Rüzgar dönünce yeniden ABD’ye döndüler… SETA’cı Sabah yazarı, ABD’yi Suriye’ye çağırdı!

Cumhurbaşkanlığı'na politikalar üreten SETA'nın koordinatörü ve Sabah yazarı Burhanettin Duran, ABD'nin yapabilecekleri olduğunu belirterek, 'Washington şimdi inisiyatif alırsa Suriye masasında etkisini genişletir' diye yazdı.

Rüzgar dönünce yeniden ABD’ye döndüler… SETA’cı Sabah yazarı, ABD’yi Suriye’ye çağırdı!

Türkiye’ye karşı PKK/YPG’yi silahlandıran, S-400 nedeniyle tehditler savuran, ülkemize yönelik düşmanca yaptırım kararları alan, Cumhurbaşkanı’na hakaret dolu mektuplar gönderen ABD, AKP’lilerin yeniden “stratejik müttefiki” oldu!

Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu üyesi olan, SETA Genel Koordinatörü ve Sabah gazetesi yazarı Burhanettin Duran, ABD’yi yine Suriye sahasında yer almaya çağırdı. Türkiye ile Rusya’nın ABD’nin yanlış politikaları nedeniyle yan yana geldiğini söyleyen Duran, Washington’ın yeniden inisiyatif almasıyla Suriye masasında etkisini genişletebileceğini söyledi.

Duran şöyle yazdı:

“Başkan Erdoğan, Esad güçlerinin Soçi mutabakatına göre tüm İdlib’den çekilmesi için şubat sonuna kadar süre vermişti. Çarşamba günkü grup toplantısında da Türkiye’nin askeri operasyonunun koordinatlarını açıkladı: “Gözlem noktalarındaki veya diğer yerlerdeki askerlerimize en küçük bir zarar gelmesi halinde, bugünden itibaren, İdlib’le ve Soçi Muhtırası sınırlarıyla bağlı kalmadan, rejim güçlerini her yerde vuracağımızı buradan ilan ediyorum.”

Bu cümleden anlaşılan operasyonun alanı tüm İdlib, ancak saldırının bedeli Esad güçlerine tüm Suriye’de de ödetilebilir.
Bedelin ödetildiği yerin Kamışlı, Halep ya da Şam olması Ankara’nın teknik tercihine ve imkanına bağlı. Aslında bu, iç savaşın başından beri Esad rejimine yapılan en geniş kapsamlı uyarı.

(…)

Savunma Bakanı Akar, NATO, Avrupa ve dünyanın İdlib krizinin çözümüne “ciddi ve somut destek” sağlaması gerektiğini söyledi. ABD, AB ve NATO’dan Türkiye’nin meşru müdafaa hakkına dair açıklamalar geldi. Avrupa’dan süreci etkileyecek bir hamle beklemiyorum. En fazla Almanya mülteciler için finansal destek sunabilir. Washington’ın isterse yapabileceği çok şey var. Kamuoyu desteğinden muhaliflere silah yardımına, rejimin kritik üslerini vurmadan Türkiye’nin güvenliği için yeni öneriler getirmeye kadar.

Bir yandan Washington’ın Putin’in ne yapacağını bekleyeceği aşikar. Öte yandan ABD, AB ve uluslararası kamuoyunun tepkisinin Putin’i uzlaşmaya yönelteceği de açık. Washington’daki bazı çevreler İdlib konusunda “bırakalım Türkiye, Rusya ile çalışmak nasılmış görsün” havasında. Unutmayalım, Obama döneminden itibaren Rusya’nın Ortadoğu- Kuzey Afrika’da nüfuzunu genişletmesine fırsat veren ABD politikalarıdır. Türkiye’yi gittikçe Rusya ile çalışmaya yönelten de aynı hatalı Suriye politikasıdır. Washington şimdi inisiyatif alırsa Suriye masasında etkisini genişletir. Aksi durumda Türk-Amerikan ilişkilerinde toparlanmaya katkı sağlayacak bir imkan daha heba edilir.”