Salgından sonra

Salgından sonra

Günlerden beri dünya Kuzey Kore lideri Kim Jong-un öldü mü kaldı mı ona odaklanmış duruyordu ki bir Gübre fabrikasının açılışında kurdele keserken görüldü de dünya rahatladı. Gerçi görüntüdeki kişi gerçekten Kim Jong-un muydu yoksa dublörü müydü o da tartışmalı. Zaten Trump, konu hakkında yorum yapmayacağını söyleyerek yeni bir gizem  yaratmaktan da geri durmadı. Şimdi dünya soruyor acaba Kim Jong-un gerçekten öldü mü?

Gelelim esas konumuz olan salgından sonra dünya nasıl bir yer olacak sorusuna… Covid-19 salgının başlamasından itibaren üç önemli konu uluslararası kamuoyunu meşgul etti: Birincisi virüs neden ortaya çıktı, ikincisi aşı bulunacak mı, üçüncüsü salgından sonra dünya nasıl ocak?

İkinci soruyu yani aşıyı bir tarafa bırakacak olursak birinci soru ile üçüncü soru birbiriyle bağlantılı olarak tartışılıyor. Komplo teorilerinin bu aralar en baş aktörleri bu iki soru…

Çin’in Wuhan kentinde virüs salgının  ilk ortaya çıktığı andan itibaren başta ABD olmak üzere Avrupa ellerini oluşturarak keyifle Çin’in çaresizliğini izlediler. Çin ekonomisinin sert düşüşünü büyük bir memnuniyetle seyrettiler; ancak ne zaman virüs ABD’yi ve Avrupa’yı teslim aldı, işin rengi değişti. Dün keyifle ve ellerini ovuşturarak Çin’i izleyenler neden erkenden dünyayı bilgilendirmedin diye de  bu sefer Çin’i suçlamaya başladılar.

Bir buçuk milyarın üzerinde bir nüfusu bulunan Çin’de irili ufaklı yüzlerce şehir bulunuyor, ülkenin yüz ölçümü  9.597.000 km² . Şimdi bu muazzam büyüklükteki ülkede virüs salgını ile organize bir şekilde hiçbir düzensizliğe mahal vermeden  başarılı bir şekilde mücadele edilmesi tüm dünyanın dikkatini çekti. Dünyanın bir numaralı gücü olan ABD’de ise büyük bir kaos yaşandı. Beyaz Saray bir şey derken, eyaletler farklı şeyler söylediler ve yaptılar. Çin’in bu başarısını kendi siyasal sistemine bağlayanların olduğu gibi otoriter merkezi yönetimine de bağlayanlar oldu.

Peki gerçekten Çin bitti mi?  Gözden kaçan en önemli şey Çin’de fabrikaların ve atölyelerin hepsi ayakta, aynı zamanda iş gücünün çoğu da salgından etkilenmedi. Bir başka deyişle hayatın normalleşmeye  başlamasıyla işçiler fabrikalarına dönüp sadece bir düğmeye basıp üretime başlayacaklar. Çin’in ekonomik kaybını ise tüm  dünya olarak kendi cebimizden vereceğiz. Çin , büyük ihtimalle yeni dönemde üreteceği her şeye bir miktar zam yapacak, daha şimdiden maske ve tıbbi cihazlar konusunda fiyat artışlarına gitti bile. Hatırlanacağı üzere geçen ay Fransa ile ABD bu konuda Çin’den alınacak sağlık ekipmanı nedeniyle karşı karşıya gelmişti. Petrol fiyatlarının düşmesi de Çin’in ekonomik kaybını telafi etmesi açısından önemli bir gelişme.

Son günlerde, virüsün ya da salgının nasıl önüne geçileceğinden çok artık insanlar hiçbir şey eskisi gibi olmayacak diyerek yeni bir dünya düzeni inşası arayışı içerisine girmiş durumda. Onlara göre kapitalizm iflas etmiş,  sosyalizm ise zaferin ilan etmişti… Oysa ne güç, ne sermaye ve ne de üretim araçlarının mülkiyeti el değiştirmiştir; dahası ne ABD, ne de öteki büyük güçler hegemonik yapılarından bir şey kaybetmişlerdi.  Çin de dünya işçileri birleşin deyip dünya devrimini ilan etmiş değil…

Maalesef salgından sonra tek gerçek; güçlüler daha güçlü olacak, yoksullar daha  yoksul olacak. Özellikle az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin ekonomileri büyük hasar aldı. Toparlanmaları yıllar alacak. Bu süreçte uluslararası finans kuruluşları ve bankalar verecekleri yüksek faizli kredilerle bu ülkeleri bir kez daha sömürme fırsatı yakalayacak .Bu aşamada Çin nerede yer alacak? Garibana yoksula yardım mı edecek yoksa parasına para mı katacak bekleyip göreceğiz

Ama ne olursa olsun Trump bu yılın sonunda başkanlık görevine veda edecek gibi görünüyor. Amerikan halkı, salgının faturasını Trumpa’a kesecek. Zira Obama’nın tüm halkı kapsayan ücretsiz sağlık güvencesini gelir gelmez iptal etmişti. Şimdi demokratların başkan adayı ve Obama’nın yardımcısı  Biden seçim kampanyasını büyük ihtimalle sağlık güvencesi üzerine bina edecek ve seçildiğinde Obama’nın sağlık güvencesini hayata geçireceğini taahhüt edecek. Yaklaşmaktaki akıbetinin farkında olan Trump çıldırmış durumda…Önüne gelen her şeye saldırıyor, vücuda dezenfekten enjekte edilmesi gibi akla hayale sığmayan mantıksız açıklamalar da bulunuyor; ancak hiçbir şey o’nun gidişini engelleyemeyecek gibi görünüyor!