Seyit Rıza, Milletler Cemiyeti’ne mektup yazıp yardım istedi mi?

Şah Tv Konuşmaları-3

Seyit Rıza, Milletler Cemiyeti’ne mektup yazıp yardım istedi mi?

Bu yazının konusu Seyit Rıza imzasıyla Milletler Cemiyeti’ne gönderilen mektup.

Seyit Rıza hakkında hepimiz üç aşağı beş yukarı bir fikre sahibiz. İdam edildiği 1937 yılına kadar Dersim ve çevresinde rol oynayan önemli aşiret ağalarından biri bildiğiniz gibi Seyit Rıza. Esasen yukarı Abbasan aşiretinin reisi olmakla beraber yaptığı bazı faaliyetlerle kendi aşiretini aşan bir şöhrete ve güce sahip olmuş. Bazı Dersim aşiretleri ağaları üzerinde nüfus sahibi olmuş. 1937 yılında hükümet güçlerine teslim olarak yine aynı yıl içerisinde yargılanmış ve Elazığ Buğday Meydanında idam edilmiş.

Bu yazının konusu tabi Seyit Rıza’nın hayatı değil. Seyit Rıza’nın faaliyetleri değil. Seyit Rıza’nın başka uğraşları da değil. Konumuz Seyit Rıza imzasıyla Milletler Cemiyeti’ne gönderilen bir mektup. Bu mektup eskiden beri tartışılıyor. Bazı araştırmacılar ve yazarlar, konu ile ilgilenen şahıslar, bu mektubun Seyit Rıza ile bir ilgisinin olmadığını, ondan habersiz yazılıp gönderildiğini ifade ediliyorlar. Bazı araştırmacılar, yazarlar ve konuyla ilgilenen başka kimseler ise bu mektubun Seyit Rıza tarafından yazıldığını en azından dikte edildiğini ve bu şekilde Milletler Cemiyetine gönderildiğini ifade ediyorlar. Bugün bu konuyu masaya yatıracağız.

Öncelikle sizlere mektubun içeriğinden bahsedeyim; Mektup 30 Temmuz 1937 tarihinde “Dersim Kürdistan”dan yazılmış. Mektubun üzerinde böyle yazıyor. En altında da “Dersim Başkumandanı Seyit Rıza” imzası var. Seyit Rıza imzasıyla ulaşan bu mektup. Suriye’den Derecikli Nurettin Yusuf isminde biri tarafından Milletler Cemiyeti’ne teslim ediliyor. Mektup teslim edildikten sonra herhangi bir muhatap bulmuyor, bir muamele görmüyor fakat dönemin Türkiye Cumhuriyeti’nin Milletler Cemiyeti’ndeki daimî delegesi olan kişi bu mektubu tespit ediyor, görüyor ve bir suretini alıyor, Türkçeye çeviriyor ve bunu Başbakanlığa bir bilgi notu ile beraber gönderiyor. Bu bilgi notunda; “Bu mektubun Seyit Rıza tarafından yazılmadığı değerlendiriliyor” diyor. Yani yetkili kişi diyor ki: Bu mektubu Seyit Rıza yazmamıştır. Peki, kim yazmıştır? Yetkiliye göre güneyde bulunan Bedirhaniler yazmıştır. Böyle bir değerlendirmede bulunuyor ve diyor ki: “Konuyla ilgili tahkikat devam ediyor”, o dönemdeki Türkiye Cumhuriyeti’nin Milletler Cemiyeti’ndeki daimi delegesi.

Buna benzer bir mektubu biz Baytar Nuri yani Mehmet Nuri Dersimi’nin Kürdistan Tarihinde Dersim isimli kitabında görüyoruz. Mektup birebir aynı değil fakat verilen bilgiler, yapılan vurgular, anlatılan konular üç aşağı beş yukarı aynı. Dersim aşiret ağaları adına imza açılmış fakat hangi aşiret ağalarının imzaladığı kitapta kaydedilmemiş. Mehmet Nuri Dersimi, bu mektubu kendisinin yazıp gönderdiğini ifade ediyor kitabında. İki mektup birbirine benzediği için bazı araştırmacılar, haklı olarak, bu mektubun Mehmet Nuri Dersimi tarafından kaleme alınıp gönderildiğini kabul ediyor. Dönemin Milletler Cemiyetindeki Türkiye daimî delegesi ise bu mektubun Bedirhaniler tarafından yazılıp gönderildiğini değerlendiriyor.

Nerden bakarsak bakalım bu mektup, Seyit Rıza’ya ait değil, Seyit Rıza’nın kaleminden çıkan bir metin değil. Eldeki bilgiler bunu düşünmemizi gerektiriyor.

Bu mektubun Seyit Rıza tarafından yazılmamış olması Seyit Rıza’yı tertemiz bir hale getirmiyor. Mazlum ve zavallı bir hale getirmiyor. Çünkü Seyit Rıza’nın otobiyografisine baktığımız zaman Hoybun adı verilen etnik ayrılıkçı bir örgüte üye olduğunu görüyoruz. Belki başka bir yazıda bu konuyu detaylı anlatırız. Kürtçü ve ayrılıkçı çevrelerle ilişkilerinin olduğu, onlardan bir kısmını muhafaza ettiği, koruduğu, çalışmaları için Dersim bölgesinde onlara güvenli alan açtığı dönemdeki bazı kayıtlardan ve belgelerden, istihbarat raporlarından, hatıratlardan anlaşılıyor.  Bu konularla ilgili başka yazılar kaleme alabiliriz fakat bugün sadece Seyit Rıza imzasıyla Milletler Cemiyeti’ne gönderilen mektuba odaklandık. Bugünkü yazımız bu kadar.

Ali Rıza Özdemir’in Youtube kanalı ŞahTv’ye abone olmayı unutmayalım.