Scuba dalış meraklılarına Büyük Mercan Resifi'nde bir dalış öyküsü

Scuba dalış meraklılarına Büyük Mercan Resifi'nde bir dalış öyküsü

Nisan 2017’de, Sidney’deki evin bahçesindeki hamakta sallanırken Avustralya’da yapmadığım şeyleri düşünüyordum bir yandan da. Nisan ayı Avustralya’nın sonbaharı. Hava biraz serinlemeye başlasa da sıcaklıklar o kadar büyük oranda düşmüyor. Hele o gün gibi güneşin yüzünü gösterdiği günlerde bahçede güneşin keyfini çıkarıyordum. Hamağın tatlı salınımında hülyalara dalmışken neler yaptığımı düşünüyordum bu güzel ülkede.

Uluru, Aborijinlerin kutsal kayası (Avustralya’nın kızıl merkezinde)

Avustralya’nın ortasında yer alan kızıl merkez’de, bu ülkenin yerlileri Aborijinlerin kutsal sayılan topraklarını, Uluru ve Alice Springs’i gezmiştim. Tazmanya’yı, Gold Coast’ı, Melbourne’ü ve doğu kıyısındaki birçok yeri gezmiş ve keyifli zamanlar geçirmiştim. Hatta iki hafta Yeni Zelanda’da harika günler yaşamıştım. Ancak bu koskoca kıta gibi ülkede, gerçekleştirilecek daha pek çok etkinlik ve gezilecek sayısız yerler vardı. Kuzey, güney ve batı Avustralya başlı başına bir maceraydı, Perth ve batı kıyısını görmemiştim. En önemlisi Büyük Mercan Resifi’nde dalma deneyimim henüz eksikti. O sırada aniden kapatan ve serinleyen hava adeta beni uyarıyordu. Havalar daha da soğumadan ülkenin kuzeydoğusunda yer alan Büyük Mercan Resifi dalışlarının gözde kenti Cairns’e gitmeye karar verdim.

Büyük Mercan Resifi (Great Barrier Reef)…

Ben Büyük Mercan Resifi diye dile getiriyorum ama ingilizcesinden doğrudan çeviri ile Büyük Set Resifi de denilen bu bölge sualtı hayat çeşitliliği açısından dünyanın en özellikli yerlerinden biri.

Avustralya haritası. Sağ üst köşede yeşil renkli Queensland bölgesinde Cairns ve Great Barrier Reef.

Wikipedia bu konuda şunları söylüyor ;

Büyük Set Resifi, birbirinden ayrı 2,900 resif ve 900 adadan oluşan, 2,600 km genişliğe yayılmış 344,400 km² alanı ile dünyanın en büyük resif sistemidir. Resif kuzey doğu Avustralya'nın Queensland sahili açıklarında bulunan Mercan Denizi'ndedir. Büyük Set Resifi uzay'dan görülebilen, canlı organizmaların oluşturduğu, en büyük yapıdır. Resifin yapısı mercan polip'i olarak bilinen milyarlarca küçük organizma tarafından oluşturulmuştur. Resif geniş canlı çeşitliğine ev sahipliği yapmaktadır ve 1981 yılında Dünya Mirasları arasına alınmıştır.

Bu resifdeki belgesellerde görülen canlılığı turistik amaçlı gidilen dalışta ne kadar gördüğümü yazının sonunda okuyup, izleyeceksiniz. Bu noktada size kısa bir belgesel ile bölgeyi tanıtmak istiyorum.

Büyük Mercan Resifi’ne gidiş organizasyonu...

Her yolculuk fikrinin başında olduğu gibi heyecanlanmıştım. Büyük Mercan Resifi’nde dalış hangi dalgıcın hayallerini süslemez ki?

Şimdiki deneyimimle sadece Cairns’e gidiş dönüş uçak biletini alırdım Sidney’den. Dalışları da oraya varınca kendim organize ederdim. Bu iş biraz zahmetli gibi gözükse de bir gezginin bunu yapması gerekir. Rahatça da yaparsınız. Hem de daha ucuza mal olur. Bir hostelde kalır ve organizasyona oradan katılırsınız. İstediğiniz şirketi veya grubu seçersiniz.

Ancak iki yıla yakın sürede klasik Avustralyalı alışkanlıkları oluşmaya başladığından mıdır bilmem, Gladesville’de mahalledeki “Coles” alışveriş merkezindeki turizm acentesine gittim. Sidney’den gidiş uçuşu, Cairns’de bir gece konaklama, teknede konaklamalı 3 günlük dalış ve Sidney’e geri dönüş için 1500 Avustralya doları içeren makul bir paketi memnuniyetle almıştım.

