Sapığın tövbesi

featured

Çiğdem Bayraktar Ör yazdı…

Mustafa Kemal Atatürk “Arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz. En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır”, diye boşuna demedi.

Ordu Fatsa’da Süleymancılara ait Özel Madenler Erkek Öğrenci Yurdu’nda 12 yaşındaki erkek çocuğa alçak kurs hocası Y.K. cinsel saldırıda bulunuyor. Çocuğun ailesiyle görüşen ve suçunu itiraf eden kurs hocası Y.K., “Şeytana uydum. Dün gece tövbe ettim. Secdeye kapandım”, diyor.

Sakarya Akyazı’da Eyyup Fatih Şağban tarikat dergahında 12 yaşındaki kız çocuğuna cinsel istismarda bulunduğu gerekçesiyle Uşşaki tarikatı şeyhi Eyyüp Fatih Şağban tutuklanıyor. Sapık şeyhin cezası onanıyor. Aynı şeyhin elini öpen sözde cennete gidiyor.

Faruki Tarikatı’nın “Konya halifesi” Süleyman Işık, “Şeriatta haram olan, tarikatta helaldir” gibi iğrenç ötesi bir cümleyle tanıştırdı bizi. Beş gence cinsel saldırıda bulunmuştu. Seri sapıklığına kesilen ceza 62 yıl, 3 aydı. Ne yazık ki 11 Şubat 2021’de Yargıtay 14. Ceza Dairesi’nce karar bozuldu. Öyle ki; sapık şeyhin beraati savunuldu. Ancak beş kişilik heyetin iki üyesi karara itiraz etti. Sanık, yaptığı sapıklığı bu gençlere manevi ilim aktarma yolu olarak anlatmıştı. Bahsettiği ‘ilim aktarma biçimini’ varın, siz düşünün. Neyse ki; Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 1 Ekim 2021’de ikinci kez karara bağlandı. Işık’a dört gence yönelik cinsel saldırı nedeniyle 55 yıl ceza verildi.

Bursa’da “Kırklar Dergâhı”’nın badeci şeyhi Uğur Korunmaz’a gelelim. Tarikata katılmak isteyenlerin unvan kazanabilmeleri, öldüklerinde cennete girebilmeleri ve kendisinin şahitliğini alabilmeleri için tek bir yöntem var: istismar. Ayrıca adı “cinsel ilişkiye girmek” değil, “tabi olmak”. Yahu aynı sapık şeyh ‘sır oldası’nda badeleme yaparken çocuklara cinsel saldırıda bulunmuş, dahası hayvanlara… Bunu tabi kabul etmiyor. Bulunan CD’ler de sözde kumpasmış. Yaptığı bütün sapıklıklara da “tarikatın gerektirdiği bir usul ve çaba”, demiş. Yetmemiş sapığa; daha iyi Müslüman olması için müridine badelenmesi gerektiğini söylemiş. Eğer şeyh karşılık vermezse müridi delirirmiş. Tam Müslümanlık için korkunç önerisini ise ilgili habere bakıp öğrenebilirsiniz. 13’ü erkek toplam 19 kişiye yönelik cinsel istismar suçunu 19 kez işlediği kaydedildi. Cinsel organının ‘nur çeşmesi’ olduğunu söyleyen şeyh 188 yıl hapis cezası aldı.

 

Günün sapığına dönelim; 12 yaşındaki çocuğa cinsel saldırıda bulunmuş, tövbe ederek rahatlatmış kendini. Hiçbir tövbe böyle bir günahı siler mi? O çocuğun yaşadığı travmaya ne kadarlık bir hapis cezası yeter?!

Cinsel tacize, saldırıya uğrayan her çocuğu ömürlük hapishanelere tıkıyor bu sapık şeyhler. O çocuklar bir daha ne çocukluk, ne gençlik, ne yetişkinlik yaşıyor. Korkunç travmalarının içine hapsoluyorlar ve öyle bir durum ki bu, sonuçta taciz edilenin böyle bir travmadan beraat şansı hiç yok! Sapıkları beraat edebiliyorken bu talihsizliği yaşayanlar ömürleri boyunca duygusal ve zihinsel hapislerinde yaşıyor. Yani yaşarken öldürüyorlar bu çocukları. Bu da sapkın tarikatların ‘ente mut’ denilen ‘ölmeden önce ölünüz’ yaklaşımının arka planındaki gerçek yüzü aydınlatıyor. Rezalet.

Yani tövbe mövbe yok! Bu sapıklar hukuken asla affedilemez! Ömür boyu hapis bile az geliyor!

Bu tövbe neymiş arkadaş?

Taciz et, tövbe et.

Tecavüz et, tövbe et.

“Tövbe”nin nasıl aşındırıldığının başka bir örneği de Menzil Tarikatı’ndan. Adıyaman, Kahta’da şeyh Sani Abdulbaki Erol, tövbe makamı olarak görülüyor ve her yıl yüzbinlerce insan şeyhten tövbe almaya gidiyor. Hristiyanlıktaki gibi şeyhe günah çıkarıyorlar. Menzilciler sadece orada tövbe edilmediğini söyleyerek bunu böyle yorumlayanlara da çıkışıyorlar. Ders almak da ‘tövbe/tevbe’ almakmış. Ders almanın bu biçimini seçenlerin alacağı dersten ne hayır gelecekse? Elinden tutuyor şeyh, tövbene aracı oluyor. Yani kişi tek başına sanki tövbe edemiyor. Allah’a ulaşmada aracı arıyor kendine. Öteki Allah’tan torpilli sanki. Yazık ki yazık! Binlerce yıllık uygarlık birikimi yerle yeksan.

Boş zihin şeytan oyuncağıdır. Bilimsel bilgiyle, nitelikli bir hayat sürdürme yöntemiyle donatılmazsanız işiniz cinci hocalara, sapık şeyhlere, uyduruk cennet vaatlerine, sahte peygamberlere kalır. O yüzden kapatıldı tarikatlar. Sırf beyinler nefes alsın, Tanrı’ya aracısız ulaşılsın diye. Zihnini iyilikle, doğrulukla donatırsan tövbelik durumun da kalmıyor en nihayetinde.

Aksi halde bir sapık tövbe etse ne olur?!

Olan olduktan sonra…

Sapığın tövbesi

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Giriş Yap

3 Yorum

  1. 5 ay önce

    Kur’an-ı Kerim, bilinen bütün dinlerde de olduğu gibi iyi insan olunmasını öğütler.
    Bunun için yapılması ya da yapılmaması gerekenleri açıklayan kanun kitabı gibidir.
    Herkes kendi dilinde, doğru din bilginleri tarafından yazılmış kutsal kitaplarını okursa doğru bilgilere ulaşabilir.
    Ve kötülük yapmaktan kaçınabilir! diye düşünüyorum.

    Cevapla
  2. 5 ay önce

    Tanrı’nın kanunları evrenseldir. Din ayırt etmez. Hepsinde aynıdır. Onları birbirinden ayırıp kavga bahanesine dönüştürenler insan kılığındaki hayvanlardır.

    Cevapla
  3. 5 ay önce

    Çok doğrusunuz.
    Tarikatlar din düşmanı yaratan merkezler.
    Başarılı yazınızdan ötürü tebrik ederim.

    Cevapla
Giriş Yap

VeryansınTV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!