Sakarya Meydan Muharebesi 100 yaşında

Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 'Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır' emrini verdiği, Kurtuluş Savaşı için dönüm noktası olan Sakarya Meydan Muharebesi'nin üzerinden 100 yıl geçti.

Sakarya Meydan Muharebesi 100 yaşında

22 gün süren yoğun çatışmaların ardından zaferle sonuçlanan Sakarya Meydan Muharebesi, "Türk'ün zaferi" olarak tarihe geçti.

Anadolu'nun düşman işgalinde olduğu İstiklal Harbi sürecinde, Türk ordusu Eskişehir Muharebesi sonrası 100 kilometrelik sahayı terk ederek Sakarya Nehri'nin doğusuna çekildi.

Bu çekilmenin ardından bölgeye Yunan güçlerinin gelmesi, halk arasında umutsuzluğa, Mecliste ise sert tartışmalara yol açtı.

Durumun önlenebilmesi için harekete geçen Meclis, Türk milletinin kaderini belirleyecek savaşta Mustafa Kemal Atatürk'ü 5 Ağustos 1921'de "Türk Orduları Başkomutanı" olarak görevlendirdi.

'ALAN STRATEJİSİNİN EN GÜZEL ÖRNEĞİ'

Tarihçi Coşkun Faik Kavala, sosyal medya hesabından Sakarya Mehdan Muharebesi'ne ilişkin yaptığı paylaşımda Türk ordusunun en son çekildiği alan olan Çal Dağı'na dikkat çekti.

Savaşı harita üzerinden anlatan Kavala, şunları belirtti:

1 - Sakarya Savaşı sırasında çok kritik bir an, 2 Eylül 1921'de Haymana yakınlarındaki Çal Dağı'nın düşmesiydi. Dağın ardı, 60 km ilerisi Ankara olduğu için dağın düşmesiyle birlikte Yunan ordusunun önünde doğal engel kalmamış bulunuyordu.

2 - Ama Yunan komutanı Papulas, Çal Dağı'nı ele geçirebilmek için tüm gücüyle yüklenmiş ve birlikleri bitkin düşmüştü. 3 Eylül'de bir günlük dinlenme verdi.

3 - Bu arada Fevzi Paşa, Alagöz Karargahı'na Haymana'nın hala elimizde olduğunu bildirdi. Karargahtaki telaş dağıldı.

4 - Ama diyelim ki Papulas tüm gücüyle bu yarmadan yüklense ve dümdüz ilerideki Ankara'ya hızla yürümeye kalksaydı ne olacaktı? Hiç. Mehmetçik daha geride hızla yeni savunma hatları oluşturacak ve her şekilde düşmanla savaşa devam edecekti!

5 - Bu gerçeği Atatürk, 19 Eylül 1921'de yaptığı meclis konuşmasında belirtmiştir. Vatan savunmasındaki Mehmetçik için mevzi kaybetmenin önemi yoktur. Biraz geride yeniden tahkimat yapıp savunmaya devam eder, Ankara'ya dek. Ankara düşerse, Sivas'a, Kayseri'ye kadar.

6 - Bu tutum, Atatürk'ün döneminin savaş sanatına kazandırdığı ALAN stratejisinin en güzel bir örneğidir. Savunma hattı yoktur, savunma alanı vardır. O alandaki mümkün olan her yer savunulacaktır. Düşmanı önce şaşkınlığa uğratan, sonra yıpratan ve en sonunda tüketen de bu oldu.

***

Çal dağı eteklerinde Yunan askerleri...

Kaynak: Dr. Selim Erdoğan