Sidney-Cairns uçuşundan.

Cairns’e varış ve Prodive ile tur öncesi...

Gece Cairns’e ulaşıp şirketin ayarladığı otelde kaldım. Karanlıkta şehirde kısa bir tur attıktan sonra sabahın köründe almaya geleceklerinden erken bir saatte otele döndüm. Tüplü dalış (scuba) yapmayalı epey zaman geçmişti. Sakal ve bıyıklarım herhangi bir dalış konforsuzluğu yaratır düşüncesiyle traş oldum. Epey uzun süredir ilk kez sinekkaydı tıraş olmuştum. Yüzüm garip gelmişti. Uzun süredir dalmamış olmaktan da bir miktar huzursuzluk duyuyordum. Çok üzerinde durmadan gecikmeden yattım.

Cairns sokaklarından görüntüler.

Sabah çok erken bir saatte tura çıkanları toplayan minibüs gelip otelin önünden beni aldığında artık tur için hazırdım. Prodive’ın dükkanına gidip kayıt yaptırdık. Dalış sertifikanızı bu tür gezilerde yanınızda bulundurmanız gerekiyor. Benim sertifikam Türkiye’de kaldığından uluslararası bir veritabanından kontrol sonucu işlemler tamamlanmıştı. Kapitalist sistemin kendine güvene alması gerekli belgeleri imzaladık. Turistik ve son derece profesyonel hale gelmiş bu dalış firmasında işler kendi yöntemlerince tıkır tıkır hallediliyordu.

 Prodive dükkanında, Cairns, Queensland.

Son olarak boyutlarımıza uygun ekipmanlar ayarlandı ve tekneye doğru yola çıktık. Çalışan gençler tarafından yüklenen ekipmanlar sonrası teknede ve üç gün boyunca dikkat edilmesi ve uyulması gereken kurallarla ilgili bilgilendirme toplantısı yapıldı.

Teknede Prodive ekibi bilgilendirme toplantısı.

Hep rüzgarlı ve dalgalı Mercan Resifi yolculuğu öncesi…

Büyük Mercan Resifi’nde turistik amaçlı dalınacak yerler belirlenmiş durumda. Bu dalma alanı koskoca resif boyunca ufak bir bölge. İyi ki de böyle seçilmiş çünkü dalıcı sayısı o kadar fazla ki kontrolsüz bir durum olsa insan her yer gibi burayı da mahveder, ki daldığımız yerlerde bunların izlerini görecektik.

Dalınacak bölgeye ait seyir haritaları.

Dalınacak yere gidiş için limandan açık denize açıldığınız andan itibaren dalgalı bir deniz başladı. Neredeyse yılın her zamanı olan bu dalgalar tekneyi epey sallıyordu. Şirket deneyimli olduğundan herkese deniz tutmasına karşı hapları dükkanda dağıtmıştı ve böyle bir risk varsa seyir öncesi bunları içmemizi önermişti. Aksi takdirde sallanan tekne, bulanan bir mide ile o şartlarda dalıştan ve yolculuktan keyif almama olasılığı var.

Cairns limanından seyre çıkıştan fotolar.

Aynen denildiği gibi de oldu ve limanın dışına çıktığımız andan itibaren beşik gibi sallanan teknede ilaçlar alınmış olsa da bir miktar zorlu şartlar başladı. Yemek yemek istemeyenler, odalarına çekilenler ve hiç etkilenmeyen üç beş kişi haricinde ortadan kaybolan insanlar.

Teknenin ana salonundan görünümler

Dalgalı deniz esnasında teknenin salonunda.

Dalış eğitmenleri genelde Avrupa ülkelerinden gençler burada. Avustralya’da kendilerine böyle bir deneyim içinde yer bulup farklı bir süreç yaşıyorlar. Dalış eğitmeni arkadaşlarım olduğundan bu hayatı biliyorum. Gençlik enerjisiyle dolu olsalar da bir miktar adrenalin düşümü veya yaş alma sonrasında çok da kolay yapılabilecek bir iş değil. Neyse, biz konumuza dönersek artık dalışlar için hazırdık.

Tekneden görünümler.

