız tüm geceyi Bomonti’de veya Galata Köprüsü’nde… Resmettiği insanlar hep bildik, tanıdık gelir; sanki geçmiş ya da bugünümüzde görmüştük onları, görmüştük de onların gözüyle bakamamıştık dünyaya.

‘DÜNYA ÇARELİDİR’

Bir aykırı insan vardır imgeleminde belirginleşen Rum balıkçı Barba gibi… koyu yalnızlığında Barba, topal bir martıyı arkadaş edinmiştir, ölümüyle topal martının, ”Karadaki gibi işlemeli kafa, denizde de. Hiçbir şeyin çaresi karada da yoktur. Bize çare, elimizin altında gibi gelir. Yalan! Boş! Dünya çaresiz dünyadır” der, işte o anda kara bulutları dağıtma kudretine sahip bir yaşama sevinci belirir Sait Faik’in düşüncesinde: ”Olmaz öyle şey Yakamoz, dedim, ‘Dünya çarelidir, insanlar dünyaya bir çare bulacaklar’ dedim. ‘Hay yaşayasın pedimu! (Rumca yavrucuğum)’ dedi.”

UMUT, CESARET, EDEBİ GÜZELLİK

Umutsuzluk yoktur Sait Faik’in hikâyesinde, insanı ağlatacak cinsten fakirlik olsa da küçük dünyalarda… alabildiğine yaşam sevgisiyle doludur, bir o kadar da cesurdur, sever insanı ayırt etmeden, mertçe söyler sevdiğini; çünkü bir insanı sevmekle başlar herşey, sevginin yarattığı güzellik kurtaracak dünyayı…

Bir kıyıdan baktım dünyaya
Ellerimde tuz avucumda sedef
Bir mavilik bir açıklık
Özgürlük hasreti
Yüreğime vuruyor
Nerede nerede insanlar

Dünyayı güzellik kurtaracak
Bir insanı sevmekle başlayacak her şey

0 üzüntü birden gelir
Yağmurlu havalarda
Yeniden kurarım dünyayı ben

Kederlerle
Kimseler aşık değil mi bu şehirde

Dünyayı güzellik kurtaracak
Bir insanı sevmekle başlayacak her şey

Şiirsel anlatımın esaslı bir örneği olan ”Alemdağ’da Var Bir Yılan ”, Sait Faik’in, belki de sevgisini en gür, en cesur biçimde anlattığı eseri olmuştur. Metafor ve geçişler, hayal ve gerçeğin iç içe geçtiği bir büyük büyülü gerçeklik örneğidir. Sait Faik artık başkalarının hükümlerini aşan bir sahiciliğe sahiptir; derin, duyarlı ve kuvvetli bir edebî güzelliğe ulaşmıştır.

Sait Faik, sevmekle başlayacak her şey

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Giriş Yap

VeryansınTV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!