Sen kimin limanını kime veriyorsun?

featured

Çiğdem Bayraktar Ör yazdı…

MONDROS 8. Madde

Bugün Osmanlı Devleti işgali altında bulunan bütün liman ve demiryollarından
İtilaf Devletleri gemilerinin yararlanması ve İtilaf Devletleriyle savaş
halinde bulunanlara karşı kapalı bulundurulması. Osmanlı Devleti gemileri de ticaret ve ordunun terhisi konusunda buna benzer koşullarda yararlanacaklardır.

TÜRKÇESİ: I. Dünya Savaşı’nda düşmanlarımız olan işgalci İtilaf Devletleri var ya… İşte onların gemileri yurdumuzun bütün limanlarını istediği gibi kullanabilir, diyor. Hatta “Ey Osmanlı ‘düşmanına düşman’ olan başkalarına da katiyetle kullandırtamazsın, diyor. Yani “Limanlarını aldık”, diyor.

MONDROS 9. Madde

İtilaf Devletleri, Osmanlı Devleti’ne ait tersane ve limanlardaki bütün gemi onarım ve araçlarını kullanacaktır.

TÜRKÇESİ: Bak sen şimdi Osmanlı olarak bütün limanlarını düşmanların olan bizlere vereceksin amma… Bu yetmez. Ayrıca; limanlarla birlikte bütün tersane malzemelerini de kullandırtacaksın, diyor.

Ne zaman? 30 Ekim 1918’de…

Biz ne yaptık?

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ün başlattığı Kurtuluş Savaşı sonunda tüm bu maddeleri yırttık attık.

Peki, bugün kimin limanını kim, kime, neden ve nasıl veriyor?

Hemen yanıtlayalım: Türk milletinin değerli limanlarını AKP, yabancılara, seçim öncesi mali kaynak yaratmak için Anayasa’ya aykırı bir yasama biçimiyle veriyor.

Örneğin; AKP’nin meclisten geçirilen ‘torba teklifi’nden sonra Katarlı QTerminals şirketi 140 milyon dolar karşılığında Antalya Limanı’nı 2047 yılına kadar işletme hakkı kazandı.

Biz Kurtuluş Savaşı’nda neden öldük öyleyse? Bir ülkenin gerçek manada bekası için stratejik olarak çok değerli limanları nasıl ‘yabancılara’ böyle hediye edilebilir?

Hediye…

Yabancılara ve ne tür bir sermaye bileşeni olduğu netlik kazanmamış şirketlere uğruna savaş verdiğimiz bu limanların upuzun süreler için hediye edilmesine ses çıkarmayan ‘AKPseverlere’ ve sözde muhaliflere ne demeli? Yahu ‘ihalesiz’ deniyor, ‘ihalesiz’!!!

‘Torba yasa’ denen ucube kanunlarla, ‘ben yaptım-oldu’larla ülke geleceğini yakından ilgilendiren böyle ulusal konularda hızlıca karar alıp verenlere karşı sesini çıkarmayan herkes sorumlu. Sessiz kalanların da en az AKP’li kabulcüler kadar vebali büyük!

AYRICA böyle hayati konular mecliste görüşülürken nasıl olur da tüm vekiller orada hazır bulunmaz?

Öyle kurusıkı muhalefet yüzünden yine döndük tarihin silinen maddelerine… Şehitlerin kanıyla yırtıp attığımız bu ‘düşman maddeleri’ şimdi içimizdeki ‘tanımsız’ birilerinin marifetiyle ve ne yazık ki ‘yasamayla’ uygulamaya konuyor.

Ah… O içimizdeki başkaları…

“Sen kimin limanını, kime veriyorsun?”, diye çıkışmayana sorarlar er geç hesabını.

Sen kimin limanını kime veriyorsun?

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Giriş Yap

6 Yorum

  1. 7 ay önce

    Çiğdem Hanım müthiş bir kaleminiz var. Almanya’dan okuyorum sizi. Her gün yazsanız keşke. Selamlarımızla, saygılarımızla.

    Cevapla
  2. 7 ay önce

    Bence ses çıkarmayanlar, daha fazla sorumludur.

    Cevapla
  3. 7 ay önce

    Harikasınız ellerinize emeğinize yüreğinize sağlık

    Cevapla
  4. 7 ay önce

    Memleketi sata sata doymadılar haramzadeler..elbette ki bunca şehit bunca gazinin ahı yapışacaktır her iki cihanda..

    Cevapla
  5. 7 ay önce

    Buraya yazayım da tarihe not olsun. Kabotajın tartışmaya açılması yakındır. Buna da bir kılıf uydurup milletin önüne koyacaklar. Dünya değişti, artık globelleşen piyasada böyle gerici tutucu düşüncelerle bir yere varamayız gibi hebele hübele konuşmalar yapacaklardır.

    Cevapla
  6. 7 ay önce

    Kimin limanını kime satıyorlar? Böyle muhalefet yüzünden istedikleri gibi at oynatıyorlar. Yazıklar olsun. Çiğdem Hanım tebrik ederim güzel tespitlerinizden ötürü.

    Cevapla
Giriş Yap

VeryansınTV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!