3 günde 11 dalış…

Prodive’ın bu turunda 3 gün 2 gece teknede kalınıyor ve dalış bölgesine gelmek için bu sıkıcı ve fazlaca sallantılı yolculuk her gün yapılmamış oluyor. Özenle hazırlanmış bu paket dalışların tümünün öncesinde dalış öncesi bilgilendirme toplantıları yapılıyor. Her dalış öncesi dalınacak yerler, görünecek su altı yaşamı ve dip tabiatı üzerine ayrıntılı bilgi veriyor dalış liderleri. Her dalış turunda olduğu gibi deneyim ve performansına göre belirli gruplar oluşturuluyor. “Buddy (arkadaş)” sistemi denilen bu yapıda tek dalmak diye bir konu söz konusu değil. İkili veya üçlü gruplar suya girmeden önce, suda, su altında yani tüm süreçte birbirlerini kontrol ediyorlar. Zaten eğlenme maksatlı dalış işinin ana kuralı bu. Bu açık denizde tek başına dalmak diye bir durum söz konusu değil.

F-30-36 Dalış öncesi bilgilendime toplantıları ve dalış yeri krokileri.

Dalış öncesi bilgilendime toplantısından kısa bir görünüm.

Bu üç günde 11 tane dalış yapılıyor. Bunların zamanlaması belli. Gruplar oluşturulduktan sonra herkes hızlı biçimde kendi liderleriyle suya giriyor. Yani ilk dalış başladığı andan son kişi sudan çıkana kadar büyük bir hareket var teknede. Böyle çok sayıda kişinin katıldığı ticari bir turda bunlar normal. Ancak ben daha sakin ve görece ufak gruplarla, dinginlik içinde, zevk alarak yapılan dalışlardan hoşlanıyorum. Büyük Mercan Resifi bunun için pek uygun olmuyor ama. Neyse teknik konular bu kadar yeter. Biz dalışlara, hislerime ve fotoğraflara dönelim.

 Büyük Mercan Resifi.

İlk dalışımda sorun…

Uzun süre dalmadığımdan ve belki de biraz yaş almaya başladığım için dalış öncesi tedirgindim. 500’den fazla dalış yapmış, Türkiye’nin ve dünyanın neredeyse her yerinde dalmış ve hiçbir basınç veya psikolojik sorun yaşamamış olmama karşın, 2015’de Küba’da yaptığım bir dalışta nefes alamadığımı hissettiğim bir sıkıntım olmuştu. Tamamen psikolojik bir engel olan bu durumu tekrar yaşamak istemiyordum. Dünyada en fazla dalmak istediğim bir yerdeydim.

Aşırı dalgalı ve suya girişin zorlaştığı bir ortamda suya atladık, son kontrollerimizi yaptık. Dalış liderinin hareketiyle inmeye başladık. Sakınan göze çöp batar misali daha ilk dalışın ilk metrelerinde maskemden hızlıca su girmeye başlayınca huzursuz oldum. Aşağıya inmeye devam ederken bir yandan da suyu tahliye ediyordum ama keyfim kaçmıştı. Suyun girişi devam ettikçe huzursuz oldum. Nefes alışımda sıkıntılar da hissetmeye başladım. Bu durumu su altında dalış eğitmeniyle işaretleşerek gösterdiğimde yukarı çıkmamızı istedi. Sorun yok ve devam edebilirim desem de yukarı çıkardı ve bir sonraki dalışta görüşürüz deyince çok bozuldum. En çok dalmak istediğim bir yerde daha ilk dalışta bunu yaşamak canımı sıkmıştı.

Sorunsuz 10 dalış, zayıf görüş ve tahrip edilen doğa...

İlk dalış böyle geçse de ardından yaptığımız 10 dalışta hiçbir sorun yaşamadım. Dalış işi deneyim ve süreklilik gerektirir. Uzun süre ara verdikten sonra insan su altında o istediği rahatlığa kavuşmak için biraz tekrarlı uygulama istiyor.

Onca yıl izlediğim belgesel ve filmlerden sonra, dünyanın bizim için öbür ucundaki çok meşhur dalış noktasında göreceklerime ilişkin heyecanlıydım. Su altındaki görüntüler ise beklediğim duyguları tatmin etmekten epey uzaktı. Akşam dalış sonrasında geminin açık güvertesinde temiz havanın keyfini çıkarıyordum. Kamaralarda yataklarımız ve rahatımız iyiydi.

Öncelikle aşırı dalgalı deniz nedeniyle, bu sığ denebilecek resifleri bulanıktı. Pırıl pırıl bir görüntüye çok fazla nail olamıyorduk. Bir de su altında kopmuş mercanlar ve insan tahribatının izlerini gördükçe üzüntü duyuyordum. İnsan türü olarak, özellikle son yüzyılda, girdiğimiz her yeri yıkmaya yönelik bir davranış sistematiğini nasıl benimsedik, doğayla barışçıl uyumu nerede kaybettik bilemiyorum. Tek tesellim, dalışa serbest bırakılan bu turistik bölümün çokça tahrip olduğu resifin diğer kısımlarının hâlâ ve olabildiğince az hırpalanmış oluşu ve canlı hayat çeşitliliğini halen barındırdığını düşünmem. 

Şimdi sizi dalışı birlikte yaptığımız grup tarafından çekilen bazı sualtı görüntüleriyle başbaşa bırakıyorum.

Bilim insanları Büyük Mercan Resifi’nin ölmediğini ama küresel ısınma başta olmak üzere büyük tehditler altında olduğunu anlatıyorlar. Resifin daha canlı bir yaşama dönmesi için gösterilen çabaları anlatan 7 dakikalık güzel hazırlanmış bir videoyu aşağıda izleyebilirsiniz.

Cairns’e dönüş…

Her dalış turu gibi son gün yapılan dalışlar sonrasında çok gecikmeden tekrar kıyıya dönmek üzere yola koyulmuştuk. Dalış tablolarımızın kayıtlarını tuttuk, adresler telefon numaraları aldık ve üç günde pekişen dostluklarla birlikte grup olmuştuk o an için. Kaş’ta veya Cairns’de dalış hep aynı ruhta. Dünyanın en pahalı yerlerinden biri olan Avustralya’da maddi bedeli farklı olsa da ruh çok benzer. Bütün dalışlar selametle tamamlanmıştı. Teknenin açık güvertesinde keyifle çevreyi izleyerek dünya harikası bir yeri ve sualtını görmüş olmanın mutluluğu ile Cairns’e dönüyorduk.

Tablolar, dostluklar ve Cairns’e dönüş.

Cairns’e dönüşten manzaralar.

O gece Cairns’de bir nitelikli Türk restoranı görmek üzere gittiğim Alaturca’da yemeklerimi yiyordum.

 Alaturca restaurant, Cairns.

Queensland çok bakir, timsahların yakın zamana kadar şehrin içine kadar indikleri ilginç bir coğrafya. Burada birçok milli park, botanik bahçesi ve doğal güzellikler var.

O gece Cairns’e döndükten sonra bir hostelde yer bulup alışkın olduğum hormonsuz, yalnızlıktan görece uzak bir ortamda bulunmanın keyfi içindeydim. Hostel bahçesinde değişik milletlerden insanlarla kendimizce bir sohbete dalmıştık. Yukarda parlayan yıldızlar kuzey yarımkürede görünenlerden bir miktar farklıydı ama denizcilere yol gösteren, aşıklara da ilham kaynağı olan bir gökyüzünü izlerken yine mutluydum.

Bahara doğru, umutla dolu...

Bahara adım adım yaklaştığımız bu günlerde yine sıcak diyarlardan bir esintiyi kendi öykümle birlikte sizlere sunmaya çalıştım.

Yeni yaşam formunun kendi dinamikleri içinde hayatımıza sunduğu bu zorlu zamanlarda bir yıl neredeyse geride kaldı. Herkes kendine göre bir şeyler öğrendi veya sızlandı. Ben kendimi çok şanslı sayıyorum. Hayatımdaki en güzel dönüşümleri bu süreçte yaşıyorum. Bu hepimizin kendi filmi dense de başka filmlere de göz atıp değişilebileceğini öğreniyorum bu dönemde. Ya da böyle inanıyorum. Sonuçta bahara yaklaşıyoruz. Her şey çok daha güzel olacak. Ben kendi açımdan buna çok güçlü bir biçimde inanıyorum. Biraz çaba. Önümüze sunulanlar ve kişiliğimiz kaderimiz değildir.

Ben şu sıralar Ayvalık’tayım. Zaman zaman poyraz bizi dövse de genelde bahara yaklaştığımızı hissediyorum. Doğa değişimini corona veya her şeyden bağımsız çok güzel yaşayacak. Biz de bu kısa hayatta olumlu dönüşümleri görürüz umarım.

Sağlık ve huzurla dolu güzel ve umutlu bir hafta diliyorum. 

Sevgi ve saygılarımla.